<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
		<rss version="2.0">
		<channel>
		<title>Sanal Tur'un Gerçek  Adresi - 3dpanoramik.com</title>
		<description>Gezmedim Görmedim Demeyin... 3dpanoramik.com - Sanal Tur'un Gerçek  Adresi</description>
		<link>http://www.3dpanoramik.com</link>
		<language>tr</language><item>
			<title>ATAEVLER PAZARYERİ CEMEVİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Cemevi, Alevilerin zikir yaptıkları, Hak ile batıl olanı ayırdıkları, &ouml;lmeden &ouml;nce &ouml;ld&uuml;kleri, sorgu ve sual verdikleri ibadet mek&acirc;nıdır. Cemevilere girmenin her ibadet yeri gibi bir adabı vardır. Kul hakkı yiyen, hak sahibi ile helalleşmeden cemevine giremez, zulm edenler ve birbirinden razı olmayanlar da cemevine giremez. Yapılan en b&uuml;y&uuml;k ibadetlerden biri Ali&#39;ye yakılan ağıtlardır. Cem&#39;de kıyam, r&uuml;ku ve secde niyazla birleştirilmiştir. İbadet zamanları da İran, Irak, Azerbaycan, L&uuml;bnan Alevileri ile benzer olup buralardaki Şii-Alevi Camisi&#39;nin Anadolu&#39;ya yansıması Cemevi olmuştur. Bu konuda geniş bilgi Prof. Dr. İrene Melikoff&#39;un Kırklar&#39;ın Cem&#39;inde isimli eserinden alınabilir.<br /><br />İbadet haneliğinin kanunlaşması tartışması yılllardır s&uuml;rmektedir. Cem Arap&ccedil;a&#39;da toplantı demek, cami de toplanılan yer demektir. Bu y&uuml;zden cami ile cem evi aslında aynı anlama gelmektedir.Cemleri &ouml;zg&uuml;n haliyle yaşayan yol-erkan s&uuml;rd&uuml;ren ocaklar ve cemevleri Anadolu&#39;da mevcuttur.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/158/ataevler_pazaryeri_cemevi.html" target="_blank" title="ATAEVLER PAZARYERİ CEMEVİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/229.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/158/ataevler_pazaryeri_cemevi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ADOKSAN TEKSTİL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Firmamız 1986 yılında İstanbul&rsquo;da d&ouml;şemelik kumaş satışı amacıyla Adıg&uuml;zeller adı altında faaliyete başlamış, 1995 yılında Adoksan markası ile d&ouml;şemelik kumaş &uuml;retimine ge&ccedil;miştir. Şu anda son teknolojiye sahip jakarlı dokuma makinaları, ş&ouml;nil ve fantezi iplik makinaları, iplik b&uuml;k&uuml;m makinaları, bitiş işlem ve tuşe makinaları ile yıllık 1.250.000 mt &uuml;retim kapasitesi ile Bursa Organize Sanayi B&ouml;lgesi&rsquo;nde 16.000 m2 lik kapalı alana sahip fabrikasında m&uuml;şterilerine hizmet vermektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/157/adoksan_tekstil.html" target="_blank" title="ADOKSAN TEKSTİL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/228.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/157/adoksan_tekstil.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA - REŞAT OYAL KÜLTÜR PARKI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1955&rsquo;te Bursa&#39;da Belediye Başkanı Reşat Oyal tarafından K&uuml;lt&uuml;rpark adıyla hizmete a&ccedil;ılan park.<br /><br />393.000 metrekarelik alana kurulmuştur. Konumu, b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve yeşil dokusuyla kent merkezi i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k &ouml;neme sahiptir. İ&ccedil;inde sandalla gezilen bir g&ouml;l alanı, &ccedil;evresinde &ccedil;ay bah&ccedil;eleri, lokantalar, Bursa Arkeoloji M&uuml;zesi, Konservatuvar Binası, A&ccedil;ık Hava Tiyatrosu bulunur. 1958&#39;de yılında ger&ccedil;ekleşen ulusal bir yarışma ve 1985&#39;te parkın fuar alanına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi i&ccedil;in a&ccedil;ılan ikinci bir yarışma sonucunda elde edilen projelere g&ouml;re d&uuml;zenlenmesi ger&ccedil;ekleşmiştir.<br /><br />143.000 metrekarelik yeşil alana sahiptir ve 61 t&uuml;rde yaklaşık 5000 adet ağa&ccedil; bulunmaktadır. 1 sıla ağacı, 3 gingko ağacı gibi endemik bitki t&uuml;rleri ile tarihi anıt nitelikte tescilli ağa&ccedil; t&uuml;rleri bulunmaktadır. Bunlar 2 adet manolya ağacı, 1 adet uludağ g&ouml;knarı, Tarihi Yağcılar &Ccedil;ınarı olarak anılan 1 adet &ccedil;ınar ağacıdır.<br /><br />1963&rsquo;teki ilk festivalden itibaren Uluslararası Bursa Festivali&#39;ne ev sahipliği yapmaktadır.<br /><br />1999&rsquo;da Reşat Oyal&rsquo;ın ismi K&uuml;lt&uuml;rpark&rsquo;a verilmiştir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/156/bursa___resat_oyal_kultur_parki.html" target="_blank" title="BURSA - REŞAT OYAL KÜLTÜR PARKI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/226.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/156/bursa___resat_oyal_kultur_parki.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA - ALTIPARMAK</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">G&uuml;n&uuml;m&uuml;zden yaklaşık 5000 yıl &ouml;nce insanların yerleştiği bu topraklara  M.&Ouml;. VII. y&uuml;zyılda Trakya&acute;da Str&uuml;mon nehri kenarında oturan Bitynler ve  akrabaları Tnyniler İskit saldırılarına karşı koyamayınca kuzeybatı  Anadolu&acute;ya g&ouml;&ccedil; ederek yerleşirler. Bu verimli topraklara Bitynia adını  verirler. Kısa zamanda sınırlarını genişletmelerine rağmen M.&Ouml;.VI  y&uuml;zyılda b&ouml;lgede g&uuml;&ccedil;l&uuml; orduya sahip Lidyalıların hakimiyetine girmekten  kurtulamazlar. M.&Ouml;.546&acute;da Lidya Kralı Kroisos, Pers orduları karşısında  mağlup olunca b&ouml;lge M.&Ouml;.453 tarihine kadar Pers İmparatorİuğu sınırları  i&ccedil;ine girer.<br /></font><font size="2">                       </font><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Antik kaynaklar bug&uuml;nk&uuml; Bursa&acute;nın kurucusunu  I.Prusias (M.&Ouml;.232-192) olarak g&ouml;stermektedir. Kartaca Kralı Hannibal,  Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşı kaybedince, birlikleriyle beraber  I.Prusias&acute;a sığınır. Burada zafer kazanan bir komutan gibi karşılanıp,  saygı g&ouml;r&uuml;r. Bu yakınlığa karşılık olarak Hannibal emrindeki askerlerle  bir şehir inşa eder. Buna Prusias&acute;ın adını verip ona armağan eder.  Kurulduğunda bug&uuml;nk&uuml; hisar i&ccedil;inde olan şehir, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n bir mahallesi  kadardı. Bithynia krallık d&ouml;nemine ait t&uuml;m&uuml;l&uuml;s&acute;te M.&Ouml;.II y&uuml;zyıla ait &ccedil;ok  &ouml;nemli belgeler bulunmuştur.</font></p>                       <p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Roma İmparatorluğu zamanında (Prusa ad  Olympium) Uludağ Bursa&acute;sı adını alan şehirde o d&ouml;neme ait mermerden bir  kadın heykeli ve ostotek bulunmuştur.</font></p>                       <p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İmparator Justinianus (527-565) zamanında  Pythia&acute;da (&Ccedil;ekirge&acute;de) yeni hamamlar yaptırılmıştır. 1935 yılında Hisar  i&ccedil;inde tonozlu odalar bulunmuştur. Hisar i&ccedil;inde, Yer Kapı&acute;da bulunmuş  erken Bizans devrine ait taban mozaiği, &ouml;nemli arkeolojik  kalıntılardandır. Tophane&acute;de Bizans d&ouml;neminden bir şapel ve manastıra  ait mozaikler bulunmaktadır.</font></p>                       <p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Prusa (Bursa) 1204-1261 yılları arasında Nikaia&acute;a (İznik)&acute;e bağlı s&ouml;n&uuml;k bir tekfurluk olarak yaşamını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;.</font></p>                       <p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bug&uuml;n &uuml;lkemizin en zengin Bizans devri mezar  stelleri ve &ccedil;eşitli mimari eser par&ccedil;aları, seramikler, sikkeler Bursa  Arkeloji M&uuml;zesi&acute;nde sergilenmektedir.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/155/bursa___altiparmak.html" target="_blank" title="BURSA - ALTIPARMAK"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/227.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/155/bursa___altiparmak.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYSERİ CUMHURİYET MEYDANI</title>
			<description><![CDATA[<p><br /><br /><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Kayseri,</strong> </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="1"><font size="2">İ&ccedil; Anadolu B&ouml;lgesi&#39;nde bir ildir. D&uuml;nya&#39;nın en eski şehirlerinden biri olan Kayseri, klasik &ccedil;ağlarda Kapadokya adı verilen b&ouml;lgededir. Kızılırmak&#39;ın g&uuml;neyinde bulunan bu b&ouml;lge, Tuz G&ouml;l&uuml;&#39;nden Fırat nehrine kadar uzanır. İpek Yolu buradan ge&ccedil;er.<br /><br /><br />Kayseri kentinin adı Latince Caesarea, Yunanca &kappa;&alpha;&iota;&sigma;&alpha;&rho;ί&alpha; (kaysaria) adı Arap&ccedil;a bi&ccedil;iminden T&uuml;rk&ccedil;eleştirilmiştir. Eski isimleri Mazaka ve Kaisareia (Fransızca C&eacute;sar&eacute;e)&#39;dır..<br /><br />Kayser veya kaysar (Arap&ccedil;a ve Osmanlıca: قيصر), Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorlarına verilen Caesar (Yunanca: &kappa;&alpha;&iota;&sigma;&alpha;&rho;, kaisar) unvanının İslam &uuml;lkelerinde kullanılan bi&ccedil;imidir. Osmanlı sultanları II. Mehmed&#39;ten başlayarak resmi sıfatları arasında Kayser-i Rum unvanını da kullanmışlardır.<br /><br />Caesar asıl olarak Roma&#39;lı devlet adamı Caius Julius Caesar&#39;ın (M&Ouml; 100-44) lakabıdır (cognomen). Caesar&#39;ın manevi oğlu olan ilk Roma imparatoru Octavianus Augustus, onursal bir unvan olarak Caesar lakabını benimsemiştir. Daha sonraki Roma imparatorları da Caesar ve Augustus unvanlarını bir arada kullanmışlardır.<br /></font><br />Rus h&uuml;k&uuml;mdarları, Caesar adının Rus&ccedil;a bi&ccedil;imi olan tsar (Rus&ccedil;a: цар, &ccedil;ar) unvanını 1453&#39;te İstanbul&#39;un T&uuml;rkler tarafından fethinden kısa bir s&uuml;re sonra benimsemişlerdir. Adlandırmanın amacı, Osmanlı sultanlarının Rum kayserliğine varis olma iddiasına karşı koymak ve Bizans tahtının mirasında hak iddia etmektir<br /><br />Kutsal Roma Germen İmparatorluğu (961-1804), Avusturya İmparatorluğu (1806-1918) ve Alman İmparatorluğu (1871-1918) da Latince Caesar ve Almanca Kaiser unvanlarını kullanmıştır. &Ouml;zellikle son Alman imparatoru II. Wilhelm (1888-1918), Kaiser unvanını &ouml;n plana &ccedil;ıkarmıştır. T&uuml;rk&ccedil;e kullanımda Alman imparatorunun lakabı &ccedil;oğu zaman kayzer, eski Rum ve Osmanlı h&uuml;k&uuml;mdarlarının lakabı ise kayser imlasıyla yazılır. Ayrıca Yılanlıdağın zirvesinde d&ouml;nemin en b&uuml;y&uuml;k Kapadokya Kralına ait olan mezar kabri keşfedilmiş, &ccedil;evresinde &ccedil;ok eski tarihi bir kale ve kale ortasında bir darphane de bulunmuştur. Kale i&ccedil;indeki kazılarda ele ge&ccedil;en bir tablete g&ouml;re bu dağ &uuml;zerinde gizli bir yerde yeraltı şehri ve hazineler bulunmakta olduğu iddia edilmektedir.</font><br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/154/kayseri_cumhuriyet_meydani.html" target="_blank" title="KAYSERİ CUMHURİYET MEYDANI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/224.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/154/kayseri_cumhuriyet_meydani.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYSERİ KALESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kayseri tarihin her d&ouml;neminde &ouml;nemini korumuş, coğrafi ve stratejik konumu itibariyle b&uuml;y&uuml;k akınlara ve işgallere maruz kalmış bir şehirdir.<br /><br />Kayseri&#39;nin bu &ouml;zelliklerinden dolayı &ccedil;eşitli kavimler ve devletler buranın m&uuml;dafaası i&ccedil;in bir&ccedil;ok tedbir almışlardır. Bu tedbirlerden en &ouml;nemlisi bug&uuml;n şehir merkezinde bulunan Kayseri Kalesi&#39; dir.[1] Şehir i&ccedil;inde Kayseri surları ve kalesi geniş bir alana sahiptir. Kayseri surları hakkında ilk bilgi Roma İmparatoru III. Gordian zamanına (M.S. 238-244) ait olan sikkelerde bulunmaktadır.Bu bilgilerden surların bu tarihte inşa edilmiştir bunun olduğu i&ccedil;in anlaşılmaktadır.[2] İkinci bilgi ise, VI. y&uuml;zyılın ilk yarısına aittir. Bizanslı tarih&ccedil;i Procopius, Kayseri&#39; nin kuruluşunda yapılmış olan surun, birbirinden uzak tepeleri, bah&ccedil;eleri ve meraları &ccedil;evirdiğini ve şehrin evlerinin buraları doldurmadığını Bizans İmparatoru Justinian&#39; ın (M.S. 527-565) şehri koruyabilmek i&ccedil;in eskiye nazaran daha dar yaptırdığını yani esas suru daralttığını belirmektedir. [3] Bu iki belge ve kayda g&ouml;re Kayseri surları ilk olarak III. y&uuml;zyıl ortalarında inşa edilmiş VI. y&uuml;zyıl ortalarında daraltılmış ve tamir edilmiştir. Surların bug&uuml;n kalan b&ouml;l&uuml;mlerinin hangilerinin Roma, hangilerinin Bizans&#39; a ait olduğu konusunda kesin bir kayıt bulunmamaktadır.[4] Kale g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar varlığını koruyan sonradan yapılan ekleriyle, tarih&ccedil;ilerin orta &ccedil;ağ diye adlandırdıkları bir devrin mimarisidir. XIV. y&uuml;zyılda inşa edilmiştir.[5] Şehir merkezinde i&ccedil; kale ve onu &ccedil;evreleyen surların meydana getirdiği dış kale olmak &uuml;zere iki kale bulunmaktadır.[1]<br />Kale Dış Kale Kayseri şehrinin tarihi dış kalesinde bug&uuml;n bazı par&ccedil;alar ayakta durmakla beraber bir&ccedil;ok kısımları ancak izlerini işaret edecek durumda kalıp tahrip olmuştur.[6] Sivas kapısı, Ki&ccedil;ikapı ve Boyacı kapısı gibi yapılarının ancak yerlerinde adları yaşanmaktadır. Bu kuruluşlar yok olmuş durumdadır. Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından batıya, D&uuml;ven&ouml;n&uuml;&#39; ne doğru uzanan bir kolundan bazı sıra surları ile bur&ccedil; kısımları hal&acirc; ayaktadır. D&uuml;ven&ouml;n&uuml; k&ouml;şe burcundan doğu y&ouml;n&uuml;ne doğru k&ouml;şe ve d&ouml;n&uuml;şler yaparak Boyacı Kapısı, Ki&ccedil;i Kapısı ve Yoğun bur&ccedil; kapısına doğru uzanan sur ve bur&ccedil;ları sırasının bir&ccedil;ok kısımları sağlam olmak &uuml;zere Sivas Kapısı ve Yeni Kapı yerlerinden ge&ccedil;erek i&ccedil; kaleye bağlandığı kabul edilmektedir. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalar neticesinde Dış Kale surları Yoğun Bur&ccedil;&#39; tan batıya d&ouml;nmektedir. Han Camisi&#39; ne doğru devam etmektedir. Buradan ise nereye d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; bilinmemektedir.[7] Kayseri şehrinin tarihi kalesinde dış kısmın sur ve bur&ccedil;larında kuruluş itibariyle farklı oluşlar vardır. İ&ccedil; kaleden, D&uuml;ven&ouml;n&uuml;&#39;ne ve Yoğun Bur&ccedil;a doğru uzanan sur ve bur&ccedil;ların arkaları (i&ccedil;leri) ayak, tonoz ve kemerli y&uuml;ksek tutulmuş beden duvarlarıyla kademeli olarak kurulmuştur. D&uuml;ven&ouml;n&uuml; ile Yoğun Bur&ccedil;lu kapı arasındaki sur, duvar ve bur&ccedil;ları, yalın duvar ve masif g&ouml;vdeli tesisler halindedir. Bu yapılış bi&ccedil;imi dış kalenin, T&uuml;rk &Ccedil;ağından &ouml;teki yapı ve kuruluş şeklini de anlatmaktadır.[6] Dış kale surları bug&uuml;n yok denecek kadar kalıntısı kalmış vaziyettedir. Bundan dolayı yeteri kadar bilgi mevcut değildir.<br />İ&ccedil; Kale [değiştir]<br /><br />İ&ccedil; kale bug&uuml;n başlı başına kale gibi duran ve tarihi b&uuml;nyesinde geniş varlıklar taşıyan kalenin i&ccedil; kısmıdır.[8] İ&ccedil; Kale Sel&ccedil;uklu sultanlarından I. Alaeddin Keykubad tarafından 1224 yılında b&uuml;y&uuml;k bir onarımdan ge&ccedil;irildi. Kalenin yapılış tarihini daha eskiye Bizans d&ouml;nemine g&ouml;t&uuml;renler de vardır.Kurulduğundan beri ticari h&ucirc;vviyeti y&uuml;ksek olan şehirde, t&acirc;cirler ve zenginler oturduğu i&ccedil;in hemen her d&ouml;nem işgal orduları Kayseri&#39; ye g&ouml;z dikmiştir. Bu saldırılara karşı kesin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; kale sağlamaktaydı. Uzun yıllar Kayseri halkının oturduğu kale i&ccedil;erisinde 600 kadar ailenin barındığı rivayet edilir. Bu devirde kale i&ccedil;erisinde birka&ccedil; birka&ccedil; mahalle mevcuttu.[9] Kale kuzeyden g&uuml;neye 800 metre, doğudan batıya 200 metre uzunluğundadır. 19 adet burcu bulunmaktadır. Bu bur&ccedil;ların altından devriye yolu ge&ccedil;mektedir. İ&ccedil; kalenin biri kuzey doğusunda, diğeri de Kazancılar &Ccedil;arşısına bakan g&uuml;ney batısında olmak &uuml;zere iki adet kapısı bulunmaktadır. [1] Ancak sonradan Cumhuriyet Meydanı&#39; na bakan kısmından i&ccedil;erdeki inşaat nedeniyle &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir kapı daha a&ccedil;ılmıştır.[10] Kalenin dış &ccedil;evresinde su hendekleri bulunmaktaydı ancak son yıllarda bu su hendekleri doldurularak yeşil alan haline gelmiştir.[1] Kayseri coğrafi yapısı itibariyle d&uuml;z bir alandadır, bu d&uuml;zl&uuml;k i&ccedil;erisinde kalenin biraz daha y&uuml;ksek kısımda olması gerekmektedir. Kayseri şehri i&ccedil; kalesinde bu duruma karşılık kalenin &ccedil;evrelediği orta alanın i&ccedil;inde y&uuml;ksek kule durumunda, Dizdarlık tesisinin bulunabileceği l&uuml;zumu ortaya &ccedil;ıkmaktadır. T&uuml;rk &Ccedil;ağında yapılan geniş değişiklikler sonucu kalenin sur ve bur&ccedil;ları ile kapı kuleleri gereği &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde y&uuml;kseltilmiştir.[6] Bug&uuml;n yapı sağlam bir durumda bulunmaktadır. Bizans d&ouml;neminde yapıldığı varsayılan kale Anadolu Sel&ccedil;uklu Devleti zamanında ve I. Alaeddin Keykubad d&ouml;neminde onarılmıştır. Daha sonra Karamanoğulları ve Osmanlılar d&ouml;neminde de onarılarak kullanılmıştır.[10] İ&ccedil; Kale 1950&#39;li yıllarda sebze hali olarak kullanılmış daha sonra i&ccedil; kısmına k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;kk&acirc;nlar yapılarak esnaflara tahsis edilmiş ve ticarete a&ccedil;ılmıştır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/153/kayseri_kalesi.html" target="_blank" title="KAYSERİ KALESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/223.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/153/kayseri_kalesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYSERİ SAHABİYE MEDRESESİ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br />                       &Ouml;n  y&uuml;z&uuml; orta boy bir kervansaray g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;nde olan Sahabiye Medresesi,  kitle halinde dışarıya taşan ta&ccedil;kapısı ile g&ouml;z kamaştırır. Ta&ccedil;kapısının  dışarıya ve avluya bakan her iki cephesindeki taş s&uuml;slemeleri ile  Anadolu&#39;daki Sel&ccedil;uklu taş iş&ccedil;iliğinin en &ouml;nemli &ouml;rneklerinden biri  olarak kabul edilen Sahabiye Medresesi, 1267 yılında Sel&ccedil;uklu Veziri  Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmıştır. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kayseri Cumhuriyet Meydanı&rsquo;nda bulunan Sahibiye Medresesi, 1267 yılında Sel&ccedil;uklu vezirlerinden Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, yanındaki &ccedil;eşme ile birlikte yaptırılmıştır. &Ccedil;oğunlukla &quot;Sahabiye&quot; olarak anılmakla beraber, &quot;Sahip Ata Medresesi&quot; olarak da bilinmektedir.<br /><br />Sahabiye Medresesi dikd&ouml;rtgen planlı a&ccedil;ık avlulu, tek katlı, orta avlu etrafında sıralanmış medrese odalarından meydana gelen 41,40X30 metre &ouml;l&ccedil;&uuml;lerinde bir alana oturmuş, Anadolu Sel&ccedil;uklu mimari &ouml;zelliğine bağlı bir yapıdır. &Ouml;n y&uuml;z&uuml; orta boy bir kervansaray g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ndedir. Kitle halinde dışarıya taşan Anadolu Sel&ccedil;uklu taş iş&ccedil;iliğinin şaheserlerinden olan ta&ccedil; kapısı geleneğe uygundur. Medresenin dışındaki yollar bir metreye yakın y&uuml;kseldiği i&ccedil;in kitle aşağıda kalmıştır.<br /><br />&Ouml;n cephenin iki ucunda daire şeklinde destek duvarı bulunan medrese, genel yapısı itibarıyla; avlu, tonozla &ouml;rt&uuml;l&uuml; b&uuml;y&uuml;k eyvan, koni bingilere oturtulmuş bir kubbe ile &ouml;rt&uuml;l&uuml; d&ouml;rt k&ouml;şe salon , tonozla &ouml;rt&uuml;l&uuml; oda yan eyvanlar, h&uuml;creler ve &ccedil;eştli odalardan meydana gelmiştir.&nbsp; <br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/152/kayseri_sahabiye_medresesi.html" target="_blank" title="KAYSERİ SAHABİYE MEDRESESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/222.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/152/kayseri_sahabiye_medresesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ELAZIĞ HARPUT ULU CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<h1><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Harput Ulu Camii </font></h1><font face="arial,helvetica,sans-serif">            <font size="2">Harput&rsquo;ta Artuklu H&uuml;k&uuml;mdarı Fahrettin  Karaaslan tarafından H.551 (M.1156-1157) yılında yaptırılan camii,  Anadolu&#39;daki en eski ve en &ouml;nemli yapılardan birisidir. Cami; dikd&ouml;rtgen  planlı, dışa kapalı g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; olup, minaresinin eğri durumda oluşu ve  tuğlalarının s&uuml;sleme &ouml;ğesi olarak kullanılması bakımından ilgi  &ccedil;ekicidir. Harim son cemaat ve avlu olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; b&ouml;l&uuml;mden yapılmıştır.  Caminin i&ccedil; duvarları kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Cami halen  ibadete a&ccedil;ıktır.  </font></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/151/elazig_harput_ulu_camii.html" target="_blank" title="ELAZIĞ HARPUT ULU CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/219.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/151/elazig_harput_ulu_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>ELAZIĞ HARPUT KALESİ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Harput Kalesi </strong></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Urartular tarafından dikd&ouml;rtgen bir plan &uuml;zerine kurularak yapılmış olan mimari yapıdır. Kale, i&ccedil; ve dış kale olmak &uuml;zere iki b&ouml;l&uuml;mden oluşmaktadır. Şu anki Elazığ il sınırları i&ccedil;erisindedir. Rivayete g&ouml;re yapımında kullanılan harca su yerine s&uuml;t eklenmiştir bu nedenle S&uuml;t Kalesi olarak da adlandırılır. Kale şu g&uuml;nlerde restore edilmektedir.Fakat &ccedil;oğu kişinin de bildiği ve sorduğu gibi S&uuml;t Kalesi&#39;ndeki s&uuml;t kullanılma sebebi su Kıtlığı olduğu i&ccedil;indir.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/150/elazig_harput_kalesi.html" target="_blank" title="ELAZIĞ HARPUT KALESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/221.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/150/elazig_harput_kalesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYSERİ İKİ KAPILI  BÜRÜNGÜZ  CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>İki Kapılı B&uuml;r&uuml;ng&uuml;z Camii</strong><strong> </strong><br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Eskiden &#39;&#39;iki Kapılı Mescid&#39;&#39; in bulunduğu yere, Refik B&uuml;r&uuml;ng&uuml;z tarafından 1977 yılında inşe ettirilmiştir. Meydana cepheli bu cami, klasik mimarı tarzı temsil eder. B&uuml;y&uuml;k bir kubbeyle &ouml;rt&uuml;len caminin cam iş&ccedil;iliği ve kubbe s&uuml;slemesi dikkati &ccedil;ekicidir. &Ouml;n&uuml;ndeki eski d&uuml;kkanların 1985&#39;te kaldırılmasıyla Kale ile birlikte meydana hakim hale gelmiştir<strong>. </strong></font><br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/149/kayseri_iki_kapili__burunguz__camii.html" target="_blank" title="KAYSERİ İKİ KAPILI  BÜRÜNGÜZ  CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/225.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/149/kayseri_iki_kapili__burunguz__camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>HAZAR GÖLÜ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Hazar G&ouml;l&uuml;, </strong></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Elazığ yakınlarında, g&uuml;neybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan tektonik bir g&ouml;l. Uzunluğu 22 km, genişliği 5-6 km civarındadır. T&uuml;rkiye&#39;nin en derin g&ouml;llerinden biridir.<br /><br />G&ouml;lde karabalık ve aynalısazan avlanır. G&ouml;lde konaklayan en yaygın kuş topluluklarını batağanlar ve sakarmekeler oluşturmaktadır.<br /><br />Hazar G&ouml;l&uuml; doğal sit alanı stat&uuml;s&uuml;ndedir. G&ouml;l tabanında bulunan batık yapıların eski saray ve manastır kalıntıları olduğu sanılmaktadır. &quot;Hazar Sulama Projesi&quot; i&ccedil;in santrale g&ouml;lden su pompalanması nedeniyle g&ouml;l seviyesinde olduk&ccedil;a ciddi bir d&uuml;ş&uuml;ş yaşanmış ve kalıntıları su y&uuml;zeyine &ccedil;ıkmıştır. Su &ccedil;ekilmesinden dolayı ekosistemin bozulacağı tespit edilince su &ccedil;ekimine ara verildi. 2007 sezonunda kota sabit kalmıştır. Ancak ge&ccedil;en senelerden az olsa dahi kirlilik devam etmektedir. Aşırı ve ka&ccedil;ak avlanma &ouml;nlenememektedir. Sit alanı olmasına rağmen kıyıdaki tesislerden dolayı sivil halk sahilden yararlanmada g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekmektedir.</font><br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/148/hazar_golu.html" target="_blank" title="HAZAR GÖLÜ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/217.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/148/hazar_golu.html</link>
		  </item><item>
			<title>COLESİUM LİFE CLUB</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br />Colesium life club&#39;un 2500 m2 kapalı alana sahip fitness merkezinde, en ileri teknolojik donanıma sahip son model tam donanımlı fitness ve cardio cihazları yer alıyor. Anti-Bakteriyel zemin kaplamalı fitness merkezinde, t&uuml;m&uuml; akedemisyen 11 antren&ouml;r eşliğinde kişiye &ouml;zel &ccedil;alışma programları ile sağlıklı ve bilin&ccedil;li spor yapma imkanı sunuluyor. S&uuml;rekli değişim ve gelişim halinde olan Colesium Life Club d&uuml;nyadaki hert&uuml;rl&uuml; sportif gelişmeleri s&uuml;rekli takip etmektedir.<br />&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br /><br />Her T&uuml;rl&uuml; Spor İmkanı Club Colesium&rsquo;da Club Colesium, fitness-cardio alanlarında akademili antren&ouml;rler eşliğinde son model cihazlar ile &ccedil;alışma, st&uuml;dyoda yer alan Yoga, Plates, Power-Body, Step-Body, Aero-Dans, spinnig derslerine katılma, yarı olimpik kapalı havuzun yanı sıra, &ccedil;ocuk havuzundan yararlanma, sauna ve buhar odasından faydalanma imkanı sunuyor. Sporu bir yaşam bi&ccedil;imi olarak benimseyen ve &uuml;yelerine her t&uuml;rl&uuml; kolaylığı sağlayan Club Colesium&rsquo;da yetişkinler i&ccedil;in y&uuml;zme dersleri, VIP sauna hamam, hamilelere &ouml;zel y&uuml;zme saatleri, &ouml;zel Dalış dersleri, kids club, &ccedil;ocuklar i&ccedil;in spor okulları ve her t&uuml;rl&uuml; spor imkanı yer alıyor.<br /><br /><br />Hanımlara Club Colesium Estetiği<br />Club Colesium&rsquo;un Estetik ve G&uuml;zellik Merkezi&rsquo;nde, g&uuml;zellik ve bakımına &ouml;nem veren hanımlara, cilt bakımı, beslenme ve diyet danışmanlığı hizmetleri sunuyor. Club Colesium&rsquo;da ayrıca yemek keyfi i&ccedil;in Colesium Cafe&amp;Bistro faaliyet g&ouml;steriyor. Bununla birlikte Club Colesium, &ouml;zel g&uuml;nlerde &uuml;yelerine &ccedil;eşitli etkinlikler d&uuml;zenleyerek baş başa ya da dostlarla ge&ccedil;irilecek dakikalara &ouml;zel bir keyif katıyor. Yenilenen altyapısı ve &uuml;st&uuml;n hizmet anlayışı ile yaz sezonuna hazır olan Club Colesium, 7&rsquo;den 70&rsquo;e sporu herkes i&ccedil;in bir yaşam bi&ccedil;imi haline getirmek misyonuyla faaliyet g&ouml;steriyor ve &ouml;zellikle G&uuml;neydoğunun en kapsamlı club&uuml; olarak &uuml;yelerine renkli bir yaşam bi&ccedil;imi getiriyor.<br />Ruh ve beden sağlığınız egzersiz sayesinde d&uuml;zene girecek, her g&uuml;n daha iyi g&ouml;r&uuml;n&uuml;p, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. G&uuml;n i&ccedil;erisinde s&uuml;rekli aktif olmayı hayatınızın bir par&ccedil;ası yaptığınızda, merdiven basamaklarını &ccedil;ıktıktan sonra artık kendinizi yorgun hissetmeyeceksiniz. Aileniz ve arkadaşlarınızla hafta sonları bir araya gelmek i&ccedil;in kendinizde daha fazla enerji hissedeceksiniz. Artık daha canlısınız, sosyal yaşamınızda daha iyisiniz ve kendinize olan g&uuml;veniniz tam. D&uuml;zenli fiziksel aktivite sayesinde dayanıklılığınızı esnekliğinizi ve g&uuml;c&uuml;n&uuml;z&uuml; arttırın. Şunu aklınızdan &ccedil;ıkarmayın, daha aktif olmak i&ccedil;in hi&ccedil;bir zaman ge&ccedil; kalmış sayılmazsınız. Her bir k&uuml;&ccedil;&uuml;k hareketin bile size faydası var. Sağlıklı olmak i&ccedil;in &ccedil;ok yoğun bir &ccedil;aba harcamanıza gerek yok. Sadece başlayın ve zamanla geliştirin. Şimdi tam başlama zamanı. Farkı hemen g&ouml;receksiniz; hem bedeninizde, hem de zihninizde.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/147/colesium_life_club.html" target="_blank" title="COLESİUM LİFE CLUB"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/216.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/147/colesium_life_club.html</link>
		  </item><item>
			<title>MALATYA - İNÖNÜ MEYDANI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Medeniyetlerin doğduğu Avrasya&lsquo;yı bir u&ccedil;tan &ouml;teki uca kat edip Avrupa&#39;nın batısı ile Asya &lsquo;nın doğusunu birleştiren ve medeniyetlerin yayılma yolunu ifade eden eksen Anadolu &lsquo;dan ge&ccedil;mektedir. Avrasyanın bu uzun doğu batı ekseni boyunca toplumlar arası hareketlilik yoğun olarak hep olmuş, bu hareketlilik toplumsal rekabet , savaş ve g&ouml;&ccedil;lere sebep olmanın yanında aynı zamanda da toplumsal ve teknik yeniliklerin bu eksen boyunca yayılmasını sağlamıştır. İşte adeta medeniyetleri taşıyan bu eksen Anadolu&lsquo;dan ge&ccedil;erken yoğunlaşarak (ve daralarak) Anadolu&lsquo;yu medeniyetler k&ouml;pr&uuml;s&uuml; haline getirmektedir. Bu &ouml;zellik Anadolu&lsquo;yu tarihin ilk &ccedil;ağlarından beri medeniyetler beşiği haline getirmiştir. Bu nedenle Anadolu&#39;nun her taşı tarih kokan bir yer y&uuml;z&uuml; cennetidir.<br /><br /><br />Tarihte olduğu gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de medeniyetleri buluşturan Yurdumuzun &ouml;nemli kavşak noktalarından birinde de Malatya bulunmaktadır. Bu &ouml;zelliği Malatya &lsquo;yı tarihin her d&ouml;neminde &ouml;nemli kılmış ve dikkatleri hep &uuml;zerine &ccedil;ekmiştir.<br /><br /><br />Malatya, eski &ccedil;ağlardan beri Anadolu ve Ortadoğu&#39;nun ge&ccedil;it veren kavşak noktasındadır. Doğuda en eski ulaşım yolu; Malatya-Sivas &uuml;zerinden Erzurum&#39;a, oradan da Kafkasya&#39;ya uzanan yoldur. Buna, Karasu Aras yolu da diyebiliriz. &Ouml;te yandan G&uuml;neydoğu&#39;ya, Malatya ve Diyarbakır &uuml;zerinden Mezopotamya&#39;ya uzanan yol &ouml;nemlidir. Malatya&#39;dan doğuya doğru Murat, Karasu Van G&ouml;l&uuml; diğer tabii bir &ouml;nemli yoldur. Diğer &ouml;nemli bir yol ise G&uuml;neyden gelip Malatya&#39;da d&uuml;ğ&uuml;mlenen Malatya - Kahramanmaraş arasında Torosların &ccedil;ok kesif g&ouml;r&uuml;nd&uuml;kleri bir sahada, akış y&ouml;nleri farklı vadilerin takip ettiği tabii bir koridor boyunca uzanmaktadır. G&uuml;neyde dağlar arasında a&ccedil;ılmış bir başka yol, Adıyaman &uuml;zerinden Urfa&#39;yı Malatya&#39;ya bağlamaktadır.<br />&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />Belirtilen yollar, Malatya&#39;da birleşerek kuzeyde Kafkasya&#39;ya, g&uuml;neyde &Ccedil;ukurova, Mezopotamya ve Suriye&#39;ye, batıda Ege sahillerine, doğuda İran ve uzak doğuya kadar uzanmaktadır. Bu yollar, Akad İmparatoru Sargon zamanından beri işlemekteydi. Hititler zamanında da işlemekte olan bu yoldan Hitit Krallarının ge&ccedil;erek Anadolu &uuml;zerindeki devletlerle savaştığı bilinmektedir. Hitit Kralı Şuppililiuma &#39;nın bu yoldan ge&ccedil;erek Aşağı Fırat boylarına indiği, dolayısıyla Malatya civarında Fırat Nehrini ge&ccedil;tiği kaynaklarca belgelenmektedir. Bu yolun Kayseri K&uuml;ltepe&#39;den başlayarak, G&uuml;r&uuml;n Darende Malatya Samsat &uuml;zerinden Urfa&#39;ya vardığı buradan da ikiye ayrılarak Gargamış ve Halep&#39;e, diğerinin de Nusaybin &uuml;zerinden doğuya Asur ve Babil&#39;e gittiği tahmin edilmektedir. Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaret ve k&uuml;lt&uuml;r alışverişinin bu yol &uuml;zerinden yapılması, Malatya&#39;nın tarihi ve k&uuml;lt&uuml;rel &ouml;nemini artırmıştır.<br /><br />Antik &ccedil;ağlarda kullanılan yolların yanında, Roma d&ouml;neminde ticaretle sınırların korunması amacıyla yeni yol yapımına ge&ccedil;ilmiştir. Malatya&#39;nın b&uuml;y&uuml;k bir askeri merkez olması sebebiyle Romalılar, askeri ve ticari ama&ccedil;la kullanılan yollarını Malatya&#39;dan ge&ccedil;irmişlerdir. Bu durumu, yol kenarlarına dikilen mil taşları doğrulamaktadır.<br /><br />Bizans İmparatorluğu Roma yollarını aynı ama&ccedil;la kullanılmıştır. Araplar, Bizans topraklarına yaptıkları akınlardan sonra geri &ccedil;ekilirken Kommagene ile Malatya arasındaki ge&ccedil;itten faydalanmışlardır. T&uuml;rkler ise Fırat Nehri&#39;ni Malatya yakınlarında aşarak Orta Anadolu&#39;ya ulaşmışlardır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/146/malatya___inonu_meydani.html" target="_blank" title="MALATYA - İNÖNÜ MEYDANI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/215.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/146/malatya___inonu_meydani.html</link>
		  </item><item>
			<title>HACI YUSUF (YENİ) CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[Malatya&rsquo;nın tam merkezinde bulunan, 2005 senesinin son aylarında Vakıflar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&rsquo;nce başlatılan &ldquo;restoremsi&rdquo; &ccedil;alışmaları biten ve Malatya Belediyesi&rsquo;nce başlatılan &ldquo;&ccedil;evre d&uuml;zenlemesi&rdquo; &ccedil;alışmaları halen devam etmekte olan Yeni Cami, oldukca ilgin&ccedil; bazı konulara da sahne olmuştur.<br /><br /><br />Bug&uuml;nk&uuml; cami, Malatyalılar&rsquo;ın, &ldquo;B&uuml;y&uuml;k Zelzele&rdquo; diye andıkları, 3 Mart 1894 g&uuml;n&uuml; meydana gelen depremde yıkılan ve b&uuml;y&uuml;k hasar g&ouml;ren &ldquo;Hacı Yusuf Camii&rdquo;nin yerine bu tarihten sonra yapılmaya başlanılmış; halkın yardımı ve Sultan II. Abd&uuml;lhamit&rsquo;in maddi katkısıyla, inşaatı devam ettirilmiştir. Araya giren &ccedil;eşitli sebeblerden dolayı inşaat s&uuml;resi uzamış, caminin yapımını tamamlamak ancak 1913&rsquo;de m&uuml;mk&uuml;n olmuştur.<br /><br /><br />Yerine yapıldığı caminin eski minaresine yakın olan minaresinin yapımı esnasında hıristiyan bir ustanın d&uuml;şerek &ouml;lmesi, caminin inşası ile ilgili hatıraların başında yeralmaktadır. Bu olaydan sonra, ustanın d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; minareye m&uuml;ft&uuml;l&uuml;k&ccedil;e &ldquo;15 g&uuml;n hapis cezası&rdquo; verildiği Kemal Tahir&rsquo;in, Malatya Cezaevi&rsquo;nde mahpus iken yazdığı ve Malatya&rsquo;yı konu alan &ldquo;Namuscular&rdquo; isimli eserinin birinci baskısının 310&rsquo;uncu sayfasında yazılıdır. Caminin ismi burada &ldquo;Ulu Cami&rdquo; olarak ge&ccedil;mektedir.<br /><br /><br />Şu anda, şerefeden yukarısı olmayan minarenin 1843 tarihli (Hicri 1258) kitabesinden anlaşıldığına g&ouml;re, Hacı Yusuf Camisi&rsquo;nin yapımı, Eskimalatya&rsquo;nın terkinden ve bug&uuml;nk&uuml; il merkezinin kuruluşundan 4 yıl sonraya rastlamaktadır.<br />&nbsp;<br /><br />Cami ve minarelerinin kendine has mimari &ouml;zellikleri vardır. Bu &ouml;zellikler, ayrı bir araştırma konusu olacak kadar da geniştir. Minare alemlerinin &uuml;zerine oturtulduğu minare alem g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ndeki k&uuml;lah &uuml;st taşları bazı depremler esnasında d&uuml;şm&uuml;ş, yeniden yapılarak yerlerine konulmuştur.<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/145/haci_yusuf_(yeni)_camii.html" target="_blank" title="HACI YUSUF (YENİ) CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/214.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/145/haci_yusuf_(yeni)_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>HZ. SÜLEYMAN CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<!--[if gte mso 9]><xml>  <w:WordDocument>   <w:View>Normal</w:View>   <w:Zoom>0</w:Zoom>   <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone>   <w:Compatibility>    <w:BreakWrappedTables/>    <w:SnapToGridInCell/>    <w:WrapTextWithPunct/>    <w:UseAsianBreakRules/>   </w:Compatibility>   <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel>  </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style>  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} </style> <![endif]-->  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp; Hz. S&uuml;leyman Camii, Nisanoğlu Ebul Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmıştır. Cami bitişiğinde Osmanlılar d&ouml;neminde yapılan Halid Bin Velid&#39;in oğlu S&uuml;leyman ile Diyarbakır&#39;ın Araplar tarafından alınışı sırasında şehit d&uuml;şen diğer sahabelerin yattığı Meşhed bulunmaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp; Diyarbakır&rsquo;ın fethi sırasında şehit olan Halid Bin Velid&#39;in oğlu S&uuml;leyman dahil 27 sahabe bu b&ouml;lgede, 13 sahabe ise surların farklı bir yerinde şehit oldu. Yaralanan Sultan Sasa&rsquo;nın da 6 ay sonra şehit olmasıyla birlikte b&ouml;lgeye toplam 41 sahabe defnedildi. Diyarbakır&rsquo;da mezar yerleri kesin olarak bilinen 30 sahabenin 27&#39;sinin kabri bu camidedir. 27 şehit sahabenin kabirleri T&uuml;rkiye&#39;nin her yerinden ziyaret&ccedil;i akınına uğramaktadır.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/144/hz_suleyman_camii.html" target="_blank" title="HZ. SÜLEYMAN CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/213.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/144/hz_suleyman_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>SURP GİRAGOS KİLİSESİ</title>
			<description><![CDATA[<!--[if gte mso 9]><xml>  <w:WordDocument>   <w:View>Normal</w:View>   <w:Zoom>0</w:Zoom>   <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone>   <w:Compatibility>    <w:BreakWrappedTables/>    <w:SnapToGridInCell/>    <w:WrapTextWithPunct/>    <w:UseAsianBreakRules/>   </w:Compatibility>   <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel>  </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style>  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} </style> <![endif]-->  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Diyarbakır&#39;ın merkez tarihi Sur İl&ccedil;esi&#39;nin &Ouml;zdemir Mahallesi&#39;nde bulunan Surp Giragos Kilisesi yazılı kaynaklara g&ouml;re, 1517 yılında yapıldı. 1827 ve 1880 yılında iki b&uuml;y&uuml;k yangına maruz kalan kiliseye 1880 yılındaki b&uuml;y&uuml;k yangından sonra ek binalar inşa edildi. Yapılan eklemelerden sonra, 2&#39;si kilisenin giriş katında bulunan kadınlar mahfilinde, 5&#39;i giriş katında olmak &uuml;zere d&uuml;nyadaki 7 horanlı Ermeni Kilisesi haline getirilerek, 3 bin kişinin ibadet yapabileceği bir kapasiteye ulaştı. Kilise&#39;nin sol tarafındaki avludan a&ccedil;ılan girişinde ana kiliseye bağlanmasıyla ayinler i&ccedil;in geniş alan oranı arttırıldı. Hala sağlam duran Surp Hagop Şapeli de bu eklemeler d&ouml;neminde inşa edildi. <br /><br /> Surp Giragos; K&acirc;h Alman Kararg&acirc;hı k&acirc;h pamuk deposu&hellip;</font><font size="2"> </font><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /><br /> Surp Giragos Kilisesi 350 yıllık tarihinde bir&ccedil;ok farklı ama&ccedil; i&ccedil;in kullanıldı. 1915 yılında Ermeniler i&ccedil;in &ccedil;ıkarılan &quot;Tehcir Kanunu&quot; ile birlikte Ermenilerin kullandığı Surp Giragos Kilisesi Almanlara 1. D&uuml;nya Savaşı vesilesi ile Kararg&acirc;h haline getiriliyor. 1. D&uuml;nya Savaşı&#39;ndan sonra da kilise bir m&uuml;ddet S&uuml;merbank&#39;ın pamuk deposu olarak kullanıldı.</font><font size="2"> </font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/143/surp_giragos_kilisesi.html" target="_blank" title="SURP GİRAGOS KİLİSESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/212.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/143/surp_giragos_kilisesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>MAR PETYUN KELDANİ KİLİSESİ</title>
			<description><![CDATA[<!--[if gte mso 9]><xml>  <w:WordDocument>   <w:View>Normal</w:View>   <w:Zoom>0</w:Zoom>   <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone>   <w:Compatibility>    <w:BreakWrappedTables/>    <w:SnapToGridInCell/>    <w:WrapTextWithPunct/>    <w:UseAsianBreakRules/>   </w:Compatibility>   <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel>  </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style>  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} </style> <![endif]-->  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Diyarbakır &Ouml;zdemir Mahallesi&rsquo;nde Yeni Kapı Caddesi&rsquo;nde bulunan Mar Petyun Kilisesi&rsquo;nin ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamıştır . Bununla beraber XVII.y&uuml;zyıla tarihlendirilen kilise, Katolik Keldaniler tarafından g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de kullanılmaktadır. <br /><br />Diyarbakır&rsquo;daki pek &ccedil;ok yapıda olduğu gibi bu kilisenin de ana yapı malzemesi siyah bazalt taşıdır. İbadet mekanı kemerler ve s&uuml;tunlarla b&ouml;l&uuml;nm&uuml;ş olup d&ouml;rt neflidir.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/142/mar_petyun_keldani_kilisesi.html" target="_blank" title="MAR PETYUN KELDANİ KİLİSESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/211.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/142/mar_petyun_keldani_kilisesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>DÖRT AYAKLI MİNARE</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Diyarbakır&rsquo;da Hasan Hanı&rsquo;nın yanındaki dar bir sokak i&ccedil;erisinde bulunan  Şeyh Mutahhar Camisi, halk arasında Şeyh Matar Camisi olarak da  tanınmaktadır. Minaresi &uuml;zerindeki kitabesinden Akkoyunlu Sultanı Sultan  Kasım tarafından 1500 yılında yaptırıldığı &ouml;ğrenilmektedir. Bu y&uuml;zden  de bu camiye Kasım Padişah Camisi de denilmektedir. Cami Şeyh  Mutahhar&rsquo;ın arsası &uuml;zerinde yapıldığından Onun ismi ile anılmıştır.  Caminin mimarı belli değildir.<br /><br />   G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze iyi bir durumda gelebilen cami, bir sıra beyaz, bir sıra da  siyah taştan yapılmıştır. G&uuml;neydoğu Anadolu&rsquo;nun kendine &ouml;zg&uuml;n bir  &ouml;zelliği olan taş mimari burada da g&ouml;r&uuml;lmektedir. Kare planlı tek  kubbeli bir camidir. &Ouml;n kısmında iki k&ouml;şeli paye ve iki s&uuml;tundan oluşan  &uuml;&ccedil; b&ouml;l&uuml;ml&uuml; bir son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekanının &uuml;zerini  &ouml;rten kubbe trompludur. Caminin doğu ve batı duvarında &uuml;&ccedil;er penceresi  vardır. Mihrap duvarında pencere bulunmamaktadır. Mihrabın iki yanında  bulunan &uuml;zerleri pencere kemeri gibi duran b&ouml;l&uuml;mler ger&ccedil;ekte birer  ge&ccedil;ittir. Bu ge&ccedil;itlerden &ccedil;ıkan merdivenler &uuml;st kattaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k birer  mahfile &ccedil;ıkışı sağlamaktadır. Mahfiller caminin i&ccedil;erisine yuvarlak  kemerle a&ccedil;ılmakta ve b&ouml;ylece i&ccedil;eride hareketli bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlanmıştır.  Bu mahfillerin &ouml;nemli bir fonksiyonu olmayıp, b&uuml;y&uuml;k olasılıkla mimar  burada değişiklik aramıştır. Caminin mihrap ve minberi olduk&ccedil;a sadedir.<br /><br />   Caminin en &ouml;nemli yeri minaresi olup, bu t&uuml;r minareye Diyarbakır ve  &ccedil;evresinde rastlanmamaktadır. Minare d&ouml;rt kalın ve sade s&uuml;tun &uuml;zerine  oturtulmuştur. G&ouml;vde siyah beyaz taşlardan yapılmıştır. Minare &uuml;zerinde  kitabesi vardır. Minare g&ouml;vdesi kare olup, &uuml;zerinde bir balkon ve petek  bulunmaktadır. B&uuml;y&uuml;k olasılıkla bu minare sonraki d&ouml;nemde camiye  eklenmiştir. </font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/141/dort_ayakli_minare.html" target="_blank" title="DÖRT AYAKLI MİNARE"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/209.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/141/dort_ayakli_minare.html</link>
		  </item><item>
			<title>KADIN EĞİTİM MERKEZİ</title>
			<description><![CDATA[<!--[if gte mso 9]><xml>  <w:WordDocument>   <w:View>Normal</w:View>   <w:Zoom>0</w:Zoom>   <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone>   <w:Compatibility>    <w:BreakWrappedTables/>    <w:SnapToGridInCell/>    <w:WrapTextWithPunct/>    <w:UseAsianBreakRules/>   </w:Compatibility>   <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel>  </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><object  classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></object> <style> st1\:*{behavior:url(#ieooui) } </style> <![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style>  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} </style> <![endif]-->  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">TC.</font></strong></p>  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">SUR KAYMAKAMLIĞI</font></strong></p>  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">KADIN EĞİTİM MERKEZİ</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Tarihi zenginliği ile &uuml;nl&uuml; Diyarbakır şehri k&uuml;lt&uuml;rel miraslarının yanında tarihi el sanatları ile de &ouml;n plana &ccedil;ıkmaktadır. İnsanların tarih boyunca ge&ccedil;im kaynağı olan el sanatları, Sur Kaymakamlığı&#39;nın &ccedil;abalarıyla ipek dokumacılığı, g&uuml;m&uuml;ş işlemeciliği, halı dokumacılığını tarihi bir mekanda buluşturarak Kadın Eğitim Merkezini oluşturmuştur.Sur Kaymakamlığı olarak bu projelerle Diyarbakır da &ouml;zellikle kadın istihdamının &uuml;lke ortalamasının altında olması ve kadınların iş sekt&ouml;r&uuml;nde olmaması nedeniyle, kadınların istihdama katılımını arttırmayı &ouml;ng&ouml;rmektedir.</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Republic of Turkey</font></strong></p>  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">SUR DISTRICT</font></strong></p>  <p style="text-align: center" class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">WOMEN&#39;S EDUCATION CENTER</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Diyarbakir city, which is famous with its historical culture , comes to the fore with its handicrafts as well as its historical heritage. With the efforts of Sur District, handicrafts such as the silk weaving, silver embroidery, carpet weaving, which have been the source of livelihood throughout the human history,<span>&nbsp; </span>were came together in an historical place and formed Women Education Center. Since the lack of women in the business life and women employment in Diyarbakir is below the national average, as the Sur District Governorship, we aim to increase women&rsquo;s employment in business life by means of Women&rsquo;s Education Center Project.<span>&nbsp;&nbsp; </span></font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İPEKTEN DOKUNUŞLAR PROJESİ</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>İpek şal dokumacılığı Diyarbakır&#39;ın en &ouml;zg&uuml;n ve en &ccedil;ok bilinen el sanatlarından birisidir. Kaynaklardan edinilen bilgiye g&ouml;re bu sanatın ilk temsilcileri ve en mahir ustaları S&uuml;ryaniler ve Ermenilerdir. Ge&ccedil;miş d&ouml;nemlerde Suri&ccedil;i b&ouml;lgesinde hemen hemen her evde ipek dokuma tezgahının bulunduğu ve kadınların ev ekonomisine dokuma yaparak katkıda bulundukları bilinmektedir.<span>&nbsp; </span>Bu projeyle kaybolmaya y&uuml;z tutmuş bu mesleği canlandırmanın yanında Sur i&ccedil;inde yaşayan yoksul kişilerin ekonomik hayata katkıda bulunabilmeleri, kadın istihdamının arttırılması hedeflenmektedir. Tarihi mekanın restore edilmesi ile uygulanmakta olan bu projede 50&#39;şer kişilik guruplar halinde yılda 150 kursiyere eğitim verilmektedir. 3 usta &ouml;ğretici eşliğinde yapılan &ccedil;alışmalar Sur Kaymakamlığı Kadın Eğitim Merkezinde devam etmektedir. Kurslara katılan kursiyerlere ekonomik katkıda bulunma adına her ay har&ccedil;lık &ouml;demesi yapılmaktadır.</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">PROJECT TOUCHES SİLK</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Silk-weaving is one of the most well known and unique handicraft in Diyarbakir. According to information obtained from sources the first representatives and most skillful masters of this art were Assyrians and Armenians. Within the in Suri&ccedil;i region in almost every home there was a silk loom and woven products by women contributed to domestic economy in the past periods. This project aims to vitalize the fall into oblivion this profession, to contribute to boost the economic life of the poor who live in Suri&ccedil;i, to increase women&#39;s employment. After restoration of this historical place, 150 trainees per year are educated in groups of 50 people. Historical of space in this project being implemented by restoring the 150 trainees per year are given in groups of 50 persons. Sur District Women&#39;s Training Center includes 3 studies with master teachers. The trainees of these courses are paid monthly allowance as a financial support to contribute their economic conditions.</font></p>    <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>    <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">H&Uuml;NERLİ ELLER HALI DOKUYOR PROJESİ</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Sur i&ccedil;inde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı&#39;ndan yardım alan kadınların meslek sahibi olabilmesi adına Sur Kaymakamlığı&#39;nın d&uuml;zenlenmiş olduğu &quot;H&uuml;nerli Eller Halı Dokuyor&quot; projesi hayata ge&ccedil;irilmiştir. Proje kapsamında &ouml;ğrencilere halı desenleri, halı dokumacılığı, iplik kullanma tekniği, desen ve tasarım okuma, dokuma tekniği gibi bilgiler verilerek uygulamalı olarak ipek halı dokumacılığı &ouml;ğretilmektedir. Proje kapsamında kursiyerler 24&#39;er kişilik guruplar halinde, sabah ve &ouml;ğle olmak &uuml;zere iki seansta eğitim g&ouml;rmektedir. 2 usta &ouml;ğretici eşliğinde yapılan &ccedil;alışmalarda yılda toplam 72 kursiyer eğitim g&ouml;rmektedir. Kurslara katılan kursiyerlere ekonomik katkıda bulunma adına aylık har&ccedil;lık &ouml;denmektedir.</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">SKILLED HANDS POUR CARPET PROJECT</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>The Sur District carried out the &quot;skilled Hands pour Carpet&quot; project to acquire a profession for women who take aid from the Social Assistance and Solidarity Foundation. Under this project the students are thought carpet designs, carpet weaving, spinning technique to use, pattern and design study and applied-silk weaving, carpet weaving techniques. With in the scope of project 24 in a group of trainees are educated, including two sessions, morning and afternoon training. The courses carried out by 2 master teachers have a total of 72 trainees. The trainees of these courses are paid monthly allowance as a financial support to contribute their economic conditions.<br /><br /></font></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">G&Uuml;M&Uuml;ŞTEN ELLER PROJESİ<br /><br /></font></strong></p>    <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;</span><span>&nbsp; </span>Sur il&ccedil;emizde ikamet eden &ouml;zellikle k&ouml;yden kente g&ouml;&ccedil; eden aileler g&ouml;&ccedil;&uuml;n negatif etkilerine maruz kalarak kent yaşamına uyum sağlama ve ekonomik istikrara ulaşma adına &ccedil;ok ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu sıkıntıları en &ccedil;ok yaşayanlar da genelde kadınlardır. Bu nedenle proje ile k&ouml;yden kente g&ouml;&ccedil;en ailelerin ekonomik anlamda refaha ulaşması adına kadınlara Diyarbakır ilinde yapabilecekleri ve ekonomik hayata katkıda bulunabilecekleri, g&uuml;m&uuml;ş telkari takı tasarım kursu d&uuml;zenleyerek istihdamı arttırmak hedeflenmektedir. Kadınlara verilecek kurslarla onlara beceri kazandırmak, gelir getirici faaliyetlerde bulunmasını desteklemek ve kadınların meslek edinmelerini sağlayarak, ekonomik anlamda rahata kavuşmaları ama&ccedil;lanmıştır. Proje kapsamında kursiyerler 24&#39;er kişilik guruplar halinde, sabah ve &ouml;ğle olmak &uuml;zere iki seansta eğitim g&ouml;rmektedir. 2 usta &ouml;ğretici eşliğinde yapılan &ccedil;alışmalarda yılda toplam 72 kursiyer &ccedil;alışmalara katılmış olacaktır. Kurslara katılan kursiyerlere ekonomik katkıda bulunma adına<span>&nbsp; </span>aylık har&ccedil;lık &ouml;denmektedir. </font></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">HANDS OF SILVER PROJECT</font></strong></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font></p>  <p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>The families residing in Sur District, especially migrated from rural areas, , by exposure to the negative effects of migration they have serious troubles to adapt to urban life and in the name of achieving economic stability. Women are most often exposed to these problems. Therefore to achieve the economic stability of the families who moved from village to cities, Sur District aims to increase the women employment by arranging silver filigree jewelry design course. With the help of this course, the Sur District aims to realize women potentials, talents and skills and also support their income generating activities. With in the scope of project 24 in a groups of trainees are educated, including two sessions, morning and afternoon training.. The courses carried out by 2 master teachers have a total of 72 trainees. The trainees of these courses are paid monthly allowance as a financial support to contribute their economic conditions.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/140/kadin_egitim_merkezi.html" target="_blank" title="KADIN EĞİTİM MERKEZİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/210.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/140/kadin_egitim_merkezi.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK SAHİL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İznik&#39;te ilk yerleşimin M.&Ouml;. 2500 yıllarına uzandığı sanılmaktadır. M.&Ouml;. 7. y&uuml;zyıl &ouml;ncesinde burada kurulan yerleşime &#39;Helikare&#39; denmekteydi. Makedonya İmparatoru B&uuml;y&uuml;k İskender&#39;in generali Antigonus tarafından M.&Ouml;. 316 yılında kent Antigoneia adını almıştır. İskender&#39;in &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra Antigonus ile general Lysimakhos arasındaki savaşı kazanan Lysimakhos kente, Antipatros&#39;un kızı olan eşi Nikaia&#39;nın adını vermiştir. M.&Ouml;. 293&#39;te Bithynia Krallığı&#39;na bağlanan kent, &ouml;nemli mimari yapılarla s&uuml;slenmiştir. Bir s&uuml;re Bithynia Krallığı&#39;nın başkenti olan Nikaia daha sonra Roma&#39;nın &ouml;nemli bir yerleşimi olarak varlığını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;r.<br />325 yılı yazı başında Hıristiyanlık i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli olan Birinci Kons&uuml;l, İznik&#39;de toplanmıştır. İmparator Constantinus&#39;un da katıldığı toplantıda Hristiyanlıkla ilgili yortu g&uuml;nleri ve Nikaia Kanunları adı ile bilinen 20 maddelik metin bu Kons&uuml;lden sonra kabul edilmiştir.787 yılında İznik Ayasofya&#39;sında VII. Kons&uuml;l toplandı.Ayrıca VI. Ha&ccedil;lı Seferi sonucunda Bizans İmparatorluğu İstanbul&#39;u kaybedince İznik&#39;te Bizans Hanedan &uuml;yeleri tarafından İznik Latin İmparatorluğu kurulmuş ve bu imparatorluk daha sonra İstanbul&#39;u fethederek Bizans İmparatorluğu&#39;nu yeniden kurmuştur.<br />İznik, Sel&ccedil;uklular&#39;ın ve Osmanlılar&#39;ın da başkenti olmuştur. İznik 1331 yılında Osmanlı orduları tarafından ele ge&ccedil;irilmiştir. Osmanlı idaresinde İznik, sanat, ticaret ve k&uuml;lt&uuml;r merkezi oldu. Orhan Gazi Medresesinde bir&ccedil;ok &uuml;nl&uuml; ders verdi. Davud-u Kayseri, Ebul Fadıl Musa, Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi &uuml;nl&uuml; tasavvuflar İznik&#39;te yaşadı ve eserler verdi. Osmanlı d&ouml;neminin ilk cami, medresesi ve imareti İznik&#39;te inşa edildi.<br /><br />14.,15. ve 16. y&uuml;zyıllarda İznik bir sanat merkezi olmuş, d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; &ccedil;ini ve seramikler burada &uuml;retilmiştir.<br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/139/iznik_sahil.html" target="_blank" title="İZNİK SAHİL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/201.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/139/iznik_sahil.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK ROMA TİYATROSU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İznik&rsquo;in g&uuml;neybatısında, Saraybah&ccedil;e veya Eski Saray denilen yerde, antik roma tiyatrosu bulunmaktadır. İznik surlarının 90 m. kuzeyindeki bu tiyatro, Anadolu&rsquo;da ayakta kalmış tiyatroların en &ouml;nemlilerinden birisidir. Roma İmparatoru Traianus (97-117) zamanında eyalet valisi Pilinius Csecillius Secunds (62-113) tarafından yaptırılmıştır. Vali Pilinius İmparator Traianus&rsquo;a yazmış olduğu mektuplarda tiyatronun yapımının tamamlanabilmesi i&ccedil;in 10 milyon sesterzene ihtiya&ccedil; olduğunu belirtmiştir. Bununla beraber bu &ouml;denek de yeterli gelmemiş, ek &ouml;denek de Romalılarca temin edilmiş ve tiyatro tamamlanmıştır.<br /><br />Roma d&ouml;neminden sonra VIII.y&uuml;zyıl başlarında gelişen Arap ordularına karşı &ouml;nlem olmak &uuml;zere Bizans İmparatoru III.Leon ile IV.Constantinius tiyatronun kesme taşlarını s&ouml;kt&uuml;rerek surları takviye etmişlerdir. Bu arada Cavea&rsquo;ya (oturma kademelerine) ait taşlar surlarda kullanılmıştır.<br /><br />Tiyatro d&uuml;z bir alana kurulduğundan oturma kademelerini Roma tiyatro mimarisinde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; gibi 19 galeri taşımaktadır. Bu galerilerin 12&rsquo;si beşik tonozludur. Bu tonozlu galerilerin aralarında &ouml;l&ccedil;&uuml; farklılıkları bulunmaktadır. Tonozların en y&uuml;ksek noktası 6 m.yi bulmaktadır. Oturma kademelerinde kullanılan kesme taşların bazıları İznik surlarından getirtilmiştir. Tiyatronun i&ccedil; ve dış y&uuml;zleri b&uuml;y&uuml;k bloklar halindedir. İ&ccedil;eride kalan b&ouml;l&uuml;mler moloz taş, kire&ccedil; ve kum ile takviye edilmiştir. Tiyatro doğu-batı y&ouml;n&uuml;nde 84 m., kuzey-g&uuml;ney y&ouml;n&uuml;nde de 63 m. genişliğindedir. Tiyatronun kuzeyinde bulunan skene (sahne binası) son kazılarda ortaya &ccedil;ıkarılmıştır.<br /><br />İznik&rsquo;te tiyatroya ait mimari par&ccedil;alarına, kitabelerine, tiyatro masklarına surlarda ve konutların duvarlarında rastlanmaktadır.<br /><br />XIX.y&uuml;zyılda gezginler tiyatro kalıntılarından s&ouml;z etmiş ve bazı krokilerini de &ccedil;izmişlerdir. W.Sahm burasını saray kalıntısına, Domenico Sestini su deposuna, Papadopulos hapishaneye benzetmiş, ilk kez R.Pococke kalıntıların tiyatroya ait olduğunu bildirmiş ve krokisini &ccedil;izmiştir.<br /><br />Uludağ &Uuml;niversitesi &Ouml;ğretim &Uuml;yelerinden Do&ccedil;.Dr. Bedri Yalman, bu tiyatroda 1980&rsquo;den beri arkeolojik kazı yapmaktadır. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/138/iznik_roma_tiyatrosu.html" target="_blank" title="İZNİK ROMA TİYATROSU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/199.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/138/iznik_roma_tiyatrosu.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK MÜZESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Sultan I. Murad&#39;ın annesi Nil&uuml;fer Hatun&#39;un anısına 1388 yılında inşa ettirilmiştir. İmaret olarak kullanılan yapı, yoksullar i&ccedil;in her g&uuml;n yemek dağıtılan bir hayır kurumuydu. Cumhuriyet D&ouml;neminde değişik gereksinmeler i&ccedil;in depo olarak kullanılmış, 1960 yılında m&uuml;ze olarak hizmete a&ccedil;ılmıştır.<br /><br />Tarihsel bir yapı olan imaret 14. y&uuml;zyıl Osmanlı mimarisinin en g&uuml;zel &ouml;rneklerinden birisidir. Osmanlı mimarisinde ters T planı ilk kez bu yapıda g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Yapı, kubbe ve tonozların &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml; s&uuml;tun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlar. &Uuml;zerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana b&ouml;l&uuml;me girilir. Ana b&ouml;l&uuml;m, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan bir kubbe ile &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Ana b&ouml;l&uuml;mden &uuml;zerleri birer kubbeyle &ouml;rt&uuml;l&uuml; yan mek&acirc;nlara ge&ccedil;ilir. İmaret, Bizans&#39;a &ouml;zg&uuml; &ccedil;ok zengin ve renkli taş ve tuğla iş&ccedil;iliği ile dikkat &ccedil;eker. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/137/iznik_muzesi.html" target="_blank" title="İZNİK MÜZESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/197.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/137/iznik_muzesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK - LEFKE KAPISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Lefke Kapısı&rsquo;nın ana giriş kemerinin g&uuml;ney ayağı &uuml;zerinde dokuz satırlık bir Grek&ccedil;e kitabe bulunmaktadır; bu kitabede &ldquo;Uğurlu olsun, eyaletin başşehri Nikaia Gaius teşekk&uuml;r eder&rdquo; yazılıdır. Kitabede ismi ge&ccedil;en kişi b&uuml;y&uuml;k olasılıkla Caius (Julius Basus) veya Gaius (Cassius Chrestus)&rsquo;dur.<br /><br />Kapının kente bakan y&uuml;z&uuml;ndeki arşitrav &uuml;zerinde iki satırlık bir yazı vardır. Burada, &ldquo;İmparator Kayser, Tanrı Traianus Parthicus&acute;un oğlu Tanrı Nerva&acute;nın torunu, halkın egemenlik yetkisini kendinde taşıyan (Tribunicia Potestas), Traianus Hadrianus Augustus&acute;a, Augustusların en dindar Neokoru, Dionysos ve Herakles soyundan gelen, Bithynia ve Pontus&acute;un birinci şehri, imparatorların en kutsal senatosunun kararları uyarınca metropolis olan Nikaia(İznik) sundu&rdquo; yazılıdır.<br /><br />Lefke Kapısı&rsquo;nın kente bakan y&uuml;z&uuml;nde yaya ge&ccedil;işi &uuml;zerindeki nişte bir kitabe daha bulunmaktadır. Burada, &ldquo;Proconsul ve şehrin patronu M. Plancius Varus&acute;u dostu Cladius Quintianus onurlandırdı&rdquo; yazısı bulunmaktadır. Bu yazıtlardan da anlaşılacağı gibi, Plancius Varus&acute;un bir mermer heykeli bir niş i&ccedil;erisinde bulunuyordu.<br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/136/iznik___lefke_kapisi.html" target="_blank" title="İZNİK - LEFKE KAPISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/198.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/136/iznik___lefke_kapisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK - İSTANBUL KAPI</title>
			<description><![CDATA[<p class="MsoNormal"><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İstanbul  Kapısı İmparator Hadrianus zamanında, MS.70-71 yıllarında yapılmıştır.  Bug&uuml;n İznik&rsquo;in kuzeyindeki Atat&uuml;rk Caddesi&rsquo;nin surlarla birleştiği yerde  olan bu kapı &ccedil;eşitli d&ouml;nemlerdeki onarımlardan sonra g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze iyi bir  durumda gelebilmiştir. Roma ve Bizans d&ouml;nemlerinde İstanbul&rsquo;a giden  yolun buradan başlamasından &ouml;t&uuml;r&uuml; İstanbul Kapı ismi ile anılmıştır. <br /><br />  Kapının &ouml;n&uuml;ndeki dış kapı &ouml;n sura ait olup, iki yanında iki silindirik  k&uuml;re bulunmaktadır. Bir sıra moloz taş, iki sıra tuğla ile yapılmış olan  kapının &uuml;&ccedil; y&ouml;ne bakan birer mazgal penceresi bulunmaktadır. İstanbul  Kapısı kuleler arasındaki yolun ortasında olup, yan ve &uuml;st s&ouml;veleri  silindirik, koyu renkte granit s&uuml;tunların hatıllar ve demir kuşaklarla  birbirlerine bağlanmasından oluşmuştur. Burada bulunan s&ouml;velerin  &uuml;zerindeki b&uuml;y&uuml;k kemer k&ouml;şe duvarlarının &uuml;zerine oturtulmuştur. Ayrıca  kemer ile s&ouml;ve arası da tuğla ile &ouml;r&uuml;lerek doldurulmuştur. &Uuml;stteki yatay  s&uuml;tunun u&ccedil;ları konsollarla takviyeli olup, dışarıya &ccedil;ıkıntı  yapmaktadır. Kapı &uuml;zerinde y&uuml;ksek kabarma olarak yapılmış bir savaş  sahnesi g&ouml;r&uuml;lmektedir. Bu kabartmaların &uuml;st kısmında da Pampfilya tipi  bir lahit kapağı g&ouml;r&uuml;lmektedir. </font> <font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /><br />  İstanbul Kapısı 2.80 m. genişliğinde, 2.75 m. y&uuml;ksekliğindedir. Kapının  kuzey ve g&uuml;ney cepheleri aynı yapı &ouml;zelliğini taşımaktadır. Bu kapı  orta kapıdan biraz farklı bir eksendedir. Bizans d&ouml;neminde Theodor  Laskaris XIII.y&uuml;zyılda buraya bir demir kapı eklemiştir. Ana ge&ccedil;idin her  iki yanında 3,50 m. uzunluğunda, 0,90 m. genişliğinde yayalar i&ccedil;in iki  ge&ccedil;it yapılmıştır. Bu ge&ccedil;itler &uuml;zerinde de kurt dişi lentolardan oluşan  beyaz mermer bezemeler dikkati &ccedil;ekmektedir. Kapının iki yanına n&ouml;bet&ccedil;i  odaları yerleştirilmiştir. Kapının şehre bakan y&uuml;z&uuml;nde bir kitabe  olduğu, &ccedil;ivi deliklerinden anlaşılmaktadır. Bu deliklere dayanılarak  okunabilen kitabede; &ldquo;Gaius, Cassius Chrestus&acute;un &ccedil;abasıyla yapımı  tamamlanan bu eseri Prokonsil M. Plancius Varus imparatorların y&uuml;ce  evine ve eyaletin başşehri Nikaia&acute;ya adadı&rdquo; yazılıdır. İstanbul  Kapı&rsquo;sındaki bu yazıtlar Roma İmparatoru Vespasian (69-79) ve İmparator  Titus&acute;un (79-81) m&uuml;şterek y&ouml;netimleri sırasında yazılmıştır. Kitabede  ismi ge&ccedil;en M. Plancius Varus İznik&rsquo;in &ouml;nemli bir kişisi olup, Bithynia  ve Pontus eyaletlerinde prokonsill&uuml;k yapmıştır. </font> <font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /><br />  Kapının kuzey ve g&uuml;ney cephelerinde, ge&ccedil;itlerindeki nişler i&ccedil;erisinde  Roma d&ouml;neminde heykellerin bulunduğu, Bizans d&ouml;nemlerinde de onların  yerine fresklerin yapıldığı g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelen izlerden anlaşılmaktadır.  Roma d&ouml;neminde yapılmış olan ana kapının yanında sur duvarlarına  bağlanan bir i&ccedil; avlu, bunun g&uuml;neyinde de İznik&rsquo;e girişi sağlayan bir i&ccedil;  kapı bulunmaktadır. Bu kapı 4.15 m. y&uuml;ksekliğinde, 4.01 derinliğinde iki  kanatlı ahşap bir kapı ile kapatılıyordu. Bunun iki yanında da 1.75 m.  genişliğinde yayalar i&ccedil;in ge&ccedil;itler bulunuyordu. Burada bulunan ve  tiyatrodan s&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş bir taşın &uuml;zerinde de Grek&ccedil;e; &ldquo;D&uuml;şmanın c&uuml;retinin,  tanrının yardımıyla, utanca d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; şu yerde, Hıristiyan dostu  krallarımız Leon ve Constantinius, y&uuml;z basamaklı bir zafer kulesi  yaptırdılar. Coşku i&ccedil;inde giriştikleri bu işi ger&ccedil;ekleştirerek, Nikaia  şehrini i&ccedil;ten bir gayretle onardılar. Her &uuml;ne laik saray mabeyincisi  patrik Artavasdos&acute;un yapıtın tamamlanmasında b&uuml;y&uuml;k emeği ge&ccedil;ti&rdquo;  yazılıdır. Ayrıca tiyatrodan buraya getirilen, MS. II.y&uuml;zyıla tarihlenen  sakallı bir mask da bulunmaktadır. O zamanki inanışa g&ouml;re bu masklar  kenti k&ouml;t&uuml; ruhlardan ve d&uuml;şmanlardan korumak amacı ile buraya  yerleştirilmiştir. İ&ccedil; kapının kuzeybatı y&uuml;zeyinden kazınmış bir b&uuml;st  kabartmasının B&uuml;y&uuml;k İskender&acute;e ait olduğu belirtilmektedir.</font><font size="2"> </font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/135/iznik___istanbul_kapi.html" target="_blank" title="İZNİK - İSTANBUL KAPI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/202.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/135/iznik___istanbul_kapi.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZNİK AYASOFYA CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ayasofya 4.y&uuml;zyılda bazilika tipinde inşa edilmiş bir kilise idi. Yapı ikonoklastik d&ouml;nemde (726-842), 11 Ekim 787 tarihinde İznik&#39;te toplanan 7. Ruhani Konsil&#39;le anılır. İkonoklastik d&ouml;nemde dinsel konuların fig&uuml;ratif işlenişi yasaklanmış, sembolizm etkili olmuştur. İmparatori&ccedil;e Eirene tarafından resmi yeniden sevdirmek i&ccedil;in d&uuml;zenlenen bu dini toplantı, tarihe 2. İznik Konsili olarak ge&ccedil;miştir. 11. y&uuml;zyıldaki depremden sonra, mimarisinde &ouml;nemli bir değişiklik yapılarak nefler payelerle sınırlandırılmıştır. Apsis&#39;in iki yanında, &uuml;zeri kubbelerle &ouml;rt&uuml;l&uuml; birer oda yan mekan vardı.<br /><br />1331&#39;den sonra Orhan Gazi tarafından camiye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Kanuni Sultan S&uuml;leyman (1520-1566) zamanında, Mimar Sinan tarafından bir mihrap ilave edilerek, yan neflerde b&uuml;y&uuml;k kemer a&ccedil;ıklıkları oluşturulmuştur.<br /><br />Yapı Bizans D&ouml;nemine ait bazı fresko ve mozaik kalıntıları i&ccedil;erir. Freskolar, postoforium odalarının kubbe ve duvarlarında, ayrıca yan nef duvarındaki mezarın &uuml;zerindedir. Mezarın &uuml;zerindeki fresk; Meryem, Hz. İsa ve Johannes tasvirlerini i&ccedil;erir. D&ouml;şeme mozaiği (11.y&uuml;zyıl) renkli taşların belirli geometrik şekillere g&ouml;re kesilmesi ve ge&ccedil;meli bir desenle birleştirilmesi suretiyle meydana getirilmiş bir yer s&uuml;slemesi olup orta nefte yer alır.<br /><br />Osmanlı D&ouml;nemine ait bezemeler ise g&uuml;neyde yer alan kemer başlangıcındaki kalem işi yazı, bitkisel motiflerle s&uuml;sl&uuml; şerit ve i&ccedil; mihraptaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir zencerek motifli al&ccedil;ı kalıntısıdır. Bu eski Ayasofya Kilisesi (camii) g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde anıt-m&uuml;ze olarak ziyarete a&ccedil;ıktır.<br /><br /><strong>M&uuml;ze</strong><br /><br />M&uuml;zede sergilenen eserleri, İznik ve &ccedil;evresinden elde edilen ve bilimsel kazılarda &ccedil;ıkarılan eserler oluşturmaktadır. M&uuml;ze bah&ccedil;esinde; Roma, Bizans, Osmanlı D&ouml;nemi eserleri sergilenmiştir. Bu eserler, s&uuml;tun başlıkları, lahitler, kabartmalar, korkuluk levhaları, ambonlar, steller, yazıtlar, &ccedil;&ouml;rtenler, kuyu bilezikleri ve İsl&acirc;m&icirc; mezar taşlarından oluşmaktadır.<br /><br />Kapalı teşhirde ise, arkeolojik, etnografik, sikke ve İznik &ccedil;inileri sergilenmektedir.<br /><br />Ana b&ouml;l&uuml;mde sergilenen arkeolojik eserler Prehistorikten (tarih &ouml;ncesi) Bizans D&ouml;nemi sonuna kadar olan d&ouml;neme aittir. Yine aynı b&ouml;l&uuml;mdeki sikke seksiyonunda Arkaik D&ouml;nemden (M.&Ouml;. 7. y&uuml;zyıl), Osmanlı D&ouml;nemi sonuna kadar (1923) basılmış &ouml;rnekleri, etnografik seksiyonda ise y&ouml;renin yakın ge&ccedil;mişteki &ouml;rf adetlerini, k&uuml;lt&uuml;rel ve sosyal yapısını yansıtan &ouml;rnekler yer almaktadır. Bunlar, M&uuml;zenin g&uuml;ney ve kuzey mek&acirc;nlarında sergilenmektedir.<br /><br /><strong>İznik Seramik ve &Ccedil;ini Seksiyonları</strong><br /><br />Yapıldıkları d&ouml;nemde geniş kullanım alanı bulan, İznik&#39;te &uuml;retilen 15-17.yy&#39;lara ait eşsiz &ccedil;ini buluntuları, m&uuml;zenin g&uuml;ney mek&acirc;nında sergilenmektedir. 11-14.yy larda yine İznik&#39;te &uuml;retilen İznik keramikleri kuzey mek&acirc;nında teşhir edilmektedir.<br /><br />Halen m&uuml;ze seksiyonlarında, 2000&#39;i aşkın arkeolojik eser, 300 sikke, 500 İznik &ccedil;inisi ve seramiği ile 150 adet etnografik eser sergilenmektedir. Teşhirde yer alan eserlerin %98&#39;i bilimsel kazılardan ele ge&ccedil;en buluntulardır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/134/iznik_ayasofya_camii.html" target="_blank" title="İZNİK AYASOFYA CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/196.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/134/iznik_ayasofya_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>KUŞADASI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1960&#39;lı yıllarda b&uuml;y&uuml;k bir turizm potansiyeline sahip olduğu keşfedilen Kuşadası, bu tarihten sonra hızlı bir gelişme g&ouml;stermiştir. &Ouml;zellikle son yıllarda, gerek kent i&ccedil;inde, gerekse civarda otel, motel, kamping, tatil k&ouml;y&uuml; gibi pek &ccedil;ok dinlenme tesisi ve yazlık villalar yapıldı. Bu arada bir de yat limanı inşa edildi ve liman tesisleri genişletildi.<br /><br />Kuşadası, bug&uuml;n T&uuml;rkiye&#39;nin en &ouml;nemli turizm merkezlerinden biridir. Bunun nedenlerini değerlendirirken, zengin tarihi, &ccedil;evrenin ve eşsiz plajların varlığının yanı sıra, b&ouml;lgenin iklim koşullarını da belirtmemiz gerekmektedir. Kuşadası, hemen &ouml;n&uuml;nde başlayan kumsal kıyıları ile her şeyden &ouml;nce bir plaj merkezidir. Kumsal şeritlerinin toplam uzunluğu 20 km.nin &uuml;zerindedir. Geniş kumsalların yanı sıra, derinlikten hoşlananlar i&ccedil;in, dalmaya elverişli kayalık koylar da Kuşadası&#39;ndadır.<br /><br /><strong>KUŞADASI &Ccedil;EVRESİNDEKİ TARİHİ YERLER<br /><br />MERYEM ANA EVİ</strong><br /><br />Efes Antik şehrinin yakınındaki B&uuml;lb&uuml;l Dağı&#39;nın &uuml;zerinde konuklanmış Meryem Ana Evi, Sel&ccedil;uk&#39;a 9 km uzaklıktadır. Efsaneye g&ouml;re İsa&#39;nın &ccedil;armığa gerilmesinden 5-6 yıl sonra Efes&#39;e gelen St John ve Meryem&#39;in son yıllarını Efes&#39;e yakın bu evde ge&ccedil;irdikleri ileri s&uuml;r&uuml;lmektedir. Bu ev 1891 yılında Alman bir rahibenin &ouml;nderliğinde bir grup Alman rahip tarafından bulunmuştur.<br /><br />Hıristiyan aleminin başlıca dini uğrak yeri olan bu ev her yıl y&uuml;z binlerce hıristiyanın hacı olmak i&ccedil;in uğradığı en &ouml;nemli yerlerin başında gelmektedir. Ev Ufak bir kubbeye sahip olan ev restorasyondan ge&ccedil;miştir. Bu ev tipik olarak bir Romen tarihi eserlerdendir zaten sadece taş ile yapılmış olması da bir simgesidir<br /><br /><strong>EFES ANTİK ŞEHİR</strong><br /><br />Efes d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; olan arkeolojik bir tarihi eserimizdir, zamanında b&uuml;y&uuml;k bir iş ve ticaret alanı idi kendisi ipek ve kral yollarının kavşağı idi.<br /><br />T&uuml;rkiye&#39;de en &ccedil;ok ziyaret edilen tarihi eser olaraktan, Efes T&uuml;rkiye&#39;yi d&uuml;nyaya tanıtan bir kapı olmuştur. Her sene milyonlarca ziyaret&ccedil;i harika ve ge&ccedil;mişi hatırlatan atmosferi yaşamak &uuml;zere Efes`te buluşuyor.<br />Efes ziyaretinde d&uuml;nyanın 7 harikasından biri olan Artemis tapınağı, Saint John kilisesi, yedi uyuyanlar mağarası, Meryem ana evi, Isabey camii ve Sel&ccedil;uk arkeoloji m&uuml;zesi g&ouml;r&uuml;lebilir.<br /><br />Aslında Efes bir liman şehriydi fakat Menderes ırmağının kaymasından, şehir denizden 5-6 km uzakta kalmıştır.<br /><br /><strong>PRIEN - MILET - DİDİM</strong><br /><br />Prien : &Ccedil;ağının &ouml;nemli piskoposluk merkezi olan antik kent Prienne, Milet&#39;in kuzeyinde, dik a&ccedil;ılarla kesişen bir geometrik d&uuml;zene g&ouml;re kurulmuştur.Kentin en &ouml;nemli yapısı kentin tepesine kurulmuş olan Athena Tapınağıdır. Bundan başka kentin kuzeydoğusunda bulunan ve Helenistik devirde yapıldığı belirtilen tiyatro da g&ouml;r&uuml;lmeye değerdir.<br /><br />Milet : Didim&#39;in kuzeyinde bulunan Miletos İyonia&#39;nın en &ouml;nemli yerleşimlerinden biri ve 4 limanı olan bir kıyı kentiydi.Miletos en parlak d&ouml;nemini M.&Ouml;. 7. ve 6. yy.larda yaşamıştır.<br /><br />Didim : Miletos&#39;un 18 km. g&uuml;neyindedir. Antik &ccedil;ağın kehanet merkezidir. Apollon tapınağı en &ouml;nemli eserlerindendir. Tapınak dipteros planlı (&ccedil;ift sıra s&uuml;tun) olup, hi&ccedil;bir zaman bitirilememiştir.<br /><br /><strong>MİLLİ PARK</strong><br /><br />Dilek yarımadası, yoğun ağa&ccedil;lı bir b&ouml;lgedir. Samsun dağlarının Ege denizine uzantısıdır ve 1966 yılından bu yana Milli Park olarak korunmaktadır.<br /><br />Milli park genişliği 11,000 hektardır.<br /><strong><br /><br />KUŞADASI PLAJLARI</strong><br /><br />Kuşadası&#39;ndaki plajlar, bakımlı kumsalları ve tertemiz deniziyle, tatiliniz boyunca sizlere sonsuz eğlence ve limitsiz g&uuml;neşlenme garantisi veriyor. Şehir merkezinde ve yakın &ccedil;evrede bulunan kumsal plajlar; şehir plajı, yılancı burnu plajı, kadınlar denizi plajı, kuştur plajı, kilometrelerce uzanan sahil siteleri plajı ve Milli Park&#39; da bulunan i&ccedil;meler, aydınlık, kavaklı, karasu ve dip burun koylarındaki plajlar, tatiliniz boyunca dinlenmek, eğlenmek ve g&uuml;neşlenmek i&ccedil;in tatilcilere ideal ortamlar sunar. &Ouml;zellikle Milli Parkın doğal ortamında korunan plajlar, sizlere hi&ccedil;bir yerde g&ouml;remeyeceğiniz kadar temiz ve berrak sularda y&uuml;zme imkanı sağlar. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/132/kusadasi.html" target="_blank" title="KUŞADASI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/186.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/132/kusadasi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ASHAB-I KEHF (YEDİ UYUYANLAR)</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Ashab-ı Kehf </strong><br /><br />Geleneksel anlamda hik&acirc;yeye g&ouml;re Ashab-ı Kehf denilen gen&ccedil;ler, bug&uuml;n yeri konusunda &ccedil;eşitli rivayetler bulunan Efsus şehrinde yaşıyorlardı. Bunlardan altısı sarayda g&ouml;revli, h&uuml;k&uuml;mdara yakın kimselerdi ve h&uuml;k&uuml;mdarın m&uuml;şavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara &ldquo;Ashab-ı Yemin&rdquo; denmiştir. H&uuml;k&uuml;mdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş&#39;tur. Bunlara da &ldquo;Ashab-ı Yesar&rdquo; denmiştir.<br /><br />H&uuml;k&uuml;mdarın Roma imparatorlarından Diocletian (284 - 305) (Gaius Aurelius Valerius Diocletianus) olduğu, ya da Domitianus (271-272) veya Decius (249-251) olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir. Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur. Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp &ouml;ld&uuml;rtm&uuml;şt&uuml;. H&uuml;k&uuml;mdar bir ihbar &uuml;zerine saraydaki putperest olmayan gen&ccedil;lerin durumlarını &ouml;ğrendi. Onları &ccedil;ağırıp tehdit etti, onlar inan&ccedil;larından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus&rsquo;u inan&ccedil;larına davet ettiler. H&uuml;k&uuml;mdar onların eski g&uuml;nlerine d&ouml;nmeleri i&ccedil;in zaman tanıdı. Gen&ccedil;lerde inan&ccedil;larını korumak i&ccedil;in şehre yakın bir dağ y&ouml;n&uuml;ne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir &ccedil;oban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. &Ccedil;obanın k&ouml;peği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında &ccedil;obanın g&ouml;sterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur&#39;an&#39;daki Kehf suresinin 10. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.)<br /><br />Hikayenin devamına g&ouml;re h&uuml;k&uuml;mdar, Efs&ucirc;s&rsquo;a gelip, onları sorar. Ka&ccedil;tıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı &ouml;ğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları &ouml;ld&uuml;rmek maksadıyla kapattırır. İnanca g&ouml;re gen&ccedil;ler &ouml;lmez, y&uuml;zyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar s&uuml;re kaldıkları tam olarak bilinmemekle birlikte Kehf suresinde bu s&uuml;reyi 300 sene olarak belirtir.[kaynak belirtilmeli]<br /><br />Ashab-ı Kehf uyandıklarında ge&ccedil;miş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir. Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve i&ccedil;lerinden birini şehre g&ouml;ndermeleri Kur&#39;an&#39;da ge&ccedil;er. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha&rsquo;nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun g&ouml;r&uuml;rler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde &ccedil;ok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi ge&ccedil;en zamanın farkına varır ve o zamanın h&uuml;k&uuml;mdarının yanına g&ouml;t&uuml;r&uuml;l&uuml;r. İnanca g&ouml;re bu h&uuml;k&uuml;mdar gen&ccedil;lerin dinindendir. Başlarından ge&ccedil;enleri h&uuml;k&uuml;mdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.<br /><br />Bazıları sahabelerden Ali&#39;nin, Ashab-ı Kehf&rsquo;e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf&#39;in uykudan uyanıp onları g&ouml;rd&uuml;klerini ileri s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Ayrıca bu s&ouml;ylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed&rsquo;e iman ettiklerini bildirip ve sel&acirc;m g&ouml;nderip dua istedikleri de eklenir. Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf&#39;in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Yine de bu iddiaların, veya hik&acirc;yede genelde ge&ccedil;en isim, yer, zaman ve bazı olayların ger&ccedil;ek temelleri tartışmalıdır. Kur&#39;an&#39;da ise bu yorumlara dair hi&ccedil;bir şey yoktur.<br /><br /><strong>Hristiyanlık&#39;ta Yedi Uyurlar </strong><br /><br />Bu efsane Hristiyanlık&#39;ta &quot;yeniden dirilme&quot; inancının kanıtı olarak g&ouml;sterilmektedir.<br /><br /><strong>Efsane </strong><br />Yedi Uyurları tasvir eden bir Orta &Ccedil;ağ el yazması.<br /><br />Efsane&#39;ye g&ouml;re 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral&#39;ın y&ouml;nettiği putperest bir &uuml;lkede 7 gen&ccedil; Hristiyalık&#39;la su&ccedil;lanır. İnan&ccedil;larını değiştirmeleri i&ccedil;in bir s&uuml;re verilir fakat, onlar d&uuml;nyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı g&ouml;ren kral &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmelerini emreder. Gen&ccedil;ler ve k&ouml;pekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar &ouml;r&uuml;lmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.<br /><br />Uzun yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir &ccedil;ift&ccedil;i mağara girişini a&ccedil;ar ve Yedi Uyurlar&#39;la karşılaşır. Şehir&#39;de ha&ccedil;lı bir s&uuml;r&uuml; bina g&ouml;r&uuml;p hayrete d&uuml;şerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya &ccedil;alıştıkları zaman Psikopos&#39;un karşısına &ccedil;ıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu s&ouml;yler.<br /><br />Bunlar Hristiyanlıkta Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.<br /><br />Efsanenin bu s&uuml;r&uuml;m&uuml; ise Kuran&#39;da ki Kehf suresinde(18. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi ge&ccedil;en kişiler Philedelphia (Bug&uuml;n &Uuml;rd&uuml;n&#39;deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru &quot;Haderanius&quot; (Hadrian)&#39;a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh&#39;un, Musa&#39;nun, İbrahim&#39;in ve İsa&#39;nın Tanrı&#39;sının tapılmaya değer olduğunu s&ouml;yler. İmparator idam edilmelerini emreder.<br /><br />Kapatıldıkları zindandan ka&ccedil;arlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir k&ouml;pek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri i&ccedil;inde geri d&ouml;nerler. Bunun &uuml;zerine komutanları mağara girişinin taş ve har&ccedil;la kapatılmasını emreder. Yedi kafir&#39;in buarada &ouml;l&uuml;me terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.<br /><br />300 yıl kadar sonra uyandıklarında, Maximillian&#39;ı şehre yiyecek almak &uuml;zere g&ouml;nderirler. 300 sene &ouml;nceki paradan ş&uuml;phelenen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini s&ouml;yler. Askerler gelir Maximillian&#39;ı yetkililere g&ouml;t&uuml;r&uuml;rler. Yetkililer ilk &ouml;nce ona inanmasalar da daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.<br /><br />Efsanenin birka&ccedil; değişik s&uuml;r&uuml;m&uuml; bulunmaktadır. Bunlardan birinde ka&ccedil;an beş gen&ccedil; vardır, yolda bir &ccedil;oban ve &ccedil;obanın Kitmir adındaki k&ouml;peği de bu beş gence katılır. &Ccedil;oban onları saklanmak &uuml;zere bu mağaraya g&ouml;t&uuml;r&uuml;r. Başka bir s&uuml;r&uuml;mde ise &ccedil;oban bu yedi gen&ccedil; ve k&ouml;peğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine g&ouml;stermiştir.<br /><br /><strong>Mağara </strong><br />Ashab-ı Kehf mağarası, Efes,Sel&ccedil;uk.<br /><br />Ashab&#39;&uuml;l Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları i&ccedil;inde olduğunu iddia eden 33 kentin d&ouml;rd&uuml; T&uuml;rkiye&#39;dedir: Afşin, Sel&ccedil;uk,Efes, Lice ve Tarsus.<br /><br />Hıristiyanlar tarafından kabul edilen s&uuml;r&uuml;mdeki mağara Sel&ccedil;uk il&ccedil;esindeki Efes antik şehrinin yakınlarındaki Panayır Dağı eteklerinde bulunmaktadır. Bu mağaranın &uuml;st&uuml;ne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya &ccedil;ıkarılmış, kazı sonucunda 5 ve 6. y&uuml;zyıla ait olan mezarlar da bulunmuştur. Yedi Uyurlar&#39;a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hem de kilise duvarlarında bulunmaktadır.<br /><br />T&uuml;rkiye&#39;de mağaranın yeri hakkındaki tartışma daha &ccedil;ok Afşin ve Tarsus il&ccedil;eleri arasında olmaktadır. Yedi Uyurlar mağarasının Afşin il&ccedil;esinde olduğunu kanıtlamak i&ccedil;in Afşin Esh&acirc;b-ı Kehf Derneği bilim adamlarından oluşan bir heyete rapor hazırlatmış ve bunu yerel mahkemede a&ccedil;tıkları keşif davası ile karara bağlatmıştır. Tarsus da Bencil&uuml;s veya Encil&uuml;s denilen dağda Tarsus&#39;a iki saat uzaklıktaki mağarayı tefsirler, tarihi kaynaklar ve arşiv belgelerine dayanarak Esh&acirc;b-ı Kehf mağarası olarak g&ouml;stermektedir.<br /><br />Ashab-ı Kehf, Diyarbakır&#39;da da bir mek&acirc;na isim olmuştur. Kuranda mağara ile ilgili Kehf s&uuml;resinin 17. ayetinde &quot; G&uuml;neş doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına meylettiğini, battığı zamanda sol tarafa gittiğini g&ouml;r&uuml;rd&uuml;n. Onlar mağaranın kuytu bir k&ouml;şesinde idiler. Bu , Allah&#39;ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet verirse hidayeti bulur. Kimi sapıklıkta bırakırsa onu, irşat edecek bir dost bulamazsın. &quot; şeklinde yapılan tasvire g&ouml;re y&ouml;n tespitinin de uyduğu Licedeki mağara diğer kitaplarda da tasvir edilene en &ccedil;ok benzeyen mağaradır. Yerden y&uuml;ksekte ve &uuml;zerinde g&ouml;lgelik şeklinde &ccedil;ıkıntı olan bu yer i&ccedil;eriye doğru girintili bir mağaradır ki tanıma en &ccedil;ok uyan mağaradır.12.yy civarlarında Artuklu h&uuml;k&uuml;mdarı Melik Adil burayı restore ettirip bir kitabe yaptırmıştır. &Uuml;nl&uuml; tarih&ccedil;i Abdulrezzak Semerkandi&#39;nin 527 yıl &ouml;nceki bir eserinde ş&ouml;yle bir ifade ge&ccedil;mektedir; &quot;(Sultan &Uuml;veys, Lice&#39;deki Ashab-ı Kehf&#39;e Bing&ouml;l &uuml;zerinden sefer d&uuml;zenledi ve Muş Ovası&#39;na vardı)&quot;. Buna karşın Ashab-ı Kehf tartışmalarında Lice Deyr-i Rakiym (Duru K&ouml;y) adının fazla yer almaması eleştiri konusu olmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/131/ashab_i_kehf_(yedi_uyuyanlar).html" target="_blank" title="ASHAB-I KEHF (YEDİ UYUYANLAR)"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/189.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/131/ashab_i_kehf_(yedi_uyuyanlar).html</link>
		  </item><item>
			<title>MERYEM ANA EVİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Meryem Ana Evi, İzmir Sel&ccedil;uk&#39;taki B&uuml;lb&uuml;ldağı&#39;nda İsa&#39;nın annesi Meryem&#39;in son yıllarını St. Jean (Yuhanna) ile birlikte ge&ccedil;irdiğine inanılan kilise. Hıristiyanlar i&ccedil;in hac yeridir. Bug&uuml;ne kadar papalar tarafından ziyaret edilmişliği vardır.<br /><br />Meryem&#39;in mezarının da B&uuml;lb&uuml;ldağı&#39;nda olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;r.<br /><br />Efes antik kentin &uuml;st kapısının yanından ge&ccedil;ilerek &ccedil;ıkılan Meryem Ana &ouml;ren yerinde, K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir Bizans Kilisesi bulunmaktadır. Burada İsa Peygamber&rsquo;in annesi Meryem&rsquo;in yaşadığına ve &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;ne inanılır. Hristiyanlar yanında M&uuml;sl&uuml;manlarca da kutsal sayılır ve ziyaret edilir, hastalara şifa aranır, adaklar adanır. Kilise&rsquo;nin Meryem Ana adını alması 431 yılında Efes&rsquo;te toplanan Ek&uuml;menik Meclis&rsquo;in Meryem&rsquo;in İsa&rsquo;yı Tanrı&rsquo;nın oğlu olarak doğurduğuna karar vermesi ile de bağlı olabilir. Evin bulunuşu da ilgin&ccedil;tir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/130/meryem_ana_evi.html" target="_blank" title="MERYEM ANA EVİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/192.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/130/meryem_ana_evi.html</link>
		  </item><item>
			<title>BODRUM TÜRKBÜKÜ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ouml;nceden iki ayrı k&ouml;y olan G&ouml;lk&ouml;y ve T&uuml;rkb&uuml;k&uuml;, Bodrum il&ccedil;esinin G&uuml;ndoğan beldesine bağlıydı. 1999 yılında birleşen bu iki k&ouml;y&uuml;n yeni adı G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml; oldu.<br /><br /><strong>G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml;</strong><br /><br />G&ouml;lk&ouml;y&#39;&uuml;n mitolojik adı Kariandadır. Karyalılar d&ouml;neminde burada halk bağcılık ve şarap&ccedil;ılıkla ge&ccedil;imlerini sağlamaktaydılar.<br /><br />T&uuml;rkb&uuml;k&uuml;&#39;n&uuml;n ise mitolojik adı Madnasa idi. T&uuml;rklerden &ouml;nce Rum k&ouml;y&uuml; olan ve Rumb&uuml;k&uuml; adıyla anılan k&ouml;y&uuml;n ge&ccedil;im kaynağı balık&ccedil;ılıktır. T&uuml;rklerin eline ge&ccedil;mesiyle T&uuml;rkb&uuml;k&uuml; adını almıştır.<br /><br />Bodrum&#39;a yakınlığı ile de tercih edilen bu belde hem denize girme imkanı sağlıyor hem de eğlence anlamında Bodrum kadar olmasa da hareketli geceler ge&ccedil;irebileceğiniz alternatifler sunuyor.<br /><br />Yaklaşık 8 aylık uzun bir yaz d&ouml;nemi yaşanıyor G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml;&#39;nde. Tatile illa temmuz, ağustosta &ccedil;ıkalım gibi bir durum yok. Hatta kış mevsiminde nefis dilbalığından yemek i&ccedil;in bile tercih edilebilir G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml;.<br /><br />&Ouml;nceleri yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml; sakin ve sade bir k&ouml;yken, şimdilerde kara ulaşımının sağlanmasıyla İstanbul sosyetesi ve &uuml;nl&uuml;lerin de.<br /><br />G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml; -&nbsp; Antik Karya b&ouml;lgesinde G&ouml;lk&ouml;y&#39;&uuml;n mitolojik adı Karianda&#39;dır. T&uuml;rkb&uuml;k&uuml; ise antik Madnasa adıyla anılan k&ouml;yd&uuml;r. T&uuml;rklerden &ouml;nce Rum k&ouml;y olduğundan Rumb&uuml;k&uuml; adıyla anılan k&ouml;y&uuml;n ge&ccedil;im kaynağı balık&ccedil;ılıktır. T&uuml;rklerin eline ge&ccedil;mesiyle T&uuml;rkb&uuml;k&uuml; adını almıştır. G&ouml;lk&ouml;y ve T&uuml;rkb&uuml;k&uuml; k&ouml;yleri birleşerek 1999 yılında G&Ouml;LT&Uuml;RKB&Uuml;K&Uuml; BELEDİYESİ yeni bir belediye olmuştur.<br /><br />G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml; -&nbsp; Bodrum&#39;a gelmeden &ouml;nce, Torba&nbsp; sapağından d&ouml;nd&uuml;kten sonra G&ouml;lt&uuml;rkb&uuml;k&uuml; tabelasından sağa sapmanız gerekiyor. &Ouml;zel aracınız yoksa Bodrum&#39;dan seferler bulunmaktadır.<br /><br />Bodrum havaalanına 45 km, Bodrum şehir merkezine ise 20 km uzaklıktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/129/bodrum_turkbuku.html" target="_blank" title="BODRUM TÜRKBÜKÜ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/191.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/129/bodrum_turkbuku.html</link>
		  </item><item>
			<title>BODRUM GÜMÜŞLÜK</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bodrum yarımadası &uuml;zerindeki G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k doğal dokusu bozulmadan hala g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelebilen nadir ve sevimli yerlerden birisidir.<br /><br />Bodrum yarımadası &uuml;zerindeki G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k doğal dokusu bozulmadan hala g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelebilen nadir ve sevimli yerlerden birisidir.<br />Bodrum&rsquo;un &ccedil;ok hızlı kentleşmesine inat G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k doğal yapısını koruyan ve koruma altına alınmış bu değişimden hızlı kentleşmeden en şekilde en az etkilenmiştir. G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k&rsquo;&uuml;n en sevdiğim yerlerinden biriside y&uuml;r&uuml;yerek ge&ccedil;ebildiğiniz Tavşan adasında g&uuml;n batımını seyretmek. Tavşan adasında g&uuml;n batımını seyretmek oluşan o eşsiz manzara karşısında etkilenmemek b&uuml;y&uuml;lenmemek elde değil.<br />Mandalina ağa&ccedil;larının kattığı muhteşem koku ve renk c&uuml;mb&uuml;ş&uuml; G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k&rsquo;e bir başka g&uuml;zellik katmakta. Eğlence mekanlarına yakın ama sakin bir yerde tatil istiyorsanız G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k sizlere fazlasıyla yetecektir.<br />G&uuml;m&uuml;şl&uuml;k antik &ccedil;ağda Myndos kenti idi fakat daha sonralarda Myndos kentinin yerine kurulmuştur. Bodrum yarımadası &uuml;zerinde g&ouml;rebileceğiniz en sevimli yerlerden birisi.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/128/bodrum_gumusluk.html" target="_blank" title="BODRUM GÜMÜŞLÜK"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/190.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/128/bodrum_gumusluk.html</link>
		  </item><item>
			<title>XANTHOS ANTİK KENTİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Xanthos,Yakınındaki yerleşimin adıyla, Kınık olarak da anılan Xanthos (Arnna), Fethiye-Kaş yolu &uuml;zerinde, Fethiye&rsquo;ye 46 km. uzaklıkta, Kınık k&ouml;y&uuml;n&uuml;n yakınındaki Eşen &ccedil;ayının ayırdığı Muğla-Antalya il sınırındadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kent, Likya b&ouml;lgesinin (Teke Yarımadası) idar&icirc; ve din&icirc; merkeziydi. Tarihi İ.&Ouml;.VIII.y&uuml;zyıla kadar geri giden Xanthos, İ.&Ouml;. 545 yılındaki Pers istilasına kadar bağımsız bir şehir devletiydi.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kent İ.&Ouml;. 475-450 yılları arasında b&uuml;y&uuml;k bir yangın ge&ccedil;irmiş, eserleri de bu olay sırasında &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de zarar g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. İ.&Ouml;. 429-410&rsquo;daki Peloponez Savaşı&rsquo;nda, bağımsızlıklarını koruyabilmek i&ccedil;in &ouml;nceleri iyi ilişkiler i&ccedil;inde bulundukları Atinalılarla savaşmışlar ve bu tarihten sonra Atina ile ilişkileri sona ermiştir. İ.&Ouml;.333 yılında B&uuml;y&uuml;k İskender&rsquo;in b&ouml;lgeye gelmesinden sonra b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de Helenleşmişlerdi. Bu d&ouml;nemi, İ.&Ouml;. 309&rsquo;daki Ptolemaiosların egemenliği izlemiştir. Sonraları, İ.&Ouml;. 197&rsquo;de Suriye Kralı III. Antiochus&rsquo;un eline ge&ccedil;en kent parlak bir d&ouml;nem yaşamıştır. İ.&Ouml;. II. y&uuml;zyılda Xanthos, Likya Birliği&rsquo;nin başkentidir. İ.&Ouml;. 167&rsquo;de bağımsızlığına kavuşan Xanthos, İ.&Ouml;.42 yılında Romalılar tarafından işgal edilmiş, kentin batısındaki Likya Akropolisi yıkılmış, kent halkı kılı&ccedil;tan ge&ccedil;irilmiştir. Bu olaydan bir yıl sonra, Roma İmparatoru Markus Aurelius kenti yeni baştan imar etmiştir. Bizans d&ouml;neminde piskoposluk merkezi olan Xanthos, y&ouml;reye Arap akınlarının başlamasıyla I.S.VII. y&uuml;zyılda terk edilmiştir.<br /><br /><br /><strong>Xanthos&rsquo;taki Kalıntılar ve Araştırmalar</strong><br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kentin kalıntıları ilk olarak 1838 yılında Charles Fellows tarafından incelenmiştir. Fellows &ccedil;alışmaları sırasında elde ettiği t&uuml;m kabartmaları ve mimar&icirc; buluntuların &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; Londra&rsquo;ya g&ouml;t&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Bu eserlerin t&uuml;m&uuml; g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Londra&rsquo;daki British Museum&rsquo;un Likya Eserleri Seksiyonunda sergilenmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1950&rsquo;den başlayarak, başta Pierre Demargne, Pierre Devambez ve Henri Metzger olmak &uuml;zere Fransız arkeologlar tarafından kazılar yapılmıştır.G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kazıları Christian Le Roy s&uuml;rd&uuml;rmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kentin ilk kapısı Helenistik D&ouml;neme aittir. Bu kapı, batı kesimdeki Akropolise a&ccedil;ılmaktaydı. G&uuml;neydeki ana kapı ise Roma İmparatoru Vespasianus (İ.S. 69-79) tarafından yaptırılmıştır; sa&ccedil;aklığında kentin ana tanrı ve tanrı&ccedil;alarından Apollon, Artemis ve Leto&rsquo;nun kabartmalarıyla s&uuml;sl&uuml; metoplar bulunmaktaydı; bunlardan ikisi British Museum&rsquo;dadır. Anıtsal bir &ldquo;heroon&rdquo; (anıt yapı) olan ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze yalnız bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; ulaşabilmiş &uuml;nl&uuml; Nereidler Anıtı, ana kapının kuzeydoğusunda yer almaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pers sanatının etkisinin g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; İ.&Ouml;.IV. y&uuml;zyılda yapılmış anıt, kalkerden y&uuml;ksek &ccedil;ift kaidenin &uuml;zerindeki İon tapınaklarını anımsatacak mermerden bir mezar yapısı ile ta&ccedil;lanır. İon d&uuml;zenindeki s&uuml;tunlar arasında 12 Nereid heykeli vardır. H&uuml;k&uuml;mdarın zaferlerini, avlarının kutlanmasını, kurban ve yemek sahneleri gibi konuları i&ccedil;eren kabartmaları ile birlikte &uuml;st b&ouml;l&uuml;m&uuml; British Museum&rsquo;da bulunan anıtın yalnız temelleri yerinde durmaktadır. Anıtın kuzeyinde ve doğusunda, Bizans d&ouml;neminde değişikliğe uğramış iki Bazilika dikkati &ccedil;eker. Doğuda, av ve savaş sahnelerinin yanı sıra, dans&ouml;zlerin betimlendiği kabartmalarla s&uuml;sl&uuml; İ.&Ouml;.IV. y&uuml;zyıl ortalarına ait bir L&acirc;hit vardır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&uuml;neyde, kentin Helenistik d&ouml;neme ait surlarının kalıntıları g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Kuzeybatıda, Akropolisin dışında doğuda, İ.&Ouml;.IV. y&uuml;zyıla tarihlenen &ccedil;okgen sur kalıntısı bulunur. Batıda da, surların bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; algılanabilmektedir. Kuzeybatıdaki &ccedil;okgen surun kuzeyinde, 4,35 m. y&uuml;ksekliğe kadar olan b&ouml;l&uuml;m&uuml; ayakta bulunan Likya Mezar Anıtı yer alır. &Ouml;zg&uuml;n&uuml;nde Akropoliste konumlandığı anlaşılan Mezar yapısının, Tiyatro inşa edilirken bug&uuml;nk&uuml; yerine taşındığı belirtilir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akropolisin dışında, kuzeyde yer alan Tiyatro, Romalılar zamanında İ.S.II. y&uuml;zyılda yapılmıştır. İki yandaki tonozlu girişlerinin yanı sıra, yarım yuvarlak orkestrası, oturma basamakları (cavea) ve sahne binası (skene) ile iyi durumdadır. Hemen batısında, İ.S. 1. y&uuml;zyıla, Romalılar zamanına ait Kule Mezar kalıntısı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Kuzeyinde ise, İ.&Ouml;.IV. y&uuml;zyıla, tarihlenen Likya Mezar Anıtı bulunur. Diğer mezar anıtlarından farklı olarak, 8,59 m. y&uuml;ksekliğindeki eserin 3,37 m. y&uuml;ksekliğindeki kaidesi b&uuml;y&uuml;k blok taşlarla &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş, &uuml;zerine 3,56 m. y&uuml;ksekliğindeki sivri kemerli l&acirc;hit yerleştirilmiştir. Kaidenin i&ccedil;indeki İ.&Ouml;. 540-530&rsquo;lara tarihlenen G&uuml;reşenler kabartması İstanbul Arkeoloji M&uuml;zesi&rsquo;nde sergilenmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu anıtın hemen kuzeyindeki Harpiler Anıtı 8,87 m., yekpare kaidesi 5,43 m. y&uuml;ksekliğindedir. Nereidler Anıtı gibi, Pers sanatının etkilerini yansıtan anıtın mezar odası olan g&ouml;vdesi, &ccedil;ocuklarının ve ailesinin diğer &uuml;yelerinin kurbanlarını kabul eden h&uuml;k&uuml;mdar ve eşini betimleyen mermer kabartmalarla s&uuml;sl&uuml;yd&uuml;. British Museum&rsquo;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;len &ouml;zg&uuml;n par&ccedil;aların yerine 1957 yılında al&ccedil;ı mulajları yapılmıştır. Ayrıca, &ouml;l&uuml;lerin ruhlarını simgeleyen kadın fig&uuml;rlerini taşıyan sirenler de tasvir edilmiştir. Kabartmaların &uuml;slubuna g&ouml;re, Mezar Anıtı İ.&Ouml;. 480-470&rsquo;lere yerleştirilmektedir. Kuzeyindeki kare pl&acirc;nlı Agora, Romalılar zamanında, İ.S.II.-III. y&uuml;zyıllarda yapılmış olmalıdır. S&uuml;tunlu d&ouml;rt hol&uuml; ile kapıları g&ouml;r&uuml;lebilmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğudaki ana girişin yanında Bouleterion (meclis binası) bulunur. Agora&rsquo;nın kuzeydoğusundaki yaklaşık 11 m. y&uuml;ksekliğindeki Yazıtlı Stel, iki basamaklı krepis (mezar odası) &uuml;zerinde y&uuml;kselen d&ouml;rt tarafı yazıtlı kaide, dışa taşkın d&uuml;z &ccedil;atı ve aslanlı kaide &uuml;zerinde oturan h&uuml;k&uuml;mdar heykelinden oluşmaktaydı. &Uuml;stteki heykel dışında, diğer kısımları b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de korunabilmiştir. Kaidenin &uuml;zerinde yer alan mezar odasındaki h&uuml;k&uuml;mdarın zaferlerini betimleyen kabartmaların bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; British Museum&rsquo;da, geri kalanları ise İstanbul Arkeoloji M&uuml;zeleri&rsquo;nde bulunmaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kentin kuzeydoğusunda, surların yakınındaki Aslanlı Mezarın kaidesi yerde durmakta, İ.&Ouml;. 550-540&rsquo;lara tarihlenen kabartmalarıyla mezar odası British Museum&rsquo;da yer almaktadır. Bu eser, Xanthos&rsquo;taki bilinen en erken tarihli mezar yapısıdır. Aslında Aslanlı Mezarın kuzeybatısında, Roma Akropolisinde kaidesi g&ouml;r&uuml;len ve İ.&Ouml;.IV. y&uuml;zyıla yerleştirilen Payava Mezar Anıtı da British Museum&rsquo;da bulunmaktadır. Yine Roma Akropolis&rsquo;inde konumlanmış Kule Mezar İ.&Ouml;. IV. y&uuml;zyıla aittir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kuzeyde Nekropolis&rsquo;teki kayaya oyulmuş mezarların ve l&acirc;hitlerin farklı d&ouml;nemlere ait olduğu belirtilmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bunlardan, boğaya saldıran aslanların betimlendiği L&acirc;hit, İ.&Ouml;.V. y&uuml;zyıl ortalarına tarihlenmektedir. Surlarla kuşatılmış Akropolisin i&ccedil;inde, kuzeydoğuda ise Bizans Kilisesi yer alır. Batı kesiminde, yalnız kaidesi g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelebilmiş Artemis Tapınağı, doğusunda Bizans Sarnıcı ile bir ev kalıntısı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Kentin g&uuml;neydoğu k&ouml;şesinde de, doğrudan sert toprağa oturan ve birka&ccedil; odadan oluşmuş evler dikkati &ccedil;eker.<br /><br />&nbsp;<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pers ordusu, başında komutanları olduğu halde Xanthos Ovasına indiği zaman, Xanthoslular bitmez t&uuml;kenmez kuvvetlere karşı az sayı ile d&ouml;v&uuml;şt&uuml;ler, yiğitlikte nam saldılar, ama yenildiler, kentlerine geri atıldılar, kadınları, &ccedil;ocukları, hazineleri ve k&ouml;leleri kaleye doldurdular. Alttan, yandan ateşe verdiler. &Ouml;yle ki yangın kaleyi yerle bir etti. Bundan sonra birbirlerine korkun&ccedil; yeminlerle bağlanarak d&uuml;şmana saldırdılar ve Xanthosta oturanların t&uuml;m&uuml; de savaşarak &ouml;ld&uuml;ler.&quot;<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Heredot M.&Ouml;. 545 yılında Lykialıların Pers komutanı Harpagosa karşı savaşını b&ouml;yle anlatmaktadır. Bu ateşten yalnızca o sırada başka yerlerde bulunan Xanthoslular kurtulabilmişler, daha sonra şehirlerine gelerek şehri yeni baştan kurmuşlardır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Burada Xanthosun M.&Ouml;. V. y&uuml;zyılda varolduğunu anlıyoruz. M.&Ouml;. 1200 yılında yapılan Troya Savaşı sırasında başlarında Xanthoslu Sarpedon olduğu halde Lykialılar Troya Savaşına katılmışlardır. Bu da bize g&ouml;steriyor ki Xanthos M.&Ouml;. 1200 yıllarında da vardır. Fakat, g&ouml;rkemli ama talihsiz bu şehir M.&Ouml;. 475 - 450 sırasında bu kez bir yangın felaketiyle karşılaşmış, baştan başa yanmıştır. Kazılarda bu tarihlere ait kalın bir k&uuml;l tabakası ortaya &ccedil;ıkarılmıştır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; M.&Ouml;. 429da Melesandros isimli Atinalı bir komutan vergi toplamaya kalkınca t&uuml;m Lykialılar birleşerek yine ona karşı koyarlar. Bu savaşta Melesandros &ouml;l&uuml;r ve Atina ile olan ilişkiler da sona erer. M.&Ouml;. 333de İskenderin eline ge&ccedil;en Xanthos, İskenderin &ouml;l&uuml;m&uuml;yle M.&Ouml;. 309da Ptolemaiosların eline ge&ccedil;er. Daha sonra da Suriye Kralı III. Antiokhosun eline ge&ccedil;en Xanthosu bu d&ouml;nemde b&uuml;y&uuml;k bir gelişme i&ccedil;inde g&ouml;r&uuml;r&uuml;z.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; M.&Ouml;. II. y&uuml;zyılda Xanthos Lykia Birliğinin başşehridir. Bir ara Rodos y&ouml;netimine verilen Xanthos, Rodosluların y&ouml;netimine karşı gelerek &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne kavuşmuştur. Tarihi boyunca b&uuml;y&uuml;k istil&acirc;lar ve felaketler ge&ccedil;iren Xanthosu Roma d&ouml;neminde M.&Ouml;. 42 yılında Brutus işgal eder. Lykia akropol&uuml;n&uuml; yerle bir ederek Xanthosluları kılı&ccedil;tan ge&ccedil;irir. Xanthoslular Brutusa teslim olmamak i&ccedil;in yine topluca intihar ederler. Kucağında &ccedil;ocuğu ile bir kadının ateşe atladığını g&ouml;ren Brutus &ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;r ve askerlerine, Xanthosluları kurtaranları &ouml;d&uuml;llendireceğini s&ouml;ylerse de &ccedil;ok ge&ccedil; kalır. Hemen bir yıl sonra ise Marcus Antoninus, Brutusun a&ccedil;tığı yaraları sarmak i&ccedil;in Xanthosa elini uzatır ve şehri yeni baştan imar eder. Roma İmparotoru Vespasianus da bu şehre dost&ccedil;a davranmış olmalı ki adına bir tak dikilmiştir. M.S. II. y&uuml;zyılda Romanın yanında Lykialı zenginler de Xanthosa yardım etmişlerdir. &Ouml;rneğin Licinius Langosun şehirde bir hamam yaptırdığını biliyoruz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bizans d&ouml;neminde bir piskoposluk merkezi olan Xanthos, Arap akınları başlayınca terk edilmiştir. Xanthosu ilk defa 1838 yılında Ch. Fellows keşfetmiş, bu kişi b&uuml;t&uuml;n r&ouml;lyefleri ve b&uuml;y&uuml;k mimari par&ccedil;aları s&ouml;kerek, Pataraya yanaşan harp gemisiyle Londraya taşımıştır. Bug&uuml;n British Museumun Lykia salonunda buradan g&ouml;t&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş olan bir&ccedil;ok eser sergilenmektedir. 1950den beri kazı Fransızlar tarafından yapılan Xanthosu &ouml;nce Dr. Pierre Demargne, sonra Prof. Dr. Henri Metzger kazmıştır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Xanthos, Fethiye - Kaş yolu &uuml;zerinde, Fethiyeye 55 km uzaklıktadır. Kınık K&ouml;y&uuml;n&uuml;n yakınında Eşen &Ccedil;ayının ayırdığı Muğla - Antalya il sınırı &uuml;zerindedir. Kınık K&ouml;y&uuml;n&uuml;n hemen yanından Xanthos harabelerine &ccedil;ıkılır. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/127/xanthos_antik_kenti.html" target="_blank" title="XANTHOS ANTİK KENTİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/193.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/127/xanthos_antik_kenti.html</link>
		  </item><item>
			<title>ANTALYA DÜDEN PARK</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Antalya, Akdeniz B&ouml;lgesi&#39;nde yer alan Antalya şehrinin aynı ismi taşıyan merkez il&ccedil;esidir.<br /><br />Antalya, T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nemli turizm merkezlerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kalei&ccedil;i ve b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli turizm yatırımları ile T&uuml;rkiye&#39;nin en &ouml;nemli turizm merkezlerinden biridir. Antalya aynı zamanda, T&uuml;rkiye&#39;nin b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli g&ouml;&ccedil; alan kentlerinden biridir.<br /><br />2010 yılı verilerine g&ouml;re Antalya şehir merkezinde 502.491 erkek, 498.827 kadın olmak &uuml;zere toplam 1.001.318 kişi yaşamaktadır.</font></p><p><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">D&uuml;den Park&nbsp;</font></strong></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yapımı hala s&uuml;rmekte olan bu doğa g&uuml;zelliği D&uuml;den </font><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><span style="font-weight: bold; line-height: 1.7; color: #ff0000; border-bottom: 3px double #ff0000; cursor: pointer">Park</span></font><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">, Antalya ili Antalya Merkez il&ccedil;esinin &Ccedil;ağlayan mahallesinde (2070. Sk) yer alıyor. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/126/antalya_duden_park.html" target="_blank" title="ANTALYA DÜDEN PARK"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/187.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/126/antalya_duden_park.html</link>
		  </item><item>
			<title>ANTALYA KAŞ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Tarih&ccedil;e </strong><br /><br />Kaş antalya ilnin en batısında yer alan turistik il&ccedil;edir.<br /><br />Kaş&#39;ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen bir&ccedil;ok harabe yeri vardır. Bunlar irili ufaklı antik yerleşimlerdir. &Ouml;rneğin T&uuml;se K&ouml;y&uuml;&#39;n&uuml;n yakınındaki al&ccedil;ak bir tepe &uuml;zerinde Tysse adında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yerleşme bulunur.<br /><br /><strong>Coğrafya</strong><br /><br />Y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; 2.231 km&sup2;&#39;dir. Batıda Eşen &Ccedil;ayı ile Muğla&#39;nın Fethiye il&ccedil;esinden ayrılır. Doğuda Kale (Demre)&#39;ye kuzeyde ise Elmalı il&ccedil;elerine komşudur. Akdeniz&#39;de tam karşısında, 1.800 m mesafede Yunanistan&#39;a bağlı Meis Adası bulunur. Antalya il merkezine 189 km mesafede yer alan Kaş&#39;ın sahil uzunluğu 70 km civarındadır.<br /><br />Kaş&#39;ta Akdeniz İklimi h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rer. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Deniz seviyesinden 700 m. y&uuml;ksekliğe kadar Akdeniz iklimi etkisi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Y&uuml;ksek kesimler ise Karasal İklim etkisindedir. Kaş Kasabası yazın Akdeniz sahillerimizin g&uuml;nd&uuml;zleri en serin yeridir. Ayrıca yazın nem oranı a&ccedil;ısından Akdeniz kıyı şeridinin en d&uuml;ş&uuml;k değerlerine sahiptir. Kışın ise hava sıcaklığının 0&#39;ın altına hi&ccedil; d&uuml;şmediği T&uuml;rkiye&#39;deki tek merkezdir.<br /><br /><strong>Ekonomi </strong><br /><br />Kaş halkı ge&ccedil;imini yaz aylarında turizm ama&ccedil;lı pansiyon, otel, ve motel işletmeciliği yaparak sağlamaktadır. İl&ccedil;e halkının &ccedil;oğunun yayla k&ouml;ylerinde toprakları mevcuttur. Ova ve yaylalarda yurdumuzun &ouml;nemli yaş sebze, meyve ve &ccedil;i&ccedil;ek &uuml;retimi yapılmaktadır. Kış aylarında da &uuml;retim seralarda yapılarak i&ccedil;te ve dışta pazarlanmaktadır. Yine y&uuml;ksek ve dağlık yerlerde elma &uuml;retiminde &ouml;nemli bir tarım girdisidir. Aynı zamanda balık&ccedil;ılık da &ouml;nde gelen ge&ccedil;im kaynaklarındandır.<br /><br /><strong>N&uuml;fus </strong><br /><br />İl&ccedil;enin n&uuml;fusu 2000 genel n&uuml;fus sayımına g&ouml;re 47.519&#39;dur. Bunun 7.800&#39;&uuml; il&ccedil;e merkezinde, 41.158&#39;i ise kasaba ve k&ouml;ylerde yaşamaktadır.<br /><br />İl&ccedil;e bağlısı olarak merkez hari&ccedil; olmak &uuml;zere il&ccedil;e merkezine bağlı; 5 belde, 48 k&ouml;y ve ? mahalleden oluşmaktadır.<br /><br /><br />Yıllara g&ouml;re il&ccedil;e n&uuml;fus verileri<br />Yıllar &nbsp;&nbsp; &nbsp;Merkez &nbsp;&nbsp; &nbsp;K&ouml;yler &nbsp;&nbsp; &nbsp;Toplam<br />2009 &nbsp;&nbsp; &nbsp; 15065 &nbsp;&nbsp; &nbsp;18854<br />2000 &nbsp;&nbsp; &nbsp; 7800 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; 41158 &nbsp;&nbsp; &nbsp;47519<br />1997 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1990 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; 4560 &nbsp;&nbsp; &nbsp; 3568 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; 40245<br />1985 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1980 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1975 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1970 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1965 &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />1960 &nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br /><strong>Turizm </strong><br /><br />Kalkan ve Gelemiş K&ouml;y&uuml;&#39;nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş &ouml;zellikle dalgı&ccedil; turizmi bakımında &uuml;lkemizin &ouml;nde gelen merkezlerinden biridir.<br /><br />Meis Adası&#39;na en yakın noktayı oluşturan Kaş&#39;ta tarihi eserleri ve doğa g&uuml;zellikleriyle &ouml;nemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan &Ccedil;ukurbağ Yarımadası &uuml;zerinde yakın zamanda yapılan oteller bulunur. Kaş&#39;ın i&ccedil;inde B&uuml;y&uuml;k &Ccedil;akıl Plajı, K&uuml;&ccedil;&uuml;k &Ccedil;akıl Plajı ve Ak&ccedil;agerme Plajı&#39;nda denize girmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Ayrıca kayıkla Limanağzı plajı&#39;na gidilebilir.<br /><br />Kaş&#39;ın etrafında yer alan 6 adet mağaradan Kaş&#39;a 18 km. uzaklıktaki Mavi Mağara, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, g&uuml;vercinleri ile &uuml;nl&uuml; G&uuml;vercinlik Mağarası en &uuml;nl&uuml; olanlardır.<br /><br />Kaş&#39;ta artan turizm faaliyetleriyle birlikte, trekking, dağcılık, rafting gibi doğa sporları da gelişmektedir. G&ouml;mbe&#39;deki Yeşilg&ouml;l ve U&ccedil;arsu Şelalesi turist &ccedil;eken doğa alanlarındandır. Akdağ&#39;ın dibinde bulunan G&ouml;mbe, Kaş&#39;tan 70 km uzaklıktadır. Akdağ ise Batı Toroslar&#39;da Kızlar Sivrisi&#39;nden sonra en y&uuml;ksek zirvesidir.[kaynak belirtilmeli]<br /><br />G&ouml;mbe&#39;de Komba antik kenti ve buradan 13 km. uzaklıkta Nisa antik kenti vardır. Ayrıca Kaş i&ccedil;inde Kandyba antik kenti vardır. Kaş&#39;a 12 km uzaklıkta Phellos antik kenti bulunur.<br /><br />Turistik a&ccedil;ıdan &ouml;nemli olan Kekova&#39;daki batık şehre Kaş&#39;tan tekne ile gidildiği gibi karadan &Uuml;&ccedil;ağız&#39;a gidilip kayıkla da gezilebilir. .<br /><br />İl&ccedil;ede dalgı&ccedil;lık ve yama&ccedil; paraş&uuml;t&uuml; başta gelen sporlar arasındadır. T&uuml;rkiye&#39;nin en iyi dalgı&ccedil;lık b&ouml;lgesi olarak kabul edilir.<br /><br /><strong>Beldeleri </strong><br /></font></p><ul><li><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">G&ouml;mbe</font></li><li><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kalkan</font></li><li><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kınık</font></li><li><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ova</font></li><li><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yeşilk&ouml;y</font></li></ul><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/125/antalya_kas.html" target="_blank" title="ANTALYA KAŞ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/188.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/125/antalya_kas.html</link>
		  </item><item>
			<title>ERZİNCAN ALTINTEPE ANTİK KENT</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Altıntepe, Erzincan&#39;ın &Uuml;z&uuml;ml&uuml; il&ccedil;esi sınırlarında Urartu, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış eski bir yerleşim yeridir. Urartu d&ouml;neminde kurulan yerleşim yerinde halen arkeolojik kazılar s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmektedir.<br /><br />Erzincan ovasının kuzey doğu kenarında yer alan volkan konilerinden en ilgi &ccedil;ekici olanı Altıntepe&rsquo;dir. Ova seviyesinden 60 m. y&uuml;kseklikteki bu tepe ilk kez 1938 daha sonra da 1956 yıllarında yasal olmayan yollardan iki mezar&rsquo;ın soyulmasıyla adını duyurmuştur. Ardından 1959 yılında Ankara &Uuml;niversitesi &ouml;ğretim &uuml;yelerinden Prof. Dr. Tahsin &Ouml;zg&uuml;&ccedil; tarafından kazılara başlanmıştır. 1967 yılına kadar s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len kazılarda Urartu D&ouml;nemine ait &ouml;nemli mimari kalıntılar ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k eserler ortaya &ccedil;ıkarılmıştır. Kazılardan ele ge&ccedil;en malzeme yayınlanan bir&ccedil;ok makalede ve iki cilt kitapta değerlendirilmiştir. Ortaya &ccedil;ıkarılan Urartu d&ouml;nemi yapıları Anadolu arkeolojisine &ouml;nemli katkılar sağlamış ve temsil ettiği k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n tek &ouml;rnekleri olarak değerlendirilmiştir. Yaklaşık 200 m genişliğindeki tepenin &uuml;st kısmında Bizans Surları tarafından tahrip edilmiş, Urartu D&ouml;nemine ait i&ccedil; kale kapısı ve surları, tapınak-saray, apadana, i&ccedil; surların hemen dışında depo binası ile tepenin g&uuml;ney yamacında a&ccedil;ılan terasa yerleştirilen a&ccedil;ık hava tapınağı ve yeraltına yapılan 3 taş &ouml;rme mezar ortaya &ccedil;ıkarılmıştır.<br /><br />Altıntepe&rsquo;de kazıların ardından K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığı&rsquo;na devredilen kale gerektiği gibi korunamamış ve &quot;Altıntepe&quot; adından gelen cazibeyle ve &ccedil;evre de oluşturulan masallarla definecilerin iştahını kabartmış, bilimsel kazılarda b&uuml;y&uuml;k bir kısmı korunmuş olarak ortaya &ccedil;ıkarılan kalıntılar yerle bir edilmiştir. 2002 yılında Erzincan Valisi Halil İbrahim Altınok&rsquo;un duyarlılığı sayesinde kazı Bakanlar Kurulu kararıyla Atat&uuml;rk &Uuml;niversitesi Fen-Edebiyat Fak&uuml;ltesi Arkeoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;ğretim &uuml;yesi Prof.Dr. Mehmet Karaosmanoğlu&#39;na verilmiştir. 2003 yılında başlanan kazı ve restorasyon &ccedil;alışmalarına Tapınak alanında, Apadana&rsquo;da, Kale Kapısı civarında, Kilise&rsquo;de ve Sur duvarlarında devam edilmektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/124/erzincan_altintepe_antik_kent.html" target="_blank" title="ERZİNCAN ALTINTEPE ANTİK KENT"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/183.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/124/erzincan_altintepe_antik_kent.html</link>
		  </item><item>
			<title>MERSİN MERKEZ</title>
			<description><![CDATA[Mersin ili, T&uuml;rkiye&#39;nin g&uuml;neyinde Akdeniz&#39; kıyısındadır.<br /><br />Kentin kuzeyindeki Yumuktepe h&ouml;y&uuml;ğ&uuml;nde yapılan kazılarda bir&ccedil;ok katman ortaya &ccedil;ıkarılmıştır. Bunların en eskisi, M&Ouml; 6300 lere, en yenisi ise Sel&ccedil;uklu d&ouml;nemine tarihleniyor. Kazılardan &ccedil;ıkarılan eserler, Adana Arkeoloji M&uuml;zesi ve Mersin M&uuml;zesinde sergileniyor.<br /><br />Mersin&#39;in tarih sahnesine &ccedil;ıkışı 19. y&uuml;zyılın ortalarına rastlar. Bu d&ouml;nemde hen&uuml;z bir k&ouml;y olan b&ouml;lge, g&ouml;&ccedil;men bir T&uuml;rkmen aşiretine ev sahipliği yapıyor ve adını da bu aşiretten alır.Ayrıca Kapadokya b&ouml;lgesinden gelen Rumlar kent n&uuml;fusuna hakim hale gelmişler ve 1850&#39;de kentte 5.250 Ortodoks Rum&#39;a karşılık 1.600 M&uuml;sl&uuml;man yaşamaktadır.<br /><br />Kentin kaderi ise &Ouml;zellikle Amerika i&ccedil; savaşı sırasında d&uuml;nyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla &Ccedil;ukurova&#39;da gelişen pamuk &uuml;retimi ve b&ouml;lgenin 1866 da demiryolu ağına bağlanması, ile değişmiştir. Bu d&ouml;nemde Mersin hızla, &Ccedil;ukurova&#39;nın tarım &uuml;r&uuml;nlerinin ihra&ccedil; edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.<br /><br />Şehrin bug&uuml;nk&uuml; durumuna gelmesinde, şu anda azınlık olsalar da Hıristiyan Levantenlerin &ouml;nemi yadsınamaz. Şehirde halen Levantenlere ait iki Katedral bulunuyor, Latin-İtalyan Katedrali ve Arap-Ortodoks Katedrali.<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/123/mersin_merkez.html" target="_blank" title="MERSİN MERKEZ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/184.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/123/mersin_merkez.html</link>
		  </item><item>
			<title>ADANA SABANCI MERKMEZ CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[Sabancı Merkez Camii, Adana&#39;nın Reşatbey semtinde, Merkez Park&#39;ın g&uuml;neyinde ve Seyhan Nehri&#39;nin batı kıyısında yer alan cami. 1998 yılında hizmete a&ccedil;ılmıştır. 32 metre &ccedil;aplı ana kubbesi vardır. Caminin proje mimarı Necip Din&ccedil;&rsquo;tir.<br /><br />20.000 kişilik cami (a&ccedil;ık alanın d&uuml;zenlenmesiyle 28.000 kişi), son cemaat mahaliyle birlikte 6600 metrekareye yayılmıştır; 9 fil ayağı &uuml;zerine oturur. Klasik Osmanlı mimarisi tarzında yapılmıştır. Genel g&ouml;r&uuml;n&uuml;m olarak Sultan Ahmet Camii&rsquo;ne, plan ve i&ccedil; mek&acirc;n olarak Selimiye Camii&rsquo;ne benzer.<br /><br />4 yarım-kubbe, 5 kubbe, 6 minaresi vardır; bunlar 4 halife ve 4 mezhebe, İslam&rsquo;ın 5 şartına, imanın 6 şartına karşılık gelmektedir. 32 metre &ccedil;aplı ana kubbe 32 farza, avludaki 28 kubbe Kur&#39;an&rsquo;da adı ge&ccedil;en 28 peygambere, ana kubbedeki 40 pencere Hz.Muhammed / Muhammed bin Abdullah&#39;in peygamber olduğu yaşa ve 40 rekat namaza, 99 metrelik 4 minare Allah&rsquo;ın 99 g&uuml;zel ismine karşılık gelir.<br /><br />Caminin temeli 13 Aralık 1988&rsquo;de atılmıştır. 65 bin metrekarelik arsası Adana B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi tarafından T&uuml;rkiye Diyanet Vakfı&rsquo;na devredilmiş; halkın bağışları ile caminin %50&rsquo;si tamamlanmıştır. Geri kalan %50, Hacı Sabancı ve onun &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra Sabancı ailesi tarafından karşılanmış; bu nedenle başlangı&ccedil;ta Merkez Camii olması d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len adı Sabancı Merkez Camii halini almıştır.<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/122/adana_sabanci_merkmez_camii.html" target="_blank" title="ADANA SABANCI MERKMEZ CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/185.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/122/adana_sabanci_merkmez_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>ADANA BARAJ YOLU</title>
			<description><![CDATA[<font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Binlerce yıllık tarihi ge&ccedil;mişi, bu ge&ccedil;mişten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kalan sayısız tarihi eserleri, Yumurtalık ve Karataş sahillerinin doğal g&uuml;zelliği ile Torosların yemyeşil yaylaları, şifalı suları, bitki ve hayvan t&uuml;rleri bakımındın &ccedil;eşitliliği ile Adana b&uuml;y&uuml;k bir turizm potansiyeline sahiptir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ilimizin kuzey ve doğusunu kaplayan Toroslar, dağ sporları, trekking ve av turizmi a&ccedil;ısından &ccedil;ok uygun bir doğal ortama sahiptir. Ayrıca sayısız yaylalarıyla da yayla turizminin gelişmesine son derece elverişlidir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin yarattığı deniz kulakları ve sazlık alanlar eko turizm a&ccedil;ısından sınırsız olanaklar sağlamaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yazları olduk&ccedil;a sıcak ge&ccedil;tiği i&ccedil;in, y&ouml;re halkı a&ccedil;ısından yaylada yaz ge&ccedil;irmek neredeyse bir zorunluluk olmuştur. Yaylalarda kamp&ccedil;ılık, sağlık, turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara turizmi ve av turizmi gibi alternatif tuzimler bulunmaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Seyhan nehrinin yarattığı Tuzla ve Akyatan g&ouml;lleri ile Ceyhan nehrinin yarattığı Ağyatan g&ouml;l&uuml;, Ceyhan ve Yumurtalık dalyanı ile bunlara bağlı diğer lag&uuml;nler, nadir kara ve deniz canlılarıyla, kuşların &uuml;rediği ve barındığı alanları oluşturmaktadır. Bu lag&uuml;n ve dalyanların dışındaki alanlar da &quot;Kıyı Turizmine&quot; ve &quot;Yat Turizmine&quot; elverişli b&ouml;lgelerdir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bunların dışında; &Ccedil;ukurova&#39;nın i&ccedil; kesiminin bir diğer potansiyeli de canlı ekonomik yaşantısıdır. Adana, b&ouml;lgenin en b&uuml;y&uuml;k kenti ve iş merkezi olduğu gibi, gelişmiş &uuml;niversitesi, gelenekselleşmiş sosyal etkinlikleri ile de &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de &quot;Iş ve Kongre Turizmi&quot; potansiyeline sahiptir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tarihi eser y&ouml;n&uuml;nden olduk&ccedil;a zengin olan ilimizde Tepebağ h&ouml;y&uuml;ğ&uuml;, tarihi B&uuml;y&uuml;k Saati, camileri, kervansarayları, bedestenleri ve mozaik m&uuml;zesi g&ouml;r&uuml;lmeye değer yerleridir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adana ilinde toplam 65 adet b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aplı sit alanı tescil edilerek ilan edilmiştir. Bu sit alanları i&ccedil;inde; Kozan Merkez ve Seyhan il&ccedil;e merkezi gibi kentsel sitler, Misis, Magarsus, Anavarza gibi Arkeolojik Sitler, Ağyatan-Akyatan Yumurtalık&#39;la Lag&uuml;n&uuml; gibi doğal sitler bulunmaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adana&#39;da her uygarlık kendi k&uuml;lt&uuml;r &ccedil;eşitliliğini bir sonrakine aktararak bir k&uuml;lt&uuml;r mozayiği oluşturmuştur. Hititler, Romalılar, Araplar, Sel&ccedil;uklular, Ramazanoğulları, Osmanlılar, T&uuml;rkmen ve Y&ouml;r&uuml;k aşiretlerinin y&ouml;re k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n &ccedil;esitlenmesine katkıları olmuştur. &Ouml;zellikle 19. ve 20. y&uuml;zyıllarda Adana ovasında yerleşimin yoğunlaşmasıyla tarımda ve sanayileşmede b&uuml;y&uuml;k atılımların olması, y&ouml;renin k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nde b&uuml;y&uuml;k değişiklikler yaratmıştır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;ok değişik uygarlıkların yaşamına sahne olan &Ccedil;ukurova&#39;da Folklorunda zengin olması doğaldır. Tarihin &ccedil;ok eski &ccedil;ağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor &uuml;r&uuml;nlerinin hangilerinin bug&uuml;ne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile b&uuml;t&uuml;nleştiğini saptamaya olanak yoktur. Anadaolu folklorunun genel karakteristiği y&ouml;re folklorunda da, bazı değişikliklerle aynen g&ouml;r&uuml;lmektedir. Adana k&ouml;ylerinin bir kısmına hakim olan giyim tarzı, d&uuml;ğ&uuml;nler, cirit, g&uuml;reş, sinsin gibi oyunlar varlıklarını devam ettiren folklor &ouml;zellikleridir. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/121/adana_baraj_yolu.html" target="_blank" title="ADANA BARAJ YOLU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/182.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/121/adana_baraj_yolu.html</link>
		  </item><item>
			<title>SAKLIKENT KANYONU</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ak dağ`ın eteklerinde bulunan ve kelimenin tam anlamı ile doğa harikası olan saklıket kanyonu`na Fethiye-Antalya karayolu &uuml;zerinde bulunan Kemer Beldesi`nden sağa d&ouml;n&uuml;p21 km ilerlerseniz ulaşmış olursunuz.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Saklıkent`in en &ouml;nemli &ouml;zelliği binlerce yıl evvel jeolojik bir &ccedil;atlama ile oluştuğu tahmin edilen kanyonun burada bulunmasıdır.Jeolojik &ccedil;atlama sonucunda Saklıkent`i kanatları altına alan dağ ikiye ayrılmış ve bug&uuml;nk&uuml; saklıkent Vadisini oluşturmuştur.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ortalama 200 metre y&uuml;kseklikte olan bu vadinin genişlği 20 ila 30 metre arasında değişir,Tbanı normal dere yatağından farklı olarak sarp kayalarla ve b&uuml;y&uuml;k taşlarla kaplı olduğu i&ccedil;in kanyon i&ccedil;inde y&uuml;r&uuml;mek olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;t&uuml;r.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Saklıkent kanyonu`na girdikten sonra m&uuml;thiş bir &ccedil;ağıltı ile akan Kara&ccedil;ay`ın sesini duyarsınız.Kayalara tutturulmuş demir iskele &uuml;zerine d&ouml;şenen tahta korkuluk &uuml;zerinde y&uuml;r&uuml;yerek kayaların altından fışkırna temiz su kaynağına ulaşırsınız.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; İsteyenler buradan karşıya ge&ccedil;ip kanyonun derinliklerine kadar ilerleyebilirler.G&uuml;neş ışınlarının giremiyeceği kadar dar ve y&uuml;ksek olan kanyoni18 km kadar ileri doğru devam eder.Suyun dibi &ccedil;akıllı ve taşlı olduğu i&ccedil;in,kanyonu y&uuml;r&uuml;mek isteyenlerin yanlarında lastik yada bez ayakkabı bulundurmaları gerekir.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tatlı bir &ccedil;ığıltı ile d&ouml;k&uuml;len suları burada bulunan restoranlarda g&ouml;zleme yada balık yiyerek izleyebileceğiniz gibi,k&ouml;pr&uuml;y&uuml; ge&ccedil;ip ileriye gittiğiniz zaman,gizli cennetlerlede kaşılaşabilirsiniz.Gizli cennet denilen bu yerde suların i&ccedil;inde bulunan &ouml;rdeklere yiyecek atabilir,&ccedil;oşkun suların &uuml;zerine kurulmuş olan&nbsp; ve &uuml;zerlerinde y&ouml;renin kilim ve yastıkları serili olan divanlarda oturabilir,bir demli &ccedil;ay yada T&uuml;rk Kahvesi i&ccedil;erek g&uuml;n&uuml;n yorgunluğunu &uuml;zerinizden atabilirsiniz.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayaklarınız buz gibi suyun i&ccedil;inde serinlerken,karnınızı ızgara veya tavalarda kızaran balıklarla doyurabilirsiniz.Saklıkent`e ister &ouml;zel aracınızla ister Fethiye`nin merkezinden kalkan dolmuşlarla,isterseniz seyahat acentalarının d&uuml;zenlediği turlarla gidebilirsiniz.Saklıket yolu &uuml;zerinde bir &ccedil;ok g&ouml;zleme ve ayran servisi yapan yerler ve restoranlar ile nar ekşisi, zeytinyağı ve mevsimine g&ouml;re meyve satan yerlerde vardır.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/120/saklikent_kanyonu.html" target="_blank" title="SAKLIKENT KANYONU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/180.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/120/saklikent_kanyonu.html</link>
		  </item><item>
			<title>FETHİYE TLOS ANTİK KENT</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tlos veya Kaleasar Fethiye&#39;ye 35 km. mesafede Yaka K&ouml;y&uuml;&#39;nde bulunmaktadır. Kent geniş bir alana yayılmasına karşın, kalıntılar akropol ve &ccedil;evresinde odaklanmıştır. Kente girişindeki akropol&uuml;n hakim g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; ziyaret&ccedil;ileri hayli etkilemektedir. Yaklaşık 500 rakımlı dik yama&ccedil;larla doğal a&ccedil;ıdan korunaklı akropol tepesinin &ccedil;evresi, yer yer sur duvarları ile tahkim edilmiştir. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akropol&uuml;n kuzeydoğu y&ouml;n&uuml;ndeki erken d&ouml;neme ait sur duvarları ile kaya mezarları Likya k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n &ouml;rneklerindendir. Daha &ccedil;ok doğu ve g&uuml;neydoğu kesimde izlenen sur duvarları ise Roma D&ouml;neminde inşa edilmiştir. Bunların Bizans D&ouml;neminde de onarım g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bilinmektedir. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu onarımda değişik yapı kalıntılarıyla lahit mezarların taşlarından yararlanılmıştır. En &uuml;stte devşirme taşlarla yapılan ge&ccedil; d&ouml;nem yapı grubu 19. y&uuml;zyılda b&ouml;lgeye hakim Ali Ağa isimli beyin yerleşimine ait kalıntılardır. Akropol&uuml;n eteğinde g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze yalnızca birka&ccedil; oturma sırası kalmış stadyum, hamam, tiyatro ve kilise kalıntıları yer almaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tlos&#39;ta mevcut bulunan antik tiyatro tamamen sahipsiz kalmış, stadyumun i&ccedil;erisine k&ouml;yl&uuml; halk tarafından sebze ekilmiş aynı zamanda yer yer &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml;ler olmuş ve alt kısımda yer alan kalıntılarda g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmıştır. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akropol değişikliğe uğramış ama orijinal mimari yapısını korumuş sadece eklentiler kendisini belli etmektedir. Aynı şekilde hamam ve kilisenin olduğu taraf ve şehrin merkezinin bu yayılımı belirlenmemiş koruma altına alınmamış. Kente giderken yer yer tarlalar i&ccedil;erisinde lahit anıt mezar gibi kalıntılar g&ouml;ze &ccedil;arpar. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; K&ouml;y dağınık yayılım g&ouml;stermekte olduğundan şehirin &uuml;zerine ya da yanına kurulu demek doğru olmaz. Fethiye-Saklıkent yolundan 4 km kadar i&ccedil;eridedir. Tamamen ihtişamlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; olmasına rağmen k&uuml;lt&uuml;r bakanlığınca sadece bir bek&ccedil;i ile değerlendirilmiştir.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/119/fethiye_tlos_antik_kent.html" target="_blank" title="FETHİYE TLOS ANTİK KENT"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/179.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/119/fethiye_tlos_antik_kent.html</link>
		  </item><item>
			<title>DALYAN CAMPİNG</title>
			<description><![CDATA[<font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kamp alanımız g&ouml;l&uuml;n kıyısında ve 2500 yıllık Kaunos Kral Mezarlarının tam karşısındadır. Dalyan G&ouml;l&uuml; kıyısında kurulu olan bu kamp alanında &ccedil;adırda, bungalovda yada karavanda kalabilirsiniz. Dalyan&#39;daki tek &ccedil;adır ve karavan alanı olan Dalyan Kamping aslında k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve sevimli bir bah&ccedil;e.<br /><br />&nbsp;&nbsp; &Ccedil;adırınızı ağa&ccedil;ların altında d&uuml;z &ccedil;imen zeminimizde kurabilirsiniz. Eğer &ccedil;adırınız yoksa bizden temin edebilirsiniz.<br /><br />&nbsp;&nbsp; Eğer &ccedil;adır yerine bungalov tercih ederseniz, kampımızda 5 tanesi k&uuml;&ccedil;&uuml;k 3 tanesi b&uuml;y&uuml;k ve duşlu tuvaletli olmak &uuml;zere ağa&ccedil;tan yapılmış 8 adet bungalovumuz vardır. Yatakları ihtiyacınıza g&ouml;re tekli, &ccedil;iftli, tekli ve &ccedil;iftli yada 2 &ccedil;iftli olmak &uuml;zere ayarlayabiliriz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kampımızda 18 adete kadar karavan yada motokaravan koyacak alanımız mevcuttur. Karavanlara elektrik kampımızda muhtelif yerlerde bulunan elektrik panolarından temin edilmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Duşlar, tuvaletler ve lavobalar kampın orta noktasındaki komple fayans binamızda fazlasıyla mevcuttur. Sıcak su, tuvalet kağıdı, kağıt pe&ccedil;ete, sabun ve diğer temizlik malzemeleri kesintisiz olarak bizim tarafımızdan temin edilmektedir. &Ccedil;amaşır makinemizde bu binadadır. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &uuml;cret karşılığında &ccedil;amaşır yıkayabilirsiniz, &ccedil;amaşır deterjanıda bizden.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tam kapasite restaurant mutfağımız, a&ccedil;ık b&uuml;fe kahvaltı, &ouml;ğle yemeği, akşam yemeği ve ızgara &ccedil;eşitlerini her g&uuml;n kamp&ccedil;ılarımıza sunmaktadır. D&uuml;nyaca meşhur mavi yengec&#39;te men&uuml;m&uuml;zde bulunmaktadır. Ayrıca yenilenen barımızda televizyonunuzu seyrederek yada canlı m&uuml;zik dinleyerek bar keyfi yapabilirsiniz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&uuml;nd&uuml;z yada gece yenilenen iskelemizde g&ouml;le girerek serinleyebilirsiniz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; 40 kişi kapasiteli terasımızda kendi yaptığınız veya bizden istediğiniz yemekleri eşsiz dalyan manzarasında yerken&nbsp;&nbsp;&nbsp; yada i&ccedil;kilerinizi yudumlarken Dalyan Camping&#39;in ne kadar &ouml;zel bir yer olduğunu bir kez daha g&ouml;zlemliyeceksiniz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her t&uuml;rl&uuml; ihtiyacınızı kampımızın hemen yanında bulunan bakkal ve marketten yada merkezdeki d&uuml;kkanlardan veya haftalık cumartesi pazarından temin edilebilirsiniz.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her t&uuml;rl&uuml; mutfak ihtiyacınız karşılayabileceginiz m&uuml;şteri mutfağımızda buzdolabı, ocak, lavabo ve diğer malzemeler mevcuttur.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dalyan&#39;a ulaşmak i&ccedil;in Muğla&#39;nın Ortaca İl&ccedil;esindeki otogardan 15 dakikada bir kalkan minib&uuml;sleri kullanabilirsiniz. Dalyan Merkez&#39;e geldiğinizde Dalyan Kamping tabelasını g&ouml;receksiniz. Bu b&ouml;lgede &ccedil;adırda konaklamak i&ccedil;in tek alan burası olduğundan sorarak da kolaylıkla bulabilirsiniz.<br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/118/dalyan_camping.html" target="_blank" title="DALYAN CAMPİNG"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/178.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/118/dalyan_camping.html</link>
		  </item><item>
			<title>SULTANHANI KERVANSARAY</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; T&uuml;rkiye&#39;deki ve D&uuml;nya&#39;daki en b&uuml;y&uuml;k kervansaraydır. Sel&ccedil;uklu Devleti zamanında yapılmış olan kervansaray ticaret yolları &uuml;zerinde olduğundan hem konaklama hem de ticaret yollarının g&uuml;venliğini sağlamak i&ccedil;in Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kervansaray Sel&ccedil;uklu Mimarisinin en m&uuml;kemmel bir &ouml;rneğidir. Kervansaray 4868 metrekarelik &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml; ile&nbsp; g&ouml;rkeminin, heybetinin, D&uuml;nya&#39;da tek olmasının sebebini aslında kendisi a&ccedil;ıklamaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yazlık ve kışlık&nbsp; olmak &uuml;zere iki b&ouml;l&uuml;mden oluşan kervansaray tipik Sel&ccedil;uklu mimarisinin bir &ouml;rneğidir. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fakat s&uuml;slemeleri, taş yapısı, s&uuml;tunları m&uuml;kemmel bir g&ouml;rkeme sahiptir. Dıştan Boyu :116,90 metre,Yazlık kısım 61,75 metre eni 49,35 metredir. Kışlık kısım ise 55,15 metre eni 32,90 metredir.</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kervansarayın yazlık b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n ortasında ise bir k&ouml;şk mescit bulunmaktadır. Bu mescit 4 s&uuml;tun &uuml;zerine kurulmuştur. T&uuml;rk yapı geleneğine g&ouml;re yapılan kervansarayın giriş kapısı Doğu&#39;ya&nbsp; doğru a&ccedil;ılmaktadır.<br /></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/117/sultanhani_kervansaray.html" target="_blank" title="SULTANHANI KERVANSARAY"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/177.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/117/sultanhani_kervansaray.html</link>
		  </item><item>
			<title>HABİTAT GARDEN RESTAURANT & CAFE</title>
			<description><![CDATA[<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/116/habitat_garden_restaurant_&_cafe.html" target="_blank" title="HABİTAT GARDEN RESTAURANT & CAFE"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/176.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/116/habitat_garden_restaurant_&_cafe.html</link>
		  </item><item>
			<title>İZMİR ÇEŞME</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif"><font size="2"><strong>&Ccedil;eşme </strong><br /><br />&Ccedil;eşme il&ccedil;esi, İzmir ilinin batısında yer alır. Doğudan Urla, kuzeyden Karaburun, batı ve g&uuml;neyden Ege Denizi ile &ccedil;evrilidir. Deniz seviyesinden y&uuml;ksekliği 5 metredir. Y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml; 260 km&sup2;&#39;dir. 1 beldesi (Ala&ccedil;atı) ve 4 k&ouml;y&uuml; bulunmaktadır. Tarihteki on iki İyon kolonisinden biridir.<br /><br />2007 yılı Genel N&uuml;fus Sayımına g&ouml;re, il&ccedil;enin toplam n&uuml;fusu 27.796&rsquo;dır. Bu n&uuml;fusun 17.950&rsquo;si şehir merkezinde, 9.846&rsquo;sı ise belde ve k&ouml;ylerde yaşamaktadır. İl&ccedil;ede 13 ilk&ouml;ğretim okulu, 5 orta&ouml;ğretim kurumu bulunmakta; 4.532 &ouml;ğrencinin eğitim g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; okullarda, 247 &ouml;ğretmen g&ouml;rev yapmaktadır.<br /><br />Sağlık hizmetleri 1 devlet hastanesi, 2 sağlık ocağı, 1 sağlık evi tarafından verilmektedir. Bu kurumlarda 27 doktor, 4 sağlık memuru, 26 hemşire ve 28 ebe g&ouml;rev yapmaktadır. İl&ccedil;ede ekonomik yapıyı turizm belirlemektedir. İ&ccedil; ve dış turizm a&ccedil;ısından &uuml;lkemizin sayılı merkezlerinden olan &Ccedil;eşme&rsquo;nin, turizmdeki &ouml;neminin &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda &ccedil;ok daha artacağı &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilir. Yarımadanın ilk antik yerleşim yeri olan Ildırı (Erythrai), il&ccedil;enin g&ouml;r&uuml;lmeye değer tarihi zenginliklerinden biridir.<br /><br />Pausanias&rsquo;a g&ouml;re, Erythrai (Ildırı), Giritliler tarafından kurulmuştur. M&Ouml; 7. y&uuml;zyılda tiranlar tarafından y&ouml;netilen kent M&Ouml; 560 tarihinde Lidya egemenliğine girmiştir. Kent İskender tarafından &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne kavuşturulana dek Pers egemenliğinde kalmıştır. Olduk&ccedil;a g&uuml;zel taş iş&ccedil;iliğine sahip surlarla &ccedil;evrilidir. Kentte yapılan arkeolojik &ccedil;alışmalarda, M&Ouml; 7. y&uuml;zyılın 2. yarısına tarihlenen Athena Tapınağı ve Tiyatrosu a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarılmıştır.<br /><br />&Ccedil;eşme y&ouml;resi, 11. y&uuml;zyıl sonlarında b&uuml;y&uuml;k T&uuml;rk denizcisi &Ccedil;aka Bey ile T&uuml;rk egemenliğiyle tanışmıştır. Osmanlı egemenliğine ge&ccedil;işi, 14. y&uuml;zyıl sonlarındadır. En &ccedil;arpıcı Osmanlı eserlerinden biri burada bulunan &Ccedil;eşme Kalesi&rsquo;dir. &Ccedil;eşme ve &ccedil;evresinde yapılan kazılarda elde edilen eserler &Ccedil;eşme Kalesi i&ccedil;indeki m&uuml;zede sergilenmektedir. Kaleye ek olarak bir de kervansaray bulunmaktadır.</font></font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ccedil;eşme Kalesi ve M&uuml;zesi &Ccedil;eşme&#39;nin en &ccedil;ok ziyaret edilen tarihi eseri II. Beyazıt&#39;ın yaptırdığı kale bug&uuml;n m&uuml;ze olarak kullanılmaktadır. &Ccedil;eşme kalesi ise, 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet&#39;e yaptırılmıştır. Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmıştır. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bug&uuml;nk&uuml; konumunu almıştır.<br /><br />&nbsp;<br />&Ccedil;eşme SahilKale ve liman, ticaret ve savaş gemilerini k&ouml;t&uuml; hava koşullarına ve d&uuml;şman saldırılarına karşı korumaktaydı. Kalenin g&uuml;ney kapısı, Osmanlı mimarisinin b&uuml;t&uuml;n &ouml;zelliklerini taşımaktadır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar &ccedil;ok iyi bir şekilde korunarak gelen kale i&ccedil;inde &Ccedil;eşme Arkeoloji M&uuml;zesi yer almaktadır.<br /><br />&Ccedil;eşme M&uuml;zesi ilk defa 1965 yılında İstanbul Topkapı M&uuml;zesi&#39;nden getirilen silahlarla silah m&uuml;zesi olarak ziyarete a&ccedil;ılmış olup, 1984 yılına kadar b&ouml;yle devam etmiştir. M&uuml;zede bulunan silahlar salondaki aşırı nemden dolayı oksitlenerek bozulmaya başladığından, İzmir Arkeoloji ve &Ouml;demiş m&uuml;zelerine devredilmiştir. Aynı teşhir salonu d&uuml;zenlenerek 1964 yılından beri devam eden Ildırı (Erythrai) antik şehrinde yapılan kurtarma kazılarından elde edilen eserler sergilenmektedir.<br /><br />&nbsp;Kervansaray 1529 yılında Kanuni Sultan S&uuml;leyman tarafından yaptırılan iki katlı kervansaray, tipik Osmanlı d&ouml;nemi kervansaraylarından biridir. Bir benzeri de Kuşadası&#39;nda (&Ouml;k&uuml;z Mehmet Paşa Kervansarayı) bulunan yapının mimarı, Ali Pabu&ccedil;&ccedil;u&#39;nun oğlu &Ouml;mer&#39;dir. &quot;U&quot; bi&ccedil;iminde bir plana sahip olan yapının ortasında geniş bir avlu, bu avlunun &ccedil;evresinde de d&uuml;kk&acirc;n, depo ve odalar yer almaktadır. Merdivenle birinci kata &ccedil;ıkılır, burası da bi&ccedil;im bakımından zemin katına benzer. Zamanında kervansarayın misafirleri &ouml;zellikle yabancı t&uuml;ccarlarmış. Bunlar mekanı ya hayvanlarıyla geceyi ge&ccedil;irebilecekleri bir konut ya da şehirlerde mallarını koyacak ve satacak bir yer olarak kullanırlarmış. Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde otel olarak hizmet vermektedir.<br /><br />&nbsp;<br />&Ccedil;eşme meydanı Erythrai, &Ccedil;esme merkezine 27 km uzaklıkta k&uuml;&ccedil;&uuml;k adacıkları olan g&uuml;zel bir koyun &uuml;zerinde kurulmuştur. Arkeolojik kalıntılarda M&Ouml; 3000 de Erythoros y&ouml;netiminde olan kolonistler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Şehrin kuruluşunu takiben bir s&uuml;re krallıkla y&ouml;netildiği bilinmektedir. M&Ouml; 7. y&uuml;zyılda İyon şehirleri arasında oluşturulan dini ve siyasi birlik olan &quot;Panionion&quot; a girmiş ve tarihteki on iki İyon kolonisinden biri olmuştur. Pers egemenliğinden kurtulmak i&ccedil;in gerek Yunanistan`daki gerekse Anadolu`daki şehirler zaman zaman girişimlerde bulundukları bilinmektedir. Nitekim Erythrai de Yunan donanmasının yakılması ve başarısızlıkla sonu&ccedil;lanan Lade Deniz Harbine (M&Ouml; 494) katılmışlar ve daha sonra Attik-Delon Deniz birliğine de &uuml;ye olmuşlardır. M&Ouml; 4 y&uuml;zyılda Karia`daki Pers satrap Mausolos ile de dostane ilişkilerinin olduğu bilinmektedir. &Ouml;yle ki Erythrai&#39;liler Mausolos`a duydukları ş&uuml;kran hissinin bir ifadesi olarak onun Tun&ccedil;`tan yapılma, altın sa&ccedil;lı heykelini Agora&#39;ya dikmişlerdi. Perslerle Mausolos dolayısıyla olan bu yakınlaşma, Erythrai`lilerle b&uuml;y&uuml;k ilişkileri bulunan Atameus Kralı Hermias&#39;ın M&Ouml; 345&#39;de Perslere karşı harekete ge&ccedil;mesiyle bozulmuştur. Erythrai otonomisini kaybetmiş, ancak M&Ouml; 334&#39;de İskender`in şehri almasıyla bağımsızlığa kavuşmuştur. Erythrai hakkında milattan sonraki asırlara y&ouml;nelik pek bilgi bulunamamaktadır. &Ouml;nemini yitirdiği i&ccedil;in, Bizans egemenliğinde k&ouml;y h&uuml;viyetine girmiştir. On birinci asra kadar Ephesos metropolitine bağlı psikoposluk şeklinde g&ouml;r&uuml;len Ertyhrai`nin &Ccedil;aka Bey`den sonra T&uuml;rk egemenliğine girdiği bilinmektedir. Kesin olarak T&uuml;rk egemenliğine girdiği 1336&#39;dan sonra Erythrai, Erythre, Rhtrai, Lythri şeklinde isim değişikliklerine uğrayan bu yerleşim yeri, 16.y&uuml;zyıldan sonra İlderen ve Ildırı halini almıştır.<br /><br />Ildırı&#39;da g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;len kalıntıların başında şehir surları gelir. Bunun yanında akropolis, kuzeyinde tiyatro ve yapılan kazılarda ortaya &ccedil;ıkan Hellenistik ve Roma D&ouml;neminden kalma villa yapıları, Arkaik D&ouml;neme ait Athena tapınağı, Bizans d&ouml;neminde inşa edilmiş kilise, Cennettepe olarak adlandırılan yerde Roma villası ve mozaikleri, Ge&ccedil; Roma-Bizans D&ouml;neminde inşa edilmiş hamam yapısı g&ouml;r&uuml;lebilir. Ildırı antik şehrinde yapılan kazı ve araştırmalar sonucunda ortaya &ccedil;ıkarılan askeri ve sivil yapıları ziyaret&ccedil;iler &uuml;cretsiz olarak ziyaret etmektedirler.<br /><br />&nbsp;&Ccedil;eşmeler &Ccedil;esme&#39;nin tipik Ege mimarisi &ouml;zelliklerine sahip pek &ccedil;ok yapısının yanı sıra, adını aldığı Osmanlı d&ouml;nemi &ccedil;eşmeleri de, bu mimari zenginliğine ayrı bir değer kazandırır. İl&ccedil;e merkezi planında yerleri belirlenen bu &ccedil;eşmelerden Anonim &Ccedil;eşme 1792 yılında, Kaymakam Sadık Bey &Ccedil;eşmesi de 1885 yılında yaptırılmıştır.<br /><br /><strong>&nbsp;Dalyank&ouml;y </strong><br /></font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ilıca Plajı&quot;Eski Camii&quot; olarakta anılan yer, &Ccedil;eşme il&ccedil;e merkezinin 2 km g&uuml;neyindedir. Bizans egemenliği sırasında I. Kılı&ccedil; Arslan`ın kayınpederi Emir &Ccedil;aka, yarımadayı ele ge&ccedil;irince, 1081 yılında &Ccedil;eşme`ye gelmiş ve Oğuz Boyundan gelen T&uuml;rkleri bu merkeze yerleştirmiştir. Halen bir cami kalıntısı ve geniş mezarlığıyla 11. y&uuml;zyıl T&uuml;rk yerleşmelerine ait ilgin&ccedil; bir &ouml;rnektir.<br /><br />&nbsp;Altın kumsallar ve Ilıca 2 km&#39;ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla &Ccedil;eşme pop&uuml;ler bir turizm merkezidir. Denizin i&ccedil;inden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca plajını ve y&ouml;redeki diğer plajları b&uuml;y&uuml;k birer termal havuz haline getirir.<br /><br />Ilıca&#39;daki b&uuml;y&uuml;k, k&uuml;&ccedil;&uuml;k konaklama tesisleri, yoğun turist kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Bir&ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu vardır. &Ccedil;eşme plajlarının ve &ouml;zellikle Ilıca plajının en &ouml;nemli &ouml;zelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık y&uuml;z metrelik bir şeridin insan boyunu ge&ccedil;meyecek derinlikte olmasıdır. &Ouml;zellikle termal kaynaklarla beslenen sığ sularda, ultraviyole ışınlarının insan sağlığına &ccedil;ok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiştir. Bunların yanı sıra, bu plajlardan &ccedil;ocukların yararlanma olanakları sağlık ve can g&uuml;venliği bakımından elverişlidir.</font><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif"><br />&nbsp;</font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif">&nbsp;</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/115/izmir_cesme.html" target="_blank" title="İZMİR ÇEŞME"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/175.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/115/izmir_cesme.html</link>
		  </item><item>
			<title>TERZİBABA TÜRBESİ</title>
			<description><![CDATA[<div align="center"><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kimi gafil olub d&uuml;nyayı sevdi<br />Kimi abid olub ukbayı sevdi<br />Kimi zakir olub severdi Mevla<br />Olubdur şanları gayede A&rdquo;la<br /></font></div><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br />Terzibaba Hazretleri&rdquo;nin asıl adı, Muhammed Vehbi&rdquo;dir.Babasının adı Fazılzade Abdurrahman&rdquo;dır. Mesleği terzilik olduğu i&ccedil;in halk arasında &ldquo;Terzibaba&rdquo; ya da &ldquo;Hayyat Vehbi&rdquo; olarak ş&ouml;hret bulmuştur . &Uuml;&ccedil; kardeş oldukları rivayet edilmektedir.Kardeşlerinden birinin adı Fazıl Abdulkerim Feyzi Efendi&rdquo;dir.Feyzi Efendi hem hafız hem de yazı &ouml;ğretmenidir.Diğer kardeşi Antakya&rdquo;ya gittiği daha sonra Refahiye&rdquo;nin Melikşerif k&ouml;y&uuml;ne d&ouml;nerek orada ikamet ettiği belirtilmektedir.Terzibaba&rdquo;nın erkek &ccedil;ocuğu olmadığı i&ccedil;in soyu kızları ile devam temiştir.Terzibaba&rdquo;nın doğum tarihi konusunda kesin bir tarih bulunmamakla birlikte 1778 yılında d&uuml;nyaya geldiği ve 1848 yılında vefat ettiği rivayet edilmektedir. <br />Terzibaba Erzincan asıllı olup hane-i şerifleri eski Erzincan&rdquo;da Camii Kebir ile Kurşunlu Camii Şerifleri arasında Benderli Mahallesindedir.Terzi d&uuml;kkanı ise Kasaplar &Ccedil;arşısı&rdquo;nda idi.Bu d&uuml;kkan daha sonra camiye &ccedil;evrilmiştir.Yine Terzibaba&rdquo;nın Erzincan&rdquo;ın batısındaki Sarıg&ouml;l K&ouml;y&uuml;&rdquo;nde bir bah&ccedil;esi ve birka&ccedil; tarlası olduğu bilinmektedir. <br />Anadolu&rdquo;da yetişmiş pek &ccedil;ok mutasavvıf gibi Terzibaba&rdquo;nın da medrese eğitimi g&ouml;rmediği kabul edilir.&Ccedil;ocukluğu tekke ve tasavvufa intisap edip kamil bir m&uuml;rşid değilken bile etrafındakilerin dikkatini &ccedil;ekmiş Kadiri Tarikatı &uuml;zerine zikir etme izni almış , 40 yışanı kadar Kadiri Tarikatı&rdquo;na hizmet etmiştir.Bundan sonra da Nakşibendi Tarikatı&rdquo;na intisap etmiştir.Mevlana Halid&rdquo;i Bağdadi&rdquo;nin halifesi olarak Erzincan&rdquo;da irşad vazifesini s&uuml;rdo&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r.Bir&ccedil;ok insanın Tasavvufa girmesine vesile olmuş , bir&ccedil;ok m&uuml;rit ve halife yetiştirmiştir. </font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif"><strong><font size="2">TERZİBABA HAKKINDA ANLATILAN MENKIBELERDEN BAZILARI </font></strong></font></p><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">-Bir adam askere alınan oğlunun askerlikten muaf tutulması i&ccedil;in Şeyhten şefaat ve yardım istemek niyetiyle Şeyhinin huzuruna gidip oturmuş.Hen&uuml;z muradını arz etmeden evvel Terzibaba Hazretleri cihadın faziletlerini s&ouml;ylemeye başlamış .Adamcağız meramını arz etmeye cesaret edemeden,oradan kalkıp gitmiş. <br /><br />-Terzibaba Hazretleri&rdquo;nin Ezan-ı Muhammedi okunurken elinde iş olsa da onu bırakıp dinlemeyi adet edindiğini naklederler.&Ouml;l&uuml;m&uuml; hakkında da şunu anlatırlar.Terzibaba&rdquo;nın cenazesi g&ouml;t&uuml;r&uuml;l&uuml;rken yakın camilerin birinde ezan okunmaya başlamış.O anda cenaze o kadar ağırlaşmış ki cemaat taşıyamaz olmuş.İster istemez yere indirmişler.Ezan bitmiş ,tekrar almışlar ve bir kuş hafifliği ile ebedi istirahatgahına g&ouml;t&uuml;rm&uuml;şler.</font></p><h2 class="componentheading"><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">TERZİBABANIN ESERİ</font></h2><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font><div class="important"><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">Eserleri Terzibaba&rdquo;nın  medrese tahsili g&ouml;rmediğini daha &ouml;nce kaydetmiştik.Onun b&ouml;yle d&uuml;zenli bir eğitim  almayışı , cahil olduğu anlamına gelmez.Bir anekdotta Terzibaba&rdquo;nın ulema  tarafından bir imtihandan ge&ccedil;irildiği anlatılmaktadır.Belki de bu olaydan dolayı  onun &ldquo;sıfatı subutiyye &ldquo; ve &ldquo;tasavvuf&rdquo; hakkında mensur bir eser yazdığı  kaydedilmektedir.Ne yazık ki bu g&uuml;ne kadar onun b&ouml;yle bir eserine  rastlanılamadı.Ama onun &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l &ndash;F&uuml;tuh&rdquo; adında bir eser yazdığını Leblebici  Baba bize bildiriyor. <br /><br />&ldquo;Kenz&uuml;-l F&uuml;tuh&rdquo;adlı risale a&ccedil;tı<br />Kendi  vicdanından gevlerler sa&ccedil;tı <br />Anı tanzim etti.Hafız-ı R&uuml;şdi<br />Hoca &ndash;Zade  irfanına Maşallah&rdquo;<br /><br /><br />Leblebici Baba&rdquo;nın da s&ouml;ylediği gibi Terzi  Baba&rdquo;nın &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l F&uuml;tuh&rdquo; adlı bir risale yazdığı ve onu Hafız Muhammed  R&uuml;şt&uuml;&rdquo;n&uuml;n&uuml; &ldquo;tanzim &ldquo;ettiği anlaşılmaktadır.Son b&ouml;l&uuml;mde yer alan şiirdeki şu  mısralar bu hususa işaret etmektedir.<br /><br />&ldquo;Meğer g&uuml;nlerden bir g&uuml;n Hak  inayet<br />Kılıp s&ouml;ylendi Vehbi bi nihayet<br />Coşup İşka gelip bir bir  beyane<br />Maarifden s&ouml;yledi aşıkane <br />Cevahirler buyurdu, kıldı tefhim <br />B u  asi R&uuml;şdi kıldı ani tanzim<br /><br />&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;&hellip;.<br /><br />Tamam oldu bi &ndash;hamdillah  risale<br />İ&ccedil;inde kalmadı hacet s&uuml;ale<br />Denildi ana hoş&ccedil;a bi g&uuml;zel ad<br />Kılup  &ldquo;Miftah-ı Kenz&rdquo; ile anı yad<br />Dahi mens&uuml;r&uuml; hem &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l- F&uuml;tuh&rdquo;<br />İkisi bile  hem cismile ruhdur<br /><br />Terzibaba&rdquo;ya ait olduğu kabul edilen Terzibaba&rdquo;nın  eserin adı &ldquo;Kenz&uuml;-l Miftah&rdquo;tır.Terzibaba&rdquo;nın yukarında şiir ile s&ouml;z&uuml; edilen  kitabın son kısmında yer alan şiirde kitabın adı &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l F&uuml;tuh&rdquo;olarak  ge&ccedil;mektedir.Bu isim değişikliğindeki sebep de a&ccedil;ıklanamamaktadır.Bu da eserin  muhteva bakımından olmasa da şekil bakımından &ouml;nemli bir değişikliğe uğradığını  g&ouml;steriyor.B&uuml;t&uuml;n bunlar eserin mensurunun (d&uuml;zyazı) Terzibaba&rdquo;ya , manzumesinin  ise yani şiir haline getirilmiş olan Hafız R&uuml;şti&rdquo;ye ait olduğu ihtimalini  g&uuml;&ccedil;lendiriyor.<br /><br />Terzibaba&rdquo;nın bu eserinin asıl adının &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l &ndash;F&uuml;tuh &ldquo;  olduğunu daha sonra Miftah &ldquo;ı Kenz olarak değiştirildiği , kitabın &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l &ndash;  Miftah &ldquo;adıyla yayımlandığını g&ouml;r&uuml;yoruz.Bu isim değişikliğinin sebebi de  bilinmiyor.<br /><br />Kenz&uuml;&rdquo;l Miftah ilk defa 1286/1869 yılında El Hac Halil Efendi  tarafından Ramazan&rdquo;ın ortasında 79 sayfa olarak bastırılmıştır.Daha sonra  Terzibaban&rdquo;nın torunlarından Hafız Muhammed Vehbi Efendi tarafından da 1329/1910  tarihlerinde yeniden bastırılmıştır.Her iki baskının sonunda Hafız R&uuml;şt&uuml;&rdquo;ye ait  Terzibaba i&ccedil;in yazdığı bir methiye şiiri ile Terzibaba&rdquo;ya ait olduğu belirtilen  iki şiir bulunmaktadır.<br /><br />Bunların dışında &ldquo;Kenz&uuml;&rdquo;l Miftah&rdquo;ın &ldquo; yer ve  tarihi belirtilmeyen bir baskısının Yunus Emre Divanı&rdquo;nın kenarında yer aldığını  g&ouml;r&uuml;yoruz. &ldquo; Kenz&uuml;&rdquo;l Miftah&rdquo; Hasan Alakese tarafından İstanbul&rdquo;da 1972 de &ldquo;  Manevi anahtarların hazinesi&rdquo; adı ile yeni harflerle yeniden  basılmıştır.Erzincan&rdquo;da 1979 &ldquo;da , Terzibaba&rdquo;nın biyografisi ile birlikte  &ldquo;Terzibaba , Hayatı ve Miftah-ı Kenz&rdquo;adı ile tarafımızdan yeniden  neşredilmiştir.<br /><br />Terzibaba&rdquo;nın s&ouml;z&uuml; edilen bu kitabı &ldquo;Mesnevi &ldquo; tarzında  yazılmış bir eser olup 1230 k&uuml;s&uuml;r beyitten oluşmaktadır.Şiirlerin dili o g&uuml;n&uuml;n  T&uuml;rk&ccedil;esi&rdquo;ne g&ouml;re &ccedil;ok sade sayılabilir her t&uuml;rl&uuml; tekell&uuml;ften uzak ,en ağır  konuları kolaylıkla anlattığı bilinmektedir.Eserin muhtevasına gelince , itikadi  ve tasavvufi konuları i&ccedil;erdiği g&ouml;r&uuml;lmektedir.Terzibaba , &ouml;zellikle bir  mutasavvuf olduğu i&ccedil;in konulara bir mutasavvıf g&ouml;z&uuml;yle bakmaktadır.Ancak onun bu  tasavvuf anlayışı ,S&uuml;nni anlayışla mezcedilmiş bir tasavvufi bakış a&ccedil;ısıdır.Onun  sufilik anlayışı her t&uuml;rl&uuml; aşırılıktan uzak ,değişik yorumlara sapmadan ,Ehl-i  S&uuml;nnet itikadi ile &ouml;rt&uuml;şen bir anlayıştır.Esere tetkik edildiği vakit onunu bu  anlayışı daha bariz bir şekilde g&ouml;r&uuml;lecektir.<br /><br />Terzi Baba&rdquo;nın hem manevi  şahsiyetinin , hem de eserinin b&uuml;y&uuml;k bir ş&ouml;hrete ulaştığını ve bu ş&ouml;hretin &ccedil;ok  geniş bir alana yayıldığını g&ouml;r&uuml;yoruz.Eserinin defalarca basılması bunun  şahididir. </font></div><p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/114/terzibaba_turbesi.html" target="_blank" title="TERZİBABA TÜRBESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/174.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/114/terzibaba_turbesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>TERZİBABA CAMİİ VE KÜLLİYESİ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Terzibaba Hazretleri&rdquo;nin asıl adı, Muhammed Vehbi&rdquo;dir.Babasının adı Fazılzade Abdurrahman&rdquo;dır. Mesleği terzilik olduğu i&ccedil;in halk arasında &ldquo;Terzibaba&rdquo; ya da &ldquo;Hayyat Vehbi&rdquo; olarak ş&ouml;hret bulmuştur . &Uuml;&ccedil; kardeş oldukları rivayet edilmektedir.Kardeşlerinden birinin adı Fazıl Abdulkerim Feyzi Efendi&rdquo;dir.Feyzi Efendi hem hafız hem de yazı &ouml;ğretmenidir.Diğer kardeşi Antakya&rdquo;ya gittiği daha sonra Refahiye&rdquo;nin Melikşerif k&ouml;y&uuml;ne d&ouml;nerek orada ikamet ettiği belirtilmektedir.Terzibaba&rdquo;nın erkek &ccedil;ocuğu olmadığı i&ccedil;in soyu kızları ile devam temiştir.Terzibaba&rdquo;nın doğum tarihi konusunda kesin bir tarih bulunmamakla birlikte 1778 yılında d&uuml;nyaya geldiği ve 1848 yılında vefat ettiği rivayet edilmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Terzibaba Erzincan asıllı olup hane-i şerifleri eski Erzincan&rdquo;da Camii Kebir ile Kurşunlu Camii Şerifleri arasında Benderli Mahallesindedir.Terzi d&uuml;kkanı ise Kasaplar &Ccedil;arşısı&rdquo;nda idi.Bu d&uuml;kkan daha sonra camiye &ccedil;evrilmiştir.Yine Terzibaba&rdquo;nın Erzincan&rdquo;ın batısındaki Sarıg&ouml;l K&ouml;y&uuml;&rdquo;nde bir bah&ccedil;esi ve birka&ccedil; tarlası olduğu bilinmektedir.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anadolu&rdquo;da yetişmiş pek &ccedil;ok mutasavvıf gibi Terzibaba&rdquo;nın da medrese eğitimi g&ouml;rmediği kabul edilir.&Ccedil;ocukluğu tekke ve tasavvufa intisap edip kamil bir m&uuml;rşid değilken bile etrafındakilerin dikkatini &ccedil;ekmiş Kadiri Tarikatı &uuml;zerine zikir etme izni almış , 40 yışanı kadar Kadiri Tarikatı&rdquo;na hizmet etmiştir.Bundan sonra da Nakşibendi Tarikatı&rdquo;na intisap etmiştir.Mevlana Halid&rdquo;i Bağdadi&rdquo;nin halifesi olarak Erzincan&rdquo;da irşad vazifesini s&uuml;rdo&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r.Bir&ccedil;ok insanın Tasavvufa girmesine vesile olmuş , bir&ccedil;ok m&uuml;rit ve halife yetiştirmiştir. <br /></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/113/terzibaba_camii_ve_kulliyesi.html" target="_blank" title="TERZİBABA CAMİİ VE KÜLLİYESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/172.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/113/terzibaba_camii_ve_kulliyesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ACEMOĞLU ŞEHİTLER ANITI</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2" color="#000000" style="background-color: #ffffff"><span style="font-family: Arial; color: black; font-size: 10.5pt"></span></font><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">22 Nisan 1996 tarihinde i&ccedil; g&uuml;venlik harekatından d&ouml;nen  askeri bir  aracın Alp k&ouml;y Acemoğlu k&ouml;pr&uuml;s&uuml;nden Fırat nehrine u&ccedil;ması nedeniyle 14  askerimiz şehid d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.<br /></font></p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Şehit olan askerler i&ccedil;in ACEMOĞLU-1 K&ouml;pr&uuml;s&uuml; Şehitler anıtı 22 Mayıs 3 Haziran tarihlerinde yapılmıştır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/112/acemoglu_sehitler_aniti.html" target="_blank" title="ACEMOĞLU ŞEHİTLER ANITI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/169.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/112/acemoglu_sehitler_aniti.html</link>
		  </item><item>
			<title>KEMAH KALESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kemah kalesi 3000 yıllık tarihi ile tanınmaktadır. Oysa d&uuml;nyanın var oluşundan bu yana tabi yapısı ile insanlar tarafından bir korunma merkezi yani kale olarak kullanılan Kemah Kalesi en az tarihin kendisi kadar eskidir.<br /><br />Kemah Kalesi coğrafi ve jeolojik &ouml;zellikleri ile de her zaman dikkate değer bir alan olmuştur. Kalenin oluşumunda, Kemah topraklarını meydana getiren b&uuml;t&uuml;n yer hareketlerinin ve coğrafik oluşumların etkisi olmuştur. Ş&ouml;yle ki; yapılan araştırmalar sonucu ortaya &ccedil;ıkan &ldquo;Munzur Dağları b&ouml;lgenin temel formasyonu durumundaki Mesozoyik yaşlı metamorfik kire&ccedil;taşından meydana gelir. Tarih boyunca Kemah&rsquo;a b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem kazandırmış olan kalenin oluşumunda da &ccedil;evrenin jeolojik yapısını meydana getiren kire&ccedil;taşının rol&uuml; b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.&rdquo;<br /><br />&nbsp;Kale, il&ccedil;enin en g&uuml;zel ve g&ouml;rkemli yama&ccedil;larında bulunan&nbsp; &ouml;nemli bir tarihi eser olmanın yanında, Kemah&rsquo;a kazandırdığı&nbsp; g&ouml;rsel g&uuml;zellik bakımından da son derece kıymete değerdir. &ldquo;Tamamen doğal olan ve sonradan yapılmış bir giriş yolu ile ulaşılabilen Kemah Kalesi, anlaşılacağı &uuml;zere &ouml;zellikle kara savaşlarının &ouml;n planda olduğu tarihi devrelerde m&uuml;kemmel bir savunma ve sığınak alanıdır. Bu giriş yolunun dışında kaleye yerden ulaşma imk&acirc;nı bulunmamaktadır.Bilinen ge&ccedil;mişine d&ouml;n&uuml;p baktığımızda Kemah yerleşim yerleri i&ccedil;erisinde parmakla g&ouml;sterilen bir yere sahiptir. Yeri gelmiş il olmuş il&ccedil;eleri ve k&ouml;yleri kontrol&uuml; altında tutmuş, yeri gelmiş bir&ccedil;ok imparatorluğun en sağlam sınır noktası olmuş ve yeri gelmiş bu imparatorlukların krallarına ev sahipliği yapmış, &ouml;m&uuml;rlerinin sonunda ise sadakatini koruyarak mezarlarına mek&acirc;n olmuş, bağrında saklamıştır. Bunların tamamını i&ccedil;inde barındırdığı Kemah Kalesi sayesinde ger&ccedil;ekleştirmiştir.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/111/kemah_kalesi.html" target="_blank" title="KEMAH KALESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/170.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/111/kemah_kalesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>MELİKGAZİ TÜRBESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1071-1228&rsquo;de y&ouml;reye egemen olan Meng&uuml;c&uuml;k Beyliği d&ouml;nemine aittir.Kemah&rsquo;ın kuzey batısındaki ,kayalık platform &uuml;zerinde yapılmıştır.Burası daha evvel Kemah&rsquo;ın kenar mahallelerinden biri iken, şimdi terkedilmiştir. Halk arasında Sultan Melek olarak adlandırılan t&uuml;rbede,Meng&uuml;cek beyliği d&ouml;neminde yaşayan Sultan Melik&rsquo;in mumyası ve 5 mezar bulunmaktadır. T&uuml;rbe sekizgen bir plan &uuml;zerinde altlı &uuml;stl&uuml; inşa edilmiş olup,&uuml;st kesimin i&ccedil; kısmında k&ouml;şeler belirsizleşerek yuvarlak halde horasan sıvayla kaplanmış ve bir kubbe tarzını almıştır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zaman zaman satıhlarda tahribat olan t&uuml;rbe birka&ccedil; kez onarılmış,bug&uuml;nk&uuml; duruma restorasyon yapılarak gelmiştir. K&ouml;şeleri yapıda kullanılan aynı ebattaki tuğlalarla &ouml;rt&uuml;l&uuml;p,prizmatik s&uuml;tunceler halindedir.Sadece giriş diğer yedi k&ouml;şegenden faklı ve &ccedil;ok daha prizmatik girinti ve &ccedil;ıkıntılara sahiptir.Doğu cephesi &uuml;zerinde ve &ccedil;er&ccedil;evesi birbirini takip eden girinti &ccedil;ıkıntılardan teşekk&uuml;l olunan,&uuml;zeri tuğladan silme ile s&uuml;slenen kapıdan i&ccedil;eri girilmektedir.Kapı &uuml;zerinde tuğladan yapılmış kufi bir kitabe vardır.Kırık kemer i&ccedil;ine alınan r&ouml;lyefli olarak geometrik motiflerle s&uuml;sl&uuml; olan alınlık ise kitabenin &uuml;zerindedir. Alt cenazeliğe &uuml;st kapının altına gelen ikinci ve daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k kubbeli kapıdan girilir.Bu kapı,yeni ve soldan merdivenli bir yapı i&ccedil;ine alınmıştır.Cenazelik kısmı basık ve ortasında yine sekizgen k&ouml;şeli ayak bulunur.Bu merkezi ayakla duvarlar ortasındaki koridoru &ccedil;ep&ccedil;evre dolaşan bir beşik tonozla &ouml;r&uuml;l&uuml;d&uuml;r.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cenazelikte bir mumya,beş kadar mezar vardır.Kuzeyden k&uuml;&ccedil;&uuml;k ebatlı kare bir oyuk i&ccedil;eriye nisbi bir ışık sızdırmaktadır.Duvarlar 80 cm.kadar y&uuml;kseklikte muhteşem taş &ouml;rmedendir. Genel olarak t&uuml;rbe,inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekli ile dikkate şayan bir eserdir.Hatta Anadolu&rsquo;da t&uuml;rbeler i&ccedil;erisinde nadir bir yeri ve apayrı bir tipe haizdir. Kapı &uuml;zerinde bulunan kitabede,Kuran&rsquo;dan alınan &ldquo;Her nefis &ouml;l&uuml;m&uuml; tadıcıdır.&rdquo; Ayeti vardır. Melik Gazi Zaviyesi Melik Gazi T&uuml;rbesinin hemen yanında, dikd&ouml;rtgen planlı bir yapıdır.Bina iki ayrı b&ouml;lme tipi g&ouml;sterir.Bunlar tuğladan k&uuml;re bi&ccedil;iminde kubbelere sahiptir ve penceresizdir.Biri k&uuml;&ccedil;&uuml;k,ikisi b&uuml;y&uuml;k&ccedil;e 3 mezar sol b&ouml;lme i&ccedil;erisinde yer almaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Meng&uuml;cek beyliğinin kurucusu Ahmed Gazi (Halk arasında Sultan Melek) adına inşa edilmiştir. 1560 yıllarında;evkafını (gelirini),şehirdeki bir aded hamamın senelik işletme bedeli ile bir takım hayırseverler tarafından vakfedilen zeminlerin yıllık geliri ve Ermenik,K&uuml;&ccedil;&uuml;k Ermenik,Bergisor k&ouml;ylerinin malikane hisseleri teşkil etmekte idi. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/110/melikgazi_turbesi.html" target="_blank" title="MELİKGAZİ TÜRBESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/171.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/110/melikgazi_turbesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ASMALI KONAK</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Efsane Asmalı Konak dizisinin &ccedil;ekildiği mekanda gelen istekler doğrultusunda yerli ve yabancı gruplara &ouml;ğle ve akşam yemekleri, gala yemekleri, iş toplantıları ve yemekleri, kokteyl, nişan, kına gecesi ve d&uuml;ğ&uuml;nler, ayrıca her t&uuml;rl&uuml; k&uuml;lt&uuml;r ve sanat etkinliği yapılmaktadır.<br /><br />Filmin &ccedil;ekildiği bazı mekanlar olduğu gibi muhafaza edilmiş olup, ziyaret&ccedil;ilere geziye a&ccedil;ıktır. Asmalı Konak&#39;ta bulunan Bebek ve Nazarlık M&uuml;zesi&#39;nde Anadolu k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne ait objeleri g&ouml;rebilir, m&uuml;zenin yanında ki d&uuml;kkanda alışveriş yaparak zevkli anlar ge&ccedil;irebilirsiniz.<br /><br />Geniş avluda aileniz ve dostlarınızla vakit ge&ccedil;irip sıcak ve soğuk i&ccedil;eceklerimizden tadabilirsiniz.<br /><br />Asmalı Konak&#39;ta bulunan Kedi&#39;nin Yeri Barda canlı m&uuml;zik eşliğinde Kapadokya&#39;nın &ouml;zel şaraplarından tadıp nefis mezeler yiyebilir ve unutamayacağınız g&uuml;zel bir gece ge&ccedil;irebilirsiniz. </font></p><p>&nbsp;</p><p><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Image/1.jpg" alt=" " width="980" height="290" /> <br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/109/asmali_konak.html" target="_blank" title="ASMALI KONAK"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/173.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/109/asmali_konak.html</link>
		  </item><item>
			<title>CİTY PARK A.V.M</title>
			<description><![CDATA[<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/108/city_park_avm.html" target="_blank" title="CİTY PARK A.V.M"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/168.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/108/city_park_avm.html</link>
		  </item><item>
			<title>DR. HİKMET BOZYEL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1989 yılında Dicle &Uuml;niversitesi Diş Hekimliği Fak&uuml;ltesinden mezun olan Dr. Hikmet BOZYEL 20 yıllık doktorluk tecr&uuml;besini paylaşmak amacıyla hizmete a&ccedil;tığı polikliniğinde, Diş hekimliğinin gerektirdiği en son donanımla ve tecr&uuml;beli kadrosuyla hastalarına son derece kaliteli hizmet verme amacındadır. &Ouml;nce sağlığınız politikasıyla, ağzınızdaki en son dişin bile kaybedilmemesi amacıyla gereken t&uuml;m olanakları kullanarak, SİZİN AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINIZA SİZLERDEN DAHA&nbsp; &Ccedil;OK &Ouml;NEM verecek şekilde &ccedil;alışmalarına devam etmektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/107/dr_hikmet_bozyel.html" target="_blank" title="DR. HİKMET BOZYEL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/167.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/107/dr_hikmet_bozyel.html</link>
		  </item><item>
			<title>BODRUM YEL DEĞİRMENLERİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yel değirmenlerinin başlangıcına kadar olan s&uuml;re&ccedil;te, insan, hayvan ve su g&uuml;c&uuml; ile &ccedil;alışan değirmenlerle ilgili antik ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;z yazarlarının bahsettiği bir&ccedil;ok bilgiyle karşılaşırız. Ancak yel değirmenlerinin tarihi ile ilgili &ccedil;ok az kaynak vardır.<br />Orta &Ccedil;ağ&rsquo;da yoğun olarak karşımıza &ccedil;ıkan yel değirmenlerinin, su ve hayvan değirmen &ccedil;eşitlerine g&ouml;re komplike bir yapısı vardır. Bu y&uuml;zden olgunluk noktasına ulaşması &ccedil;ok uzun bir s&uuml;re almıştır.<br /><br />Batı Anadolu&rsquo;da ve Ege aga adalarında &ccedil;ok sayıda değirmen kalıntılarında kapılara ait lento taşı &uuml;zerindeki yapılış tarihleri incelendiğinde 1850/1870 yıllarına ait olduğu g&ouml;r&uuml;lecektir. Bunlar, b&ouml;lgede yapılan en son yel değirmenlerine ait kalıntılardır.<br />&Uuml;lkemizde 1950/1970 yıllarına kadar &ccedil;eşitli onarımlarla yaşamlarını s&uuml;rd&uuml;ren bu değirmenler, işlevlerini motor g&uuml;c&uuml;ne bırakarak tarihteki yerlerini almışlar, Akdeniz &uuml;lkelerinin sanayileşme s&uuml;re&ccedil;leri farklı olduğundan kullanımdan kaldırılmaları &ccedil;eşitli &uuml;lkelerde farklı zamanlarda olmuştur.<br /><br />GENEL &Ouml;ZELLİKLER: Yel değirmeninin&nbsp; yuvarlak formu, t&uuml;m&uuml;yle makineyi tamamlayıcı bir &ouml;zelliktir. D&ouml;nme dairesel bir harekettir. Değirmenin sabit yapı elemanları (taş duvarlar) bu daireselliği tamamlar. Değişen r&uuml;zgarın y&ouml;n&uuml;ne karşı mekanizma ve pervanelerin &ccedil;evrilmesi ancak d&ouml;nme &ouml;zelliğine sahip bir &ccedil;atı ile m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. B&ouml;yle bir &ccedil;atı elbette dairesel bir plana sahip duvarlar &uuml;zerinde d&ouml;nebilirdi.<br />Binayı oluşturan &ccedil;ok sayıdaki detayın b&uuml;y&uuml;k kısmı &ccedil;alışan hareketli par&ccedil;alara aittir. &Ccedil;alışan par&ccedil;a aşınır, kırılır. Bu nedenle t&uuml;m par&ccedil;alar tek tek veya birbirini izleyen sıralarla s&ouml;k&uuml;l&uuml;p takılma &ouml;zelliğine sahiptir.<br />İlk yapılan insan ve hayvan&nbsp; ve su g&uuml;c&uuml; ile &ccedil;alıştırılan değirmenlerden ve basit diğer makinelerden &ccedil;ok temel bir farkı vardır.Yel değirmeni karşıdan aldığı r&uuml;zgar g&uuml;c&uuml;yle&nbsp; b&uuml;y&uuml;k dişli &ccedil;arkı ve konik k&uuml;&ccedil;&uuml;k dişlisi ile (fener) doksan derece y&ouml;n değiştirir. Bu g&uuml;c&uuml;n amaca uygun y&ouml;nlendirilmesi d&ouml;nemi i&ccedil;in bir devrimdir ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;z modern makinelerinde bu buluş halen kullanılmaktadır.<br />Genellikle değirmenler, tepelerde, &uuml;zerinde bulundukları kayalardan kesilen taşlar ile yapılmıştır. Batı Anadolu&nbsp; yel değirmenlerini &ccedil;ok daha az sayıda olsa da r&uuml;zgara a&ccedil;ık deniz kıyısında g&ouml;rmekteyiz. Değirmenler sert havalarda 1 saatte 20 teneke (320kg/sa) buğday &ouml;ğ&uuml;tebilecek bir g&uuml;ce sahiptir. Unu boşaltma, &ccedil;uvallama işlemi ve r&uuml;zgar g&uuml;c&uuml;n&uuml;n stabil olmadığı g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alındığında bir iş g&uuml;n&uuml;nde ortalama 120 teneke tahıl &uuml;retilmekteydi. Buda yaklaşık g&uuml;nde 2 ton buğdayın &ouml;ğ&uuml;t&uuml;lmesi demektir. Yel değirmenlerinde unun dışında arpa, mısır yarması ve bulgur da &uuml;retilir, yarmalar daha &ccedil;ok hayvan yemi olarak kullanılırdı. Unun &ccedil;abuk k&uuml;flenme ve kurtlanması nedeniyle insanlar aylık ihtiya&ccedil;ları kadar buğday &ouml;ğ&uuml;tt&uuml;klerinden, yel değirmenleri yılın on iki ayı &ccedil;alışırdı.<br />Yel değirmeni hareketli sistem elemanları Yel değirmenlerini, tarih&ccedil;e konum, tipoloji, sistem ve sistem detayları a&ccedil;ısından eksiksiz anlatmak, bu yazının sınırları i&ccedil;erisine girmeyecek kadar uzun bir konudur. Sistemin detayları tekniktir ve uzman dilinde anlatılması gerkemektedir. Bu nedenle sistemi, par&ccedil;a isimleri ve işlevleri şeklinde anlatmak yeterli olacaktır.<br /><br />PERVANE: R&uuml;zgar g&uuml;c&uuml;n&uuml;n alındığı kısımdır. Serenler,seren sıkıştırma takozları, &ccedil;evirim zinciri baston ve yelkenlerden oluşur.<br /><br />D&Uuml;VER (ana mil): &Uuml;zerinde pervane elemanları taşır. Kalın ve genellikle yekpare ağa&ccedil;tan yapılır. Değirmeni boydan boya, yapının &ccedil;apı boyunca ge&ccedil;er. Pervaneden aldığı d&ouml;nme hareketini &uuml;zerinde bulunan b&uuml;y&uuml;k &ccedil;arka iletir.<br /><br />&Ccedil;ARK: Dairesel şekildedir.22/25cm kesit kalınlığında sert ağa&ccedil;tan d&ouml;rt ana par&ccedil;anın birleştirilmesiyle oluşturulurlar. Birleşim yerlerindeki ge&ccedil;meli&nbsp; kurt ağzı detay, ahşap ve demir pimlerle &ccedil;akılmıştır. &Uuml;zerine atmış adet &ouml;zel bi&ccedil;imlendirilmiş &ccedil;ark dişlisi 6 derecelik a&ccedil;ılarla, s&ouml;k&uuml;l&uuml;r- takılır şekilde montjlanmıştır. Pervaneden d&uuml;vere ulaşan d&ouml;nme hareketini fener aktarır.<br /><br />FENER(konik dişlisi): Sert ağa&ccedil;tan &ouml;zel bi&ccedil;imlendirilmiş yekpare olarak imal edilir. Bu yapı &uuml;zerine oniki adet fener kolu (dişlisi) &ccedil;elik &ccedil;emberler ve ahşap kamalarla monte edilir. Tam orta noktası kare kesitli bir boşluğa sahiptir ve buradan iğ demiri ge&ccedil;er. G&ouml;revi &ccedil;arktan aldığı d&ouml;nme hareketine 90 derecelik bir y&ouml;n saptırması yaparak, g&uuml;c&uuml; amaca uygun kullanılır duruma getirmektir. İğ demiri ucu &ccedil;atal şeklinde sekiz bu&ccedil;uk santim kare kesitleri arasında değişen, sonra &uuml;&ccedil; santim &ccedil;apa kadar incelerek yuvarlaklaşan, boyu 130-140 santim civarında yekpare d&ouml;vme demirdir. G&ouml;revi alttaki sabit taş i&ccedil;inden ge&ccedil;en &lsquo;T&rsquo; şeklindeki balta demirine kitlenerek ortasındaki delikten ge&ccedil;tiği hareketli taşı d&ouml;nd&uuml;rmektir.<br /><br />BALTA DEMİRİ: Her ne kadar adına balta demiri denmişse de,&nbsp; şekli sapı ortasında olan &ccedil;ift taraflı baltaya &ccedil;ok benzer. Hareketli taşın ortasındaki boğaz taşının altına balta demirinin oturacağı şekilde incelerek oturur. &Uuml;stte sabit taş &uuml;zerine basmaktadır. İki g&ouml;revi vardır. &Uuml;st taşın altındaki yuvaya kaldıra&ccedil; vasıtasıyla y&uuml;kselerek oturur. İğ demirine kilitlenerek aldığı d&ouml;nme g&uuml;c&uuml;n&uuml; hareketli taşa iletir. Ayrıca &uuml;st taşı kaldıra&ccedil; vasıtasıyla &ccedil;eşitli y&uuml;ksekliklere kaldırarak d&ouml;nme hızına ve iki taş arasına sıkışan buğday miktarına g&ouml;re sistemi rahatlatır.<br /><br />KALDIRA&Ccedil; SİSTEMİ: Balta demirinin g&ouml;revini yapabilmesi i&ccedil;in 180cm &ccedil;apında 15-20cm kalınlığındaki ağır hareketli taşı insanın k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir g&uuml;c&uuml;yle y&uuml;kselten mekanizmadır. &Uuml;st kattaki leke ile harekete ge&ccedil;er aynı zamanda lekeye ters y&ouml;nde yapılan bir basın&ccedil; ile taşların sıkışmasını sağlayarak fren g&ouml;revi g&ouml;r&uuml;r.<br /><br />D&Ouml;NER &Ccedil;ATI: Değişen r&uuml;zgar y&ouml;n&uuml;ne g&ouml;re pervanenin ve &uuml;zerindeki mekanizmanın y&ouml;nlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle t&uuml;m &ccedil;atı d&ouml;ner şekilde tasarlanmıştır.<br />&Ccedil;atı ve ana mil duvar &uuml;st&uuml;ndeki sabit tabloya oturan d&ouml;nebilen kasnak &uuml;zerine monte edilir. Sabit tabla kasnağın d&ouml;nme esnasındaki i&ccedil;eri ve dışarı kaymalarını &ouml;nleyecek bir detaya sahiptir. &Ccedil;atının b&uuml;t&uuml;n halinde d&ouml;nme işleminin kolaylaşabilmesi amacıyla &uuml;st kattaki pencereden kasnağın alt kısmı don yağı (Eritilmiş i&ccedil; yağı) ile yağlanır. Don yağının olmadığı durumlarda kuyruk yağı veya zeytin yağı kullanılır. Sabit tabla &uuml;zerine a&ccedil;ılan yuvarlak deliklere dairesel demir &ccedil;ıkıntılı bir şekilde oturtulur. Hareketli kasnak &uuml;zerindeki dairesel deliklere ge&ccedil;irilen sert ahşap direk, demire yaslanarak insan g&uuml;c&uuml;yle &ccedil;atını d&ouml;nmesi sağlanır.<br /><br />DEĞİRMEN TAŞLARI: Batı Anadolu kıyılarında ve Limni ve Midilli adalarındaki &ccedil;ok sayıda değirmen kalıntısında g&ouml;r&uuml;len değirmen taşları a&ccedil;ık renkli, g&ouml;zenekli, g&ouml;zenekleri keskin u&ccedil;lu ve &ccedil;ok serttir. Aynı taşı Phokaia!nın Arkaik ve Helenistik yapılarında g&ouml;rmekteyiz.<br /><br />&nbsp;Yel değirmenlerinde iki adet taş vardır.alttaki taş sabit, &uuml;stteki taş ise hareketlidir(d&ouml;ner taş). Bu taşlar yekpare değildir. Ortalarında dikd&ouml;rtgen, kare ya da nadiren dairesel şekilde bir boğaz taşı bulunur. Bu &ouml;ğ&uuml;t&uuml;c&uuml; &ouml;zelliği olmayan sert bir taştır. Taşın etrafı &ccedil;ap genişliğinde &ouml;ğ&uuml;t&uuml;c&uuml; &ouml;zelliğe sahip dişli ve &ccedil;ok par&ccedil;alı değirmentaşı tamamlanır. Par&ccedil;alı taşların bir araya gelişi &ccedil;ok d&uuml;zg&uuml;n derzlerle olmuştur. Derz sistemi merkezden &ccedil;epere ışınsal akslarla veya karışık derzli yer kaplaması şeklindedir. İki durumda da &ccedil;eperler daireseldir ve etrafı iki sıra &ccedil;elik lamalarla adeta bir kemer gibi sıkılmıştır. Taşların par&ccedil;alı olma nedeni, yapım sırasında &ccedil;ok ağır taş k&uuml;tlenin dar bir değirmen merdiveninden &uuml;st kata &ccedil;ıkarılması ve &ccedil;alışan bir değirmenin i&ccedil;inden kırılan bir taşın &ccedil;ıkarılarak yerine yenisinin takılmasının &ccedil;ok sorunlu olmasıdır. Ama can alıcı nokta makine par&ccedil;alarının bozulma kırılma sorunudur. Par&ccedil;alı taşın kırılan kısmı &ccedil;elik kemerlerinin s&ouml;k&uuml;lmeden de yerinde kolay bir şekilde değiştirilebilir. Makinenin d&ouml;nd&uuml;rme g&uuml;c&uuml; ve buğdayı ezebilecek bir k&uuml;tlenin dengesi y&uuml;zlerce yıllık bir birikimdir. Bu nedenle ulaşılan taş kalınlığı 15-17 santim, &ccedil;apı ise&nbsp; 175-180 santim civarındadır.<br />Sabit taş &ccedil;apı hareketli taştan 15-20 santim daha fazladır. &Ouml;ğ&uuml;t&uuml;len buğday d&ouml;nmeden dolayı un halinde &ccedil;eperlere savrulur. B&uuml;y&uuml;k sabit taş kenarında unun taşmasını &ouml;nleyen ahşap &ccedil;evrim bu fazla &ouml;l&ccedil;&uuml; veren kısma yerleştirilerek, tutunan un alt kata ulaşımı sağlayan deliğe y&ouml;nlendirilir. Buradan bir bez boru vasıtasıyla duvarlara doldurulur.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/106/bodrum_yel_degirmenleri.html" target="_blank" title="BODRUM YEL DEĞİRMENLERİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/166.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/106/bodrum_yel_degirmenleri.html</link>
		  </item><item>
			<title>ON GÖZLÜ KÖPRÜ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">On G&ouml;zl&uuml; K&ouml;pr&uuml; olarak da bilinir. Diyarbakır&#39;ın eski Silvan yolu &uuml;zerinde, Kırklar Dağı&#39;nın eteğindedir. Kentin kuruluşu ve gelişmesiyle ilgili olabilecek bir ge&ccedil;mişi bulunan k&ouml;pr&uuml; bug&uuml;nde aynı hizmeti yapmaktadır.<br /><br />K&ouml;pr&uuml;, yazıtından anlaşılacağı &uuml;zere Mervanoğlu devrinde Diyarbakır h&uuml;k&uuml;mdarı NiZam&uuml;ddevle Nasr tarafından H.457 (M. 1065) tarihinde yaptırılmıştır. Dicle Nehri Diyarbakırlılar i&ccedil;in kutsal sayılır ve &quot;Allah &#39;a giden yol&quot; olduğuna inanılır. Bu inan&ccedil;taki Diyarbakırlı kadın ve gen&ccedil; kızlar her yıl Kurban Bayramı akşamı Dicle K&ouml;pr&uuml;s&uuml; &uuml;zerinde toplanır daha &ouml;nceden hazırladıkları yazılı dilek&ccedil;elerini dualar okuyarak nehire atarlar. B&ouml;ylece dileklerinin kabul olacağına inanırlar.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/105/on_gozlu_kopru.html" target="_blank" title="ON GÖZLÜ KÖPRÜ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/165.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/105/on_gozlu_kopru.html</link>
		  </item><item>
			<title>MERİNOS MOBİLYA</title>
			<description><![CDATA[<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/104/merinos_mobilya.html" target="_blank" title="MERİNOS MOBİLYA"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/164.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/104/merinos_mobilya.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÖZEL MEDİKABİL HASTAHENSİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>ACİL SERVİSİMİZ ve AMBULANS HİZMETLERİMİZ</strong><br />Acil Servisimiz, binamızın&nbsp; batı&nbsp; yerleşkesinde ana girişten ayrı ve kolay ulaşılabilir&nbsp; bir girişe sahip olup, hızlı ve g&uuml;venli hasta transferine olanak sağlayacak şekilde planlanmıştır. Hasta ve &ccedil;alışan g&uuml;venliği ilkesi doğrultusunda gerekli altyapı ve ekipmana sahip olan Acil Servisimizde değerlendirme &ouml;nceliğinin belirlendiği triaj alanı, CPR odası, muayene odası, hasta mahremiyetini dikkate alarak d&uuml;zenlenmiş 4 yataklı g&ouml;zlem odası ve dekontaminasyon alanı bulunmaktadır. Acil m&uuml;dahale odalarının ve g&ouml;zlem odasının&nbsp; tamamı merkezi tıbbi gaz sistemi ve monit&ouml;rizasyonla donatılmıştır. Acil Servisimiz, Laboratuvara ve hastanenin diğer birimlerine kolay ulaşılabilir bir konumda olup, kesintisiz, yaygın ve doğrudan hastadan gelecek istem bazında acil tıp hizmeti sağlayabileceği gibi hasta yakınları i&ccedil;in bekleme alanları ve diğer destek alanlara sahiptir.<br />Hastalarımızın hastanemize ulaşımları ve tedavi sonrası d&ouml;nemde istekleri doğrultusunda evlerine g&uuml;venli naklini sağlamak &uuml;zere 7/24 ambulans hizmetimiz mevcuttur.<br /><br /><strong>AMELİYATHANELERİMİZ</strong><br />Ameliyathanemiz uluslararası standartlarda, hasta odaklı hizmet anlayışı ile&nbsp;&nbsp; hasta ve &ccedil;alışan g&uuml;venliği ilkeleri doğrultusunda yapılandırılmıştır. Ameliyathanemize&nbsp; hasta ve personel girişi birbirinden bağımsız olup steril ve yarı steril alanlar ayrılmıştır. 450 metrekare kullanım alanına sahip olan ameliyathanemizde her biri yaklaşık 45 metrekare alana sahip 4 ameliyat salonumuz mevcuttur. Salonlarımızda ki cerrahi ve anestezi pendantları merkezi Tıbbi Gaz Sistemimiz ile direkt bağlantılı olup, t&uuml;m salonlarımızda aktif gaz atık sistemi mevcuttur. Organ nakli yapılabilecek donanıma sahip olan 2 salonumuz duvarı, kapıları ve camları X ışını ge&ccedil;irmeyecek şekilde yapılmıştır. Ameliyat salonlarımızdaki hava sızdırmaz hermetik kapılarımızla birlikte,bu 2 salonumuzda laminar akım sistemi, diğer 2 salonumuzda da hepafiltre ile pozitif basın&ccedil;lı havalandırma yapılarak i&ccedil;erideki temiz havanın s&uuml;rekliliği sağlanmaktadır.<br />Ameliyat salonlarında, ameliyat lambaları LED li olup&nbsp; PACS&nbsp; ile&nbsp; t&uuml;m salonlarda radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lere ulaşma olanağı sağlayan monit&ouml;r kolları mevcuttur. Ayrıca bilimsel organizasyonlar i&ccedil;in, 2 ameliyat salonumuz ile konferans salonumuz arasında videokonferans&nbsp; sistemimiz mevcut olup, diğer salonlarımızda da bu sistemin altyapısı hazırdır.Y&uuml;ksek&nbsp; teknoloji &uuml;r&uuml;nlerinin kullanıldığı hizmet sunumunda, s&uuml;rekliliğin ve g&uuml;venliğin sağlanması i&ccedil;in&nbsp; sistemimiz kesintisiz g&uuml;&ccedil; kaynağı ile beslenmektedir.24 saat hizmet verebilecek&nbsp; anestezi donanımına sahip olan ameliyathanemizde oluşturulan anestezi &ouml;ncesi değerlendirme, preoperatif hazırlık ve derlenme alanları ile g&uuml;venli&nbsp; anestezi yaklaşımına olanak sağlanmıştır.<br /><br /><strong>DOĞUM &Uuml;NİTEMİZ</strong><br />Ameliyathane ve Yeni Doğan Yoğun Bakım &Uuml;nitesi ile direkt bağlantılı olarak yapılandırılan Doğum &Uuml;nitemiz, Merkezi Tıbbi Gaz Sistemi ile donatılmış olup Travay Odası ve İnfant m&uuml;dahalesinin yapılabileceği donanımı ve deneyimli personeli ile 24 saat hizmet vermektedir.<br /><br /><strong>KLİNİKLERİMİZ</strong><br />Ulusal ve uluslar arası kalite standartları ve hasta g&uuml;venlik hedefleri doğrultusunda hizmet vermeyi hedefleyen kliniklerimiz bu hedeflerimize uygun olarak yapılandırılmıştır. 4 adet suit, 30 adet &ouml;zel ve 10 adet iki yataklı olan hasta odalarımızın t&uuml;m&uuml;nde hemşire ile direkt haberleşmeyi sağlayan hemşire &ccedil;ağrı sistemimiz, merkezi tıbbi gaz sistemimiz ve hastanın veya yakınının &ouml;nerilen pozisyonu kendi kendine verebileceği 5 tekerlekli elektronik hasta&nbsp; yatakları bulunmaktadır. Hasta yakınlarımızın&nbsp; hasta odası dışında dinlenebilmeleri i&ccedil;in&nbsp; dinlenme alanlarımız mevcuttur. <br /><br /><strong>KONFERANS SALONU</strong><br />Medicabil Hastanesi vizyonu doğrultusunda yapılandırılan konferans salonu, ulusal ve uluslararası&nbsp; eğitsel etkinliklere&nbsp; cevap verebilecek ses ve ışık d&uuml;zeniyle donatılmış 200 m2 b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde, 100&nbsp; kişi oturma kapasitelidir. Ayrıca, dijital Projeksiyon ve 2 adet HD TV nin 2 ameliyathane ile bağlantılı videokonferans sisteminin yer aldığı salonumuz gerektiğinde iki ayrı salona d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lebilir konumda olup&nbsp; kullanım alanları arasında &ccedil;eviri ve kayıt, fuaye alanları yer almaktadır.<br /><strong><br />LABORATUVAR</strong><br />Acil, poliklinikler ve kliniklerden kolay ulaşıma uygun konumda olan laboratuvarımızda , testler klinik laboratuvarcılık standartları ve iyi laboratuar uygulamaları sınırları i&ccedil;inde t&uuml;m kontroller yapılarak &ccedil;alışılacaktır. G&uuml;venilirlik ve gizliliğin esas olduğu laboratuvarımızda b&uuml;t&uuml;n cihazlar hastane bilgi y&ouml;netim sistemine&nbsp; entegre olup etkili kayıt ve randevu sistemi mevcuttur.<br /><br /><strong>POLİKLİNİKLERİMİZ</strong><br />Medicabil hastanesinde&nbsp; ayaktan hasta hizmetleri sunumunda hastaların hekimlerini se&ccedil;me ve değiştirmelerine olanak sağlanır.2 ayrı katta toplam 1250 .m2 kullanım alanına sahip 19 poliklinik yanında Elektroensefalografi (EEG),Elektromyelografi (EMG),Efor ve Odyografi &uuml;niteleri mevcut olup hastane bilgi y&ouml;netim sistemine entegre&nbsp; kayıt ve randevu sistemi ile hastanın en kısa s&uuml;rede muayenesi,tetkikleri ve tedavi girişimleri yapılabilmektedir.<br /><br /><strong>RADYOLOJİ &Uuml;NİTEMİZ</strong><br />Y&uuml;ksek kalitede g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme sağlamak amacı ile son&nbsp; teknoloji &uuml;r&uuml;n&uuml;&nbsp; 1,5 tesla magnetik rezonans cihazı, dijital floroskopi, mamografi, ultrasonografi, direkt r&ouml;ntgen gibi cihazlardan alınan imajlar dijital ortamda yani PACS ile t&uuml;m hekimlerimizin kullanımına sunulmaktadır. Etkili kayıt ve randevu sistemi, deneyimli personeli ve hızlı sonu&ccedil; verme s&uuml;releri ile hastalarımızın tanı&nbsp; ve tedavi s&uuml;recinde &ouml;nemli rol&uuml; &uuml;stlenen&nbsp; &uuml;nitemizde hastalarımızın daha &ouml;nceki radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri de sistemimize aktarılıp kaydedilebilecektir.<br /><br /><strong>STERİLİZASYON &Uuml;NİTEMİZ</strong><br />Sterilizasyon &Uuml;nitemizin, dekontaminasyon, paketleme ve steril depolama-dağıtım&nbsp; alanları, fonksiyonel iş akışı dikkate alınarak tasarlanmıştır. Dekontaminasyon alanımızda, mikroskopik cerrahi aletlerin temizliğini sağlamak &uuml;zere ultrasonik yıkama cihazımız mevcuttur.&nbsp; İki adet 250 litre kapasiteli dezenfekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z dekontaminasyon alanı ve paketleme alanı arasında bariyer oluşturacak şekilde konumlandırılmıştır. Aynı şekilde, 450 litre kapasiteli basın&ccedil;lı buhar sterilizat&ouml;r&uuml;m&uuml;zle paketleme alanı ve steril depolama-dağıtım alanı arasında bariyer oluşturulmuştur. Etkin dolaşım kontrol&uuml;&nbsp; ve&nbsp; uluslararası uygulama standartları doğrultusunda, etkili ve verimli sterilizasyon&nbsp; g&uuml;vencesi sağlanmaktadır.<br /><br /><strong>YOĞUN BAKIM &Uuml;NİTELERİMİZ</strong><br />Uluslararası standartlar doğrultusunda hizmet vermeyi hedefleyen hastanemizde, yoğun bakıma ihtiyacı olan hastaların bakım ve tedavilerini karşılayabilmek i&ccedil;in tam donanımlı olarak kurulmuştur .2 ayrı izole oda olmak &uuml;zere 10 yatak kapasiteli Yoğun Bakım &Uuml;nitemiz Sağlık Bakanlığı Yoğun Bakım genelgesinde yer alan 3. D&uuml;zey&nbsp; yoğun bakım kriterlerine sahiptir. Ayrıca&nbsp; 6 yatak kapasiteli 1. ve 2. d&uuml;zey yoğun bakım kriterlerine sahip Cerrahi Yoğun Bakım &Uuml;nitesi ile 2 kuv&ouml;z kapasiteli Yeni Doğan Yoğun Bakım &Uuml;nitesi bulunmaktadır. Son teknoloji cihazlarla donatılmış olan yoğun bakım alanlarımızda enfeksiyon kontrol&uuml; sağlamak &uuml;zere hepafiltreli havalandırma sistemi ve her hastanın uzak erişimle izlenmesine olanak veren kameralarla sistemi mevcuttur. Yine uzak erişimle izlenebilen ve hastane bilgi y&ouml;netim sistemimize entegre merkezi monit&ouml;rizasyon&nbsp; sistemi mevcut olup hastalarımızın&nbsp; bakım ve tedavileri 24 saat deneyimli&nbsp; hekim, hemşire ve yardımcı personelimiz tarafından sağlanabilecektir.<br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/103/ozel_medikabil_hastahensi.html" target="_blank" title="ÖZEL MEDİKABİL HASTAHENSİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/163.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/103/ozel_medikabil_hastahensi.html</link>
		  </item><item>
			<title>KADIKÖY İSKELESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Eski Kadık&ouml;y İskelesi: İlk olarak 1846 yılında, Fevaid-i Osmaniyye idaresi zamanında, Kadık&ouml;y&rsquo;den K&ouml;pr&uuml;&rsquo;ye vapur seferleri konuldu. Bug&uuml;nk&uuml; iskele, 1915 yılında yarı beton-yarı yığma olarak yaptırıldı. 1926&rsquo;da onarım ge&ccedil;irdi. Binanın &uuml;st katı, Ocak 1989&rsquo;dan beri T&uuml;rkiye Denizcilik İşletmeleri&rsquo;nin lokali olarak hizmet vermektedir. 1959 yılında kapsamlı bir onarım ge&ccedil;iren iskele binası, 1984-86 yılları arasında yeniden onarıldı. 1995&rsquo;de ise son kez onarım g&ouml;rd&uuml;. İskelenin &ouml;n&uuml;ndeki su derinliği; 3.8 metredir. K&ouml;pr&uuml;ye uzaklığı; 2.15 deniz milidir.<br /><br />&quot;Kadı Cel&acirc;lz&acirc;de Hızır Bey &Ccedil;elebi&quot;ye, makam &ouml;deneği olarak tahsis edilen k&ouml;yd&uuml;r.<br />Fenikeliler k&ouml;ye; &quot;Kalkedonia&quot; derlerdi. Kharkidon: Yenişehir demekti. G&uuml;n&uuml;m&uuml;ze dek değişim ge&ccedil;irerek bug&uuml;nk&uuml; şeklini aldı.<br />&quot;Halkedon&quot; kelimesinden t&uuml;remiştir. Rumca Halki/kalki: bakır m&acirc;n&acirc;sında ve Donya: memleket anlamında olup; &quot;Bakır Memleketi&quot; olarak anılırdı (M.&Ouml;. VII.yy).<br />İstanbul&#39;un fethinden sonra, Fatih&#39;in; &quot;Halke Don&quot;u, &ldquo;İlk İstanbul Kadısı&rdquo; (belediye başkanı) olan; &quot;Kadı Hızır Bey&quot;e vermesinden sonra, k&ouml;y&uuml;n ismi, &ldquo;Kadı&rdquo;nın adıyla anılarak; &quot;Kadı&rsquo;nın K&ouml;y&uuml;&quot; denildi.<br />Şimdiki Osmanağa Camii&rsquo;nin bulunduğu yerde, eskiden; &quot;Kadı Mehmed Efendi Mescidi&quot; bulunmaktaydı. Mescidin adı k&ouml;ye de isim olmuştu.<br />Battal Gazi Kadık&ouml;y&#39;&uuml; aldıktan sonra, k&ouml;ye; &quot;Gazi K&ouml;y&uuml;&quot; adı verildi. Bu ad, zamanla g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki haline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/102/kadikoy_iskelesi.html" target="_blank" title="KADIKÖY İSKELESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/158.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/102/kadikoy_iskelesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ACAR KENT</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Acarkent Saip Molla &ouml;zel Orman alanı i&ccedil;ersinde 2.291.220 m2 bir alanda kurulmuş T&uuml;rkiye&rsquo;nin tek parsel &uuml;zerinde en b&uuml;y&uuml;k projesi olup, toplam 1452 adet villa, 80 adet boğaz manzaralı daire, 64 adet Acarlife Apart Daire, 72 adet Acarsize St&uuml;dyo Daire ve Ticari Birimler ile Sosyal Spor Alanlarından oluşmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/101/acar_kent.html" target="_blank" title="ACAR KENT"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/162.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/101/acar_kent.html</link>
		  </item><item>
			<title>GÖZDE MARKALAR</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp; G&ouml;zde markalar 8 Mart 2007 d&uuml;nya kadınlar g&uuml;n&uuml;nde ik mağazası ile hazır giyim sekt&ouml;r&uuml;nde hizmet vermeye başladı. M&uuml;şteri memnuniyetini, kaiteli sunumu ama&ccedil; edinen firmamız bu amacından asla &ouml;d&uuml;n vermeden hizmete devam ederek 2. şubesini a&ccedil;tı.<br /><br />&nbsp;&nbsp; Firmamız d&uuml;nyaca tanınmış ve kalitesi onaylanmış firmaların bayilikleri ile daha uzun yıllar ve daha kaliteli&nbsp; hizmet ama&ccedil;layarak m&uuml;şterilerinin hizmetinde devam etmeyi hedefliyor. Firmamız aile mağazacılığı anlayışı ile ailenin spor, abiye, &ccedil;ocuk giyim, klasik ve tesett&uuml;r giyim &ccedil;eşitleriyle g&uuml;ler y&uuml;z, sıcak karşılamasıyla m&uuml;şterilerimize hizmete devam ediyor. LCWAIKIKI, COLLEZION, CENTONE, POLARİS, ADİL IŞIK, SCHOPS, DİCLE V.S markalarının kaliteli &uuml;r&uuml;nlerini siz değerli m&uuml;şterilerimizin hizmetine sunmaktadır. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif"><br /><font size="2"></font></font>&nbsp;</p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/100/gozde_markalar.html" target="_blank" title="GÖZDE MARKALAR"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/161.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/100/gozde_markalar.html</link>
		  </item><item>
			<title>GİRLEVİK ŞELALESİ</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Erzincan&rsquo;a 14 km. uzaklıktaki Beytahtı (Kaynayan G&ouml;l), 10 km. kuzeydoğusundaki Ekşisu, 33 km. uzaklıktaki Girlevik &Ccedil;ağlayanı, ilin 28 km. g&uuml;neydoğusundaki &ccedil;ağlayan &ouml;nemli doğal varlıkları arasındadır. Erzincan&#39;ın 30 km. g&uuml;neydoğusunda, &Ccedil;ağlayan nahiyesinde bulunan Şelale, doğal g&uuml;zellikleri ve dinlenme yerleri ile ilgi &ccedil;ekmektedir. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Şelalenin hemen yanı başında piknik yapmak hayli keyiflidir. Yakınındaki lokantalarda bulunan &uuml;retme havuzlarında yetiştirilen alabalık ve &ouml;zel olarak hazırlanan ızgara tavukla, yerli ve yabancı turistlere hizmet verilmektedir.</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Girlevik Şelalesinin suyu Kalecik K&ouml;y&uuml;&rsquo;ndeki kayalıklardan dokuz ayrı yerden kaynar ve bir dere yatağı vasıtası ile şelaleye kadar ulaşır. Şelalenin y&uuml;ksekliği 30-40 m. olup, y&ouml;reye &ouml;zg&uuml;n taştan oluşan &uuml;&ccedil; kademe halindedir. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Şelalenin &ccedil;evresi bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml;nden &ouml;t&uuml;r&uuml; y&ouml;re halkının mesire yerleri olarak yararlandığı en &ouml;nemli dinlenme yeridir. Gidenlere &ouml;nerilir. </font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/99/girlevik_selalesi.html" target="_blank" title="GİRLEVİK ŞELALESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/160.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/99/girlevik_selalesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA HEYKEL MEYDANI</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bursa&rsquo;da &ldquo;heykel&rdquo; denilince akla, Heykel semtinin ve t&uuml;m kentin merkezindeki Atat&uuml;rk Anıtı gelir. <br />Heykel, Ahmet Vefik Paşa Sahnesi&rsquo;nin tam karşısında, Kent M&uuml;zesi&rsquo;nin (Eski adliye binası) &ouml;n&uuml;ndedir. <br />Atat&uuml;rk Anıtı, Nijat Sirel (1897-1956) tarafından Mahir Tomruk ile birlikte 1927 yılında yapılmıştır. <br />Atat&uuml;rk, bu anıtın kendisine en &ccedil;ok benzeyen anıt olduğunu bildirmiştir.<br />Atat&uuml;rk, mermer bir kaide &uuml;zerinde askeri giysisi i&ccedil;inde at &uuml;zerinde tasvir edilmiştir. Sağ eli ile batıyı işaret etmektedir. Bununla Batı uygarlığına ulaşmamız gerektiği ifade edilmektedir.<br />Mermer kaidenin &uuml;zerinde şu yazı yazar:<br />Bu aziz heykelin &ouml;n&uuml;nde duran T&uuml;rk h&uuml;rmetle eğil. O milletini kurtaran, Cumhuriyet&rsquo;i kuran aleme yeni bir tarih yaratan Gazi Mustafa Kemal&rsquo;dir.</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kaidenin sağ tarafında:<br />29.I.Teşrin.1339 (1923) Cumhuriyetin Kuruluşu</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Sol tarafında ise<br />11 Eyl&uuml;l 1338 (1922) Bursa&rsquo;nın Kurtuluşu&nbsp; yazılıdır.</font> <br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/98/bursa_heykel_meydani.html" target="_blank" title="BURSA HEYKEL MEYDANI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/159.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/98/bursa_heykel_meydani.html</link>
		  </item><item>
			<title>BODRUM İSKELESİ</title>
			<description><![CDATA[<font size="2">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gemi Yanaşma İskelesi?nin temelleri 2005 yılında atılmıştır. Bu projeyle Bodrum ve T&uuml;rkiye turizm alanında &ccedil;ok daha rekabet&ccedil;i bir g&uuml;ce sahip olmuştur. Yılda en az 50 b&uuml;y&uuml;k geminin yanaştığı iskele, 20 bin grostonun &uuml;zerinde 1500-2000 yolcu taşıyabilen l&uuml;ks gemileri ağırlamaktadır. Aynı anda iki b&uuml;y&uuml;k yolcu gemisinin de yanaşabileceği şekilde inşa edilen iskele, ayrıca arabalı vapurların (feribotlar) ve yatların yanaşmasına ve marina olarak kullanılmasına da olanak sağlamıştır. Bu komplex proje, iskele ve iskele gerisinde kurulacak tesisle birlik i&ccedil;erisinde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde yaklaşık 4.000 yolcu ağırlayabilecek kapasite g&ouml;stermektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/97/bodrum_iskelesi.html" target="_blank" title="BODRUM İSKELESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/157.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/97/bodrum_iskelesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>DİŞ HEKİMİ İSMAİL BEKER</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;</font><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp; 1975 yılında Ankara &Uuml;niversitesi&rsquo;nden mezun olan İsmail Beker, evli ve 2 erkek &ccedil;ocuk babasıdır. 1977&#39;den beri Kadık&ouml;y&rsquo;deki muayenehanesinde hastalarına hizmet vermektedir. Diving, cross, ud &ccedil;almak, kayak ve motorsiklet kullanmak en başta gelen hobileri arasındadır. İmplant &ccedil;alışmalarına 1980 li yıllarda başlayarak &uuml;lkemizde implant uygulayan hekimlerin ilkleri arasına girmiştir. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2000 yıllında uluslararası dişhekimliğinde fellow ve diplomate &uuml;nvanını almıştır. Kendisi ICQI ve Estetik Diş hekimliği Akademisi Derneği &uuml;yesidir. Gelişen diş hekimliği standartlarını her zaman takip eden İsmail Beker, sertifikalar b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde adı ge&ccedil;en yurt i&ccedil;i ve yurt dışı olmak &uuml;zere sayısız seminer , eğitim,kurs ve organizasyonlara iştirak etmiştir</font><font face="tahoma,arial,helvetica,sans-serif">.</font></p><p><font size="2">http://www.ismailbeker.com </font><br /></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/96/dis_hekimi_ismail_beker.html" target="_blank" title="DİŞ HEKİMİ İSMAİL BEKER"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/156.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/96/dis_hekimi_ismail_beker.html</link>
		  </item><item>
			<title>ŞAHSUVAROĞLU - SSANGYONG TÜRKİYE</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Grubumuzun otomotiv tarihi 1966 yılından bug&uuml;ne gelen 44 yıllık bir tecr&uuml;beye dayanmaktadır.<br /><br />Şahsuvaroğlu Dış Ticaret 2007 Ekim ayından bu yana G&uuml;ney Koreli SsangYong&rsquo;un T&uuml;rkiye Distrib&uuml;t&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yapmaktadır. Bug&uuml;n 24 adet 4S showroom, 8 adet 2S servis ile t&uuml;m T&uuml;rkiye&rsquo;de hizmet vermektedir. &Ccedil;ok kısa bir zamanda Şahsuvaroğlu Dış Ticaret, SsangYong markasını d&uuml;nyada olduğu gibi T&uuml;rkiye&rsquo;de zirveye taşımayı başarmıştır.<br /><br />Başarımızın temeli, her durumda; satışta, satış sonrası hizmetlerde KOŞULSUZ M&Uuml;ŞTERİ MEMNUNİYETİNİ temel prensip edinmemizdir.<br /><br />M&uuml;şteri odaklı &ccedil;alışan personelimiz, y&uuml;ksek kaliteli &uuml;r&uuml;nlerimiz, rekabet&ccedil;i fiyatlarımız ile, omuz omuza aynı hedefe doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bayilerimiz ile birlikte, koşulsuz m&uuml;şteri MEMNUNİYETİ&rsquo;ni sağlamak ve bunu s&uuml;rekli kılmak daimi ve birinci hedefimizdir.<br /><br />SSANGYONG 1954 yılında kurulmuş olup, 50 yılı aşkın bir s&uuml;redir otomobil &uuml;retimi ger&ccedil;ekleştirmektedir. &Uuml;retim hayatına otob&uuml;s, kamyon ve &ouml;zel ama&ccedil;lı ticari ara&ccedil;lar (mikser, itfaiye aracı v.b.) &uuml;reterek başlamıştır.<br /><br />1988 yılında Kore&#39;de &uuml;retilen ilk 4x4 SUV ara&ccedil; olan KORANDO markasının &uuml;retimini ger&ccedil;ekleştirerek SUV &ccedil;ağını a&ccedil;mıştır. O g&uuml;nden itibaren, SUV pazarına yenilikleri, buluşları, kalitesi ve liderliği ile &uuml;n&uuml;n&uuml; ve g&uuml;venilirliğini devam ettirmektedir.<br /><br />1990&#39;ların başlarında, Mercedes-Benz AG stratejik ortaklık, teknoloji, y&ouml;netim ve dağıtım alanlarında işbirliği i&ccedil;in SSANGYONG &#39;a sermaye yatırımı ger&ccedil;ekleştirdi.<br /><br />Bu ortaklık s&uuml;resince teknoloji ve y&ouml;netim alanında ki yenilikler ve dağıtım kanallarında ki gelişmeler ile SSANGYONG teknolojik alanda da ustalığa sahip olarak, ileri teknolojiye haiz ara&ccedil;lar &uuml;retmeye ve bunları uluslararası pazarlara sunmaya başladı.<br /><br />1997 yılının sonlarında, t&uuml;m diğer Kore&#39;li şirketler gibi b&uuml;t&uuml;n Asya &uuml;lkelerini etkileyen ekonomik kriz nedeni ile 1998 yılında Daewoo Grubu ile birleşmeye gidildi. Kriz atlatıldıktan sonra, 2000 yılında Daewoo Grubundan ayrıldı ve kendi bağımsız otomobil &uuml;retimine tekrar başladı.<br /><br />Bunu mutakiben, SSANGYONG yeni bir y&ouml;netim politikası oluşturarak, dizayn ve Araştırma&amp;Geliştirme yetkinliklerini modernize ederek, satış ağını yeniden kurarak ve satış sonrası hizmetler programını yenileştirerek yeniden yapılanma programını başlattı.<br /><br />Bu &ccedil;abalar &ccedil;ok ge&ccedil;meden meyvelerini vermeye başlamıştı. 2001 yılında REXTON modeli &uuml;retilerek teknolojik &uuml;st&uuml;nl&uuml;kleri ile birleşen modern ve zarif tasarımı ile SUV pazarına yeni bir yaşam getirildi.<br /><br />2003 yılı sonuna doğru, yeni l&uuml;ks binek modeli olan &quot;New CHAIRMAN&quot; ve 2.7L common rail dizel motorla donatılmış &quot;New REXTON&quot; modeli pazara sunuldu. Bunlara ek olarak, 2004 yılında RODIUS modeli ile MPV (multi purpose vehicle) segmentine girildi.<br /><br />Zaman i&ccedil;erisinde KYRON ve ACTYON modelleri ile 2007 yılının başlarında ACTYON SPORTS pick-up modelini d&uuml;nya pazarlarına sunarak şu anki &uuml;r&uuml;n gamına ulaştı.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/95/sahsuvaroglu___ssangyong_turkiye.html" target="_blank" title="ŞAHSUVAROĞLU - SSANGYONG TÜRKİYE"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/155.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/95/sahsuvaroglu___ssangyong_turkiye.html</link>
		  </item><item>
			<title>PİRİNÇ HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa &Ccedil;arşısında,  Bakırcılar &Ccedil;arşısı ile Zafer &Ccedil;arşısı arasında ,Ulu Cami&rsquo;den aşağıya inen  yolun sonunda, İvaz Paşa Camisi&rsquo;nin karşısındadır. İpek Hanı yanında  bulunan hanı, 1508 yılında, Sultan II. Bayezıt, İstanbul&rsquo;daki  vakıflarına gelir sağlamak amacıyla yaptırmıştır.<br /><br />Hanın mimarı Yakup Şah ile Abdullah oğlu Ali&rsquo;dir. &Ouml;nceleri tahıl, &ouml;zellikle de pirin&ccedil; satılan han olduğu i&ccedil;in bu adı almıştır.<br /><br />B&uuml;y&uuml;k  bir avlunun &ccedil;evresinde, iki katlı olarak sıralanmış revaklar ve onların  arkasında odalardan oluşur. &Uuml;st katta otuz sekiz, alt katta ise kırk  oda vardır. doğu tarafında olan tek girişindeki ta&ccedil; kapı son derece  g&ouml;sterişlidir. Yangından sonraki tamirat sırasında batı tarafındaki kapı  sonradan yapıldığı gerek&ccedil;esiyle kapatılmıştır.<br /><br />Duvarları &uuml;&ccedil; sıra  tuğla ve moloz taşı ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Hanın &ouml;n&uuml;nde bulunan iki sıra  d&uuml;kk&acirc;nlar, 1519 yılında yanmış ve sonradan onarılmıştır. Han 1519, 1630,  1644, 1670 yılları ile 1855 depremi sonrasında &ouml;nemli tamirler  g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Restorasyon sırasında, 1985 yılında, 67&rsquo;si Venedik, 36&rsquo;sı  Osmanlı parası olan 103 adet altın sikke bulunmuştur. 1955 yılındaki bir  gazete haberine g&ouml;re burada sabunhaneler bulunuyormuş.<br /><br />Bursa&rsquo;nın  en g&uuml;zel hanlarından olan bu hanın kapısının &ouml;n&uuml;nde tarihi bir &ccedil;ınar  vardır. &Ccedil;ınarın &ccedil;evresi 7,10 m&rsquo;dir. Han, 16 yıldır aslına uygun olarak  onarılmaktadır. Cumhuriyet Caddesinin a&ccedil;ılması sırasında kuzeydoğu  k&ouml;şesindeki bazı h&uuml;creler yıkılmıştır. Bu yıkılmış birka&ccedil; oda dışında  han, b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aslına uygun bi&ccedil;imde onarılmıştır.Hanın b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;  &ouml;zel şahısların malıdır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/94/pirinc_han.html" target="_blank" title="PİRİNÇ HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/154.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/94/pirinc_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>ESKİ İPEK HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İvaz Paşa Camisi&rsquo;nin  yanında olup, Bursa&rsquo;nın en b&uuml;y&uuml;k hanlarındandır. Arabacılar, Sultan ve  Eski İpek Han olarak da isimlendirilen hanı, &Ccedil;elebi Sultan Mehmet Mimar  İvaz Paşa&rsquo;ya, Yeşil K&uuml;lliyesi&rsquo;ne gelir sağlamak amacı ile yaptırmıştır. <br /><br />Yontma  taş ve tek sıra tuğladan inşa edilen ve kaynaklardan bu hanın avlu  etrafında iki katlı olup, alt katında otuz dokuz, &uuml;st katında da kırk  iki odası olduğu &ouml;ğrenilmektedir. Son yıllarda yapılan restorasyonlar  sırasında han ilk yapımından olduk&ccedil;a uzaklaşmış, yalnızca batı b&ouml;l&uuml;m&uuml;  ayakta kalabilmiştir. Yine kaynaklardan &ouml;ğrenildiğine g&ouml;re avlu  ortasında 12 k&ouml;şeli, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmış bir mescit  bulunuyordu. <br /><br />Altta 2 metre kesme taş, &uuml;st tarafı ise t&uuml;m&uuml;yle  tuğladır. Bu y&ouml;n&uuml;yle de diğer hanlara benzemez. Hanın zemin katında otuz  dokuz, &uuml;st katta da kırk iki oda vardır.<br /><br />Han, ilk zamanlarda  ipek&ccedil;ilerin toplandığı yer olduğu i&ccedil;in İpek Hanı olarak anılmıştır.  Ancak XIX. y&uuml;zyıldan son yıllara kadar faytoncuların ve otomobil  tamircilerinin toplandıkları yer olduğu i&ccedil;in Arabacılar Hanı olarak da  anılmıştır.<br /><br />1557, 1632, 1742 ve 1775 yılları ile, yakın  zamanlarda yapılan onarımlar ile b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de yenilenmiştir. Maksem&rsquo;den  Şehrek&uuml;st&uuml;&rsquo;ne inen Mecidiye Caddesinin a&ccedil;ılması sırasında hanın bir  b&ouml;l&uuml;m&uuml; yıkılmıştı. 1958 yangınından sonra han tekrar aslına uygun olarak  onarılmıştır. Hanın sadece batı b&ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;zg&uuml;n olup, diğer b&ouml;l&uuml;mleri  yenidir. Avlunun ortasında da on iki k&ouml;şeli şadırvanlı bir mescit vardı.  Ancak bug&uuml;n sadece yeni yapılmış bir şadırvan vardır. Bah&ccedil;esinde yaşlı  olmayan bazı &ccedil;ınar ağacı vardır. Hanın orijinal batı revaklarında  g&ouml;r&uuml;len tuğla s&uuml;slemeler, Bursa&rsquo;nın hi&ccedil;bir hanında g&ouml;r&uuml;lmez ve &ccedil;ok  hoştur. Hanın tek girişi doğudandır. Bir de g&uuml;neydoğu k&ouml;şesinden,  olasılıkla sonradan yapılmış bir giriş vardır. 1970&rsquo;li yıllara kadar  hanın b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; kullanılmazken, daha sonraki yıllarda başta tekstil  olmak &uuml;zere &ccedil;ok sayıda ticarethane a&ccedil;ılarak faal duruma gelmiştir. Hanın  batısındaki ve kuzeyindeki d&uuml;kk&acirc;nların &ccedil;oğu kapı a&ccedil;arak yapının  &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bozmuştur.<br /><br /><br />Eski İpek Handa 94 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Ev Tekstili &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/93/eski_ipek_han.html" target="_blank" title="ESKİ İPEK HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/151.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/93/eski_ipek_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>GEYVE HAN</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;daki  Demirkapı &Ccedil;arşısının yanındadır. XV. y&uuml;zyılda, Ahi  Bayezıt&rsquo;ın oğlu Hacı  İvaz Paşa yaptırarak, &Ccedil;elebi Mehmet&rsquo;e armağan  etmiştir.</font></p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Han, Yeşil Camii&rsquo;ne gelir sağlamak i&ccedil;in yapılmıştır. Bir ara Payig&acirc;h, Lonca ve &Uuml;t&uuml;c&uuml;ler Hanı olarak da anılmıştır.</font></p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Duvarları  tuğla ve moloz taşı ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olan han, iki katlıdır.  Kapılar,  ayaklar ve kemerler t&uuml;m&uuml;yle tuğladan yapılmıştır. Yapıda, kare  planlı  avlusunun &ccedil;evresine sıralanan revaklar ile bunlara a&ccedil;ılan odalar   vardır. Revakların &uuml;zeri tonozla, odaların &uuml;zeri ise beşik tonozla   &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Bug&uuml;n tonoz ve kubbelerin &uuml;zeri beton ile kaplanmıştır.</font></p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Alt  katta yirmi altı, &uuml;st katta otuz oda bulunur. Sadece, alt katta   bulunan mescidin &uuml;zeri kubbe ile &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Alt katta bulunan odalarda   ikişer pencere, diğer odalarda ise birer pencere vardır. Ortasında   sekizgen bir mermer şadırvan vardır. Sa&ccedil;akları, &uuml;&ccedil;gen tuğla frizle   s&uuml;slenmiştir. &Uuml;st kattaki odalarda birer de ocak bulunur.</font></p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"> </font><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Hanın  g&uuml;ney, kuzey ve batı y&ouml;nlerinde olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; girişi vardır.  Ancak  belgelerden Geyve Hanı&rsquo;nda bir mescit bulunduğu anlaşılmaktadır.  Bu  mescidin de, diğer Bursa hanlarında olduğu gibi şadırvan &uuml;zerinde   olduğu tahmin edilmektedir. Ancak Ayverdi, batı kapısı karşısındaki   odanın mescit olduğunu yazmaktadır. Han; 1647, 1699, 1742, 1775   yıllarında onarım g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. En b&uuml;y&uuml;k tehlikeyi de 1958 yılı yangınında   atlatmıştır. Halen sağlam durumda ve &ccedil;arşı olarak kullanılmaktadır.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/92/geyve_han.html" target="_blank" title="GEYVE HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/152.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/92/geyve_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>EMİR HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ulucami&rsquo;nin hemen  altında bulunan Emir Han, Orhan Bey tarafından, XIV. y&uuml;zyılın ikinci  yarısında yaptırılmıştır. 1416 yılına kadar Bezzaz-i Atik ve Eski  Bezzaztan adıyla anılıyordu.<br /><br />Bursa&rsquo;da yapılan ilk Bedesten olması  a&ccedil;ısından &ouml;nemlidir. 46,00X50,00 metre boyutlarında bir i&ccedil; avlu  &ccedil;evresine sıralanan iki katlı revak ve buraya a&ccedil;ılan odalardan oluşur.<br /><br />Emir  Han, Osmanlı hanlarının ilk &ouml;rneği sayılır. Birinci kat revakların d&ouml;rt  k&ouml;şesindeki birer kubbe dışında yapının t&uuml;m b&ouml;l&uuml;mlerinin &uuml;zeri tonozla  &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Duvarları iki sıra tuğla, bir sıra taş ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Kent  i&ccedil;i ticaretin t&uuml;m koşullarına uygun olarak yapılan bu handa; alt katta  eşya depoları olarak penceresiz otuz altı mahzen bulunurken, &uuml;st katta  otuz sekiz oda vardır. &Uuml;st odalarda birer pencere ile i&ccedil;lerinde birer  ocak vardır. Hanın ortasında bir şadırvan ile ağa&ccedil;lar bulunur. Hanın  arkasında ise k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ahırı vardı. Ancak bu ahırlar, Ulucami&rsquo;nin bah&ccedil;e  kotunun y&uuml;kselmesi nedeniyle toprak altında kalmıştır.<br /><br />1674  yılındaki depremde kuzey duvarı yıkılmış, sonra Hızır Bey tarafından  tamir ettirilmiştir. Han, Kepenk&ccedil;iler &Ccedil;arşısı olarak da anılmıştır.  &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Bursa&rsquo;ya gelen kepenek&ccedil;ilerin bu handa oturmaları zorunlu imiş.<br /><br />Bursa&rsquo;daki  s&uuml;kka kantarı burada olduğu i&ccedil;in Bahar Kapanı da denilmiştir. Hanın  kapısında sabun satılırmış. Sabunu, konuklardan başkasının satmaması  i&ccedil;in de bir ferman varmış. Şehirde yenen, yenmeyen, alınan ve satılan  her t&uuml;r eşya bu handa tartılıp, alınan kantariye resmi hanın gelirini  oluştururmuş. Bursa&rsquo;nın fethinden, 1781 yılına kadar kantarcılık i&ccedil;in  konulmuş &uuml;&ccedil; peyke, halen kapının iki tarafında bulunmaktadır. Bir&ccedil;ok  depreme ve felakete uğramış olan han, yapılan onarımlar ile b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de  &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yitirmiştir. Ancak 1956 yılından sonra yapılan aslına uygun  onarımlar sayesinde &ouml;zg&uuml;n şekline yaklaşmıştır.<br /><br />1958 Kapalı&ccedil;arşı  yangını sırasında t&uuml;m&uuml;yle yanan hanın Ulucami tarafında yeni bazı  eklemeler yapılmış, tuvaletlerden Ulucami&rsquo;ye &ccedil;ıkan bir kapı a&ccedil;ılmıştır.  Yine Ulucami tarafından, &uuml;st kattan bir h&uuml;creden de giriş a&ccedil;ılmıştır. Bu  tamirat sırasında Ulucami tarafındaki alt revaklar, sivri kemer yerine  d&uuml;z yapılmıştır. Duvarları iki sıra tuğla bir sıra kesme taş ile  &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Ortasında yenilenmiş bir şadırvan ile, bah&ccedil;esinde yaşlı  ağa&ccedil;lar vardır. Bug&uuml;n han, tekstil kolu başta olmak &uuml;zere t&uuml;m&uuml;yle  işyerleriyle doludur. <br /><br />Emir Handa 73 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Kuyumcu ve Tekstil &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/91/emir_han.html" target="_blank" title="EMİR HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/153.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/91/emir_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>DABAKHANE CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Dabakhane Camii&#39;nin kuzey batı k&ouml;şesindeki tek şerefeli minaresi Urfa minareleri i&ccedil;erisinde en &ccedil;ok taş s&uuml;slemeli minare olma &ouml;zelliğine sahip. G&ouml;vdesine yer yer altıgen &ccedil;ini panolar yerleştirilen minarenin alt b&ouml;l&uuml;m&uuml; sekizgen, orta b&ouml;l&uuml;m&uuml; silindirik, &uuml;st b&ouml;l&uuml;m&uuml;yse onikigen formda. &Uuml;st b&ouml;l&uuml;m yatay bir kaval silme kuşakla ayrıca ikiye ayrılmış. Alttaki onikigen b&ouml;l&uuml;m&uuml;n her y&uuml;z&uuml; sağır kemerlerle dekore edilmiş. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/90/dabakhane_camii.html" target="_blank" title="DABAKHANE CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/121.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/90/dabakhane_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>TARİHİ URFA EVİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>TBMM Evi (Şahap Bakır Evi - İsa Beden Evi)<br /></strong><br />Arabizade Reşit Efendi evi olarak ta bilinen bu ev Pınarbaşı Mahallesi K&ouml;leler sokaktadır. Bu eve bir tetirbe (&Ccedil;ıkmaz Sokak) sonundaki kapıdan girilir kapısı geleneksel Urfa evlerinin bir&ccedil;oğunda olduğu gibi &ccedil;ift &ccedil;enetlidir. (&Ccedil;ift kanatlı) kapı &uuml;zerindeki madalyon şeklindeki kitabede yer alan H 1192 (M1778 tarihi) b&uuml;y&uuml;k olasılıkla evin yapılış tarihidir. Haremlik ve selamlık b&ouml;l&uuml;mlerinden oluşan tarihi ev kapı arası, hayat, havuz, &ccedil;i&ccedil;eklik, zerzenbe (Kiler),Tandırlık, Camhane (Duvara g&ouml;mme nişler), Eyvan, Gedeme&ccedil;, haremlikle selamlık arasında yemek servisini sağlayan d&ouml;nme dolap gibi Urfa evlerinin t&uuml;m unsurlarını taşımaktadır.<br />28 Temmuz 1997 tarihinde TBMM K&uuml;lt&uuml;r Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından satın alınan bu ev 2000 yılından itibaren restore edilmeye başlanmıştır. 2002 yılının sonuna doğru restore &ccedil;alışmaları tamamlanmış ve 2005 yılının sonlarına kadar &ldquo;Şanlıurfa K&uuml;lt&uuml;r Evi&rdquo; olarak değerlendirilmiştir. 2006 yılında Şanlıurfa K&uuml;lt&uuml;r ve Tabiat Varlıkları Koruma B&ouml;lge Kurulu&rsquo;na tahsis edilmiştir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/89/tarihi_urfa_evi.html" target="_blank" title="TARİHİ URFA EVİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/122.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/89/tarihi_urfa_evi.html</link>
		  </item><item>
			<title>TARİHİ URFA KALESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kentin g&uuml;neybatı kesiminde, Halil-&uuml;r Rahman ve Ayn-ı Zeliha g&ouml;llerinin g&uuml;neyindeki Damlacık Dağı &uuml;zerinde yer alıyor. Doğu, batı ve g&uuml;ney tarafı kayadan oyma, derin savunma hendeği ile &ccedil;evrili. Kuzey tarafı ise sarp kayalık olan kalenin 814 yılında (Abbasiler D&ouml;nemi) şehir sularının yeniden inşa edilmesi sırasında, Seleukoslar d&ouml;nemine ait kalıntılar &uuml;zerine inşa edildiği sanılıyor. Kale &uuml;zerinde Seleukoslar, Bizans ve İslam devirlerine ait &ccedil;ok sayıda yapı kalıntısı bulunuyor. Sel&ccedil;uklular, Eyyubiler, Meml&uuml;kler, Akkoyunlular ve Osmanlılar d&ouml;nemlerinde &ccedil;eşitli onarımlar ge&ccedil;iren kalenin kuzey, g&uuml;ney ve doğu cephesindeki duvarlarında toplam beş kitabe var.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/88/tarihi_urfa_kalesi.html" target="_blank" title="TARİHİ URFA KALESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/123.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/88/tarihi_urfa_kalesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>BALIKLI GÖL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">S&ouml;ylenceye g&ouml;re Kral  Nemrut, yıldızlarda, bir adamın ona ve putperestliğine savaş a&ccedil;acağını  haber veren bir işaret g&ouml;r&uuml;r. Bu adam Hz. İbrahim&rsquo;dir. Ancak sadece  Nemrut&rsquo;un putperestliğine başkaldırmamış, aynı zamanda kızı Zeliha&rsquo;ya da  g&ouml;nl&uuml;n&uuml; kaptırmıştır. Kral Nemrut bu durum karşısında Hz. İbrahim&rsquo;in  yakılması emrini verir. Bug&uuml;n Balıklı G&ouml;l&rsquo;&uuml;n bulunduğu yere, kentin her  yerinden g&ouml;r&uuml;lebilecek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;kte bir ateş yakılır.<br /><br />Ateşin  karşısına denk d&uuml;şen tepeye yaptırılan iki b&uuml;y&uuml;k s&uuml;tun arasındaki  mancınıkla İbrahim ateşe fırlatılır. Ancak ateş g&ouml;le, odunlar ise  balıklara d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. O g&uuml;n bug&uuml;nd&uuml;r buradaki g&ouml;l kutsal sayılır. Tıpkı g&ouml;l  gibi i&ccedil;indeki balıklar da kutsaldır; her kim bu balıklardan yerse onun  k&ouml;r olacağına inanılır.<br /><br />O g&uuml;nden sonra g&ouml;l&uuml;n adı Halil-&uuml;r Rahman  olur. &ldquo;Allahın Dostu&rdquo; anlamına gelen bu isim Hz. İbrahim&rsquo;in kutsallığını  yansıtır. Bug&uuml;n g&ouml;l hem Halil-&uuml;r Rahman, hem de Balıklı G&ouml;l olarak  anılıyor.<br /><br />İbrahim i&ccedil;in ağlayan Nemrut&rsquo;un kızı Zeliha&rsquo;nın  g&ouml;zyaşlarından ise Balıklı G&ouml;l&rsquo;&uuml;n hemen yanında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir g&ouml;l daha  oluşur, bu g&ouml;l&uuml;n adı ise &ldquo;Zeliha&rsquo;nın g&ouml;z&uuml;&rdquo; anlamına gelen  &ldquo;Ayn-Zeliha&rdquo;dır.<br /><br />Bug&uuml;n her iki g&ouml;l&uuml;n karşısındaki tepenin  &uuml;zerinde mancınık olarak kullanıldığına inanılan iki s&uuml;tun h&acirc;l&acirc; ayakta.  İnanışa g&ouml;re bu s&uuml;tunların birinin altında &ldquo;bitmeyen su&rdquo;, diğerinin  altında ise &ldquo;bitmeyen altın&rdquo; bulunuyor; biri yıkılırsa Urfa altına,  diğeri yıkılırsa Urfa i&ccedil;in altın kadar değerli olan suya g&ouml;m&uuml;lecek kent.  Balıklı G&ouml;l&rsquo;&uuml;n hemen yanı başında yer alan ve Eyyubiler Devleti&rsquo;nin  kurucusu Salahaddin Eyyubi&rsquo;nin yeğeni Melik Eşref tarafından 1211  yılında yaptırılan Halil-&uuml;r Rahman Cami ise, g&ouml;l&uuml;n doğal g&uuml;zelliğine  mimari estetik katıyor.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/87/balikli_gol.html" target="_blank" title="BALIKLI GÖL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/120.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/87/balikli_gol.html</link>
		  </item><item>
			<title>BEDESTAN  KUYUMCULAR ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bedesten adı Bazzazistan&rsquo;dan galattır. Anlamı bez satılan yer demektir.<br /><br />Bu tarihte en değerli mal olan ipek ve kumaşların satıldığı yer anlamına gelir. Bu değerli &uuml;r&uuml;nleri satan &ccedil;arşı da, her tarafı kapalı bir bi&ccedil;imde tasarlanmıştır. Buna da her kentte Kapalı&ccedil;arşı denilmiştir.<br /><br />Bursa&#39;nın en &ouml;nemli ticari merkezidir. Eskiden bedesten olarak Orhan Bey&#39;in yaptırdığı Emir Hanı kullanılıyormuş. Daha sonra bug&uuml;n bile aynı ama&ccedil;la kullanılan Yıldırım Bayezid yaptırdığı bedesten kullanılmaya başlanmıştır.<br /><br />Bedesten, Bursa &Ccedil;arşısı&#39;nın merkezinde yer alır. Diğer &ccedil;arşılar bunun &ccedil;evresinde kurulmuştur.<br /><br />Evliya &Ccedil;elebi&#39;ye g&ouml;re, Bedesten&#39;in d&ouml;rt &ccedil;evresi kuyumcular &ccedil;arşısı imiş. Bunun &ccedil;evresinde Gazzazlar &Ccedil;arşısı, Kavuk&ccedil;ular &Ccedil;arşısı, Takkeciler &Ccedil;arşısı, İplik&ccedil;iler &Ccedil;arşısı, Bezzazlar/Bezciler &Ccedil;arşısı, Halat &Ccedil;arşısı, Gelincik &Ccedil;arşısı ile Halla&ccedil;lar &ccedil;arşıları ile &ccedil;evrili imiş. Bu &ccedil;arşıların &uuml;zeri, &ouml;nceleri kurşun &ouml;rt&uuml;l&uuml;yd&uuml;. Bazı yerlerinde demir pencereleri vardı. Evliya &Ccedil;elebi bu &ccedil;arşının her k&ouml;şesinde mutlaka bir &ccedil;eşme varmış. Ayrıca bug&uuml;nk&uuml; yeni Kapalı&ccedil;arşı&#39;nın uzantısı olan ; Sara&ccedil;hane &Ccedil;arşısı varmış ki bu &ccedil;arşıda her t&uuml;rden esnaf varmış. Uzun&ccedil;arşı&#39;da Pirin&ccedil; Hanı yanında ise Kebab&ccedil;ılar &Ccedil;arşısı varmış. Evliya &Ccedil;elebi, Bursa&#39;da yiyecek i&ccedil;ecek esnafının t&uuml;m&uuml;n&uuml;n M&uuml;sl&uuml;man olduğunu yazar. Bursa&#39;da bir de Bakkallar &Ccedil;arşı varmış. Burada bulunan Hoşaf&ccedil;ılar&rsquo;ın, sadece Bursa&#39;da bulunduğunu yazan &Ccedil;elebi, İpek &Ccedil;arşılarının da g&uuml;zel olduğunu yazar.<br /><br />Bu &ccedil;arşının 22&rsquo;si kuzeyde, 22&rsquo;si g&uuml;neyde olma &uuml;zere 44 d&uuml;kkanı vardı. Ayrıca Batısında 14, doğusunda da 14 olmak &uuml;zere toplam 72 d&uuml;kkanı bulunmaktaydı. <br /><br />Raif Kaplanoğlu<br /><br />Bedesten Kuyumcular &Ccedil;arşısında 57 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Kuyumculuk &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/86/bedestan__kuyumcular_carsisi.html" target="_blank" title="BEDESTAN  KUYUMCULAR ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/125.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/86/bedestan__kuyumcular_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>BAT PAZARI ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">ESKİ VE KULLANILMIŞ EŞYALARIN ALINIP SATILDIĞI BURSADAKİ TEK &Ccedil;ARŞIDIR.<br /><br />&Ccedil;arşının esas adı, Bayat Pazarı olup, zamanla bu adı almıştır.<br />Batpazarı&rsquo;ndaki hanı Davut Paşa, 1517 yılında yaptırmıştır. Hanın ortasında ise mescit yaptırmıştır. Bu yapı yıkılınca, Şiblizade adlı bir kişi tekrar yaptırmıştır. Bu mescit, Tahtakale Mescidi olarak ta ge&ccedil;er. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu b&ouml;lge, Bursa&rsquo;nın ikinci Tahtakale&rsquo;si idi. 1521 yılının haziranında ve 1765 yılında &ccedil;ıkan yangınlarda pazar b&uuml;y&uuml;k zarar g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de Batpazarı aynı işlevini s&uuml;rd&uuml;rmekte, eski ve ikinci el eşyaların satışı yapılmaktadır.<br /><br />1775 yıllarında Bursa&rsquo;da yeni Halıcılar/Salacılar &Ccedil;arşısında bulunan İslam ve Hıristiyan 30&rsquo;u aşkın bozacı esnafının Divan-ı H&uuml;mayun&rsquo;a başvurarak, daha &ouml;nce Bitpazarı/Batpazarı &ccedil;arşısında bulunurken iki kez yangın ge&ccedil;irerek orasını terk edip Salacılar &Ccedil;arşısına yerleştikleri yazılıdır. Daha sonra bu bozacılar Batpazarı&rsquo;na tekrar nakil edilmişlerdir. 1608 yılında Kalenderoğlu isyanında, isyancılar bu &ccedil;arşıyı da yakmışlardır.<br /><br />Bat Pazarı &Ccedil;arşısında&nbsp; 40 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli sıfır ve ikinci el eşya alım satımı yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/85/bat_pazari_carsisi.html" target="_blank" title="BAT PAZARI ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/124.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/85/bat_pazari_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>YORGANCILAR ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Cumhuriyet caddesinden Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;ya &ccedil;ıkışta &ouml;nemli bir g&uuml;zerg&acirc;h olan Yorgancılar &ccedil;arşısında sağlı sollu d&uuml;kk&acirc;nlar bulunmaktadır. Bedesten&rsquo;in doğusunda yer alan &ccedil;arşının Geyve Han, Gelincik &Ccedil;arşısı ve Sipahi Pazarı ile bağlantısı bulunur. Ayverdi, bu &ccedil;arşıda 87 adet d&uuml;kk&acirc;nın olduğunu belirtir. &Uuml;st&uuml; kagir tonozla &ouml;rt&uuml;l&uuml; olan &ccedil;arşının Cumhuriyet Caddesi tarafından girişinde, kubbede ta&ccedil; yapraklarla s&uuml;sl&uuml; iki adet tavan s&uuml;slemesi bulunur. Bu s&uuml;slemelerden birinde Yorgancı esnafını simgeleyen bir makas ve metre bulunur.<br />&Ccedil;arşı, Karaca Paşa vakıfları arasında yer alır. 1616 yılında &ccedil;arşının kurşunları 16.640 ak&ccedil;eye tamir edilmiştir. Eski adı Demirkapı &ccedil;arşısıdır.<br />Kazım Baykal, Demirkapı &ccedil;arşısı&rsquo;nı şu şekilde tanımlar ; &ldquo;Orhan Hamamı batısından inen yol, &ccedil;arşıyı ge&ccedil;er, Ertuğrul camiine kadar uzanır. Bu Demirkapı &ccedil;arşısının iki tarafında han ve bezestanlar sıralanır.&rdquo;<br />Doktor Osman Şevki Uludağ ise Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;nın Demirkapı kısmında Bursa&rsquo;nın en g&uuml;zel hamam takımlarının ve ipekli mensucatın bulunduğunu yazar.<br />1855 zelzelesinde Yorgancılar &Ccedil;arşısı tahrip olmuş, kemer yapıları ve &uuml;st &ccedil;atısı yıkılmıştır. Bu tarihten sonra &ccedil;arşının &uuml;zeri renkli camlarla kapatılmıştır. 1958 yangınında da bu yapılar tahrip olmuştur. &Ccedil;arşının Cumhuriyet Caddesine olan &ccedil;ıkışına doğru, Gelincik ve Sipahi Pazarı girişinin kesiştiği noktada kubbe kısmında iki adet &ccedil;i&ccedil;ek s&uuml;slemesi yer alır. Bu s&uuml;slemeler 1958 yangınından &ouml;nce kalan izlerdir.<br />Yorgancılar &Ccedil;arşısında yer alan Gelincik Mağazasının olduğu ve Ertuğrul Cami tarafından bakıldığında dışarıdan kubbesi g&ouml;z&uuml;ken yapı hamamdır. Bu hamam, Ertuğrul Caminin g&uuml;neyinde, Yorgancılar &Ccedil;arşısı sırasında yer alır. Dışarıdan bakıldığında hamamın i&ccedil;i &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş vaziyetteki kemerli yapısı g&ouml;r&uuml;lmektedir. İlk yapılış itibarıyla hamam olan bu yapı<br />zamanla d&uuml;kk&acirc;na tahvil edilmiştir.</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /><strong>MİMARİ:</strong><br />Yorgancılar &Ccedil;arşısına doğudan, Geyve Han ve Ertuğrul camiinin olduğu yerden giriş bulunmaktadır. Bu giriş kapısının olduğu cephede kuzeyde Geyve Han ve g&uuml;neyde Ertuğrul camiine kadar uzanmaktadır. Bu cephe; 1855 yılında Bursa da &ccedil;ıkan yangında b&uuml;y&uuml;k bir tahribata uğramış ve yıkılmış, daha sonradan duvar ve giriş kapısı &ouml;zg&uuml;n olmayan malzeme ile tamamlanmıştır.<br />BKTVKB Kurulunun 29.05.2009 tarih ve 4756 sayılı kararına istinaden korunması gerekli k&uuml;lt&uuml;r varlığı olan, Yorgancılar &ccedil;arşı girişi ve Ertuğrul camiine kadar uzanan duvarın r&ouml;l&ouml;ve projesinin hazırlanabilmesi i&ccedil;in sıva raspasının yapılması kararı verilmiştir. Bu karar doğrultusunda Osmangazi Belediyesince duvarın hem giriş cephesi hem de sol yan cephesinin sıva raspası yapılmıştır. Bu raspa sonucunda; giriş kapısının olduğu duvar, 1855 tarihinde olan depremde tahrip olmuş ve 1958 yılında &ccedil;ıkan yangında da yıkılmıştır. Duvar +2.49 kotuna kadar orijinal taş ve tuğla duvar olup yıkılan duvar yerine beton kiriş atılmış ve moloz taş duvar &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş &uuml;zerine &ccedil;imento ile sıva yapılmıştır. Giriş kapısı sonradan orijinaline uymayan bir şekilde demir &ccedil;ift kanatlı kapı ve kemer yapılmıştır. Ertuğrul camiine kadar olan duvarda, kemerli kısım ve ayaklı kısımlarda yer yer orijinal taş ve tuğla malzemeler g&ouml;r&uuml;lmektedir. Duvarın diğer kısımları ise sonradan taş ve tuğla ile duvar &ouml;r&uuml;lerek kapatılmıştır. Kubbe ise moloz taştan yapılmış olup al&ccedil;ı pencereler mevcuttur.<br />Kubbenin &uuml;st &ouml;rt&uuml;s&uuml; ise sonradan &ccedil;imento ile sıvanmıştır.<br />Yorgancılar &ccedil;arşı girişinin; solundaki yan cephede yapılan sıva raspası sonucunda ise; buradaki duvarda bir &ccedil;ok d&ouml;nem g&ouml;r&uuml;lmekte ve sonradan m&uuml;daheleler yapılmıştır. Girişin olduğu yerdeki duvar yıkılıp yeniden ve &ouml;zg&uuml;n yapısına uygun olmayan kemer ile a&ccedil;ıklık yapılmıştır. &Ccedil;arşının i&ccedil;indeki 5 no&rsquo;lu parseldeki d&uuml;kkanın arka cephesinde bulunan duvar +2.73 kotuna kadar orijinal taş olup bu kottan sonra duvar bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla ile yeniden yapılmış ve d&ouml;nemine uygun olmayan kemerli bir pencere konulmuştur. Yapının sonuna kadar devam eden duvarda ise iki adet kemerli ve sonradan i&ccedil; kısmı tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş a&ccedil;ıklık bulunmaktadır. &Ccedil;arşının &uuml;st &ouml;rt&uuml;s&uuml; ise kimi yerde eternit kimi yerde de kiremittir. Sa&ccedil;aklarında da 2 sıra kirpi sa&ccedil;ak vardır.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/84/yorgancilar_carsisi.html" target="_blank" title="YORGANCILAR ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/150.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/84/yorgancilar_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>VAİZİYE MEDRESESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ulucami nin batı yanında Atat&uuml;rk Caddesinin&nbsp; kuzeyindedir. Ulucami nin hemen batısında, caminin<br />batı kapısının karşısında bulunan medrese, XV. Y&uuml;zyılın ilk yarısında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmış.<br /><br />Bu medreseye y&ouml;nelen girişin &uuml;zerinde &ouml;nceden mahkeme olduğu i&ccedil;in Mahkeme Medresesi adıyla da anılmıştır. Duvarları moloz taşı ve tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olan medrese 1855 depreminde tahrip g&ouml;rerek dershane ile on adet oda kalmıştır. Ayverdi, odalarının ahşap olduğunu yazar. 1596 tarihinde Ulucami yangınında odalar yanmış, dershane ayakta kalmıştır. Odaların &uuml;zeri ise ahşap &ccedil;atıyla &ouml;rt&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. 1892 yılında 2.100 kuruş harcanarak tamir edilmiştir.<br /><br />Daha sonra tekrar harap olan yapı, 1967 yılında yapılan onarım ile &ouml;zg&uuml;n yapısına g&ouml;re yeniden yapılmıştır. Kapalı&ccedil;arşıya inen caddenin kenarında bulunan medresede bug&uuml;n, &ccedil;eşitli işkollarına bağlı d&uuml;kkanlar bulunmaktadır. 1958 yangını sonunda tahrip olan medresenin bazı b&ouml;l&uuml;mleri onarılmasına karşın, yapının orijinalliği kaybedilmemiştir. Bug&uuml;n medresede yirmi bir oda ile bir dershane vardır. Ayrıca<br />medrese etrafında da otuz yedi d&uuml;kkan bulunmaktadır. Odaların &ouml;n&uuml;nde revaklar vardır. Yapının &uuml;zeri ise kubbe ve tonozlarla &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/83/vaiziye_medresesi.html" target="_blank" title="VAİZİYE MEDRESESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/149.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/83/vaiziye_medresesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>UZUN ÇARŞI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kapalı &Ccedil;arşı&rsquo;nın devamında, a&ccedil;ık olarak bulunan &ccedil;arşılar vardır. &Ouml;nceleri Bursa &ccedil;arşısı Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;dan Tatarlar&rsquo;a kadar uzamaktaydı. Bug&uuml;n de, Batpazarı&rsquo;na doğru uzanan &ccedil;arşılara Uzun&ccedil;arşı adı verilir.<br /><br />Bu &ccedil;arşıda sırasıyla elbiseciler, şekerciler, ayakkabıcılar ve bı&ccedil;ak&ccedil;ılar vardı. Bug&uuml;n elbiseciler, ayakkabıcılar ve bı&ccedil;ak&ccedil;ılar kısmen bulunurken, şekerciler yoktur.<br /><br />1927 yılında, İl Genel Meclisi g&ouml;r&uuml;şmelerinde Uzun&ccedil;arşı&rsquo;nın &uuml;zerinin kapalı olduğu ve a&ccedil;ılması kararlaştırılır. Belgelere g&ouml;re Uzun&ccedil;arşı; Tahtakale&rsquo;den Batpazarı ve Yiğitk&ouml;hne Camii&rsquo;nin yanında bulunan Galle Pazarı&rsquo;na kadar uzamıştı.<br /><br />Bu &ccedil;arşı daha sonraki yıllarda Bursa&rsquo;ya yetmediğinden başka yerlerde de yeni &ccedil;arşılar kurulmuştur. İkinci &ouml;nemli &ccedil;arşı da Atpazarı&rsquo;nda bulunmaktaydı.<br /><br />Uzun &Ccedil;arşıda 80 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Giyim &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/82/uzun_carsi.html" target="_blank" title="UZUN ÇARŞI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/148.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/82/uzun_carsi.html</link>
		  </item><item>
			<title>TUZ PAZARI ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Adından da anlaşılacağı gibi Tuz satılan yermiş zamanında.Tuz toptancıları ile alıcıların pazarlıkları duyulurmuş.Evinize aldığınız &uuml;&ccedil; kuruşluk bir kilo tuz diye d&uuml;ş&uuml;nmeyin.Kıymetli &uuml;r&uuml;n,her yerde bulunmuyor,nakliyesi k&uuml;lfetli.&Ccedil;arşı b&ouml;lgesini İpek yolu &uuml;zerinde &ouml;nemli bir ticaret merkezi olduğunu unutmayın.Tuzun pazarımı olurmuş diye bu haliyle hayal edin.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/81/tuz_pazari_carsisi.html" target="_blank" title="TUZ PAZARI ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/147.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/81/tuz_pazari_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>TUZ PAZARI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Adından da anlaşılacağı gibi Tuz satılan yermiş zamanında.Tuz toptancıları ile alıcıların pazarlıkları duyulurmuş.Evinize aldığınız &uuml;&ccedil; kuruşluk bir kilo tuz diye d&uuml;ş&uuml;nmeyin.Kıymetli &uuml;r&uuml;n,her yerde bulunmuyor,nakliyesi k&uuml;lfetli.&Ccedil;arşı b&ouml;lgesini İpek yolu &uuml;zerinde &ouml;nemli bir ticaret merkezi olduğunu unutmayın.Tuzun pazarımı olurmuş diye bu haliyle hayal edin.<br /><br />&Ccedil;oğunluk gıda &uuml;zerinedir.Tavuk&ccedil;ular,sakatat&ccedil;ılar,peynirciler,zahireciler, balcılar, cevizciler,kestaneciler vardır.&Ouml;n&uuml;nde kurulan s&uuml;rekli pazar yeri ile &ccedil;ok hareketlidir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/80/tuz_pazari.html" target="_blank" title="TUZ PAZARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/145.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/80/tuz_pazari.html</link>
		  </item><item>
			<title>TUZ HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Uzun&ccedil;arşı&rsquo;da Tuzpazarı Caddesinde bulunan eski bir han. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir handır.<br /><br />K&uuml;tahya Hanı karşısındadır. Kara Timurtaş Paşa oğlu Umur Bey&rsquo;in yaptırdığı bir handır. Vakfı, 1491 tarihlidir.<br /><br />Hanın etrafında 14 yığma s&uuml;tun olup, revaklar ahşaptır. 1901 yılındaki b&uuml;y&uuml;k yangında han tahrip olmuştur. Duvarları kesme taş ve tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olan bu yapı, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir handır.<br /><br />Yine diğer Osmanlı hanları gibi dikd&ouml;rtgen bir avlu etrafına iki katlı olarak sıralanan odalardan oluşur. Ravakların &uuml;zeri kubbe ve tonozlarla &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Odaları &uuml;zeri ise beşik tonoz ile &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. &Uuml;st Katta on sekiz, alt katta on yedi odası vardır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/79/tuz_han.html" target="_blank" title="TUZ HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/144.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/79/tuz_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>SİPAHİ ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&nbsp;&nbsp; Bursa&rsquo;nın en &uuml;nl&uuml; &ccedil;arşılarından biridir. Kapalı&ccedil;arşı ile Cumhuriyet Caddesi arasındadır. Bedesten&rsquo;in yanında bulunan Sipahi &Ccedil;arşısı, Karaca Bey tarafından, Sultan &Ccedil;elebi Mehmet d&ouml;neminde yaptırılmıştır. Bu Karaca Bey, Fatih&rsquo;in vezirlerinden olan Dayı Karaca Bey olmalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kayıtlarda Karacabey&rsquo;deki imaretine getirmesi i&ccedil;in Bursa Yorgancılar &Ccedil;arşısını yaptırdığı kayıtlıdır. Duvarları taş ve tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olan &ccedil;arşının &uuml;zeri, beş b&uuml;y&uuml;k kubbe ve yuvarlak tonozlarla &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. İki taraflı olarak yirmi d&ouml;rt d&uuml;kk&acirc;n bulunan &ccedil;arşıda eskiden seksen yedi d&uuml;kk&acirc;n olduğu savunulur ki bu doğru değildir. 1536, 1616, 1685, 1777 yıllarında yapılan onarımlarda bir&ccedil;ok değişikliğe uğrayan &ccedil;arşı, 1958 yılında yapılan son onarımla aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır. Bu &ccedil;arşının kuzeyinde, &ccedil;arşıya paralel uzanan bir başka &ccedil;arşı varmış. Cumhuriyet/Hamidiye Caddesinin a&ccedil;ılması sırasında yıkılmıştır. &Ccedil;arşıya &ccedil;eşitli d&ouml;nemlerde Yorgancılar, Sandık&ccedil;ılar, D&ouml;şek&ccedil;iler, Sipahi Pazarı adları da verilmiştir. Bug&uuml;n de &ccedil;arşıda, &ccedil;oğunlukla yorgancı ve mobilyacı esnafı bulunur.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/78/sipahi_carsisi.html" target="_blank" title="SİPAHİ ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/143.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/78/sipahi_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>OKÇULAR ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa&#39;mızın en eski &ccedil;arşılarından biri olan Tarihi Ok&ccedil;ular &Ccedil;arşısı İn&ouml;n&uuml; Cad. ile G&uuml;m&uuml;ş&ccedil;eken Cad. arasında kalan yaklaşık 200 metrelik bir &ccedil;arşıdır.Osmangazi il&ccedil;esi Alacamescit mahalleri sınırları i&ccedil;ersinde yer alan &ccedil;arşı, doğusunda Kayhan &Ccedil;arşısı, batısında Tuzpazarı bulunmaktadır. Nalıncılar Sok. K&uuml;tahyalılar Sok. Hamam Sok. G&uuml;mr&uuml;k Sok. Bı&ccedil;akcılar Sok. Okul Sok. ve Ok&ccedil;ular Sok. &ccedil;arşının 7 ayrı kolu ve kapısıdır. Tarihi &ccedil;arşı ve hanlar b&ouml;lgesinin 1500 metrelik ana aksı &uuml;zerinde yeralan &ccedil;arşı Heykel &ouml;n&uuml;ne, Ulucamiye, Kapalı &Ccedil;arşıya, Metro istasyonlarına ve Kocaahmet otoparkına yakınlığı ile alışverişe uygun konumdadır.<br /><br />&nbsp; Osmanlımızın Bursa&#39;yı fethinden sonra (1326) 14.y&uuml;zyılın sonlarına doğru oluşan &ccedil;arşımız ve Şerafeddin (Alacamescid) mahallesi g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar varlığını s&uuml;rd&uuml;rebilmiştir. &Ouml;zellikle Osmanlı ordusunun ok, bı&ccedil;ak,<br />kılı&ccedil; ve postal ihtiyacının &ccedil;arşıdan karşılandığı tarihi belgelere dayanmaktadır. (1516 yılında 250.000 ok siparişi)<br />Yine &ccedil;arşının ismindeki ok yapımındaki ustalığından geldiği rivayet edilmektedir.<br /><br />Y&uuml;zlerce yıldır varlığını s&uuml;rd&uuml;ren tarihi &ccedil;arşıda onlar sivil mimari &ouml;rneği yapının yanısıra 1.Murat H&uuml;davendigar d&ouml;neminde K&uuml;tahya (&Ccedil;ukur) Han ve Şerafettin Paşa Camisi (Ok&ccedil;ular Camii) ve Nalıncılar Hamamı ile Fatih d&ouml;neminden Karakadı Camisi&nbsp; bulunmaktadır. Son 25-30 yıl &ouml;ncesine kadar &ccedil;arşı ve civarında her t&uuml;rl&uuml; ev, tarım ve kişisel &uuml;r&uuml;nlerin (&ouml;zellikle bı&ccedil;ak ve ayakkabı) imalatı ve satışarı yapılırken bug&uuml;n genellikle kışisel &uuml;r&uuml;nlerin ticareti &ouml;n plandadır.<br /><br />Ok&ccedil;ular &Ccedil;arşısında&nbsp; 172 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Konfeksiyon ve Ayakkabı &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/76/okcular_carsisi.html" target="_blank" title="OKÇULAR ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/141.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/76/okcular_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>KUBBELİ HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Hal binası olarak yapılmıştır.Eski Hal diye de ge&ccedil;er.4 giriş kapısı,&ouml;zg&uuml;n mimarisi ile tamamen kapalı olmasına rağmen apaydınlıktır. Han olarak yapılmamış olup sadece isminde vardır.Tuz Pazarı &ccedil;arşısının ta ortasındadır.<br /><br />Peynir,Tereyağ,zeytin,bakliyat,pastırma,zeytinyağ,bal,pekmez ve envai &ccedil;eşit şarkuteri &uuml;r&uuml;nleri vardır.Meşhur İskender Kebabın tereyağı buradandır.<br /><br />Peynirin her &ccedil;eşidi en kalitelileri Kubbeli Handa bulunur. <br /><br />Kubbeli Handa 25 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli S&uuml;t &Uuml;r&uuml;nleri ve Bakliyat &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/75/kubbeli_han.html" target="_blank" title="KUBBELİ HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/140.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/75/kubbeli_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>KOZA HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa Ulu Camisi ile Orhan Camisi arasında bulunan Koza Hanı&rsquo;nı, Sultan II.Beyazıt&rsquo;ın İstanbul&rsquo;da yaptırdığı Beyazıt K&uuml;lliyesine akar olarak 1490-1491 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Mimarı Abdul-&ucirc;l&acirc; bin Pulad Şah, inşaat emini de S&uuml;cca bin Karaca&rsquo;dır. <br /><br />Koza Hanı &ccedil;eşitli d&ouml;nemlerde Han-ı Cedid Evvel, Şimşek Hanı, Sırmakeş Hanı, Beylik Kervansaray, Beylik Han-ı Cedidi Amire, Beylik Yeni Kervansaray isimleri ile de anılmıştır. <br /><br />Han dikd&ouml;rtgen bir avlunun &ccedil;evresinde iki katlı olarak yapılmıştır. Doğusunda ise ahır ve depoların bulunduğu ikinci bir avlu bulunmaktadır. Hanın kuzeyindeki giriş kapısı taş kabarma bezeli abidevi bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;mdedir. Girişin iki yanında d&uuml;kkanların sıralandığı bir &uuml;st yapıya sahiptir. &Uuml;st kattan g&uuml;neye, avluda depolara ve Orhan Camisi y&ouml;n&uuml;ne a&ccedil;ılan &uuml;&ccedil; kapısı daha bulunmaktadır. &Uuml;st katta 50, alt katta 45 odası olan hanın avlusunun ortasına bir mescit yapılmıştır. Sekiz y&uuml;zl&uuml; olan mescit, k&ouml;şelerindeki sekiz ve arkadaki bir ayak &uuml;zerindedir. Alt kısmında şadırvan vardır. <br /><br />Orijinal durumunda hanın &uuml;zeri kubbe ile &ouml;rt&uuml;l&uuml; iken, yapılan onarımlarla &uuml;st &ouml;rt&uuml;s&uuml; &ccedil;atıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.<br /><br />Bursa şehrinin g&ouml;z bebeği, Osmanlı&#39;nın mirası, tarihin derin dokuları, doğallığın tadı, ipeğin zerafeti, ıhlamur kokularının yayıldığı, g&uuml;neşin başka aydınlattığı, fotoğraf sanat&ccedil;ıların vaz ge&ccedil;ilmezi, ressamların tablolarına hayat veren, yerli ve yabancı tursitlerin Bursa&#39; ya uğramadan ge&ccedil;emedeği, g&uuml;ler y&uuml;zl&uuml; esnafı ve &ccedil;alışanları, d&uuml;nyaca tanınan sanat şahaseri, &quot;KOZA HAN&quot;. Koza Han 1491 yılında Sultan II.Beyazıd tarafından d&ouml;nemin en iyi mimarlarından Abd&uuml;l ula bin Pulat Şah`a İstanbul`daki eserlerine vakıf olarak yapılmıştır. Koza Han, geniş, dikd&ouml;rtgen bir avlunun &ccedil;evresinde iki katlı olan han&#39;dır. Tam ortasında k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama muhteşem duruşu ile bir mescidin altında şadırvan. Mağazalarında kaliteli &ccedil;eşitli ipek kumaşlar, ipek eşarplar, ipek şallar, aksesuarların yanında &ccedil;eyiz ve ev tekstili &uuml;r&uuml;nleri, i&ccedil; giyim, g&uuml;m&uuml;ş ve değerli hediyelik eşyaların satışı yapılmaktadır.<br />Bursa&#39;da Ulu Cami ile Orhan Cami arasında bulunan Koza Han 1491&rsquo;de II. Bayezid tarafından d&ouml;nemin mimarlarından Abd&uuml;l ula bin Pulat Şah&#39;a İstanbul&rsquo;daki eserlerine vakıf olarak yapılmıştır.Koza Han eskiden ipek b&ouml;ceği kozalarının satışının yapıldığı bir yerdi.Kozalardan elde edilen ipek kumaşlar Bursa&#39;nın tekstil merkezi olmasında ilk rol&uuml; oynamıştır.Bursa ve &ccedil;evresinde yaşayan kendilerini Manavlar olarak ifade eden yaklaşık 1000 yıldır bu topraklarda yaşayan T&uuml;rkler İpek B&ouml;ceği &uuml;reticiliğini y&uuml;zyıllardır yapmaktadırlar. Ortaasya&#39;dan gelen bu gelenek burada da s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.Son yıllarda sentetik (petrol &uuml;r&uuml;nlerinden elde edilen) iplik ve kumaşlar y&uuml;z&uuml;nden ipekb&ouml;ceği &uuml;reticiliği &ccedil;ok azalmıştır.Ancak atalarımızdan gelen bu &ouml;nemli meslek ile &uuml;retilen ipek kumaşlar marka olmak isteyen moda sanayi i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmemesi gereken materyallerdir.Koza Hanın i&ccedil;inde geniş, dikd&ouml;rtgen bir avlunun &ccedil;evresinde iki katlı olan han 95 odalıdır, tam ortasında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir mescidin altında bir şadırvan vardır.Odalar artık mağaza halini almıştır. Hanın doğusunda eskiden konaklamaya gelenlerin atlarını bağladıkları ahır ve depoların bulunduğu Dış Kozahan denilen ikinci bir avlulu b&ouml;l&uuml;m vardır.Uzun&ccedil;arşı&rsquo;ya mavi &ccedil;inilerle s&uuml;sl&uuml; bir ta&ccedil; kapı ile a&ccedil;ılır.Bu s&uuml;sl&uuml; kapı a&ccedil;ık &ccedil;arşı ve kapalı &ccedil;arşı&#39;ya a&ccedil;ılır.Eski zamanlarda değişen adları;Ceddid-i Evvel,Şimşek Hanı,Beylik Kervansarayı,Beylik Hanı,Cedid-i Amire ve Yeni Kervansaray&#39;dır.Koza Han halen Bursa ekonomisine ipek&ccedil;ilik alanında katkılarını s&uuml;rd&uuml;rmektedir. &Uuml;st katında ipek mam&uuml;llerini satan kaliteli d&uuml;kkanların yanısıra alt katta da kafeteryalar mevcuttur.Hem ziyaret,hem ticaret hem de dinlenmek i&ccedil;in Bursa&#39;nın vazge&ccedil;ilmezidir.<br /><br />Koza Handa 95 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Giyim ve İpek &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/74/koza_han.html" target="_blank" title="KOZA HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/146.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/74/koza_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>NİLÜFER KÖYLÜ PAZARI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ccedil;eyiz d&uuml;kk&acirc;nları, baharat&ccedil;ılar, taze meyve ve sebze d&uuml;kk&acirc;nlarıyla &ccedil;arşı b&ouml;lgesinin &ouml;nemli pazarlarından biri olan Nil&uuml;fer K&ouml;yl&uuml; Pazarı her zaman kalabalıktır.Yılın 12 ayı enginar bulabileceğiniz ender yerlerdendi.<br />Belediyenin yapacağı restorasyon ile &Ccedil;arşını yıldızı olmayı hedeflemektedir. <br /><br />Nil&uuml;fer K&ouml;yl&uuml; Pazarında 86 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Sebze, Meyva ve Baharat &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/73/nilufer_koylu_pazari.html" target="_blank" title="NİLÜFER KÖYLÜ PAZARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/139.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/73/nilufer_koylu_pazari.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYHAN ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa&rsquo;nın en &ouml;nemli &ccedil;arşılarından biridir. Bir&ccedil;ok kez yangın &ccedil;ıkmıştır. Hatta Bursa yangınlarının &ccedil;oğu buradan &ccedil;ıkmaktaydı. Bunun nedeni, bug&uuml;n bile mahallede bulunan demirci ve bı&ccedil;ak&ccedil;ıların ocaklarıydı. Kadı sicillerinde &ccedil;arşı ile ilgili &ccedil;ok sayıda bilgiye rastladık. &Ccedil;arşının Sel&ccedil;uk Hatun vakfı olduğu anlaşılıyor. XX. y&uuml;zyıla gelindiğinde ise &ccedil;arşıda ilgin&ccedil; bir şey yok; otomobil garajları ve şekercilerin yoğunlukla bulunduğu bir &ccedil;arşı g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ndedir. Burada bazı g&uuml;nler sebze pazarları da kurulurmuş. &Ccedil;evresinde ve Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;ya doğru ise, Bursa&rsquo;nın &uuml;nl&uuml; bı&ccedil;ak&ccedil;ıları varmış. Bı&ccedil;ak&ccedil;ılar bug&uuml;n halen aynı yerde faaliyetlerini s&uuml;rd&uuml;rmekteler. Evliya &Ccedil;elebi bu &ccedil;arşıda, yemiş pazarcılarının d&uuml;kk&acirc;nlarını meyve dalları ile s&uuml;slediklerini yazar.<br /><br />Kayhan &ccedil;arşısı 130 işyeri ile hizmet vermektedir.<br />Mevcut 11 pideli k&ouml;fteci, 2 k&ouml;fteci, 5 pideci, 3 kuruyemiş&ccedil;i, 3 lokanta, 2 ekmek fırını, 3 tatlıcı-b&ouml;rek&ccedil;i,3 kasap, helvacı-balık&ccedil;ı- manav-bakkal ile gıda ağırlıklı olmakla beraber 3 hırdavat&ccedil;ı, 8 bı&ccedil;ak&ccedil;ı, 5 nakliyeci, 3 konfeksiyoncu, 5 demirci, 3 marangoz, 6 tenekeci, 2 k&ouml;m&uuml;rc&uuml;, 2 inşaat malzemecisi ve 5 kahvehane ile beraber muhtelif sanatkarları barındırmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/72/kayhan_carsisi.html" target="_blank" title="KAYHAN ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/138.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/72/kayhan_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAPAN HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Atat&uuml;rk Caddesi &uuml;zerinde, Ulucami&rsquo;nin hemen batısındadır. Han, Sultan I. Murat tarafından, XIV. y&uuml;zyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır.<br /><br />Aslında Kapan, alım satım yapımı sırasında devletin vergi aldığı han anlamına gelmesine karşın, bazı belgelerde bir otel gibi kullanıldığı da anlaşılmaktadır. Zamanla kapan işlevini yitirmiş olmalıdır. Son yıllarda Yağ Kapanı olarak anılmaktaydı.<br /><br />Yapıldığı yıldan bu yana bir&ccedil;ok onarımlar g&ouml;ren han, b&uuml;y&uuml;k bir avlu &ccedil;evresine sıralanan iki katlı ve revaklara a&ccedil;ılan odaları bulunan b&uuml;y&uuml;k bir han idi. 1685 yılında hanın 29 odası bulunuyormuş. 1614, 1684, 1511 yıllarında esaslı tamirler g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Yol genişletilmesi nedeniyle, Vali Reşit M&uuml;mtaz Paşa d&ouml;neminde, yapının g&uuml;ney tarafı tamamıyla yıkılmıştır. K&acirc;zım Baykal&rsquo;a g&ouml;re 1950 yılında muazzam kapısı sağlam durumdaymış. Hatta o devirden kalma kantar ve okkaları da varmış. &Ouml;nceleri han, karşıdaki G&uuml;ng&ouml;rmez Mescidi&rsquo;ne kadar uzanmaktaydı. Bug&uuml;n &uuml;zeri tonozla &ouml;rt&uuml;l&uuml; girişi ile, kuzey kolundan &ccedil;ok az oda kalmıştır.<br /><br />Hanın karşısında Pars Bey&rsquo;in yaptırdığı Doğang&ouml;z&uuml; adıyla bir başka han daha varmış; ancak bu han 1738 yılında arsaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/71/kapan_han.html" target="_blank" title="KAPAN HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/137.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/71/kapan_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAPALI ÇARŞI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa fethedildiğinde bir ticaret yolu &uuml;zerinde muhkem bir &lsquo;Askeri &Uuml;s&rsquo;ten başka bir şey değildi. Osmanlı Bursa&rsquo;yı yaratma s&uuml;recinde hanlar, hamamlar yaptı ve zamanla Tahtakale altında bir &lsquo;Uzun &Ccedil;arşı&rsquo; aksı oluştu. Bu, Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;nın doğuşudur. Ve Kapalı&ccedil;arşı, y&uuml;zyıllar boyunca yangınlar, depremler ge&ccedil;irdi, yandı-yıkıldı, yeniden yapıldı&hellip; Bug&uuml;n; Bursa&rsquo; nın ticaret ve alışveriş vitrini olan Kapalı&ccedil;arşı, tarihi imajını yitirmiş değildir.<br /><br />Orhan Gazi zamanında Hanların araları &ccedil;atı ile kapatılarak kapalı &ccedil;arşılar meydana getirilmeye başlanmış ve kapalı &Ccedil;arşı&#39;nm ilk hali bu şekilde oluşmuştur.<br /><br />Daha sonraki yıllarda Sahaflar, Aktarlar, İvaz Paşa , Gelincik, Sipahiler, Karacabey(Yorganeılar,Sandık&ccedil;ılar) Eski bakırcılar &ccedil;arşıları eklenerek kapalı &ccedil;arşıyı oluşturmuşlardır. 1958 yılında tamamen yanan kapalı &ccedil;arşı yeniden inşa edilmiştir.Kapalı &ccedil;arşı ilk halinde olduğu gibi tek katlı olarak değil alttan zemin kat, sokak seviyesinde ve yolların iki tarafında d&uuml;kkanlar ve d&uuml;kkanların &uuml;st katları olarak inşa edilmiştir.&Ccedil;arşının &uuml;st&uuml; de modern bir şekilde kapatılmıştır, 1855 depremde yıkıldıktan sonra &uuml;st&uuml; a&ccedil;ık kalan İvaz Paşa ve Eski Bakırcılar &Ccedil;arşıları da 1960 yılında restore edilerek &uuml;stleri kapatılmıştır. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde i&ccedil;inde barındırdığı Kuyumcular bedesteni,Yorgancılar &ccedil;arşı sı,ayakkabıcılar &ccedil;arşısı, mobilyacılar ile tam olarak alışveriş ve ticaretin merkezi durumundadır.<br /><br />&Uuml;st katta 50, alt katta 45 olmak &uuml;zere toplam 95 odası vardır.&Uuml;st katta bulunan odaların tamamı ipek ve ipek &uuml;r&uuml;nleri satan d&uuml;kkanlar olarak kullanılmaktadır. &Uuml;st katta g&uuml;neye a&ccedil;ılan bir kapısı ile alt katta Orhan cami tarafına,tuz pazarına ve kuzeyinde kapalı &ccedil;arşıya a&ccedil;ılan kapıları vardır. Kuzeye a&ccedil;ılan b&uuml;y&uuml;k taş kapısı firuze &ccedil;inilerle s&uuml;sl&uuml;d&uuml;r. Avlusunda altı şadırvan olan kubbeli bir mescit bulunmaktadır.G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Kozahan&#39;ın i&ccedil; avlusu insanların dinlenebilecekleri kafeterya ve &ccedil;ay bah&ccedil;esi olarak d&uuml;zenlenmiştir. Hanın mimarı Abd&uuml;l-Ula Bin Pulad Şah, İnşaat ustası da Suca Bin Karaca&#39;dır. Han-ı Cedid-i Evvel, Simkeş, Beylik, Kervansaray&#39;ı, Cedid-i Amire gibi isimlerle anılan Koza Hanı eskiden olduğu gibi şimdi de Bursa&#39;nın ipek ve ticaret merkezidir.<br />Orhan Gazi&rsquo;nin yaptırdığı ve ilk Bedesten olarak bilinen Emir Han&rsquo;ın yetersiz kalması &uuml;zerine Yıldırım Bayezit tarafından XIV. yy&rsquo;ın sonunda yapılan 100 d&uuml;kk&acirc;nlı Bedesten g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde hem Bursa&rsquo;nın hem de Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;nın kalbini oluşturmaktadır.<br />Kentin merkezindeki Emir Han, Koza Han, Geyve Han gibi hanların aralarının zaman i&ccedil;inde &ccedil;atı ile kapatılarak oluşturulan Kapalı &Ccedil;arşı; daha sonraları Sahaflar, Aktarlar, Yorgancılar, Sandık&ccedil;ılar, Kuyumcular, Kavuk&ccedil;ular, İplikciler, Sipahiler ve Bakırcıların ilave edilmesiyle genişletilmiştir.<br />Ge&ccedil;mişte alışveriş ve ticaretin nabzının attığı Ulucami&rsquo;nin arka tarafındaki Kapalı&ccedil;arşı ve Bedesten g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de t&uuml;m zenginliği ve canlılığı ile hizmet vermeye devam ediyor.<br /><br />Kapalı &Ccedil;arşıda 130 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Kuyumcu ve D&ouml;viz &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/70/kapali_carsi.html" target="_blank" title="KAPALI ÇARŞI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/136.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/70/kapali_carsi.html</link>
		  </item><item>
			<title>İVAZPAŞA ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Cumhuriyet Caddesinin g&uuml;neyinde, XV. y&uuml;zyılın ikinci yarısında İvaz Paşa tarafından yaptırılmıştır.<br /><br />Cumhuriyet Caddesi ile İvazpaşa Mescidi arasındaydı. Bug&uuml;n yoktur. 1958 Bursa Kapalı&ccedil;arşı yangınından sonra tamamen yıkılmış olan yapıdan sadece bazı ufak duvar kalıntıları kalmıştır.<br /><br />Bu hanın kuzeydoğusunda ise Karacabey Hanı, onun karşısında da Kuşbazlar Hanı vardı. Bu hanların hi&ccedil;biri bug&uuml;n kalmamıştır.<br /><br />İvaz Paşa &Ccedil;arşısında 24 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Mobilya ve Aksesuar &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/69/ivazpasa_carsisi.html" target="_blank" title="İVAZPAŞA ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/135.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/69/ivazpasa_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>HAVLUCULAR ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa deyince akla ilk gelenler arasında havlu. Ulu Camiinin hemen yanındadır Havlucular.Yeni restorasyonu ile &uuml;zeri kapatılarak yaz,kış rahat alışveriş imkanı sağlar.Bursa&#39;ya gelipte uğranmadan gidilmez.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/67/havlucular_carsisi.html" target="_blank" title="HAVLUCULAR ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/134.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/67/havlucular_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>GELİNCİK ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kapalı&ccedil;arşı&rsquo;nın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; oluşturur. D&ouml;rt kubbeli olan bu yapının hemen yanında beş kubbeli Sipahi &Ccedil;arşısı vardır. Bedesten&rsquo;in kuzeyindedir. Bu &ccedil;arşıda Halla&ccedil;lar olduğu i&ccedil;in Halla&ccedil;lar &Ccedil;arşısı olarak da anılır. Sipahi &Ccedil;arşısına paralel olarak uzanır. İshak Paşa tarafından, XV. y&uuml;zyılda, Sultan &Ccedil;elebi Mehmet d&ouml;neminde yaptırılmıştır. Ayverdi ise Fatih devri yapıları i&ccedil;inde g&ouml;rmektedir. Bu &ccedil;arşı, vakfiyelerde ge&ccedil;en Gelincik Sultan ile ilgili olmalıdır. Ancak bazı kayıtlarda &ccedil;arşı, Fatih&rsquo;in vezirlerinden Dayı Karaca Bey tarafından, Karacabey&rsquo;deki imaretine gelir getirmesi i&ccedil;in yaptırıldığı kayıtlıdır. Aslında kırk d&uuml;kk&acirc;n olması gereken bu handa bug&uuml;n ancak yirmi bir d&uuml;kk&acirc;n vardır. Duvarları, taş ve tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş olan hanın &uuml;zeri d&ouml;rt kubbe ve tonozlarla &ouml;rt&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Sipahi &Ccedil;arşısı ise beş kubbelidir. Kubbeleri olduk&ccedil;a y&uuml;ksektir. 1958 yılındaki yangında b&uuml;y&uuml;k hasar g&ouml;ren han onarılıp yeniden hizmete a&ccedil;ılmıştır. K&acirc;zım Baykal&rsquo;a 1950 yılından &ouml;nce kubbeleri yıkık durumdaymış. Kubbeler 1970&rsquo;li yıllarda yapılmıştır. Bug&uuml;n handa, yorgancı ve diğer mobilyacı esnafları bulunmaktadır. Bu bi&ccedil;imiyle, halen &ccedil;arşının Halla&ccedil;lar &ouml;zelliği s&uuml;rmektedir. 1618, 1645 yıllarında esaslı onarımlar g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Bursa&rsquo;da en &ouml;zg&uuml;n bi&ccedil;imiyle g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze gelmiş hanlardan biridir. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/65/gelincik_carsisi.html" target="_blank" title="GELİNCİK ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/132.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/65/gelincik_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>GALLE HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Cumhuriyet Caddesi &uuml;zerinde bulunan han, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de tahrip olmuştur. Kanuni Sultan S&uuml;leyman&rsquo;ın sadrazamı Semiz Ali Paşa (&ouml;l. 1564) tarafından, XVI. y&uuml;zyılda yaptırılmıştır.<br /><br />Han, Yeni Galle adıyla da anılmaktadır. İki katlı olan hanın duvarları kesme taş ve tuğla ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Alt ve &uuml;st katta bulunan odaların &ouml;n&uuml;nde revaklar vardır. Belgelere g&ouml;re handa s&uuml;rsat zahiresi satılmakta olup, Koza ve Mahmutpaşa Hanı&rsquo;ndan sonra &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; derecede &ouml;nemli han olduğu g&ouml;r&uuml;lmektedir. Anadolu&rsquo;ya g&ouml;nderilen buğdaylar burada hazırlanmaktaydı.<br /><br />1690 ve 1844 yılında onarımlar g&ouml;rm&uuml;ş olan han, Cumhuriyet Caddesi tarafında ikiye b&ouml;l&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r. Hanın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; Karakadı caddesinin karşısında kalmışken, bir kısmı da İn&ouml;n&uuml; Caddesi kıyısında kalmıştır. Bu nedenle harap durumda bulunan hanın ayakta kalan alt kat odaları &ccedil;eşitli işyerleri olarak kullanılmaktadır. Han, &ouml;zel kişiler tarafından s&uuml;rekli tahrip edilerek, i&ccedil;inde ka&ccedil;ak yapılar oluşturulmaktadır. Hanın ortasında bulunan tarihi &ccedil;ınar ağa&ccedil;ları bug&uuml;n yoktur. Hanın yanında bulunan &ccedil;ini &ccedil;eşmeden de bug&uuml;n bir iz yoktur. Olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k olan hanın &ouml;zellikle doğu revakları ve odalarıyla kuzeyindeki revakların bir kısmı sağlam durumdadır. Kuzeyindeki kapı da son derece sağlam olup, demir kapısı bile bulunmaktadır.<br /><br />Her ge&ccedil;en g&uuml;n tahrip olan han i&ccedil;inde bazı apartmanlar bile yapılmıştır. Yapının bir an &ouml;nce onarılması gereklidir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/64/galle_han.html" target="_blank" title="GALLE HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/131.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/64/galle_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>FİDAN HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa&rsquo;nın en g&uuml;zel hanlarından biri olan Fidan Hanı, Sadrazam Mehmet Ağa&rsquo;nın oğlu İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır.XV. y&uuml;zyılda,İbrahim Paşa, 1474 yılında Şehzade Mustafa&rsquo;nın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne sevindiği ve matem giysisi giymediği i&ccedil;in &ouml;ld&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. <br /><br />XV.y&uuml;zyıl yapısı olan han iki avluludur. Ahırlar ve diğer yan b&ouml;l&uuml;mlerin bulunduğu kısım bug&uuml;nk&uuml; d&uuml;kkanların olduğu yerdedir. Hana g&uuml;neydeki &ccedil;arşıdan girilmektedir. İ&ccedil; avlu 46.00x42.00 m. &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;nde kareye yakın dikd&ouml;rtgen planlı olup, iki katlı revakların ayakları ve kemer y&uuml;zleri tuğla ve moloz taşla işlenmiştir. Ortasında bir havuz ve mescidi vardır. Birinci avlu &uuml;zerindeki hanın altta 48, &uuml;stte 50 olmak &uuml;zere 98 odası vardır. Alt kattaki odalar ve revaklar tonozlarla, &uuml;st katta revaklar kubbeli, odalar ise tonozla &ouml;rt&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. &Ccedil;arşı tarafındaki alt kat odaları dışında kalan odalar birer pencere ile aydınlatılmıştır. <br /><br />Uzuncarşı&rsquo;nın kuzeyinde, Koza Hanı&rsquo;nın karşısındadır.&nbsp; Hanın zemin kotu olduk&ccedil;a d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r. Bu hana bir zaman yem i&ccedil;in saman getirildiği i&ccedil;in, Samanpazarı da denilmiştir. Kareye yakın bir i&ccedil; avlu etrafında sıralanan iki katlı revak ile odalardan oluşan han, Bursa&rsquo;nın en &ouml;nemli hanlarındandır. Duvarları iki sıra tuğla, bir sıra moloz taşı ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Arka duvarları t&uuml;m&uuml;yle moloz taşıyla &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Revakların sivri, kemerleri ise tuğladan yapılmıştır. Hanın alt kat revakları tonozla, &uuml;st kat revakları ise kubbe ile &ouml;rt&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Kubbe ve &uuml;st &ouml;rt&uuml;s&uuml; kiremitle &ouml;rt&uuml;l&uuml;d&uuml;r. Hanın doğu ve g&uuml;neyinde birer kapısı vardır. Hanın alt katında kırk sekiz, &uuml;st katında ise elli oda bulunur. &Ccedil;arşı tarafındaki odalar dışındaki diğer t&uuml;m odaların dışarıya bakan bir penceresi bulunur. Pencerelerin &uuml;zerinde, bir kuşak halinde tuğla s&uuml;slemeler vardır. 1561, 1603, 1656, 1760 yıllarında onarımlar g&ouml;ren handa bir&ccedil;ok değişiklikler de yapılmıştır. Halen sağlam ve faal durumdadır. Son derece geniş ve b&uuml;y&uuml;k bir han olan Fidan Han&rsquo;ın i&ccedil;inde &ccedil;ok sayıda ağa&ccedil; vardır.<br /><br />Ayverdi, bu hanın Bursa&rsquo;daki en b&uuml;y&uuml;k han olduğunu yazıyor. Avlusu 46X42 metre boyutlarındadır. Tuzpazarı Camii ile han arasında, hanın ahırları ve kervansarayları varmış. Daha sonra Ko&ccedil;a, İpek ve Eski-Yeni Hanlar gelmekteymiş. Yapı, Vakıflar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; malıdır.<br />&nbsp;<br />Fidan Handa 105 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Kafe ve Tekstil &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/63/fidan_han.html" target="_blank" title="FİDAN HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/130.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/63/fidan_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>ESKİ AYNALI ÇARŞI (ORHAN HAMAMI)</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Eski Aynalı &Ccedil;arşı: Bursa merkezde, Orhan K&uuml;lliyesinde bulunan bir hamamdı. Koza Hanı&rsquo;nın yanında, ama ondan &ouml;nce, 1339 yılında Osmanlı Sultanı Orhan Bey tarafından yaptırılmıştır. Tophane&rsquo;deki Manastır Medresesi&rsquo;ne gelir sağlamak amacıyla yaptırılmıştır. &Ccedil;ifte hamam sınıfından olan hamamın duvarları kesme taş, kubbe kasnakları &uuml;&ccedil; sıra tuğla, bir sıra kesme taş ile &ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Bir kenarı on iki metre, kare planlı soyunmalık b&ouml;l&uuml;m&uuml;nden ılıklık b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne ge&ccedil;ilir. Soyunmalık b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinde bir b&uuml;y&uuml;k kubbe vardır. Hamamda d&ouml;rt eyvan ile d&ouml;rt halvet odası bulunur. 1584, 1678 ve 1962 yıllarında onarılan hamam, son onarımdan sonra &ccedil;arşıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Orhan, Bı&ccedil;ak&ccedil;ılar, Kadınlar, Halla&ccedil;lar Hamamı adıyla da anılmış olan hamam, bug&uuml;n daha &ccedil;ok antikacıların bulunduğu Aynacılar veya Karag&ouml;z &Ccedil;arşısı adıyla bilinmektedir. Aynacılar &ccedil;arşısı denmesinin sebebi son onarımdan sonar bu &ccedil;arşıya gelen bir t&uuml;ccarın, &ccedil;arşı duvarlarına ayna astırmasıdır. Hamamın &ccedil;arşıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi sırasında bazı değişiklikler olmuş, t&uuml;m&uuml;yle hamam &ouml;zelliğini yitirmiştir. Kurnaları da kaldırılmıştır. Yapı, Vakıflar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; malıdır. <br /><br />Eski Aynalı &Ccedil;arşıda&nbsp; 15 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Antika ve M&uuml;cevher &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/62/eski_aynali_carsi_(orhan_hamami).html" target="_blank" title="ESKİ AYNALI ÇARŞI (ORHAN HAMAMI)"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/128.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/62/eski_aynali_carsi_(orhan_hamami).html</link>
		  </item><item>
			<title>DEMİRCİLER ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Demirciler y&uuml;zyıllarca k&ouml;r&uuml;klerinin başında kor yakıp; demir kızdırıp, d&ouml;v&uuml;p, keskinletip, su verip, &ccedil;elikleyip; ok bertip, kargı hazırlayıp, zırh yassıtıp orduya silah yaptılar. Demirciler &ccedil;arşısında devamlı &ccedil;eki&ccedil; seslerinden oluşan madeni musik&icirc; duyuluyordu. &quot;Dan Dun Dan, &Ccedil;an &Ccedil;un&quot; sesleriyle &ccedil;arşı &ccedil;ınlardı.Bursa&#39;nın demircileri: &quot;Alemde en sağlam, keskin bı&ccedil;ağı, kılına yapıyoruz. Zaferlerde bizim d&ouml;vd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z kılın&ccedil;ların, kargıların b&uuml;y&uuml;k ehemmiyeti ve payı var.&quot; diye s&ouml;ylerlerdi.&Ccedil;oğunlukla Sivaslılardan oluşurdu Demirciler.Zaman i&ccedil;erisinde &ccedil;oğaldılar ve Sivasiler Mahallesi bu şekilde ortaya &ccedil;ıktı.<br /><br />Şimdi ise &ccedil;ok azlar.Hala aynı &quot;Dan dun&quot; sesi yankılanır Demircilerde.Mutlaka uğrayın Demircilere eski bir zanaati g&ouml;rmek i&ccedil;in.<br /><br />Demirciler &Ccedil;arşısında&nbsp; 40 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli sıfır ve ikinci el eşya alım satımı yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/60/demirciler_carsisi.html" target="_blank" title="DEMİRCİLER ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/126.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/60/demirciler_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>HACI BAYRAM-I VELİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Hacı Bayram-ı Veli Camii, Hacı Bayram-ı Veli &lsquo;nin vefatından iki yıl &ouml;nce H.831/M.1427-28 yılında inşa edilmiştir.Takip eden d&ouml;nemlerde olduk&ccedil;a &ccedil;ok onarım g&ouml;rm&uuml;ş olan yapının ilk mimarı hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. <br />Taş kaideli,tuğla duvarlı ve kiremit &ccedil;atılı bir yapı olan&nbsp; Hacı Bayram-ı Veli Camii kuzey- g&uuml;ney doğrultusuna derinlemesine dikd&ouml;rtgen bir plana sahiptir.Zemin katta 437 metrekare, &uuml;stteki mahfilde ise 263 metrekaralik bir kullanım alanına sahiptir.Yapının g&uuml;neyinde&nbsp; Hacı Bayram-ı Veli T&uuml;rbesi, doğusunda Og&uuml;st tapınağı vardır.Yapının doğu cephesinde, eksenden kuzeye doğru kaymış basık yuvarlak kemerli dikd&ouml;rtgen silmelerin kuşattığı bir kapı vardır.Bu kapının kuzeye doğru alt k&ouml;şesinde son cemaat yerinde bulunan bir başka kapıda &ccedil;ilehaneye a&ccedil;ılmaktadır. <br />Yapının en ilgin&ccedil; cephesi kuşkusuz batı cephesidir.kademeli bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;şe sahip olan bu cephe vaktiyle bir son cemaat yeri olarak yapılan ancak sonradan duvarları kapatılarak bir yan sahın haline gelmesi nedeniyle bu şekilde bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş kazanmıştır. Caminin iki kademeli batı cephesinin harime sonradan eklenen ikinci kademesinin g&uuml;ney y&uuml;z&uuml;nde kapatılan kemer askılığının &uuml;st sağ ve solunda birer kitabe vardır.Biri T&uuml;rk&ccedil;e diğeri Arap&ccedil;a olan her iki&nbsp; kitabe de 1714 tarihinde yapılan onarımla ilgili aynı bilgiyi verir.Kitabelerde anlam olarak ;&nbsp;&nbsp; &lsquo;Bu g&uuml;zel ve mefharetli camii Allah&rsquo;ın evliyasından Hacı Bayram-ı Veli bina etti.Kuşluktan yatsıya kadar ge&ccedil;en zamanlarda harab oldu. Hacı Bayram-ı Veli neslinden Şeyh Mehmet Baba ihtimamiyle b&uuml;y&uuml;k babasının camisini tamir etti.Tamirin hitamını g&ouml;renler şevk ile bu tarihi H.1126/ ( M.1714) s&ouml;ylediler&rsquo; yazmaktadır. <br /><br />Kitabelerin &uuml;st kısmında dikd&ouml;rtgen bunların &uuml;zerinde ise sivri kemerli iki pencere daha vardır.&Uuml;stteki iki sıra pencere arasında yeşil sırlı tuğlayı andıran boya ile s&uuml;lus Kelime-i Tevhid yazılmıştır. <br />Hacı Bayram-ı Veli Camii minaresi, caminin kıble cephesine bitişik olan Hacı Bayram-ı Veli T&uuml;rbesinin g&uuml;ney doğu k&ouml;şesi ile organik bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k g&ouml;stermektedir.Minare &ccedil;oğunlukla Sultan camilerinde&nbsp; veya hanedan &uuml;yelerinin yaptırdığı camilerde olduğu gibi iki şerefelidir.Bunun a&ccedil;ıklaması<br /><br />Hacı Bayram-ı Veli&rsquo;ye duyulan saygı olmalıdır.Olduk&ccedil;a y&uuml;ksek olan minare, ilk şerefe ile takiben daralan g&ouml;vdenin &uuml;st&uuml;ndeki daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k ikinci şerefesi, petek ve konik k&uuml;lahla tamamlanır. <br />Hacı Bayram-ı Veli Camii ahşap ve ahşap &uuml;zerine kalemişi s&uuml;slemeleri&nbsp; yanısıra &ccedil;ini s&uuml;sleme bakımından da olduk&ccedil;a zengin bir yapıdır.Yapıda eski ve yeni s&uuml;slemeler olduk&ccedil;a yoğundur.Son olarak 1940 yılı onarımında kadınlar mahfili altındaki i&ccedil; duvarlar hari&ccedil; b&uuml;t&uuml;n i&ccedil; cephe alt sıradaki pencerelerin &uuml;st hizalarına kadar mavi-beyaz &ccedil;inilerle kaplanmıştır.&Ccedil;inilerin bitiminden sonra duvara, kalemişi palmetli bir s&uuml;sleme kuşağı ile ge&ccedil;ilir.Yazı kuşağında Besmele&rsquo; den sonra İnna Fetahna Leke&nbsp; suresi yazılmıştır.Surenin devamında Ketebeh&uuml; el fakir eş-Şeyh Muhammed şeklinde imza atılmış olup tarih yoktur. <br />Kalıplama tekniği ile yapılmış olan stalaktit al&ccedil;ı mihrap, duvarın 1/3&rsquo;&uuml;n&uuml; kaplar.Form ve boyut olarak Ankara Aslanhane Camii mihrabını, malzeme olarak diğer 17. ve 18. y&uuml;zyıl Ankara mescidlerini hatırlatır.En dışta stalaktitli bir silme ile &ccedil;evrili olan mihrabın &uuml;st kısmı palmet motiflerinden oluşan mazgal benzeri bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sahiptir.İ&ccedil;eri doğru ikinci bord&uuml;rde Kelime-i Tevhid tekrarlanır.&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bord&uuml;r birbirleriyle kesişerek &ccedil;oğalan yıldızların meydana getirdiği geometrik bir s&uuml;sleme ile doldurulmuştur.D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; ve son bord&uuml;rde ise nesih yazıyla yazılmış olan birbirini takip eden Kelime-i Tevhid yer alır. <br /><br />Mihrap alınlığında Kur&rsquo;an dan Surelerin yazıldığı beş sıra nesih yazılı pano sıralanır.Bunlardan &uuml;&ccedil; tanesinde Cin Suresi, 18. ayetten alınan &lsquo; ve inne&rsquo;lmesacide ve&rsquo;la&rsquo;tedu&nbsp; ma Allah&rsquo;ı ahaden &rsquo; yazısı vardır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />18.Y&uuml;zyıla ait Hacı Bayram-ı Veli Camii &lsquo;nin taklit k&uuml;ndakari tekniği ile yapılmış ahşap minberinin &uuml;zeri de kalemişi nakışlarla defalarca boyanmıştır.Minberin Ajurlu olarak işlenmiş merdiven korkuluklarının alt kısmındaki aynalıklar, oniki kollu yıldızlar ile aralarında kalan &ccedil;okgenlerin birbirlerine ince &ccedil;ıtalarla birleştirilmeleriyle meydana gelmiştir.T&uuml;m minber daha sonraki d&ouml;nemlerde &ccedil;eşitli şekillerde boya ile boyanarak s&uuml;slenmiştir.Minberde herhangi yapım veya onarım kitabesi yoktur.Ancak yakın zamanlarda kapının ta&ccedil; kısmı ile aynalığın &uuml;zerinde ve şerefe altındaki panolarla pabu&ccedil;luk kısmının &uuml;st kısmında &uuml;&ccedil;er kitabede &ccedil;eşitli dualar ve Kelime-i Tevhid yazılmıştır. <br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/59/haci_bayram_i_veli.html" target="_blank" title="HACI BAYRAM-I VELİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/70.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/59/haci_bayram_i_veli.html</link>
		  </item><item>
			<title>ANKARA'DAN GÖRÜNÜM</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Ankara. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&#39;nin başkenti ve İstanbul&#39;dan sonra ikinci b&uuml;y&uuml;k şehridir. Eski adı Angora olan şehrin n&uuml;fusu 2005 verilerine g&ouml;re 4.319.167 (il n&uuml;fusu 5.153.000) olup, rakımı 950 metredir.<br /><br />M.&Ouml;. 12. y&uuml;zyılda Hititler d&ouml;nemindeki ismi Ankuwash olan şehir, Galat ve Roma İmparatorluğu d&ouml;neminde Ancyra olarak anılmış, Hellenistik &ccedil;ağ ve Doğu Roma İmparatorluğu d&ouml;neminde &Aacute;nkyra ismini almıştır. Şehrin kimliğine katkı yapan tarihi eserlerin başında otantik &ccedil;evresi ile şehrin hemen her yerinden g&ouml;r&uuml;lebilen Ankara Kalesi gelir.<br /><br />Anadolu&#39;nun merkezindeki İ&ccedil; Anadolu B&ouml;lgesi&#39;nde bulunan bulunan Ankara Ankara ilinin de merkezidir. Ankara &ouml;nemli bir end&uuml;stri ve ticaret şehridir. T&uuml;rkiye devletinin merkezidir ve t&uuml;m yabancı &uuml;lke el&ccedil;iliklerine ev sahipliği yapar.<br /><br />Şehir Ankara ke&ccedil;isi ve bu ke&ccedil;iden &uuml;retilen tiftik, emsalsiz Ankara kedisi, balı, b&ouml;lgeye &ouml;zel &uuml;z&uuml;mleri ve beyaz Ankara tavşanı ile &uuml;nl&uuml;d&uuml;r.<br /><br />Ankara, doğuda Kırşehir ve Kırıkkale; batıda Eskişehir; kuzeyde &Ccedil;ankırı; kuzeybatıda Bolu ve g&uuml;neyde Konya ve Aksaray illeri ile &ccedil;evrilidir.<br /><br />Ankara, Orta Anadolu&#39;nun kuzeybatısında bulunan Kızılırmak ve Sakarya nehirlerinin kollarının oluşturduğu ovalarla kaplı bir b&ouml;lgedir. Bu b&ouml;lgede orman alanları ile step ve bozkır alanlarını bir arada g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.<br /><br />Akarsu boylarında sıralar halinde g&ouml;r&uuml;len iğde, s&ouml;ğ&uuml;t ve kavak ağa&ccedil;ları step i&ccedil;erisinde yer alır. Ankara &ccedil;evresinde plato &uuml;zerinde y&uuml;kselen m&uuml;nferit dağlar ile kuzeydeki dağlık sahada ise yağışlardaki artış y&uuml;z&uuml;nden orman &ouml;rt&uuml;s&uuml; kendini belli etmeye başlar. &nbsp;&nbsp;&nbsp; <br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/58/ankaradan_gorunum.html" target="_blank" title="ANKARA'DAN GÖRÜNÜM"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/61.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/58/ankaradan_gorunum.html</link>
		  </item><item>
			<title>DOLUNAY ÖĞRENCİ YURDU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ouml;ğrenci Yurdumuz T.C. Milli Eğitim Bakanlığı&rsquo;na bağlı olup, 2003 yılında hizmete a&ccedil;ılmıştır. &Ouml;ğrencilerimize , teknik olanaklarla g&uuml;venli ve kaliteli hizmet, sıcak, rahat ve konforlu bir ortam sunmaktadır. <br /><br />Kurumumuz Bursa-İzmir karayolunun 20. kilometresinde bulunmakta olup, &uuml;niversiteye 5 dakika mesafededir. &Ouml;ğrencilerimize g&uuml;n boyu &uuml;cretsiz ulaşım imkanı sunmaktayız. Ayrıca yurdumuzun &ouml;n&uuml;nden toplu taşıma ara&ccedil;ları da ge&ccedil;mektedir. <br /><br />Yurt binamız &uuml;&ccedil; bloktan oluşmakta olup, bir blok kız, iki blok erkek &ouml;ğrenciler i&ccedil;indir. Yurdumuz bir ve iki kişilik odalardan oluşmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/57/dolunay_ogrenci_yurdu.html" target="_blank" title="DOLUNAY ÖĞRENCİ YURDU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/66.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/57/dolunay_ogrenci_yurdu.html</link>
		  </item><item>
			<title>MİNİ-A YILDIRIM</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Mini-a Yıldırım, k&uuml;lt&uuml;rel ve tarihsel mirasımıza sahip &ccedil;ıkma bilincinin gelecek kuşaklara taşınması amacı ile belediyemizin başlattığı projeler zincirinin bir par&ccedil;ası olup, yaklaşık 4500 m2 &lsquo;lik bir alanda, Yıldırım İl&ccedil;esi&rsquo;nde bulunan ve Bursamızın simgesi olan eserlerin maketlerinin yapılması ve sergilenmesini hedeflemiştir.<br /><br />S&ouml;zkonusu proje kapsamında 1/25 &ouml;l&ccedil;eğinde Atat&uuml;rk K&ouml;şk&uuml;, Teleferik, Irgandı K&ouml;pr&uuml;s&uuml;, Yeşil Camisi, Yeşil T&uuml;rbe, Emirsultan Camisi, Yıldırım Camisi, Dar&uuml;şşifa, Cumalıkızık ile 1/50 &ouml;l&ccedil;eğinde Yıldırım Belediyesi maketleri bulunmakta olup, alanı gezecek insanlar t&uuml;m Yıldırım&rsquo;ı birarada g&ouml;rebilecektir. Yerli ve yabancı turistler de eserler hakkında T&uuml;rk&ccedil;e ve İngilizce olarak bilgilendirilecektir. Mevki olarak Kaplıkaya mh. Kanuni cd. &Ouml;zdilek alış veriş merkezi &uuml;st&uuml;ndedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/56/mini_a_yildirim.html" target="_blank" title="MİNİ-A YILDIRIM"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/75.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/56/mini_a_yildirim.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAPLIKAYA CAZİBE M.</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yıldırım Belediyesi Kaplıkaya Cazibe Merkezi</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/55/kaplikaya_cazibe_m.html" target="_blank" title="KAPLIKAYA CAZİBE M."><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/71.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/55/kaplikaya_cazibe_m.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA OTO SHOW 2011</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">T&Uuml;YAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, ODD Otomotiv Distrib&uuml;t&ouml;rleri Derneği işbirliği, KOSGEB K&uuml;&ccedil;&uuml;k ve Orta &Ouml;l&ccedil;ekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Bursa B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası desteğiyle hazırlanan BURSA OTO SHOW FUARI 2011, Bursa 7. Otomobil, Ticari Ara&ccedil;lar, Motosiklet, Bisiklet ve Aksesuarları Fuarı, 11 - 17 Nisan 2011 tarihleri arasında Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi&#39;nde d&uuml;zenlendi.<br /><br />Sekt&ouml;rdeki en &uuml;nl&uuml; markaların en son modellerinin Bursa&#39;da ilk kez sergilendiği Fuarımız, yurti&ccedil;inden ve yurtdışından Fransa, İspanya ve Romanya&#39;dan gelen 122.490 kişi tarafından ziyaret edildi. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/52/bursa_oto_show_2011.html" target="_blank" title="BURSA OTO SHOW 2011"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/63.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/52/bursa_oto_show_2011.html</link>
		  </item><item>
			<title>FİNAL ANAOKULU</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&ldquo;Hi&ccedil;bir Başarı Tesad&uuml;f Değildir&rdquo;</strong><br /><br />1979&rsquo;da başladı final&rsquo;in &ouml;yk&uuml;s&uuml;... Anadolu&rsquo;nun şirin bir kentinde 6 derslikle, 7 &ouml;ğretmenle ve 17 &ouml;ğrenciyle... Final, kurulduğu g&uuml;nlerde inanıyordu &ldquo;hi&ccedil;bir başarının tesad&uuml;f olmadığına...&rdquo; Bu m&uuml;tevazı başlangıcın ciddi bir eğitim kervanına d&ouml;n&uuml;şeceğine...&nbsp; &Uuml;lkenin d&ouml;rt bir yanında bir eğitim meşalesi tutuşturacağına... T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar ulaşacağına... Bu inan&ccedil;la &ccedil;ıktı yola&hellip; Bug&uuml;n &uuml;lkemizin d&ouml;rt bir yanında, Kuzey Kıbrıs T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;nde ve Azerbaycan&rsquo;da yer alan 200&#39;&uuml; aşkın dershane şubesi, 9 okulu, 4 yayınevi, y&uuml;z binleri aşan &ouml;ğrencisi, on bine yakın &ouml;ğretmeni, her hafta &uuml;lkemizin en &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar ulaşarak eğimde fırsat eşitliği yaratan Final Dergileri ile devam ediyor başarı yolculuğuna&hellip;<br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&quot;Final Okulları&quot;</strong><br /><br />Final Okulları eğitim hizmetine &ldquo;Hem sınav hem yaşam başarısı&rdquo; ilkesiyle 2006 yılında başladı. İlki Bursa&rsquo;da a&ccedil;ılan Final Okulları daha sonra bu iki &ouml;nemli hedefi ger&ccedil;ekleştirmek i&ccedil;in İstanbul Florya, Samsun, Diyarbakır, Adana ve Erzurum&rsquo;da da okullar kurdu. Final&rsquo;in 31 yıllık sınav başarısı geleneği b&ouml;ylelikle Final Okulları&rsquo;na taşındı. Final Okulları &ouml;ğrencileri bu d&ouml;nem i&ccedil;erisinde hem SBS&rsquo;de hem YGS - LYS&rsquo;de &uuml;st&uuml;n başarılar g&ouml;sterdi. İkinci ve daha &ouml;nemli hedef olan yaşam başarısının ise ilk&ouml;ğretimden itibaren kazanılması gereken kişisel ve etik değerlerle beslendiğine inanan Final Okulları, bu değerleri yıl boyu yapılan k&uuml;lt&uuml;rel, sanatsal, bilimsel ve sportif faaliyetlerle &ouml;ğrencilere &ouml;ğretmeye, davranışlarla &ouml;rneklemeye &ccedil;aba sarf ediyor, eğitim &ccedil;alışmalarını bu bilin&ccedil;le s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor&hellip;<br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&quot;Final Eğitim Vakfı&quot;</strong><br /><br />Verdiği burslarla &ouml;ğrencileri destekleyen Final Eğitim Vakfı ise &uuml;lkemize Final &Uuml;niversitesi kazandırmak amacıyla başlattığı &ccedil;alışmalarını başarıyla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/51/final_anaokulu.html" target="_blank" title="FİNAL ANAOKULU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/68.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/51/final_anaokulu.html</link>
		  </item><item>
			<title>FİNAL OKULLARI</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&ldquo;Hi&ccedil;bir Başarı Tesad&uuml;f Değildir&rdquo;</strong><br /><br />1979&rsquo;da  başladı final&rsquo;in &ouml;yk&uuml;s&uuml;... Anadolu&rsquo;nun şirin bir kentinde 6 derslikle, 7  &ouml;ğretmenle ve 17 &ouml;ğrenciyle... Final, kurulduğu g&uuml;nlerde inanıyordu  &ldquo;hi&ccedil;bir başarının tesad&uuml;f olmadığına...&rdquo; Bu m&uuml;tevazı başlangıcın ciddi  bir eğitim kervanına d&ouml;n&uuml;şeceğine...&nbsp; &Uuml;lkenin d&ouml;rt bir yanında bir  eğitim meşalesi tutuşturacağına... T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar  ulaşacağına... Bu inan&ccedil;la &ccedil;ıktı yola&hellip; Bug&uuml;n &uuml;lkemizin d&ouml;rt bir yanında,  Kuzey Kıbrıs T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;nde ve Azerbaycan&rsquo;da yer alan 200&#39;&uuml;  aşkın dershane şubesi, 9 okulu, 4 yayınevi, y&uuml;z binleri aşan &ouml;ğrencisi,  on bine yakın &ouml;ğretmeni, her hafta &uuml;lkemizin en &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar  ulaşarak eğimde fırsat eşitliği yaratan Final Dergileri ile devam ediyor  başarı yolculuğuna&hellip;<br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&quot;Final Okulları&quot;</strong><br /><br />Final  Okulları eğitim hizmetine &ldquo;Hem sınav hem yaşam başarısı&rdquo; ilkesiyle 2006  yılında başladı. İlki Bursa&rsquo;da a&ccedil;ılan Final Okulları daha sonra bu iki  &ouml;nemli hedefi ger&ccedil;ekleştirmek i&ccedil;in İstanbul Florya, Samsun, Diyarbakır,  Adana ve Erzurum&rsquo;da da okullar kurdu. Final&rsquo;in 31 yıllık sınav başarısı  geleneği b&ouml;ylelikle Final Okulları&rsquo;na taşındı. Final Okulları  &ouml;ğrencileri bu d&ouml;nem i&ccedil;erisinde hem SBS&rsquo;de hem YGS - LYS&rsquo;de &uuml;st&uuml;n  başarılar g&ouml;sterdi. İkinci ve daha &ouml;nemli hedef olan yaşam başarısının  ise ilk&ouml;ğretimden itibaren kazanılması gereken kişisel ve etik  değerlerle beslendiğine inanan Final Okulları, bu değerleri yıl boyu  yapılan k&uuml;lt&uuml;rel, sanatsal, bilimsel ve sportif faaliyetlerle  &ouml;ğrencilere &ouml;ğretmeye, davranışlarla &ouml;rneklemeye &ccedil;aba sarf ediyor,  eğitim &ccedil;alışmalarını bu bilin&ccedil;le s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor&hellip;<br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&quot;Final Eğitim Vakfı&quot;</strong><br /><br />Verdiği  burslarla &ouml;ğrencileri destekleyen Final Eğitim Vakfı ise &uuml;lkemize Final  &Uuml;niversitesi kazandırmak amacıyla başlattığı &ccedil;alışmalarını başarıyla  s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/50/final_okullari.html" target="_blank" title="FİNAL OKULLARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/69.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/50/final_okullari.html</link>
		  </item><item>
			<title>DİCLE ÜNİVERSİTESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1966 yılında Ankara &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi b&uuml;nyesinde &ouml;ğrenime a&ccedil;ılan Diyarbakır Tıp Fak&uuml;ltesi, bug&uuml;nk&uuml; Dicle &Uuml;niversitesinin temelini oluşturmuştur.<br /><br />1969 yılında &ouml;ğrencilerini Diyarbakır&#39;a naklederek Ankara &Uuml;niversitesine bağlı bir fak&uuml;lte olarak faaliyetini s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;ş ve 1974 yılında Fen Bilimleri Fak&uuml;ltesinin de a&ccedil;ılması ile Diyarbakır &Uuml;niversitesi fiilen kurulmuştur. 2547 sayılı Y&uuml;ksek&ouml;ğretim Kanununun y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girmesinden sonra 1982 tarihinde &ccedil;ıkartılan 41 sayılı Kanun H&uuml;km&uuml;nde Kararname uyarınca Diyarbakır &Uuml;niversitesinin adı Dicle &Uuml;niversitesi olarak değiştirilmiştir.<br /><br />Aynı Kanun H&uuml;km&uuml;nde Kararname ile kurulan Hukuk Fak&uuml;ltesi ve M&uuml;hendislik-Mimarlık Fak&uuml;ltesi ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığından devralınan Y&uuml;ksekokullar da Dicle &Uuml;niversitesine bağlanmıştır. Dicle &Uuml;niversitesi b&uuml;nyesinde daha sonra, 1988-1989 &ouml;ğretim yılında Mardin Meslek Y&uuml;ksekokulu, 1990-1991 &ouml;ğretim yılında Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulu, 1992-1993 &ouml;ğretim yılında Atat&uuml;rk Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulu hizmete girmiştir.<br /><br />Daha sonra Bismil, &Ccedil;ermik ve Batman yerleşim birimlerinde &Uuml;niversitemize bağlı olarak birer yeni Meslek Y&uuml;ksekokulunun daha kurulması uygun g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. 11.7.1992 tarihinde &ccedil;ıkartılan 3837 sayılı Kanunla &Uuml;niversitemiz b&uuml;nyesinde faaliyet g&ouml;ren Şanlıurfa Ziraat Fak&uuml;ltesi ile Şanlıurfa Meslek Y&uuml;ksekokulu yeni kurulan Harran &Uuml;niversitesine bağlanmış ve &Uuml;niversitemize bağlı olarak Ziraat, Veteriner ve İlahiyat Fak&uuml;lteleri adı altında &uuml;&ccedil; yeni fak&uuml;ltenin kurulması uygun g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.<br /><br />S&ouml;zkonusu Fak&uuml;ltelerle birlikte Bismil ve &Ccedil;ermik İl&ccedil;esinde kurulan Y&uuml;ksekokullar ile Batman İlinde kurulan Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulu 1993-1994 &ouml;ğretim yılında faaliyete ge&ccedil;miştir. &Ouml;nceki yıllarda kurulan Şırnak Meslek Y&uuml;ksekokulu ise 1995-1996 &ouml;ğretim yılında hizmete girmiştir. Mevcut Fak&uuml;lte ve Y&uuml;ksekokullarımıza ilave olarak 1997-1998 &ouml;ğretim yılında Diyarbakır, Siirt ve Mardin&#39;de birer Sağlık Y&uuml;ksekokulu, Ergani ve &Ccedil;&uuml;ng&uuml;ş&#39;te ise birer Meslek Y&uuml;ksekokulu a&ccedil;ılarak hizmete girmiştir.<br /><br />Daha sonra 1998-1999 &ouml;ğretim yılında Diyarbakır&#39;da Beden Eğitimi ve Spor Y&uuml;ksekokulu, 1999-2000 &ouml;ğretim yılında ise Batman&#39;da Teknik Eğitim Fak&uuml;ltesi a&ccedil;ılmıştır. Ayrıca Diyarbakır&#39;da Sivil Havacılık Y&uuml;ksek Okulu ile birlikte Devlet Konservatuarı kurulmuştur. Devlet Konservatuarı 2002-2003 &ouml;ğretim yılında faaliyete girmiştir. 2002-2003 &Ouml;ğretim yılında Siirt iline bağlı Siirt Meslek Y&uuml;ksekokulu a&ccedil;ılmasıyla birlikte bug&uuml;n Dicle &Uuml;niversitesi b&uuml;nyesinde ; 13 Fak&uuml;lte, 11 Meslek Y&uuml;ksekokulu, 5 Y&uuml;ksekokul, 1 Konservatuar, 3 Enstit&uuml;, 8 Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1 Eğitim ve Araştırma Hastanesi yer almaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/48/dicle_universitesi.html" target="_blank" title="DİCLE ÜNİVERSİTESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/65.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/48/dicle_universitesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>MARDİN ERDOBA KONAKLARI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Oda ve Yatak</strong><br />53 Oda, 110 Yatak, 3 Single Oda, 6 Aile Odası, 2 Suit, 3 Pieces Suıot Room Suites Mansion,5 One Private Room<br /><br /><strong>Oda &Ouml;zellikleri</strong><br />Telefon, Direkt Telefon , Duş ve Tuvalet , Banyoda Telefon, Sa&ccedil; Kurutma makinası, Jakuzzi Suites and Private Rooms Area , Minibar , Uyandırma Servisi, Kasa, 24 Saat Oda Servisi , TV , Uydu TV , M&uuml;zik Yayını, Digit&uuml;rk , Internet Bağlantısı, Kablosuz Internet, Merkezi Isıtma, Merkezi Klima, Split Klima<br /><br /><strong>Oda Manzarası</strong><br />Dağ Manzarası, Bah&ccedil;e Manzarası, Tarihi Yer Manzarası , , Suit Rooms is Mezepotamya View<br /><br /><strong>Yeme İ&ccedil;me</strong><br />2 Restaurant Kapalı kap:100, A&ccedil;ık kap: 150, Kahvaltı Salonu (toplam kap: 100), Kafeterya. Mahzen Restaurant, 100 kişilik, Lobi Bar, T&uuml;rk, Vejetaryen, Mutfakları<br /><br /><strong>Konaklama Tipi</strong><br />Oda Kahvaltı, Yarım Pansiyon<br /><br /><strong>Toplantı</strong><br />21 Toplantı Salonu Toplam kap: 340, Kablosuz Ağ Bağlantısı, Ses Sistemi, Yaka Mikrofonu, Masa Mikrofonu, Işık Sistemi, Sahne, K&uuml;rs&uuml;, Slayt Oynatıcı, Projekt&ouml;r Perdesi, Tepeg&ouml;z, Yazı Tahtası, Faks, Klima<br /><br /><strong>Fasilite ve Servisler</strong><br />Uyandırma Servisi , Internet , Kuru Temizleme , &Ccedil;amaşır ve &Uuml;t&uuml; Servisi , Jenerat&ouml;r<br /><br /><strong>Aktivite ve Rekreasyon</strong><br />T&uuml;rk Hamamı<br /><br /><strong>Konum</strong><br />Şehir Merkezinde<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/47/mardin_erdoba_konaklari.html" target="_blank" title="MARDİN ERDOBA KONAKLARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/74.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/47/mardin_erdoba_konaklari.html</link>
		  </item><item>
			<title>TEPEŞEHİR PARK CAFE</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Vizyonumuz</strong><br />Diyarbakır&#39;da aileniz ile birlikte huzurlu bir eğlence mekanı.<br /><br /><strong>Misyonumuz</strong><br />M&uuml;şteri odaklı gelişim, M&uuml;şteri isteklerini &ouml;nemseyen bir işletme.<br /><br /><strong>Değerlerimiz</strong><br />M&uuml;şteri memnuniyetine odaklanan, gelişime a&ccedil;ık g&uuml;lery&uuml;zl&uuml; personel, kaliteli hizmet anlayışı.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/46/tepesehir_park_cafe.html" target="_blank" title="TEPEŞEHİR PARK CAFE"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/79.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/46/tepesehir_park_cafe.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA TOPHANE</title>
			<description><![CDATA[<p><strong><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Osman Gazi T&uuml;rbesi</font></strong></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa kuşatmasının devam ettiği sırada Osman Gazi oğlu Orhan Bey&rsquo;e şehir i&ccedil;indeki kubbeli yapıyı g&ouml;stererek &ldquo;Oğul; ben &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;m vakit beni Bursa&rsquo;da şol g&uuml;m&uuml;şl&uuml; kubbenin altına koyasın&rdquo; demiştir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z Tophane Parkı&rsquo;nın girişinde solda kalan bu kubbeli yapı Mesihilerin şapeline aitti. Bursa fethedildikten sonra, şapel mescide &ccedil;evrildi ve Osman Gazi buraya defnedildi.<br /><br />Saint Elias(Elia-İlyas) Manastırı&rsquo;nın b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne ait olan şapelin i&ccedil;i 8,3 m. genişliğindeki duvarlara bitişik &ccedil;ift s&uuml;t&uuml;ncuklarla ayrılmış, yarım yuvarlak nişli, sekizgen plana sahipti. XI. y&uuml;zyılda yapıldığı bilinen bu şapel&rsquo;in şekli, Roma İmparatorluk devrinden itibaren uygulamaya başlanan &ouml;rneklerle b&uuml;y&uuml;k benzerlik g&ouml;stermektedir. Şapel&rsquo;in narteks kısmının olduğu yere g&ouml;m&uuml;len mezarlar, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde a&ccedil;ıkta kalmıştır. 1855 depreminde yıkılan t&uuml;rbe 1863&prime;te Sultan Abd&uuml;laziz tarafından eski plana sadık kalınarak yapılmıştır. T&uuml;rbe kubbe ile &ouml;rt&uuml;l&uuml; sekizgen plana sahiptir. T&uuml;rbe&rsquo;ye kuzeydeki ahşap antreden ge&ccedil;ilerek girilir. Ortada sedef kakmalı muhteşem ahşap sanduka Osman Gazi&rsquo;ye (1258-1326) aittir. Solunda oğlu Alaaddin Bey, bunun yanında H&uuml;davendig&acirc;r oğlu Savcı Bey sağında, Aspur&ccedil;a Hatun&rsquo;un oğlu ibrahim Bey ile adları bilinmeyen on iki sanduka vardır. T&uuml;rbe&rsquo;de Konya Sultanı Alaaddin tarafından Osman Bey&rsquo;e g&ouml;nderilen &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir davul ve tesbih sergilendiğinden, halk arasında Davullu (Davud) manastırı denmesine neden olmuştur. Bunlar bir yangın sırasında yanarak k&uuml;l olmuştur. T&uuml;rbe, konak salonları dekorasyonu şeklinde bezenmiş, pencerelere kumaş perdeler takılmıştır. Fransız mimari stilinde yapılan bu kısımda ufak bir mihrap g&ouml;r&uuml;lmektedir. Pencere parmaklıkları d&ouml;kme demirdendir.<br /><br />Osmangazi t&uuml;rbesi ile aynı alan i&ccedil;inde ayrıca orhangazi t&uuml;rrbesi de bulunmaktadır. Ulaşımı son derece kolay olup Bursa merkezden y&uuml;r&uuml;yerek sadece 10 dakika uzaklıktadır. Ve t&uuml;rbelerin bulunduğu alan Bursa&rsquo; nın panoramik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ne de hakimdir&hellip; Ceddimizin daimi ikametgahını g&ouml;rmenizi tavsiye ederim.</font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><br /><strong>Orhan Gazi T&uuml;rbesi </strong></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa Tophane semtinde, Tophane Parkı girişinin sağında, Osman Gazi T&uuml;rbesi&rsquo;nin karşısındadır. Bizans d&ouml;neminde tarihlenen Saint Elie Kilisesi kalıntısı &uuml;zerine yapılmıştır. Kiliseye ait mozaik kalıntıları d&ouml;şemelerinde g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar gelmiştir. Osman Gazi t&uuml;rbesi ile Orhan Gazi t&uuml;rbesi aynı &ccedil;atı altında iken 1855 depreminde yıkılmış, 1863&rsquo;de Sultan Abdulaziz tarafından yenilenmiştir.<br /><br />T&uuml;rbe kare planlıdır. Duvar kalınlığı 1.30 m.dir. G&uuml;ney cephedeki girişten i&ccedil;erisine girilen t&uuml;rbenin d&ouml;rt kalın s&uuml;tunun birbirine bağladığı kemerlerin taşıdığı bir kubbe ile &uuml;zeri &ouml;rt&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. İ&ccedil;erisi on bir pencere ile son derece m&uuml;kemmel aydınlatılmıştır.T&uuml;rbenin ortasında Orhan Gazi&rsquo;nin (1281-1363) g&ouml;sterişli etrafı d&ouml;kme pirin&ccedil; parmaklıklarla &ccedil;evrili sandukası bulunmaktadır. Ayrıca burada Cem Sultan&rsquo;ın oğlu Abdullah, Şehzade Korkut, Orhan Gazi&rsquo;nin oğlu Kasım &Ccedil;elebi ile karısı Nil&uuml;fer Hatun ve kızı Fatma,Yıldırım Beyazıt&rsquo;ın oğlu Musa &Ccedil;elebi (1388-1413) Emir S&uuml;leyman (1379-1410), Sultan 2.Beyazıt&rsquo;ın oğlu Korkut&rsquo;un (1467-1512) sandukaları vardır.&nbsp; <br /></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/45/bursa_tophane.html" target="_blank" title="BURSA TOPHANE"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/64.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/45/bursa_tophane.html</link>
		  </item><item>
			<title>KONYA MEVLANA</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Mevlana M&uuml;zesi, eskiden Mevl&acirc;na&#39;nın derg&acirc;hı olan yapı kompleksinde, 1926 yılından beri faaliyet g&ouml;steren m&uuml;zedir. &quot;Mevlana T&uuml;rbesi&quot; olarak da anılır.<br /><br />&quot;Kubbe-i Hadra&quot; (Yeşil Kubbe) denilen Mevlana&#39;nın t&uuml;rbesi d&ouml;rt fil ayağı (kalın s&uuml;tun) &uuml;zerine yapılmıştır. O g&uuml;nden sonra yapı faaliyetler hi&ccedil; bitmemiş, 19. y&uuml;zyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir. Osmanlı sultanlarının bir kısmının Mevlevi tarikatından olması T&uuml;rbe&#39;ye &ouml;zel bir &ouml;nem verilmesini ve iyi korunmasını sağlamıştır.<br />M&uuml;ze alanı bah&ccedil;esi ile birlikte 6.500 m&sup2; iken, yeri istimlak edilerek G&uuml;l Bah&ccedil;esi olarak d&uuml;zenlenen b&ouml;l&uuml;mlerle birlikte 18.000 m&sup2;ye ulaşmıştır.<br /><br />Bağlı bulunduğu K&uuml;lt&uuml;r Bakanlığı&#39;na en &ccedil;ok gelir getiren ikinci m&uuml;zedir. (Birinci Topkapı Sarayı m&uuml;zesi.) Yabancı turistlerin giriş i&ccedil;in yerlilerden daha fazla &uuml;cret &ouml;demesi &ouml;zellikle Mevlana&#39;nın mesajı g&ouml;z&ouml;n&uuml;ne alındığında tepki toplamaktadır. 2007 yılında 360tr multimedia gurubu Mevlana M&uuml;zesi[1]&#39;ni sanal ortama taşıdı. B&ouml;ylelikle Mevlana M&uuml;zesi t&uuml;m d&uuml;nyanın rahatlıkla erişebileceği bir m&uuml;ze oldu.<br /><br />Mevlana hakkında menkıbelerin anlatıldığı Ahmed Eflaki&#39;nin kitabı &quot;Arifler&#39;in Menkıbeleri&quot;nde Mevlana&#39;nın babası i&ccedil;in t&uuml;rbe yaptırmak isteyen devrin sultanına &quot;g&ouml;k kubbeden daha g&ouml;rkemlisini yapamayacağınıza g&ouml;re zahmet etmeyin&quot; dediği rivayeti yer alır. T&uuml;rbe, Mevlana&#39;nın &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra inşa edilmiştir.<br /><br />Halk arasında Mevlana T&uuml;rbesini ziyaret etmenin &quot;yarım hacılık&quot; payesi kazandırdığı y&ouml;n&uuml;nde bir inanca rastlanmaktadır.Bu kesinlikle yanlistir &ouml;yle bir sey dinimizde yoltur haci sadece kabeye giden arafatda vakve duran insanlar olur.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/44/konya_mevlana.html" target="_blank" title="KONYA MEVLANA"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/72.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/44/konya_mevlana.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÖZEL BİBER KREŞ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z okul &ouml;ncesi eğitim &ccedil;ağındaki &ccedil;ocukların bakım eğitim alanındaki eksikliklerin giderilmesi, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, 2000 yılında İl Sosyal Hizmetler M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne bağlı olarak hizmete girmiştir. 75 kişilik kapasiteye sahip kurumumuzda 4 farklı yaş grubuna ayrılmış sınıflar oluşturularak en iyi eğitim sunulmaya &ccedil;alışılmaktadır.<br /><br />Amacı kaliteli ve etkin eğitimi, uygun ortamlar i&ccedil;erisinde okul &ouml;ncesi eğitim &ccedil;ağındaki &ccedil;ocuklara aktararak, gelecek yıllarına hazırlamak ve mutlu bireyler olarak topluma kazandırmaktır.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br />&Ccedil;ağdaş bir eğitim anlayışıyla hareket edilerek, g&uuml;nl&uuml;k programların (Ana dili etkinlikleri, resim, m&uuml;zik, yaratıcı drama, seramik vb.) derslerin yanında, yaş d&ouml;nemine uygun, ruhsal ve fiziksel becerileri destekleyip geliştiren, &ccedil;eşitli sportif faaliyetlerle&nbsp; ( modern dans, binicilik, y&uuml;zme, bale, gezi-g&ouml;zlem ve deneylerle) eğitim yelpazemiz daha da renkli ve zevkli hale getirilmiştir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/40/ozel_biber_kres.html" target="_blank" title="ÖZEL BİBER KREŞ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/76.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/40/ozel_biber_kres.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÖZEL KARPUZ ANA OKULU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ouml;zel Karpuz Anaokulu bir &Ouml;zel Bilgi Birikim Koleji Kuruluşudur.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okul,Hevsel &Ouml;zel Eğitim Hizmetleri t&uuml;zel kişiliğinde 2011-2012 Eğitim &Ouml;ğretim yılında eğitim &ouml;ğretime başlayacaktır.&Ouml;zel Karpuz Anaokulu: Kurucu Temsilcisi:Alpay Oktan OK ve Ortakları tarafından&nbsp; Hevsel &Ouml;zel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi t&uuml;zel kişiliğinde kurulmuştur.<br /><br />&nbsp;&nbsp; &Ouml;zel Karpuz Anaokulu; &Ouml;zel Bilgi Birikim Koleji ile aynı yerleşkede iki ayrı okul binasında hizmet veren iki kuruluş olarak eğitim &ouml;ğretim alanında bir ilki daha ger&ccedil;ekleştirmiştir.Yenişehir il&ccedil;esinin ilk &Ouml;zel Anaokulu olarak hizmet verecek olan okul;12 Derslik, &ccedil;ok sayıda oyun alanı,Spor salonu, At&ouml;lyeler, Y&uuml;zme Havuzu alanları ile beş yıldızlı bir eğitim &ouml;ğretim kompleksi olarak &ccedil;ocuklarımıza hizmet verecektir.<br /><br />&nbsp;&nbsp; &Ouml;zel Karpuz Anaokulu;Alanlarında Uzman Y&ouml;netici ve &Ouml;ğretmen Kadrosu ile Diyarbakırda &ccedil;ok konuşulan ve beğenilen bir okul olarak kısa zamanda şehrimizde ve b&ouml;lgemizde iyi bir eğitim yatırımı &ouml;rneği olarak yer edinecektir.<br /><br />&nbsp; &Ouml;zel Karpuz Anaokulu; Eğitim &ouml;ğretim&nbsp; alanında benimsediği modern y&ouml;ntem ve yaklaşımlar ile Milli Eğitim Bakanlığının &ouml;ng&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ilkeler doğrultusunda &ccedil;alışmalarını ger&ccedil;ekleştirerek bu alanda ki hizmetlere katkı sağlayacaktır.Okul da uygulanacak olan eğitim modeli olan Ragio Emilou yaklaşımı;&nbsp; t&uuml;m d&uuml;nyada &ccedil;ocuk yetiştirme alanında yer edinmiş bir y&ouml;ntemdir.Anaokulumuz da aynı &ccedil;er&ccedil;evede &ccedil;ocuklarımıza hizmet vererek gerekli altyapıyı uzun s&uuml;ren eğitimler ile ger&ccedil;ekleştirmiştir.<br /><br />&Ouml;zel Karpuz Anaokulu &Ouml;ğrencileri; Vakıf Emeklilik ile yapılan bir &ccedil;alışma ile t&uuml;m &ccedil;ocuklarımızı evden okula ve okul ortamında sigortalayarakta &ouml;nemli bir adım atmıştır.Bu &ccedil;alışması ile &ouml;rnek alınacak bir okul olan okulumuz, kuruluş evresinde &Uuml;lkemizde de bir &ouml;nc&uuml; konumuna gelmiştir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/38/ozel_karpuz_ana_okulu.html" target="_blank" title="ÖZEL KARPUZ ANA OKULU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/77.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/38/ozel_karpuz_ana_okulu.html</link>
		  </item><item>
			<title>MARDİN CERCİS KONAĞI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bug&uuml;n, Geleneksel Mardin mutfağının en iyi &ouml;rneklerinin sunulduğu, yine bu yemeklere uyum sağlayan mistik havasıyla, etkileyici 19. y&uuml;zyıl motifleri olan taş işlemeleriyle Cercis Murat Konağı, g&ouml;renleri kendine hayran bırakan bir yapı.<br /><br />Mardin&#39;deki sivil mimari eserler ile adeta b&uuml;t&uuml;nleşen mimar Lole tarafından yapılan konak, T&uuml;fek&ccedil;ioğlu ailesi i&ccedil;in 1888 &#39;de inşa edildi. 1947 yılında bu ailenin Mardin&#39;den ayrılması &uuml;zerine konağın m&uuml;lkiyeti de Hacı Tahir Şaar ve Hacı Ahmet Bilezik&ccedil;i ailelerine ge&ccedil;ti. 1956 &ndash; 1977 yılları arasında ise bug&uuml;n konağın adıyla anıldığı Cercis Murat (Dilmener) buraya adeta damgasını vurdu. Daha sonra Hacı Hıdır Yılmaz&#39;ın satın aldığı konak, 1992-1998 yılları arasında Mardin İl Turizm M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; Hizmet Binası olarak hizmet verdi. Tarihi ve turistik bir mekan olması nedeniyle bir m&uuml;ze niteliği taşıyan konak, bug&uuml;n hem pek &ccedil;ok kişinin ziyaret ettiği bir mekan olarak Mardin i&ccedil;in &ouml;nem taşıyor. 2001 yılından itibaren turizmci Ebru Baybara Demir tarafından yeni bir anlayış ve otantik değerleri korunarak d&uuml;zenlenen Cercis Murat Konağı, Mardin halkı ile y&ouml;reyi ziyarete gelen yerli ve yabancı konuklar tarafından yoğun ilgi g&ouml;r&uuml;yor. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/28/mardin_cercis_konagi.html" target="_blank" title="MARDİN CERCİS KONAĞI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/73.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/28/mardin_cercis_konagi.html</link>
		  </item><item>
			<title>EKEN OTEL BODRUM</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">2004 yıında hizmete giren tesisimiz Eken Resort ana bina toplamda 101 oda olup 285 kişilik kapasite ve ek binamız Eken Resort Family Suit 11 oda 30 kişilik kapasitesiyle G&uuml;mbet Merkezde yer almaktadır. Denize 100 m., Bodrum&#39;a 3 km ve Milas-Bodrum Havaalanı&#39;na 45 km. mesafededir. A&ccedil;ık ve Kapalı Restaurant, Snack Bar, Teras Bar, Edincik Alacarte Restaurant, Servis Bar, Y&uuml;zme Havuzu, &Ccedil;ocuk Havuzu, G&uuml;neşlenme Terası, Şezlong, Minder, Şemsiye, Sauna, Masaj, Fitness Odası, Halk plajında kendi şezlong ve şemsiyeleri mevcuttur ayrıca; Masa Tenisi, Bilardo, Langırt, İnternet K&ouml;şesi, Fotoğraf&ccedil;ı, Mini Market, &Ccedil;amaşırhane &amp; Kuru Temizleme hizmetlerimiz, Tv Salonu, Oyun Salonu, Toplantı Salonu, Kuaf&ouml;r, Doktor, Su Sporları gibi hizmetler de bulunmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/24/eken_otel_bodrum.html" target="_blank" title="EKEN OTEL BODRUM"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/67.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/24/eken_otel_bodrum.html</link>
		  </item><item>
			<title>SİNPAŞ BURSA MODERN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa&rsquo;nın geleneksel mimarisi ile g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n modern anlayışını ustalıkla yorumladığımız Bursa Modern&rsquo;de yeni bir yaşam sizi bekliyor. G&ouml;l ve ada manzaralı Yalı K&ouml;şkleri, Asmalı Yalıları, Kemer ve Marin Residence&rsquo;ları, G&ouml;k Kule&rsquo;si, Park Konakları, Saraybah&ccedil;e Konakları ve Kristal Kulesiyle farklı ihtiya&ccedil; ve beklentileri karşılıyor.<br /><br />Bursa Modern&rsquo;in peyzajı, yeşili d&ouml;rt mevsim yaşamanız i&ccedil;in d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;. Bursa Modern&rsquo;deki bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml; &ccedil;i&ccedil;eğinden ağacına y&uuml;ze yakın farklı t&uuml;r&uuml; bir arada barındırıyor. Tenis kortları, a&ccedil;ık ve kapalı y&uuml;zme havuzlarını i&ccedil;eren spor kompleksi, konser ve şenliklere ev sahipliği yapan festival meydanı, tematik bah&ccedil;eleri, &ccedil;ocuk oyun alanları ile size yepyeni bir d&uuml;nyanın anahtarını sunuyor. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/14/sinpas_bursa_modern.html" target="_blank" title="SİNPAŞ BURSA MODERN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/78.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/14/sinpas_bursa_modern.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA KENT MÜZESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa Kent M&uuml;zesi, 2004 yılından bu yana kentin eski adliye binasında hizmet veren, Bursa&rsquo;nın 7000 yıllık bir zaman diliminde ge&ccedil;irdiği değişim ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mlerin sergilendiği m&uuml;zedir.<br /><br />M&uuml;ze, 14 Şubat 2004 tarihinde ziyarete a&ccedil;ıldı. M&uuml;ze binası 1926 yılında Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından Adliye Binası olarak inşa edildi. Mimarının Kemalettin Bey olduğu sanılmaktadır. 1999 yılında Adliye&rsquo;nin yeni binasına taşınmasından sonra boşalan bina, 2001-2004 yılları arasındaki restorasyon s&uuml;recinden sonra m&uuml;ze binası haline geldi. Binanın m&uuml;zeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi s&uuml;recinde y&uuml;ksek mimar Naim Arnas g&ouml;revini aldı.<br /><br />2 katlı binanın, birinci katında kronolojik, ikinci katında tematik bir d&uuml;zenleme vardır. M&uuml;zede Bursa&rsquo;da yaşamış 6 Osmanlı padişahının balmumu heykelleri, geleneksel ticaret hayatını canlandıran dekorlar, kentin topografik maketi gibi objelerle şehir hakkında bilgi sunulmaktadır.<br /><br />Bursa Kent M&uuml;zesi, kentin merkezi konumundaki Heykel Meydanı&#39;nda, Atat&uuml;rk Anıtı&#39;nın g&uuml;neyinde, Bursa Valilik Binası&#39;nın yanında yer almaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/20/bursa_kent_muzesi.html" target="_blank" title="BURSA KENT MÜZESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/80.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/20/bursa_kent_muzesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ERZİNCAN SANAL TUR</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Doğu Anadolu B&ouml;lgesinde,Yukarı Fırat B&ouml;l&uuml;m&uuml;nde yer alan Erzincan, doğuda Erzurum, batıda Sivas, g&uuml;neyde Tunceli, g&uuml;neydoğuda Bing&ouml;l, g&uuml;neybatıda Elazığ-Malatya, kuzeyde G&uuml;m&uuml;şhane-Bayburt ve kuzeybatıda Giresun ili &ccedil;evrilidir. Erzincan İl&rsquo;i genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. G&uuml;neybatıdan Munzur, kuzeybatıdan Refahiye dağları il alanına girer. Doğudan Erzurum&rsquo;dan gelerek, batıya doğru uzanan Karasu ve Kop Dağları, İl alanını derinlemesine, aralarında geniş d&uuml;zl&uuml;kler bırakacak şekilde b&ouml;ler. İlin en y&uuml;ksek noktasını Keşiş Dağları (3.537 m.) oluşturmaktadır. K&ouml;hnem Dağı (3.045 m.), Sipik&ouml;r Dağı (2.666 m.), Mayram Dağı (2.669 m.), Kop Dağı (2.963 m.), M&uuml;lpet Dağı (3.065 m.), Munzur Dağları (3.449 m.), Kazankaya Dağı (2.531 m.), Ergan Dağı (2.531 m.), Dumanlı Dağları (2.618 m.), Coşan Dağı (3.976 m.) ildeki diğer y&uuml;kseltilerdir. Dağlar arasındaki &ccedil;ukurlarda yer alan ovalar ve d&uuml;zl&uuml;kler boğazlarla birbirine bağlanmış durumdadır. Doğu Anadolu&rsquo;nun, Yukarı Fırat B&ouml;l&uuml;m&uuml;nde yer alan Erzincan Ovası, doğu-batı y&ouml;n&uuml;nde uzanır. Erzincan Ovası, Doğu Anadolu B&ouml;lgesi&rsquo;nin kuzeyindeki tektonik k&ouml;kenli &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; alanı dizisinin batıdaki ilk ovasıdır. Doğuda Sansa Boğazıyla Tercan Ovasına bağlanır. Kalın bir al&uuml;vyon tabakası ile &ouml;rt&uuml;l&uuml; olan b&ouml;lgenin en geniş ovası Pekeri&ccedil; Ovası&rsquo;dır. Munzur ve Dumanlı gibi dağların y&uuml;ksek kesimlerinde geniş yaylalar yer almaktadır. Başlıcaları, Takkuran, Tahsullu yaylaları ile bir kısmı il sınırında bulunan Abıhayat ve Uzun&ccedil;ayır yaylalarıdır. İl topraklarının refahiye dışındaki kesiminin sularını Karasu toplar. Karasu, Kemaliye il&ccedil;esinde Kadıg&ouml;l&uuml; suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, il&ccedil;enin g&uuml;neydoğusunda Başpınar yakınlarında Elazığ il Sınırına girer. Kuzeybatı kesimindeki Refahiye y&ouml;resinin suları ise &Ccedil;ukurdere&rsquo;nin katıldığı Kelkit aracılığı ile Karadeniz&rsquo;e d&ouml;k&uuml;l&uuml;r. Karasu&rsquo;nun kollarından olan Tuzla &Ccedil;ayı &uuml;zerinde, Tercan barajı kurulmuştur.<br /><br />Erzincan, genel olarak karasal iklim &ouml;zelliklerine sahiptir. Doğu Anadolu B&ouml;lgesinde yer alan, Elazığ ve Malatya dışındaki diğer t&uuml;m illerden, daha ılıman bir iklimi vardır.<br /><br />İlin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal &uuml;r&uuml;nler, buğday, arpa, &ccedil;avdar, fasulye, fiğ, şeker pancarı, soğan ve patatestir. Sebzecilik ve meyvecilik ve bağcılık, sulamanın yapılabildiği Erzincan Ovasında yoğunlaşmıştır.Dutluklar ilde geniş yer tutmaktadır. Hayvancılık k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;apta olup, koyun ve kıl ke&ccedil;isi yetiştirilir. Merkezdeki şeker, et ve s&uuml;t fabrikaları sığır besiciliğinin gelişmesine neden olmuştur. &Ouml;zellikle s&uuml;t &uuml;r&uuml;nlerinden Erzincan&rsquo;ın tulum peyniri &uuml;n kazanmıştır. Bunların dışında tavuk&ccedil;uluk ve arıcılık da ilin ekonomisinde &ouml;nemli yer tutmaktadır.<br /><br />Erzincan&rsquo;ın &ccedil;eşitli il&ccedil;elerinde bulunan zengin maden kaynaklarının pek azı işletilmektedir. İli&ccedil; ve Kemaliye&rsquo;de demir, Tercan&rsquo;da manganez ve krom, İli&ccedil;&rsquo;te asbest, &Ccedil;ayırlı ve Refahiye&rsquo;de magnezit, Kemaliye ve Refahiye&rsquo;de linyit, Erzincan-Mollak&ouml;y&rsquo;de perlit yatakları bulunmaktadır. Ayrıca b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde mevsimlik &uuml;retim yapılan kaynak tuzlaları, Erzincan kenti yakınlarındaki Ekşi Su ve B&ouml;gert&rsquo;te kaplıca ve maden suyu kaynakları bulunmaktadır.<br /><br />İlin kuruluşuna ait kesin bilgi bulunmamakla birlikte, Erzincan&rsquo;ın 20 km. doğusundaki Altıntepe&rsquo;de ve K&uuml;&ccedil;&uuml;ktepe H&ouml;y&uuml;ğ&uuml;nde yapılan arkeolojik kazılarda ele ge&ccedil;irilen buluntulardan, y&ouml;rede ilk yerleşimin İlk Tun&ccedil; &Ccedil;ağına (M&Ouml;.3500-2000) ait olduğu anlaşılmıştır.Altıntepe&rsquo;deki İlk Tun&ccedil; &Ccedil;ağına ait yerleşmenin &uuml;st&uuml;nde Urartuların &ouml;nemli merkezlerinden biri olan bu yerleşmede kale, saray ve tapınak kalıntılarına rastlanmıştır. M&Ouml;.X.y&uuml;zyıldan sonra Urartuların egemen olduğu y&ouml;reye daha sonra M&Ouml;.VI.y&uuml;zyılda Medlerin ve Perslerin, M&Ouml;.IV.y&uuml;zyılda Makedonyalıların ve Seleukosların hakimiyetine girmiştir. M&Ouml;.II. ve I. y&uuml;zyıllarda da Romalıların, Arsakların, Pontus ve Arakslar arasındaki &ccedil;ekişmelere sahne olmuştur.MS.II.y&uuml;zyılda Sasanilerin egemenliği altına girmiş, XI.y&uuml;zyılda da Meng&uuml;&ccedil;lerin hakimiyetine girmiştir. Bundan sonra İlhanlılar, Eratna Beyliği hakimiyetinde kalmıştır. XIV.y&uuml;zyıl sonunda (1379-1403) Mutahheretten&rsquo;in h&uuml;k&uuml;mdarlığında kalan y&ouml;re Timur&rsquo;a bağlanmıştır. Yıldırım Beyazıt (1401) Erzincan ve Kemah y&ouml;resini kuşatmış, ancak, Ankara Savaşı&rsquo;nda (1402) Timur&rsquo;un &uuml;st&uuml;nl&uuml;k sağlaması &uuml;zerine y&ouml;re tekrar Timur&rsquo;un eline ge&ccedil;er. Karakoyunluların kurucusu olan Kara Yusuf Bey tarafından (1410) ele ge&ccedil;irilen Erzincan, on yıllık bir s&uuml;re Karakoyunluların y&ouml;netiminde kalmış, Bu d&ouml;nemde Karakoyunlular ve Akkoyunlular arasındaki m&uuml;cadelelere sahne olmuştur. Otlukbeli Savaşı&rsquo;ndan (1473) sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından osmanlı topraklarına katılmıştır. XVI.y&uuml;zyılın başlarında bir s&uuml;re Safavilerin denetimine giren y&ouml;re, 1514&rsquo;te yeniden Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.<br /><br />XIX.y&uuml;zyıl sonlarında Erzurum vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Erzincan, I.D&uuml;nya Savaşı sırasında Rus işgaline uğramıştır. 13 Aralık 1917&rsquo;de Erzincan Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.<br /><br />Erzincan T&uuml;rkiye&rsquo;nin en etkin tektonik alanlarından birinde bulunduğundan bir&ccedil;ok kez deprem ge&ccedil;irmiş ve yıkılmıştır. Bu depremlerin en &ouml;nemlileri 1047, 1457, 1583, 1666, 1784, 1888, 1930, 1939&rsquo;da olanlardır. 1939&rsquo;daki depremden &ouml;nce demiryolunun g&uuml;neyinde bulunan kentin terk edilmesinden sonra, ge&ccedil;ici olarak demiryolunun kuzeyine yerleşilmiş, daha sonra da bug&uuml;nk&uuml; yerine taşınmıştır. 1963&rsquo;ten sonra gelişerek Erzincan Ovasının kuzey kenarına kadar dayanmıştır.<br /><br />Yeni kentte herhangi bir eski eser bulunmamaktadır. Deprem nedeniyle b&uuml;y&uuml;k zarar g&ouml;ren eski kentteki tarihi eserler ise; XIII.y&uuml;zyılda yapıldığı sanılan k&uuml;mbet, Akkoyunlu ve Karakoyunlulardan kalma mezar anıtlar, Bey hamamı (1471), &Ccedil;adırcı hamamı (1548), Erzincan kalesi, Terzibaba T&uuml;rbesi, Hızır Abdal Sultan T&uuml;rbesi, Melik Gazi T&uuml;rbesi, Kemah&rsquo;ta G&uuml;lalibey Cami, Tercan&rsquo;da kervansaray, Hamam, mescit , Kemah&rsquo;taki Mama Hatun K&uuml;mbeti&rsquo;dir. Ayrıca şehir merkezine 15 km. uzaklıktaki Altıntepe&rsquo;de bulunan Urartulara ait kent kalıntıları bulunmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/10/erzincan_sanal_tur.html" target="_blank" title="ERZİNCAN SANAL TUR"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/81.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/10/erzincan_sanal_tur.html</link>
		  </item><item>
			<title>MARDİN DEYRULZAFARAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İsa&rsquo;dan sonra 5. y&uuml;zyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında S&uuml;ryani Kilisesi&rsquo;nin &ouml;nemli merkezlerinden biridir. 1932&rsquo;ye kadar 640 yıl boyunca S&uuml;ryani Ortodoks patriklerinin ikametgah yeriydi.<br /><br />Manastır, Mardin&rsquo;in 4 kilometre doğusunda, şirin bir dağ yamacın da, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. &Uuml;&ccedil; kattan oluşan Manastır 5. y&uuml;zyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bug&uuml;nk&uuml; haline 18. y&uuml;zyılda kavuşmuştur. Farklı zamanlarda yapılan eklentilere rağmen Manastır&rsquo;ın adeta tek bir zamanda inşa edildiği havasını vermesi, bu eklenti binaları yapan<br /><br />mimarların ne kadar maharetli olduklarını g&ouml;steriyor.<br /><br />Manastır, Milattan &ouml;nce G&uuml;neş Tapınağı, daha sonra da Romalılarca kale olarak kullanılan bir kompleks &uuml;zerine inşa edildi. Romalılar b&ouml;lgeden &ccedil;ekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra &ccedil;evirdi.<br /><br />Bu nedenle Manastır, &ouml;nceleri Mor Şleymun Manastırı olarak bilini- yordu. Mardin ve Kefert&uuml;th Metropoliti Aziz Hananyo&rsquo;nun 793 yılından başlayarak b&uuml;y&uuml;k bir tadilat yapmasından sonra Ma-nastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi. 15. y&uuml;zyıldan sonra da Manastır&rsquo;ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Dey- rulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.<br /><br />Kubbeleri, kemerli s&uuml;tunları, ahşap el işlemeleri, i&ccedil; ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini &ccedil;eken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca S&uuml;ryani Kilisesi&rsquo;nin dini eğitim merkezlerinden biriydi. B&ouml;lgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır&rsquo;da patriklik yapan ve 1895&rsquo;te vefat eden 4. Petrus&rsquo;tur. 1874 yılında İngiltere&rsquo;ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaayı 1876 yılında Manastır&rsquo;a getirtti. Matbaada 1969 yılına kadar başta S&uuml;ryanice olmak &uuml;zere Arap&ccedil;a, Osmanlıca ve T&uuml;rk&ccedil;e kitaplar ile 1953&rsquo;e kadar &Ouml;z Hikmet adında aylık bir dergi basılıyordu. Matbaadan geriye kalan par&ccedil;aların bir kısmı Manastır&rsquo;da diğer bir kısmı da Mardin&rsquo;deki Kırklar Kilisesi&rsquo;nde sergilenmektedir.<br /><br />Manastır bug&uuml;n de S&uuml;ryani Kilisesi&rsquo;nin &ouml;nemli dini merkezlerinden biridir. Mardin Metropoliti&rsquo;nin ikametgahı olan Deyrulzafaran Manastırı, d&uuml;nyanın d&ouml;rt bir yanına dağılmış S&uuml;ryaniler tarafından dua ve bereket almak i&ccedil;in ziyaret edilir. Yine binlerce yerli ve yabancı turist, kısa veya uzun bir yol kat ederek Manastır&rsquo;ı ziyaret etmektedirler.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/27/mardin_deyrulzafaran.html" target="_blank" title="MARDİN DEYRULZAFARAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/82.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/27/mardin_deyrulzafaran.html</link>
		  </item><item>
			<title>BATMAN HASANKEYF</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Hasankeyf&rsquo;in T&uuml;rk-İslam tarihi ve medeniyeti a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir yeri vardır. &ldquo;Hısnıkeyfa&rdquo;olarak anılan bu şehir, &ldquo;Kaya Kale&rdquo; şeklinde terc&uuml;me edilebilir.&nbsp; &Ccedil;eşitli kaynaklarda her kavmin kendi dilinde farklı telaffuz edildiği bu kelime, &ldquo;korunmaya m&uuml;sait&rdquo; anlamına gelmektedir. Kale yekpare taş kitlenin oyulması suretiyle oluşturulmuştur.<br /><br />Hasankeyf tarih ve doğanın barışık olduğu bir yerdir. Hasankeyf&rsquo;in T&uuml;rk İslam Tarihi ve Medeniyeti a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir yeri vardır. Hısn Keyfa olan bu şehrin adı &ldquo;Kaya Hisarı&rdquo; şeklinde terc&uuml;me edilir. M. Streck&rsquo;in belirttiğine g&ouml;re Hısn Keyfa adının muhtemel olarak Asurca olduğu, &ldquo;Kipani&rdquo; kelimesinden geldiğini iddia etmektedir. Eski tarih ve kavimlerde bu t&uuml;r kelimelerin anlamı &ldquo;korunmaya m&uuml;sait&rdquo; yer anlamına geldiği&nbsp; belirtilmektedir.&nbsp; Kale&rsquo;nin yekpare taştan olmasından dolayı buraya S&uuml;ryanice&rsquo;de Kayataş manasına gelen &ldquo;Kifa&rdquo; kelimesinden geldiğini, Roma tarih&ccedil;ileriyse&nbsp; buraya &ldquo;Kipas veya Cepha&rdquo;dendiğini ifade etmişlerdir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br /><br />Hasankeyf&rsquo;in ne zaman kurulduğu konusu, eldeki bilgi ve belgelerin yeterli olmaması nedeniyle şimdiye kadar karanlıkta kalmıştır. Kuruluşu hakkındaki g&ouml;r&uuml;şler bir ihtimal olmaktan &ouml;teye gitmemiştir. Şehrin jeolojik yapısı ile mesken olarak kullanılan &ccedil;ok sayıdaki kayalara oyulmuş konutları (mağaralar)&nbsp; Hasankeyf&rsquo;in Urartu d&ouml;nemine kadar uzanan bir yerleşim merkezi olduğunu g&ouml;stermektedir. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasankeyf, Diyarbakır, Cizre şehirleri arasında &ouml;nemli bir kara ve su yolu g&uuml;zerg&acirc;hında olup, savaşların olması ve ticaret yollarının buradan ge&ccedil;mesi bir yerde Hasankeyf&rsquo;i k&uuml;lt&uuml;rlerin kavşak noktası haline getirmiştir. İran ve İ&ccedil; Asya K&uuml;lt&uuml;rleri, Doğu Akdeniz, Mezopotamya, Roma ve Bizans k&uuml;lt&uuml;rlerini barındırdığından, Romalılar, İran sınırını denetim altında tutabilmek i&ccedil;in Hasankeyf&rsquo;e kale inşaa etmişlerdir. Miladi III. Asırda İranlılar Mezopotamya&rsquo;yı ele ge&ccedil;irince Roma İmparatoru Diyokletion harakete ge&ccedil;erek, b&uuml;t&uuml;n Mezopotamya ve Dicle Nehrinin doğusundaki b&uuml;t&uuml;n yerleri aldı. M.S. 363 yılında Hasankey&rsquo;in Bizanslıların denetiminde olduğu ve 451 yılında Bizanslıların yaptırdıkları kale ve korunma ama&ccedil;lı yapıtları ile&nbsp; şehrin denetimine m&uuml;sl&uuml;manlar tarafından feth edilene kadar sahip olmuşlardır. Hicri 17. yılda Hasankeyf İslam Orduları tarafından ele ge&ccedil;irilmiştir. Sırasıyla Emeviler ve Abbasiler d&ouml;neminden sonra, Hamdaniler (906-990),Mervaniler (990-1096) denetiminde kalarak daha sonra Artukoğularının eline ge&ccedil;miştir. Artuklular, T&uuml;rkmen s&uuml;lalesinden olup,Hasankeyf&rsquo;e&nbsp; en parlak d&ouml;nemi yaşatmışlardır. Artukoğulları Hasankeyf ile beraber Diyarbakır, Mardin ve Harput&rsquo;ta h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;şlerdir. Se&ccedil;uklu Sultanı Alparslan ve Melikşah gibi değerli devlet adamlarının, ileri gelen komutanlarından Emir&nbsp; Artuk, 1071 Malazgirt Savaşından sonra b&ouml;lgeyi Sel&ccedil;ukluların hakimiyetine katarak Sel&ccedil;uklulara &ouml;nemli bir katkıda bulunmuştur. Artuk oğlu S&ouml;kmen 1101 yılında Hasankeyf&rsquo;i ele ge&ccedil;irip burada &ouml;nemli tarihi ve mimari eserler yaptırmıştır. B&ouml;ylece devlet idaresinde yeniden bir yapılanmaya gidilmiştir. G&ouml;&ccedil;ebelik hayatından yerleşik sisteme ge&ccedil;ilmiştir. Y&ouml;netimin halk kitlelerine dayanması, Artuklulara bağlı b&ouml;lgelerde yarı m&uuml;stakil bir h&uuml;k&uuml;mranlık anlayışıyla divanlar oluşturulmuştur. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ha&ccedil;lı akımlarına rağmen ilim, sanat ve k&uuml;lt&uuml;rel sahada hi&ccedil;bir gevşeme g&ouml;sterilmemiş olup, b&uuml;y&uuml;k &ccedil;alışmalar yapılmıştır. Darphaneler kurulup devletin iktisadi yapısı hep canlı tutulmuştur. İlime ve ilim adamlarına b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem verilmiş, Hasankeyf şehir kalesine su getirilerek &ouml;nemli bir teknik deha yaratılmıştır. Mekanik alanda kitaplar yazılmış, makineler, pompalar, fıskiyeler, su terazileri ve musiki aletleri yapılmıştır. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1232 yılında Eyy&uuml;bi Sultanı El-Kamil El-Malik tarafından Hasankeyf ele ge&ccedil;irilmiştir. Orta&ccedil;ağın ve şarkın en kuvvetli devletlerinden olan Eyy&uuml;biler, Mısır, Suriye ve Yemen&rsquo;de h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;şlerdir. B&ouml;ylece Eyy&uuml;bi H&uuml;k&uuml;mdarlarının şehri ele ge&ccedil;irmeleri ile birlikte 130 senelik Artukoğulları d&ouml;nemi sona ermiştir. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Selahaddin&rsquo;i Eyy&uuml;biden sonra Eyy&uuml;biler bir &ccedil;ok emirliklere ayrılmış Hasankeyf Eyy&uuml;bi H&uuml;k&uuml;mranlığı da bunlardan biridir. Eyy&uuml;biler &ccedil;ok &ouml;nemli eserler yaptırmış, ilim, sanat ve k&uuml;lt&uuml;rel alanda miraslar bırakmışlardır. &Ouml;zellikle mimari sahada faaliyet g&ouml;steren Eyy&uuml;bilerin, bir prensliği gibi Hasankeyf Eyy&uuml;bileri diye tarihte yer edinmiştir. Moğollar burayı ele ge&ccedil;irerek yağma ve tahrip etmişlerdir. Bu tahrip ve yağma &ccedil;ok ağır olmuş, Hasankeyf bir daha eski &ouml;zelliğini ve halini bulamamıştır. <br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eyy&uuml;biler&rsquo;den sonra Hasankeyf&rsquo;e Akkoyunlular hakim oldu. 15. y.y. başına kadar h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ler. 1473 yılında Uzun Hasan ve Fatih Sultan Mehmet arasında yapılan Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan&rsquo;ın oğlu Zeynel Bey şehit olmuş ve Hasankeyf&rsquo;te Dicle Nehri kenarında g&ouml;m&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.&nbsp; Akkoyunlular&rsquo;dan sonra Hasankeyf İran Safavilerinin h&acirc;kimiyetine ge&ccedil;miştir. 1515 tarihinde Yavuz Sultan Selim&rsquo;in Doğu Seferi ile birlikte Hasankeyf Osmanlı egemenliğine ge&ccedil;miştir. Bu d&ouml;nemde Hasankeyf &ccedil;evredeki aşiretleri idare eden merkezi bir hanedanlık konumunda olup, buna paralel olarak iktisadi ve ticari yapıda b&uuml;y&uuml;k bir gelişme g&ouml;stermiştir. Bu d&ouml;nemde şehir n&uuml;fusunun 10.000 civarında olması ise Hasankeyf&rsquo;in b&uuml;y&uuml;k bir yerleşim merkezi olduğunu g&ouml;sterir. Orta&ccedil;ağ tarihi ve yapıtlarından anlaşıldığı &uuml;zere, insanlar yazları serin kışları sıcak ve orta&ccedil;ağ şartlarında modern ev hayatlarını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;kleri anlaşılmaktadır. Hasankeyf&rsquo;te k&uuml;lt&uuml;r ve uygarlıkların kaynaştığı,&nbsp; tarihte ilk bağımsız, Doğu Hindistan Cemaatlerinden birinin burada yerleştiği, ayrıca Yahudilerin burayı &ouml;nemli bir yerleşim birimi olarak g&ouml;rd&uuml;kleri,&nbsp; bu t&uuml;r sosyal karmaşaların aydınlatılması ihtiyacı ise b&ouml;lgede bir İslami R&ouml;nesans oluşumuna sebep olmuştur. &nbsp;<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Katip &Ccedil;elebi evvelce buraya Ras&rsquo;alg&uuml;l dendiğini, Kadık&ouml;y veya Kefa olarak anıldığını, tarih&ccedil;i Taylor&rsquo;a&nbsp; g&ouml;re Arap litaret&uuml;r&uuml;nde Sebat ve Aghval yani birbirinden ayrı yedi dar ve derin vadinin kenarlarından, bir merkeze doğru uzanmış ve mağaralardan dolayı bu ismi aldığı&nbsp; belirtilmektedir. <br /><br />Hasankeyf İl&ccedil;esi Yurdumuzun&nbsp; G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesinde Batman İline bağlı, Dicle Nehrinin doğu kıyısında yer almaktadır. G&uuml;neyinde G&uuml;neydoğu Midyat Dağları, Kuzeyinde ise Petrol Mahzeni Raman Dağları bulunmaktadır. İl&ccedil;e Merkezi Batman İl merkezine 37 km. mesafede olup, orta&ccedil;ağ d&uuml;nyasının k&uuml;lt&uuml;r, ticaret ve siyaset odaklarının b&uuml;t&uuml;nleştiği, ihtişamlı ve&nbsp; gizemli bir antik kenttir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/25/batman_hasankeyf.html" target="_blank" title="BATMAN HASANKEYF"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/83.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/25/batman_hasankeyf.html</link>
		  </item><item>
			<title>BURSA ÇARŞI VE HANLAR</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa merkezde bulunan 14 tarihi HAN ve 21 tarihi &Ccedil;ARŞIsını www.btch.org.tr adresinden detaylı olarak inceleyebilirsiniz...</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/17/bursa_carsi_ve_hanlar.html" target="_blank" title="BURSA ÇARŞI VE HANLAR"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/84.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/17/bursa_carsi_ve_hanlar.html</link>
		  </item><item>
			<title>DİYARBAKIR MEGA CENTER</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Mega Center A.V.M.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/34/diyarbakir_mega_center.html" target="_blank" title="DİYARBAKIR MEGA CENTER"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/85.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/34/diyarbakir_mega_center.html</link>
		  </item><item>
			<title>NEVŞEHİR KAPADOKYA</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kapadokya, (Kappadokia) B&ouml;lge 60 milyon yıl &ouml;nce; Erciyes, Hasandağı ve G&uuml;ll&uuml;dağ&rsquo;ın p&uuml;sk&uuml;rtt&uuml;ğ&uuml; lav ve k&uuml;llerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve r&uuml;zgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya &ccedil;ıkmıştır.<br /><br />İnsan yerleşimi Paleolitik d&ouml;neme kadar uzanmaktadır. Hititler&#39;in yaşadığı topraklar daha sonraki d&ouml;nemlerde Hrıstiyanlığın en &ouml;nemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler, b&ouml;lgeyi Roma İmparatorluğu&#39;nun baskısından ka&ccedil;an Hıristiyanlar i&ccedil;in devasa bir sığınak haline getirmiştir.<br /><br />Kapadokya b&ouml;lgesi, başta Nevşehir olmak &uuml;zere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir b&ouml;lgedir.<br /><br />Kapadokya b&ouml;lgesi, doğa ve tarihin b&uuml;t&uuml;nleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları&#39;nı oluştururken, tarihi s&uuml;re&ccedil;te, insanlar da bu peribacalarının i&ccedil;lerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle s&uuml;sleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik d&ouml;neme kadar uzandığı Kapadokya&#39;nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve &uuml;lkeler arasında ticari ve sosyal bir k&ouml;pr&uuml; kuran Kapadokya, İpek Yolu&#39;nun da &ouml;nemli kavşaklarından biridir.<br />Kapadokya&#39;daki taş formasyonlarının T&uuml;rk&ccedil;e&#39;de ni&ccedil;in &quot;Peri bacaları&quot; diye adlandırılmış olduklarını g&ouml;steren bir manzara.<br />Kapadokya&#39;dan bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m<br />(U&ccedil;hisar kalesi, T&uuml;rkiye)<br /><br />M&Ouml; 12. y&uuml;zyılda Hitit İmparatorluğu&#39;nun &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml;yle b&ouml;lgede karanlık bir d&ouml;nem başlar. Bu d&ouml;nemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan ge&ccedil; Hitit Kralları b&ouml;lgeye egemen olur. Bu Krallıklar M&Ouml; 6. y&uuml;zyıldaki Pers işgaline kadar s&uuml;rer. Bug&uuml;n kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde &quot;G&uuml;zel Atlar &Uuml;lkesi&quot; anlamına geliyor. M&Ouml; 332 yılında B&uuml;y&uuml;k İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya&#39;da b&uuml;y&uuml;k bir diren&ccedil;le karşılaşır. Bu d&ouml;nemde Kapadokya Krallığı kurulur. M&Ouml; 3. y&uuml;zyıl sonlarına doğru Romalıların g&uuml;c&uuml; b&ouml;lgede hissedilmeye başlar. M&Ouml; 1. y&uuml;zyıl ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin g&uuml;c&uuml;yle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. M.S. 17 yılında son Kapadokya kralı &ouml;l&uuml;nce b&ouml;lge Roma&#39;nın bir eyaleti olur.<br />Tatlarini-Nevşehir<br /><br />MS 3. y&uuml;zyılda Kapadokya&#39;ya Hıristiyanlar gelir ve b&ouml;lge onlar i&ccedil;in bir eğitim ve d&uuml;ş&uuml;nce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan &ouml;ğretiyi yaymak i&ccedil;in ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı g&uuml;venli bir alan oluşturur.<br />Aktepe<br /><br />4. y&uuml;zyıl, daha sonra &quot;Kapadokya&#39;nın Babaları&quot; olarak adlandırılan insanların, d&ouml;nemi olur. Fakat b&ouml;lgenin &ouml;nemi, III. Leon&#39;un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler b&ouml;lgeye sığınmaya başlar. İkonoklazm hareketi y&uuml;z yıldan fazla s&uuml;rer (726-843). Bu d&ouml;nemde birka&ccedil; Kapadokya kilisesi İkonoklazm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ler. Kapadokya manastırları bu devirde olduk&ccedil;a gelişir.<br /><br />Yine bu d&ouml;nemlerde, Anadolu&#39;nun Ermenistan&#39;dan Kapadokya&#39;ya kadar olan Hıristiyan b&ouml;lgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan ka&ccedil;arak b&ouml;lgeye gelen insanlar b&ouml;lgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. 11. ve 12. y&uuml;zyıllarda Kapadokya Sel&ccedil;ukluların eline ge&ccedil;er. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında b&ouml;lge sorunsuz bir d&ouml;nem ge&ccedil;irir. B&ouml;lgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan m&uuml;badeleyle, arkalarında g&uuml;zel mimari &ouml;rnekler bırakarak Kapadokya&#39;yı terkettiler.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/18/nevsehir_kapadokya.html" target="_blank" title="NEVŞEHİR KAPADOKYA"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/86.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/18/nevsehir_kapadokya.html</link>
		  </item><item>
			<title>MARDİN KASIMİYE MEDRESESİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Akkoyunlu H&uuml;k&uuml;mdarı Cihangir oğlu Kasım Padişah Mardin&rsquo;e atandığı zaman şehri onarmak i&ccedil;in hummalı bir faaliyete başlar. Bu &ouml;zverili &ccedil;alışmasını ta&ccedil;landıran ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar m&uuml;kemmel yapısıyla ayakta durabilen bu &ccedil;ok ama&ccedil;lı medreseyi yaptırmıştır (1469) Tuğlu tonozlu revaklar ve yanlara doğru derin tonozlarla genişletilmiş tromp kubbeli Cami, revaklı avluda b&uuml;y&uuml;k eyvanın selsebilli kanallarda ortadaki havuza bağlanmıştır. İki teras &uuml;zerine iki katlı medrese, cami ve t&uuml;rbe ile birlikte k&uuml;lliye şeklindedir.<br /><br />700 yıllık bir tarihe sahip m&uuml;kemmel bir mimari yapısıyla,nakış nakış s&uuml;slenmiş,her k&ouml;şesi ilim ve irfan kokan Kasımiye medresesi. Orada hem dini ilimler hem fenni ilimler icra edilmiş. Bu iki ilim birbiri ile imtiza&ccedil; etmiş. Medrese duvarlarnda astronomi ve tıp bilimine ait simgeler mevcut.Artukoğulları zamanında yapımına başlanmış, Akkoyunlu h&uuml;k&uuml;mdarı Cihangirin oğlu Sultan Kasım tarafından tamamlanmıştır. Rivayetlere g&ouml;re Kasım Paşa burada katledilmişler. Kasimiye medresesi eyvanı, rivayete g&ouml;re, Kasım Paşa&rsquo;nın kız kardeşi, Kasım Paşa &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde kanlı g&ouml;mleğini ağıtlar eşliğinde bu eyvanın duvarlarına s&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş ve hala o duvarlara su d&ouml;k&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde duvarda ki kan izleri belli olmaktaymış, duvarlardaki kan izlerinin bunlara ait olduğu s&ouml;ylenir.<br /><br />Yine rivayetlere g&ouml;re medresenin avlusundaki havuzda akan su tasavvufi bir betimlemeyi saklıyor. Suyun akışı ile doğumdan &ouml;l&uuml;me kadar insan hayatı ve sonrası simgelenmiştir. &Ccedil;eşmeden &ccedil;ıkan su doğumu, d&ouml;k&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; yer gen&ccedil;liği, ince uzun oluk olgunluğu ve suların bir havuzda toplanması &ouml;l&uuml;m&uuml; temsil eder. Daha sonra bu su kanallarla toprağa aktarılır ve buda topraktan tekrar can bulur.<br /><br />Kasımiye medresesi değişik bir mimari ile tasarlanmış g&uuml;n doğduktan sonra g&uuml;neş batana kadar cephe &ouml;nemli olmaksızın t&uuml;m derslikler g&uuml;neş ışığından faydalanabiliyor. Dersliklerin kapı y&uuml;ksekliği bir metreden biraz fazla. Bu y&uuml;kseklik &ouml;zellikle tercih edilmiş &ouml;ğrenci hocasının huzuruna girerken başını eğsin, h&uuml;rmette kusur etmesin diye. Orta Asyadan gelen sembolizmin İslam felsefesi ile kucaklaştığı bir şah eser. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/29/mardin_kasimiye_medresesi.html" target="_blank" title="MARDİN KASIMİYE MEDRESESİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/87.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/29/mardin_kasimiye_medresesi.html</link>
		  </item><item>
			<title>DİYARBAKIR KALE SURLARI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Surların kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, İ.S. 349 yılında Roma İmparatorlarından II. Constantinus zamanında kentin etrafının surlarla &ccedil;evrilerek kalenin g&uuml;&ccedil;lendirildiği bilinmektedir. Diyarbakır Kalesi, &quot;Dış Kale&quot; ve &quot;İ&ccedil; Kale&quot; olmak &uuml;zere iki ana kısımdan meydana gelmiştir.<br /><br />Dış kale surlarının uzunluğu 5 km&rsquo;den fazladır. Dış Kale, Dağ Kapı (kuzey), Urfa Kapı (batı), Mardin Kapı (g&uuml;ney) ve Yeni Kapı (doğu) olmak &uuml;zere d&ouml;rt kapı ile dışarıya a&ccedil;ılır. Dış Kale&rsquo;nin kuzeydoğu k&ouml;şesinde ayrı bir sur ile &ccedil;evrili İ&ccedil; Kale bulunmaktadır.<br /><br />İ&ccedil; Kale&rsquo;de, Virantepe diye adlandırılan tepe &uuml;zerinde ger&ccedil;ekleştirilen kazılarda 13.y&uuml;zyılın başına ait bir Artuklu Sarayı ortaya &ccedil;ıkarılmıştır. Diyarbakır Kalesi &uuml;zerinde yer alan yazıtlar bize, kentin, Roma İmparatorluğu&rsquo;ndan Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;na kadar olar tarihsel s&uuml;recinin belgelerini sunar. Yazıtlarla birlikte yer yer karşımıza &ccedil;ıkan kabartmalarda her d&ouml;nemin estetik anlayışını ortaya koymaktadır.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/31/diyarbakir_kale_surlari.html" target="_blank" title="DİYARBAKIR KALE SURLARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/88.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/31/diyarbakir_kale_surlari.html</link>
		  </item><item>
			<title>MARDİN ŞEHİDİYE CAMİİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Şehidiye Mahallesi&rsquo;ndedir. Katip Ferdi, bu yapının Sultan Melik Nasruddin Artuk Aslan tarafından 1201-1239 yaptırılıp kendisinin de buraya g&ouml;m&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bildirmektedir. Araştırmacılar, medreseyi genellikle 13. y&uuml;zyıl başına tarihlendirmektedir. Her iki durumda da medrese 13. y&uuml;zyılın ilk yarısında kurulmuş olmalıdır. 1916 yılında camiye bu g&uuml;n ayakta duran minaresi ilave edilmiştir.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/30/mardin_sehidiye_camii.html" target="_blank" title="MARDİN ŞEHİDİYE CAMİİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/89.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/30/mardin_sehidiye_camii.html</link>
		  </item><item>
			<title>SUNSHİNE SOLARYUM</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">SunShine Solarium 1998 yılında, Bursa&#39;nın en &ouml;nemli cadde ve meydanı olan &Ccedil;ekirge&#39;de kuruldu. T&uuml;rkiye&#39;nin 3&#39;c&uuml; Bursa&#39;nın İlk solaryum firması olması nedeni ile solaryum sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n tanıtım ve gelişmesinde &ouml;nemli rol aldı. Hala kurulduğu yerde hizmet vermekte olan Sun Shine Solarium , sekt&ouml;r&uuml;nde en bilinir 3 firmasından biri olarak faaliyetini devam ettirmektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/6/sunshine_solaryum.html" target="_blank" title="SUNSHİNE SOLARYUM"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/90.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/6/sunshine_solaryum.html</link>
		  </item><item>
			<title>DİYARBAKIR KEÇİ BURCU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Mardin kapısının doğusunda yontulmuş olan kaya kitlesinin &uuml;st&uuml;ne inşa edilen Ke&ccedil;i Burcu; surlar &uuml;zerinde bulunan bur&ccedil;ların en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; ve en eskisidir. İnşa tarihi bilinmemekle birlikte 1223 yılında Mervan oğulları tarafından onarıldığı anlaşılmaktadır. Bu g&ouml;rkemli bur&ccedil; i&ccedil;inde 11 kemer bulunmaktadır. Eskiden tapınak olarak kullanıldığı sanılan burcu son b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bir kuyu ve yeraltı ge&ccedil;idini andıran dehliz bulunmuşsa da &uuml;zeri beton bir blokla kapatılmıştır.<br /><br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/33/diyarbakir_keci_burcu.html" target="_blank" title="DİYARBAKIR KEÇİ BURCU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/91.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/33/diyarbakir_keci_burcu.html</link>
		  </item><item>
			<title>KURTARAN AMBULANS</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">KURTARAN AMBULANS LTD. ŞTİ. Olarak;<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; İ&ccedil; ve dış piyasada m&uuml;şteri memnuniyetini ve bunun s&uuml;rekliliğini ama&ccedil; edindiğimizi<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Uuml;r&uuml;nlerimizde ve &ccedil;alışmalarımızda teknolojik gelişmeleri en kısa s&uuml;rede uygulamayı ilke edindiğimizi<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğitimin &ouml;neminin idraki i&ccedil;inde olduğumuzu<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;alışanlarımızın bilin&ccedil;li birer birey ve takım ruhuna sahip olduklarını, ve t&uuml;m bu unsurlar ile birlikte bir d&uuml;nya şirketi olacağımızı bilmekte ve s&uuml;rekli iyileştirmeyi taahh&uuml;t ederek &ccedil;alışmalarımızı bu doğrultuda s&uuml;rd&uuml;rmekteyiz.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/3/kurtaran_ambulans.html" target="_blank" title="KURTARAN AMBULANS"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/92.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/3/kurtaran_ambulans.html</link>
		  </item><item>
			<title>ULUDAĞ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kış turizminin g&ouml;zdesi Uludağ, Olimpos Dağı olarak da bilinir. Bursa ili sınırları i&ccedil;inde, 2.543 m y&uuml;ksekliği ile T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k kış ve doğa sporları merkezi olan dağdır.&Ccedil;oğu insan kış aylarında ve tatillerde burayı tercih eder.Sosyal tesisleri ve hotelleri ile T&uuml;rkiye&rsquo;nin bir numarasıdır.<br /><br />Antik &ccedil;ağın ilk tarih&ccedil;ilerinden Heredot (İ.&Ouml; 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ, Olympos olarak ge&ccedil;er ve Olympos&rsquo;ta Lydia kralı Kroisos&rsquo;un oğlu Atys&rsquo;in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot&rsquo;tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.&Ouml; 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos&rsquo;u olarak ge&ccedil;er. Strabon; Mysia isminin aslının Lydia&rsquo;lılarda g&uuml;rgen ağacı anlamına gelmektedir.<br /><br />Roma İmparatorluğu&rsquo;nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ&rsquo;da 3. y&uuml;zyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. y&uuml;zyılda sayıca en &uuml;st seviyeye &ccedil;ıkmıştır. Uludağ&rsquo;da Nil&uuml;fer nehri ile Deli&ccedil;ay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur.<br /><br />Orhangazi Bursa&rsquo;yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi m&uuml;sl&uuml;man dervişlerin inziva yerleri olmuştur.<br /><br />Orhangazi Bursa&rsquo;yı teslim aldıktan sonra T&uuml;rkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. y&uuml;zyılda Bursa&rsquo;ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ&rsquo;ın T&uuml;rklerin eline ge&ccedil;tikten sonra keşişlerin sadece g&uuml;nd&uuml;zleri ibadet i&ccedil;in dağa &ccedil;ıktıkları ve manastırların har&ccedil; kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.<br /><br />Marmara B&ouml;lgesinin en y&uuml;ksek dağı. Kuzeybatı-g&uuml;neydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ&rsquo;ın uzunluğu 40 km&rsquo;yi bulur. Genişliği ise 15-20 km&rsquo;dir. Toplu ve heybetli bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;şe sahip olan bu dağın Bursa&rsquo;ya bakan yama&ccedil;ları kademeli, g&uuml;neye Orhaneli&rsquo;ne bakan tarafları ise d&uuml;z ve daha diktir. En y&uuml;ksek noktası Uludağ Tepe&rsquo;de 2.543 m&rsquo;dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.<br /><br />Uludağ&rsquo;ın y&uuml;ksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanmaktadır. Karatepe&rsquo;nin kuzeyindeki Aynalıg&ouml;l, Karag&ouml;l ve Kilimlig&ouml;l buzul g&ouml;lleri bu izlerin en &ouml;nemlileridir. Bu g&ouml;llerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil &ccedil;am ormanları, y&uuml;kseklerdeki beyaz kar yığınları buraların g&uuml;zelliğine g&uuml;zellik katmaktadır.<br /><br />Etrafındaki &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; sahalarının cevresinde y&uuml;kselen Uludağ&rsquo;da tabakalar arasında yer yer maden ve maden damar yataklarına rastlanmaktadır. T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nemli volfram yatakları buradadır. İklimi, y&uuml;ksek dağ &ouml;zelliğindedir. Y&uuml;kseklere &ccedil;ıkıldık&ccedil;a kar yağışı ve miktarı fazlalaşır. Y&uuml;ksekliğe bağlı olarak da ısı azalır. Dağın doruk noktasındaki karlar yaz kış erimez. Bazı yerlerde kar kalınlığı iki metrenin &uuml;zerine &ccedil;ıkmaktadır. Uludağ&rsquo;dan kaynaklanan derin vadiler i&ccedil;indeki pek&ccedil;ok dere, Nil&uuml;fer &Ccedil;ayı ile G&ouml;ksu&rsquo;ya ulaşırlar.<br /><br />Uludağ modern dağ tesisleri, teleferiği Bursa&rsquo;nın hemen yanında olması ile dağ ve kış turizminin merkezi olmuştur.T&uuml;rkiyenin en b&uuml;y&uuml;k kayak merkezidir.Yol durumunun uygunluğu, her mevsim kar bulunması, eşsiz manzaraları buraya turist &ccedil;ekmektedir.<br /><br />Dağın doruk noktasından a&ccedil;ık havada İstanbul, Marmara ve civar yakın yerlerin g&ouml;r&uuml;nmesi buraya ayrı bir &ouml;zellik vermektedir. Doğu, kuzey eteklerinin Bursa Ovasına yakın yerlerinde sıcak su kaynaklarının bulunmasından burada kaplıcalar meydana gelmiştir. Bursa&rsquo;nın &Ccedil;ekirge semtindeki bu kaplıcalar pek&ccedil;ok hastalığa şifa olmaktadır.<br /><br /><strong>Bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml;</strong><br /><br />Bitkisel zenginlik bakımından ender yerlerden biridir. Mart ayında alt kademelerde başlayan uyanma, yaz boyunca zirvede devam etmektedir. &Ouml;zellikle orman kuşağının &uuml;zerinde yer alan ve pek &ccedil;ok kişi tarafından kıra&ccedil; olarak bilinen dağda, &ccedil;ok zengin ve bu b&ouml;lgeye &ouml;zg&uuml; nadir bitki t&uuml;rleri yayılış g&ouml;stermektedir.<br /><br />* 350 m den itibaren: defne, zeytin, katran ardıcı, fındık, laden, funda, kızıl&ccedil;am, maki ve &ccedil;alılık alanlar,<br />* 350-700 m arası: kestane, ak&ccedil;akesme, erguvan, koca yemiş, dağ &ccedil;ileği, zeytin, katırtırnağı, Girit ladeni, mazı meşesi, g&uuml;rgen, kızılcık, alı&ccedil;, geyikdikeni, sırımbağı, yabani defne, karaağa&ccedil;, kayın, titrek kavak, kara&ccedil;am,<br />* 700-1000 m arası: kestane, kayın, sapsız meşe, titrek kavak, kara&ccedil;am, yabani kızılcık, alı&ccedil;, geyikdikeni, muşmula,<br />* 1000-1050 metreden itibaren: kayın ormanları 1500 metreye kadar ulaşır.<br />* 1500-2100 m arası: Uludağ g&ouml;knarı, bodur ardı&ccedil;, yaban mersini, ayı &uuml;z&uuml;m&uuml;, yabani g&uuml;l, geyik dikeni, &ccedil;oban &uuml;z&uuml;m&uuml;, s&ouml;ğ&uuml;t, kara&ccedil;am, kayın, g&uuml;rgen, titrek kavak, sırımbağı, yoğurtotu, kekik, bitotu, misk soğanı, hindiba, bahar yıldızı, &ccedil;ok &ccedil;i&ccedil;ekli gelincik, yabani elma.<br /><br />Kara&ccedil;am ormanları arasında sarı&ccedil;am, 2100 m den sonra bodur ardı&ccedil;lar, 2300 m kadar otsu t&uuml;rler ile temsil edilen Alpin bitkiler hakimdir. Dağın etek b&ouml;l&uuml;mlerinde meşe, kestane, &ccedil;ınar, ceviz ağa&ccedil;larına, 300-400 m kadar olan kısımda Akdeniz bitkilerine daha yukarlarda nemli orman bitkilerine rastlanır.<br /><br /><strong>İklim<br /></strong><br />Dağın iklimi alt kademelerden zirveye doğru kademeli değişimler g&ouml;stermektedir. Alt kademelerdeki Akdeniz iklim tipi, zirveye doğru nemli mikro termik iklim tipine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;rken, kışları y&uuml;ksek rakımlarda buzlu iklim g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Doğu Akdeniz iklim grubunun birinci familyasında yer almaktadır. Kar yağışlı g&uuml;nler yıllık 66,7 g&uuml;n, kar ile &ouml;rt&uuml;l&uuml; g&uuml;nler yıllık 179,2 g&uuml;nd&uuml;r.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/9/uludag.html" target="_blank" title="ULUDAĞ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/93.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/9/uludag.html</link>
		  </item><item>
			<title>MUSTAFA'NIN KAHVALTI DÜNYASI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">7 yaşından itibaren Babası Hacı Mehmet Usta&#39;nın elinde bir &ccedil;ırak gibi &ccedil;alışmakla lezzetteki hayatına başlayan Mustafa usta, Diyarbakır&#39;ın en tarihi yerlerinden biri olan Hasanpaşa Hanı&#39;nda ger&ccedil;ek bir Kahvaltı D&uuml;nyası keyfini yaşatıyor.<br /><br />Hacı Mehmet Usta peynir, turşu, yerli pastırma, kavurma, baklava ve b&ouml;rek tadında Diyarbakır&#39;da nam salan bir adres olarak bug&uuml;nk&uuml; Kahvaltı D&uuml;nyası&#39;na da &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir damak tadı miras bıraktı. Namı diğer Turşucu Hacı Baba&#39;dan bu damak tadını devralan Mustafa Usta şimdi Diyarbakır&#39;da otantik, turistik, tarihi Hasanpaşa Hanında T&uuml;rkiye&#39;nin ve d&uuml;nyanın &uuml;nl&uuml;lerini ağırlıyor. G&ouml;zlerini bu tatlar i&ccedil;inde a&ccedil;an Mustafa Usta elinden kahvaltı yapmış olmanın verdiği o g&uuml;zelim duygularla memleketlerine d&ouml;nmektedirler. Hasanpaşa HanıMustafanın Kahvaltı D&uuml;nyası 200 kişilik konuk alabilme kapasitesi ile hem geniş ve ferah, hem tarihi dokular i&ccedil;inde apayrı, hem de yılların vermiş olduğu tecr&uuml;be ile ger&ccedil;ek bir kahvaltı yaşatıyor.<br /><br />Zengin kahvaltı se&ccedil;eneğinde sadece peynirde 14 &ccedil;eşit bulunmaktadır. Diyarbakır&#39;ın yerli peynir &ccedil;eşitlerinin yanısıra Hakkari, Şırnak, Siirt, Bitlis ve Van&#39;a kadar bir&ccedil;ok peynir tadını Mustafanın Kahvaltı D&uuml;nyasında bulmak m&uuml;mk&uuml;n.<br /><br />Bunların yanısıra zengin zeytin &ccedil;eşitleri ile hem siyahi zeytinde, hem yerli yeşil zeytinde her damağa uygun tatlar sunmaktadır. Hacı Baba&#39;nın halen Diyarbakır&#39;da bulunan Yoğurt Pazarından konuklar i&ccedil;in en g&uuml;zel ve taze yoğurt getirilmektedir. Bunun yanında nar, muz, kivi gibi meyveler ile meyve tabağı, yumurtalı kavurma, pastırma gibi geleneksel kahvaltı men&uuml;s&uuml; tam ağzınıza layık.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/36/mustafanin_kahvalti_dunyasi.html" target="_blank" title="MUSTAFA'NIN KAHVALTI DÜNYASI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/97.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/36/mustafanin_kahvalti_dunyasi.html</link>
		  </item><item>
			<title>BALİBEY HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Malko&ccedil;oğlu Bali Bey tarafından yaklaşık 500 yıl &ouml;nce yaptırılmıştır.<br /><br />Kapalı&ccedil;arşı&#39;daki ticari faaliyet i&ccedil;in kent dışından gelen kafilelere hizmet etmesi amacıyla, &ccedil;arşının karşısına, Gazi Timurtaş Paşa ve Ok&ccedil;u Baba T&uuml;rbelerinin arasına yaptırılan &uuml;&ccedil; katlı handa eski belgelere g&ouml;re 64 oda bulunmaktadır. O d&ouml;nemde vakıf olarak yaptırılan bu hanın gelirleri, Bali Bey&#39;in Yenişehir&#39;deki mescit ve imaretinin giderlerini karşılamaktadır.<br /><br />&nbsp;&nbsp; Yapıldığı d&ouml;nem i&ccedil;in, şehrin plazası olarak nitelendirilebilecek olan Balibey Han&#39;ın; 1950&#39;li yıllarda bazı b&ouml;l&uuml;mlerinin sığınak, 1970&#39;li yıllarda ise bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n kahvehane olarak kullanıldığı bilinmektedir.<br /><br />Balibey Han&#39;ın b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar ayakta kalmıştır. Sadece Kırkmerdivenlerin yapılması sırasında kısmen yıkılmıştır. Bir de yola bakan b&ouml;l&uuml;mleri yıkılmıştır. Vakıflara ait olan han, restorasyon yapılması i&ccedil;in belediyeye tahsis edilmiştir. 1692, 1634, 1748 tarihlerinde kısmi tamirler yapılmıştır.<br /><br />1984 yılında Hisar d&uuml;zenlemesi kapsamında yapılan kazı &ccedil;alışmaları sonucu kemerleri ortaya &ccedil;ıkarılan Bali Bey Han, zamanının &ouml;nemli ticari mek&acirc;nlardan biridir.<br /><br />Bursa B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi&#39;nin &ccedil;alışmaları ile 2006 yılında restore edilmeye başlanmış ve 2009 yılında Balibey Han Geleneksel El Sanatları &Ccedil;arşısı olarak şehriyle buluşturulmuştur.<br /><br />1. ve 2. katları ise 26.12.2009 tarihinden itibaren Geleneksel El Sanatları &Ccedil;arşısı olarak kullanılmaktadır. El sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasına imk&acirc;n sağlayan &ccedil;arşıda bir birinden farklı sanat dalları yer almaktadır.<br /><br />Bug&uuml;n toplam 34 d&uuml;kk&acirc;nın bulunduğu Balibey Han&#39;ın zemin katında lokanta vardır. Hanın teras katı ise kafeteryadır.<br /><br />Bursa&#39;nın en işlek caddeleri olarak kabul edilen Altıparmak ve Atat&uuml;rk Caddelerinin birleşme noktası &uuml;zerinde yer alan Balibey Han aydınlatılırken, tarihi yapının mimari &ouml;zelliklerinin korunmasına ve &ouml;ne &ccedil;ıkarılmasına dikkat edilmiştir.<br /><br />&Uuml;stlendiği tarihi misyonun yanında Timurtaş Paşa T&uuml;rbesi ve Tophane Yama&ccedil;ları&#39;na farklı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m kazandıran Balibey Han, Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gazi ve Orhan Gazi t&uuml;rbeleriyle b&uuml;t&uuml;nleşerek kent merkezine yeni bir soluk kazandırmıştır.<br /><br />Karag&ouml;z At&ouml;lyesi, T&uuml;rk S&uuml;sleme Sanatları, El Yapımı Toprak ve Seramikler, Tespih, Mark&uuml;teri, Cam İşleme, Minyat&uuml;r, Cilt, Resim, Cam S&uuml;sleme ve Vitray, Karikat&uuml;r, El Dokuma, R&ouml;lyef, Folklorik Giysiler &Uuml;retimi, &Ccedil;ini, Ağa&ccedil; İşlemeciliği, G&uuml;m&uuml;ş ve Değerli Taş İşlemeciliği gibi bir&ccedil;ok Geleneksel El Sanatı, Balibey Han&#39;da yeniden hayat bulmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/23/balibey_han.html" target="_blank" title="BALİBEY HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/96.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/23/balibey_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>BAKIRCILAR ÇARŞISI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yapılan araştırmalar, Anadolu&acute;da bakırcılığın gelişiminin &ccedil;ok eski tarihlere dayandığını, bakır cevher yataklarının eskiden beri işletildiğini doğrulamaktadır. Anadolu sanatında &ouml;nemli bir yeri olan bakır, s&uuml;slemeye de &ccedil;ok elverişli bir madendir. Ayrıca, en &ccedil;ok kullanılan maden de bakırdır. Kapı tokmakları ve s&uuml;slemelerinin,mutfak ara&ccedil;larının, takıların, m&uuml;zik aletlerinin,hayvan koşumlarının, tarım ara&ccedil;larının ve mimaride kullanılan ara&ccedil;ların yapımında kullanılmaktadır. Bursa&acute;daki bakırcıların daha &ccedil;ok g&uuml;ğ&uuml;m ve mangalları karakteristik &ouml;zellikler g&ouml;stermektedir. Bursa&acute;daki bakırcılar,bug&uuml;n de aynı adla anılan Bakırcılar &Ccedil;arşısı&acute;nda faaliyet g&ouml;stermekteydi. Kadı sicillerinde bu &ccedil;arşı adına sıklıkla rastlanmaktadır. Yeşil Cami&acute;nin vakışarı arasında da, bu &ccedil;arşıda,&uuml;&ccedil; d&uuml;kkan olduğu anlaşılmaktadır. 1760 yılında &ccedil;ıkan yangında, &ccedil;arşıdaki ev ve d&uuml;kkanlar tahrip olmuştur. Eskiden t&uuml;m torna at&ouml;lyeleri de bu &ccedil;arşıda bulunurdu. &Ccedil;arşı, 1958yılındaki yangında yanmasına karşın, b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aslına uygun bi&ccedil;imde onarılmıştır. Ancak ahşap olan tonozları betondan yapılmıştır. &Ouml;zellikle doğu kapısının ta&ccedil; kapısında, olduk&ccedil;a g&uuml;zel bir tuğla iş&ccedil;iliği vardır. &Ccedil;arşının kuzey tarafında,yuvarlak kemerli alt kat d&uuml;kkanları vardır.<br /><br />Bursa&rsquo;nın eski bir &ccedil;arşısı. Kadı sicillerinde bu &ccedil;arşı adına sıklıkla rastlanır. Yeşil Camii&rsquo;nin vakıfları arasında da bu &ccedil;arşıdaki &uuml;&ccedil; d&uuml;kk&acirc;n olduğu anlaşılmaktadır. &Ccedil;arşı, bug&uuml;nk&uuml; Bakırcılar &Ccedil;arşısının bu&not;lunduğu alanda idi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; belgelerde &ccedil;arşının Uzun&ccedil;arşı civarında olduğu anlaşılıyor. 1760 yılında &ccedil;ıkan yangında, &ccedil;arşıdaki ev ve d&uuml;kk&acirc;nlar tahrip olmuş. Eskiden t&uuml;m torna at&ouml;lyeleri de bu &ccedil;arşıda idi. 1958 yılındaki yangında yanmasına karşın, b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aslına uygun bi&ccedil;imde onarılmıştır. Ancak ahşap olan tonozları betondan yapılmıştır. &Ouml;zellikle doğu kapısının ta&ccedil; kapısında olduk&ccedil;a g&uuml;zel bir tuğla iş&ccedil;iliği vardır. &Ccedil;arşının kuzey tarafında, yuvarlak kemerli alt kat d&uuml;kk&acirc;nları vardır.<br />Bakırcılar &Ccedil;arşısında&nbsp; 80 - 85 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Konfeksiyon &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/22/bakircilar_carsisi.html" target="_blank" title="BAKIRCILAR ÇARŞISI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/95.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/22/bakircilar_carsisi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ABULYOND HAN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Apolyont Handa 53 adet d&uuml;kkan bulunmaktadır, bu d&uuml;kkanların geneli Kuaf&ouml;r ve Kafe &uuml;zerine satış yapmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/21/abulyond_han.html" target="_blank" title="ABULYOND HAN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/94.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/21/abulyond_han.html</link>
		  </item><item>
			<title>KARACADAĞ KALKINMA AJANSI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">2006 yılında &ldquo;pilot&rdquo; uygulama olarak kurulan İzmir ve &Ccedil;ukurova Kalkınma Ajanslarından sonra, Bakanlar Kurulu&rsquo;nun 22.11.2008 tarih ve 27062 sayılı Resm&icirc; Gazete&rsquo;de yayınlanan 2008/14306 sayılı &ldquo;Bazı D&uuml;zey 2 B&ouml;lgelerinde Kalkınma Ajansları Kurulması Hakkında Karar&rdquo;ı ile 8 b&ouml;lgede daha Kalkınma Ajansı kurulması kararlaştırılmıştır. 5449 sayılı Kanunla kurulan Kalkınma Ajansları, b&ouml;lgesel gelişme ve kalkınmayı ger&ccedil;ekleştirmede &ldquo;yerelliği&rdquo; ve &ldquo;iyi y&ouml;netişimi&rdquo; esas alan yeni bir model sunmaktadır.<br /><br />Kalkınma Ajanslarının temel kuruluş gerek&ccedil;esi, &ldquo;b&ouml;lgesel gelişme politikalarını yerel bazda uygulayacak kurumsal bir mekanizmanın geliştirilmesi&rdquo;dir. Kalkınma Ajansları; kamu kesimi, &ouml;zel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete ge&ccedil;irmek suretiyle, ulusal kalkınma pl&acirc;nı ve programlarda &ouml;ng&ouml;r&uuml;len ilke ve politikalarla uyumlu olarak b&ouml;lgesel gelişmeyi hızlandırmak, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğini sağlamak, b&ouml;lgeler arası ve b&ouml;lge i&ccedil;i gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla oluşturulmuş kurumsal yapılardır.<br /><br />Ajansların kuruluşuyla, kaynakların hem yerinde ve daha etkin kullanılması, hem de iller ve b&ouml;lgeler arası gelişmişlik farklılıklarının azaltılması ve yerel y&ouml;netimlerin g&uuml;&ccedil;lendirilmesi amacıyla İstatistik&icirc; B&ouml;lge Birimleri Sınıflandırması (NUTS-İBBS) dikkate alınarak alt b&ouml;lge d&uuml;zeyinde; planlama, koordinasyon, uygulama, izleme ve değerlendirme fonksiyonları olan yeni hizmet b&ouml;lgeleri ve birimlerinin oluşturulması hedeflenmiştir. Yereldeki ve iller arasındaki gelişmişlik farklılıklarının giderilmesine y&ouml;nelik &ccedil;alışmalar merkezin koordinasyonu ve y&ouml;nlendirmesi ile Kalkınma Ajansları tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;lecektir.<br /><br />2009 yılı Ağustos ayında Genel Sekreterin atanmasının ardından, Ajansımız, b&uuml;t&uuml;n kalkınma ajansları i&ccedil;in belirlenen temel kuruluş amacına ulaşma yolunda, kurumsallaşmasını hızlı bir şekilde tamamlayarak; &ccedil;ok kısa s&uuml;re zarfında, b&ouml;lgesel planlama, programlama, koordinasyon, program y&ouml;netme, izleme değerlendirme, yatırım destek ve tanıtım faaliyetlerini ger&ccedil;ekleştirmeye başlamıştır. <br /><br />Sadece hibe dağıtacak bir kuruluş olmayan Kalkınma Ajansı, b&ouml;lgesel kalkınma ve gelişmenin y&ouml;netiminde ve y&ouml;nlendirilmesinde kamu ve &ouml;zel sekt&ouml;r ile sivil toplumun işbirliği ve g&uuml;&ccedil; birliğini sağlayarak yerelde yeni bir &ldquo;y&ouml;netişim&rdquo; mekanizması sunmaktadır. G&uuml;&ccedil;l&uuml; bir insan kaynakları potansiyelini barındıran Ajansımızda farklı branşlarda en az bir yabancı dil bilen 31 uzman g&ouml;rev yapmaktadır.<br /><br />Karacadağ Kalkınma Ajansı, 26 Nisan 2010 tarihinden itibaren Avrupa B&ouml;lgesel Kalkınma Ajansları Birliği (EURADA)&rsquo;ne &uuml;ye olmuştur. Ajans, EURADA &uuml;yesi olmakla, farklı &uuml;lkelerde kurulmuş olan b&ouml;lgesel kalkınma ajansları ile bilgi ve tecr&uuml;be paylaşma, b&ouml;lgesel ekonomik kalkınmada &ldquo;iyi &ouml;rnekleri&rdquo; ve yenilik&ccedil;i teknikleri yakından takip etme ve TRC2 B&ouml;lgesinde yaygınlaştırma, farklı kalkınma ajansları arasında işbirliği projeleri geliştirme, AB b&ouml;lgesel kalkınma stratejileri hakkında bilgi sahibi olma fırsatını bulmaktadır. <br /><br />Ajansımıza bağlı olarak Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde faaliyet g&ouml;steren Yatırım Destek Ofisleri, hem b&ouml;lgemizin iş ve yatırım olanaklarının tanıtımını yapmakta, hem yatırımcılara &ldquo;&uuml;cretsiz&rdquo; danışma hizmeti vermekte, hem de yatırımcıların &ouml;n&uuml;ndeki &ldquo;b&uuml;rokratik engelleri&rdquo; asgari d&uuml;zeye indirmeye &ccedil;alışmaktadır.<br /><br />Gerek &uuml;lkemizde ve &ouml;zellikle b&ouml;lgemizde Kalkınma Ajanslarının kurulması, b&uuml;y&uuml;k bir heyecan ve beklenti oluşturmuştur. Bu s&uuml;re&ccedil;te, b&ouml;lgemizin potansiyelini harekete ge&ccedil;irmede ve b&ouml;lgesel gelişmeyi ger&ccedil;ekleştirerek b&ouml;lgeler arası ve b&ouml;lge i&ccedil;i gelişmişlik farklarını azaltmada Kalkınma Ajansımıza b&uuml;y&uuml;k g&ouml;revler d&uuml;şmektedir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/35/karacadag_kalkinma_ajansi.html" target="_blank" title="KARACADAĞ KALKINMA AJANSI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/98.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/35/karacadag_kalkinma_ajansi.html</link>
		  </item><item>
			<title>SLS AMG</title>
			<description><![CDATA[Mercedes-Benz Yıldızlar Takımı SLS AMG<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/16/sls_amg.html" target="_blank" title="SLS AMG"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/99.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/16/sls_amg.html</link>
		  </item><item>
			<title>GAZİ KÖŞKÜ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Atat&uuml;rk veya Seman K&ouml;şk&uuml; de denmektedir. 15. yy.da inşa ettirilmiş olan yapı Akkoyunlu mimarisinin tipik &ouml;zelliklerini taşımaktadır. Atat&uuml;rk 5 Mart 1917 yılında Ordu Komutanlığına atanınca, 13 Martta Diyarbakır&#39;a gelmiştir. Silvan da bulunan 16. Kolordu karargah komutunlığı 2. ordu karargahını oluşturmak &uuml;zere Diyarbakır&#39;a alındı. Karargah binası İ&ccedil;kalede bulunan ve halen Atat&uuml;rk M&uuml;zesi olarak faaliyet g&ouml;steren yapıya taşınmıştır. Bir s&uuml;re Kavvası Sağır sokakta bulunan Hacı Sinan &Ouml;zbostancı&#39;ya ait evde ikamet eden Atat&uuml;rk daha sonra Mardin Kapı dışında yer alan Seman K&ouml;şk&uuml;n&uuml; ikamet olarak kullandı. Daha sonra 1937 yılında Belediyece satın alınan bu k&ouml;şk restorasyonu ve onarımı yapılarak Atat&uuml;rk K&ouml;şk&uuml; adıyla hizmete sunulmuştur. Atat&uuml;rk K&ouml;şk&uuml; Atat&uuml;rk&#39;&uuml;n &Ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n 100. yılı sebebiyle 1981 yılından yeniden onartılmış, bah&ccedil;esi ve &ccedil;evresi d&uuml;zenlenerek bu g&uuml;nk&uuml; şeklini almıştır. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/32/gazi_kosku.html" target="_blank" title="GAZİ KÖŞKÜ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/101.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/32/gazi_kosku.html</link>
		  </item><item>
			<title>PİERRE CARDİN</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">1969 tarihinden itibaren yarım asırlık tecr&uuml;besi ve kalite anlayışıyla hareket eden Karadağ Halı Mobilya, &uuml;r&uuml;n ve marka &ccedil;eşitliliği, kalite ve fiyat avantajıyla m&uuml;şterilerinin vazge&ccedil;ilmezi haline gelmiştir.<br /><br />M&uuml;şteri odaklı yaklaşımını saygın marka kalitesiyle sunmakta olan Karadağ Halı Mobilya sekt&ouml;r ve yaşama dair yenilik&ccedil;i yapısıyla Mobilya, Halı, Beyaz Eşya, Z&uuml;caciyeye dair en kaliteli hizmeti vermeyi ama&ccedil; edinmiştir.<br /><br />Bursa Kestel de toplam 15000 m2 lik mobilya mağazalarında m&uuml;şterilerine hizmet sunmakta olan Karadağ Halı Mobilya rahatlık ve kaliteyi paylaşmanın yarım asırlık gururunu yaşamaktadır.<br /><br /><strong>Misyonumuz</strong><br />M&uuml;şterilerimizin değişen ihtiya&ccedil;larının farkında olarak; esnek yapımızla, &ouml;nc&uuml; ve yaratıcı &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerimizle, m&uuml;şterilerimizin yaşamlarına değer katan, onları farklı kılan &uuml;r&uuml;n ve hizmetler tasarlayıp sunmaktır.<br /><br /><strong>Vizyonumuz</strong><br />Yenilik ve teknolojik gelişmeleri takip ederek &uuml;r&uuml;n kalitesinde &ccedil;ıtayı s&uuml;rekli y&uuml;kseltmek, bir d&uuml;nya markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemek ve pazardaki lider firma yapımızı korumak.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/13/pierre_cardin.html" target="_blank" title="PİERRE CARDİN"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/102.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/13/pierre_cardin.html</link>
		  </item><item>
			<title>BARIŞ MANÇO K.M</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Yıldırım Belediyesi Barış Man&ccedil;o K&uuml;lt&uuml;r Mekezi</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/12/baris_manco_km.html" target="_blank" title="BARIŞ MANÇO K.M"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/100.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/12/baris_manco_km.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÇAĞDAŞ EĞİTİM YURDU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">&Ccedil;ağdaş Eğitim Kooperatifi G&ouml;r&uuml;kle K&uuml;lt&uuml;r Merkezi, G&ouml;r&uuml;kle beldesinde yaşamakta olan Uludağ &Uuml;niversitesi &ouml;ğrencileri, G&ouml;r&uuml;kle sakinleri ve t&uuml;m &Ccedil;ağdaş Eğitim Kooperatifi paydaşları i&ccedil;in k&uuml;lt&uuml;r, sanat, eğitim, eğlence ve dinlenme ama&ccedil;larını karşılamak &uuml;zere hizmet vermektedir.<br />Eyl&uuml;l 2005 tarihinde a&ccedil;ılan k&uuml;lt&uuml;r merkezimizde 250 kşilik &ccedil;ok ama&ccedil;lı salon, 2 adet 120 kişilik cep sineması, sergi ve sosyal faaliyetler i&ccedil;in 2 adet fuayesi bulunmaktadır.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/43/cagdas_egitim_yurdu.html" target="_blank" title="ÇAĞDAŞ EĞİTİM YURDU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/104.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/43/cagdas_egitim_yurdu.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÇAĞDAŞ İLKÖĞRETİM</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Okulumuz, Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma &Ccedil;alışmaları Vakfı (ESBAV)&rsquo;ın bir kuruluşudur. Anadolu &Uuml;niversitesi eski Rekt&ouml;r&uuml; ve halen Eskişehir B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Başkanı olan Prof. Dr. Yılmaz B&uuml;y&uuml;kerşen tarafından kurulmuştur. T&uuml;rk Milli Eğitimi temel kanunu &ccedil;er&ccedil;evesinde, &ouml;rnek bir kurum oluşturmak &uuml;zere planlanmış ve 02 Ekim 1992 tarihinde Anadolu &Uuml;niversitesi Eğitim Fak&uuml;ltesi Kompleksi i&ccedil;inde 49 yıllığına kiralanan şimdi de &ccedil;alışmalarını y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; &Ouml;zel &Ccedil;ağdaş İlk&ouml;ğretim Okulu binasında eğitime başlamıştır.&nbsp; Kuruluşunda temel amacı:<br /><br />&quot;Atat&uuml;rk İlkeleri ve İnkıl&acirc;pları doğrultusunda, y&uuml;z&uuml; batıya d&ouml;n&uuml;k, ezbercilikten uzak yaşayarak &ouml;ğreten, grup i&ccedil;inde bireyi eğiten, &ccedil;ağdaş eğitim teknolojilerini yakından izleyen, yabancı dil &ouml;ğretimine &ouml;nem veren, &ouml;ğrencileri spor, sanat ve sosyal faaliyetlere &ouml;zendiren; &uuml;lkesini, ailesini seven, &ouml;z-g&uuml;ven ve &ouml;z-saygısı olan &ouml;ğrenciler yetiştiren, &ouml;ğretmen - aile - okul y&ouml;netimi işbirliği ile &ouml;ğrencilerini geleceğe hazırlayan bir okul olmaktır&quot;.<br /><br />olarak belirlenmiştir.<br /><br />Okulumuzda, sınıflar 24 kişiden oluşmaktadır. Toplam 21 derslik, 2 fen laboratuarı, bilgisayar sınıfı, resim ve teknoloji-tasarım odası, video odası, k&uuml;t&uuml;phane, m&uuml;zik odası, satran&ccedil; sınıfı, İngilizce ve Sosyal Bilgiler derslikleri, tiyatro ve spor salonuna sahiptir. Okulumuzda aynı zamanda, sağlık servisi, rehberlik servisi, halkla ilişkiler birimi, sosyal etkinlik odası, 2 &ouml;ğretmenler odası, b&uuml;rolar, kantin ve yemekhane bulunmaktadır.<br /><br />&nbsp; Okulumuzun kuruluşunda, ilk&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde birinci sınıf iki şube olarak başlamış &ccedil;evreden gelen yoğun istek sonucu ikinci, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sınıflar a&ccedil;ılmıştır. Ayrıca, orta&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne Anadolu Liseleri Giriş Sınavı puanları esas alınarak 63 &ouml;ğrenci (3 sınıf) kaydedilmiştir.<br /><br />1992-1993 Eğitim yılında, ilk&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bir b&ouml;l&uuml;m m&uuml;d&uuml;r&uuml; ve d&ouml;rt &ouml;ğretmen; orta&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bir m&uuml;d&uuml;r yardımcısı ve &uuml;&ccedil; &ouml;ğretmenle eğitim-&ouml;ğretime başlanmıştır. İlk yıl &ouml;ğrenci sayımız; ilk&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde 92 (4 sınıf) ve orta&ouml;ğretim b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde 63 (3 sınıf) olmak &uuml;zere toplam 155 &ouml;ğrencidir. İlerleyen yıllarda, lise b&ouml;l&uuml;m&uuml;m&uuml;z aşamalı olarak yeni &ouml;ğrenci almayarak 2001-2002 eğitim yılında kapanmış, yalnız ilk&ouml;ğretim d&uuml;zeyinde eğitim veren bir &ouml;zel okul haline gelmiştir.<br /><br />2010-2011 &Ouml;ğretim yılı başında iki anasınıfı, &uuml;&ccedil; birinci sınıf, &uuml;&ccedil; ikinci sınıf, &uuml;&ccedil; &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sınıf, &uuml;&ccedil; d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıf ve 5&rsquo;den 8&rsquo;e kadar her sınıf d&uuml;zeyinde 2&rsquo;şer şube olmak &uuml;zere toplam 22 sınıf bulunmaktadır. &Ouml;ğrenci sayımız 510&#39;dur. 7 &ouml;ğretmenle eğitim &ccedil;alışmalarına başlayan okulumuzda 2010-2011&nbsp; &Ouml;ğretim yılında, bir m&uuml;d&uuml;r ve iki m&uuml;d&uuml;r yardımcısı dahil g&ouml;revli &ouml;ğretmen sayısı 44 olup, b&uuml;ro g&ouml;revlisi ve yardımcı hizmetler g&ouml;revlisi olarak 22 personel &ccedil;alışmaktadır.<br /><br />1994-1995 Eğitim yılında ilk&ouml;ğretimden bir sınıf mezun veren okulumuzun, mezun olan 23 &ouml;ğrencisinden 9&rsquo;u Anadolu Lisesini, 5&rsquo;i &ouml;zel liseleri kazanmış, geri kalan 9 &ouml;ğrenci okulumuz hazırlık sınıfına devam etmiştir. İlerleyen yıllarda, mezun sayısıyla doğru orantılı olarak okulumuzun Anadolu ve Fen Liseleri ile &Ouml;zel Okullara &ouml;ğrenci yerleştirme oranı da artmış, 2003-2004 &ouml;ğretim yılında &Ccedil;ağdaş,&nbsp; % 85&rsquo;lik başarı oranıyla Orta &Ouml;ğretim Kurumları Sınavı Eskişehir Birincisi olmuştur. 2004-2005 &ouml;ğretim yılında da % 85&rsquo;lik başarı oranını koruyan okulumuzda, 2006-2007 &ouml;ğretim yılında başarı oranı %88&rsquo;e &ccedil;ıkmıştır. 2009 Orta &Ouml;ğretim Kurumları Sınavı sonucunda mezun olan 47 &ouml;ğrencimizden 45&rsquo;i Devlet Anadolu ve Fen Liselerine yerleşmiştir. Genellikle, başarı olarak nitelendirilen &ldquo;sınav kazanma&rdquo; okulumuzun amacı değil verilen nitelikli eğitimin doğal bir sonucudur.<br /><br />&nbsp;Okulumuzun kuruluş tarihi olan 1992 yılından bu yana, &ccedil;ağdaş eğitim anlayışı doğrultusunda, bilimsel donanımla birlikte, &ouml;ğrencilerimizin sosyal ve k&uuml;lt&uuml;rel gelişimlerini sağlamak amacıyla eğitim veriyoruz. &Ouml;ğrencilerimizi, deneyimli ve &ouml;zenle se&ccedil;ilen &ouml;ğretmenlerimizle, Atat&uuml;rk İlke ve Devrimleri ışığında &ldquo;&Ccedil;ağdaş&rdquo; lı olmanın onur ve ayrıcalığıyla aydınlık bir geleceğe hazırlıyoruz. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/42/cagdas_ilkogretim.html" target="_blank" title="ÇAĞDAŞ İLKÖĞRETİM"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/105.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/42/cagdas_ilkogretim.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÖZEL İLGİ ÇOCUK EVİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&Ouml;NS&Ouml;Z</strong><br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ouml;zel&nbsp; &Ouml;ZEL İLGİ &Ccedil;OCUK EVİ&rsquo; nin&nbsp; temelleri&nbsp; 2010&nbsp; yılı Nisan ayında kurucumuz&nbsp; Musa T&Ouml;R&Uuml;N tarafından atıldı. Titiz ve&nbsp; &ouml;zverili&nbsp; &ccedil;alışmalar sonucunda&nbsp; 05.06.2010&nbsp; tarihinde a&ccedil;ılışımızı yaparak &ccedil;ocuklarımıza&nbsp; eğitim vermeye&nbsp; başladık. &Uuml;&ccedil; katlı binamızda oyun odalarımız, spor salonumuz,evcilik odamız, yemek salonumuz, oyun parkımız, kum oyun alanımız, kamelyamız ve&nbsp; sebze bah&ccedil;emizle&nbsp; &ccedil;ocuklarımızın&nbsp; iyi&nbsp; vakit&nbsp; ge&ccedil;ireceği&nbsp; bir kurum&nbsp; hazırladık. &Ccedil;ocuklarımız&nbsp; oyun ortamlarında gelişimlerini tamamlarken hem eğlenecek hem de &ouml;ğrenecekler.<br /><br /><strong>VİZYON</strong><br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;ocuklarımızın kendilerini rahat ve mutlu hissedebilecekleri sıcak bir ev ortamında, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z eğitiminin&nbsp; teknolojik&nbsp; desteğiyle yaratıcılığını geliştirebildiği, toplumsal ve&nbsp; k&uuml;lt&uuml;rel&nbsp; değerlere&nbsp;&nbsp; &ouml;nem&nbsp;&nbsp; veren, sevgi ve saygıyı &ouml;ğreten, ilk ilginin anne karnında başlayıp, &ouml;zel ilgi ile devam ettiğinin bilinciyle &ccedil;alışan bir eğitim kurumu olmayı hedefliyoruz.<br /><strong><br />MİSYON</strong><br /><br />&nbsp;&Ccedil;ocuklarımızın okul &ouml;ncesi hazırlıklarını t&uuml;m gelişim alanlarında tamamlayabilmesi i&ccedil;in, &ouml;zel ilgiye ihtiyac duyabileceğinden yola cıkarak;<br /><br />* Yaşıtlarına ve yetişkinlere karşı kendini ifade edebilme becerisini geliştirmek,<br /><br />* Yetişkinden bağımsız hareket etme becerisini geliştirmek,<br /><br />* &Ouml;ğrenmeye karşı merak ve istek uyandırabilmek,<br /><br />* Oyun aracılığı ile zihinsel keşif olanakları sağlamak,<br /><br />* Takım &ccedil;alışmasının olumlu sonu&ccedil;larını yaşatarak &ccedil;ocuklarımızın sosyalleşmesini sağlamak,<br /><br />* Her &ouml;ğrenciyi kendi kapasitesinin en &uuml;st seviyesine ulaştırabilmek,<br /><br />Her &ccedil;ocuk bizim i&ccedil;in &ouml;zeldir d&uuml;ş&uuml;ncesiyle, kurum olarak &ouml;zel ilgi vermeye hazırız&hellip;</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/41/ozel_ilgi_cocuk_evi.html" target="_blank" title="ÖZEL İLGİ ÇOCUK EVİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/106.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/41/ozel_ilgi_cocuk_evi.html</link>
		  </item><item>
			<title>ÇAĞDAŞ ANAOKULU</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>&Ouml;ZEL &Ccedil;AĞDAŞ ANAOKULU&#39;NUN VİZYONU</strong><br /><br />Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml; d&uuml;ş&uuml;nce, bilim ve &uuml;lke ger&ccedil;eklerinin kesiştiği bir &ccedil;izelgede &ccedil;ocuklara bilgi &ccedil;ağının gerektiği bilgi ve becerileri kazandırarak, bireysel var oluşlarını ortaya &ccedil;ıkarmalarını sağlayacak &ouml;nc&uuml; bir kurum olmak.<br /><br /><strong>&Ouml;ZEL &Ccedil;AĞDAŞ ANAOKULU&#39;NUN MİSYONU &nbsp;</strong><br /><br />Misyonumuz 3&ndash;6 yaş &ccedil;ocuklarının t&uuml;m gizli g&uuml;&ccedil;lerini a&ccedil;ığa &ccedil;ıkararak potansiyelinin en &uuml;st noktasına kadar gelişimlerini s&uuml;rd&uuml;rmelerine imk&acirc;n sağlamaktır. Bu &ccedil;er&ccedil;evede okulumuzda b&uuml;y&uuml;yen &ccedil;ocuklar.<br /><br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;ok boyutlu d&uuml;ş&uuml;nebilen<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Araştıran, sorgulayan, &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retebilen, &ouml;ğrenmeyi &ouml;ğrenen<br /><br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerini &ouml;zg&uuml;rce ifade edebilen,<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; K&uuml;lt&uuml;rel ulusal ve evrensel değerleri benimseyebilen,<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bildiklerini yaşama taşıyarak paylaşmayı seven<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Duygusal y&ouml;nden gelişmiş ve kendini ifade edebilen<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sorumluluklarını &uuml;stlenip kendine yetebilen<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k bilinci, millet, vatan, bayrak sevgisi gelişmiş<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bedenen, zihnen ve sosyal y&ouml;nden gelişmiş<br /><br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Temel alışkanlıkları kazanmış, İletişim becerilerine sahip<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Olumlu benlik algısına sahip<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kendisine ve &ccedil;evresine duyarlı olabilen<br />&nbsp;&bull;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ouml;z değerlerinden uzaklaşmadan &ccedil;ağdaş ve aydın bireyler olarak yetiştirilir.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/39/cagdas_anaokulu.html" target="_blank" title="ÇAĞDAŞ ANAOKULU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/103.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/39/cagdas_anaokulu.html</link>
		  </item><item>
			<title>KONAK MAZLUM OTEL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Erzincanın ilk 4 yıldızlı oteli olan Konak Mazlum Otel Erzincanın en iyi otelidir. Erzincandaki en l&uuml;x otel lerden olan Konak Mazlum Otel misafirlerini Erzincanda en iyi şekilde ağırlamaktadır. Kaliteli hizmet anlayışıyla sizlere harika zamanlar ge&ccedil;irtmeyi ama&ccedil;lamaktadır. Konak Mazlum Oteli fiyatları ve otel hakkında ayrıntılı bilgi i&ccedil;in otelin web sitesinden yararlanabilirsiniz. Otel toplantı salonları yla iş gezilerinizde beklentilerinizi karşılayacak hizmet kalitesine sahiptir. Erzincan merkez otellerinden olan Konak Mazlum Otel de iyi zamanlar ge&ccedil;ireceksiniz. İşletme konuklarına yarım pansiyon hizmet ve a&ccedil;ık b&uuml;fe kahvaltı hizmetleri sunmaktadır. 2007 yılında hizmet vermeye başlayan işletmenin televizyon, mini bar, kablosuz, internet, telefon, &ouml;zel banyo, f&ouml;n gibi &ouml;zellikleri bulunan şehir manzaralı odalar ı bulunmaktadır. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/15/konak_mazlum_otel.html" target="_blank" title="KONAK MAZLUM OTEL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/107.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/15/konak_mazlum_otel.html</link>
		  </item><item>
			<title>MODEF 2010 MOBİLYA FUARI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">İneg&ouml;l Modef 2010 Mobilya Fuarı</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/11/modef_2010_mobilya_fuari.html" target="_blank" title="MODEF 2010 MOBİLYA FUARI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/108.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/11/modef_2010_mobilya_fuari.html</link>
		  </item><item>
			<title>KABURGACI SELİM AMCA</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">19 Mayıs 1982&rsquo;de kaburga kazanını ocağın &uuml;st&uuml;ne yerleştirdik, bir daha da indirmedik.<br /><br />Malzemelerimizi her seferinde annemize beğendirmeye &ccedil;alışacakmışız gibi &ouml;zenle se&ccedil;tik. Kaburga dolmasını, sac tavayı, i&ccedil;li k&ouml;fteyi, mumbarı, fırın g&uuml;veci, birazdan sofraya oturup yiyecek olan bizlermişiz gibi &ouml;zenle hazırladık.<br /><br />Masaya gelen tepsiler sizi doyurmak, bizi anlatmak &uuml;zere hazırlandı. En ufak bir talebinizi bile ka&ccedil;ırmamak i&ccedil;in masanızın hep bir adım mesafesindeydik, rahatınız i&ccedil;in ise neredeyse hi&ccedil; orada değildik. Hesabı hazırlarken de &ccedil;ok &ldquo;hesaplı&rdquo; hareket ettik; biz &ouml;deyecekmişiz gibi. Siz giderken biz bunu saymıyorduk; &ccedil;&uuml;nk&uuml; hep &ldquo;g&ouml;r&uuml;şmek &uuml;zere&rdquo;ydik. Lokantalarımızın salonunu, mutfağını odamızı derleyip toparlarcasına dikkatle temizleyip uykuya giderdik; biliyorsunuz, sabah annemize beğendireceğimiz malzemeler se&ccedil;mek i&ccedil;in, kazanın &uuml;st&uuml;nde olduğu ocağı yakmak i&ccedil;in erken kalkmalıydık&hellip;<br /><br />Doğru hatırlıyorsunuz, Diyarbakır&rsquo;daydık, Mardin&rsquo;de ve İstanbul&rsquo;daydık&hellip;<br /><br />Hala oralardayız&hellip;<br /><br />Bir de, artık Ankara &Ccedil;ukurambar&rsquo;dayız.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/37/kaburgaci_selim_amca.html" target="_blank" title="KABURGACI SELİM AMCA"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/110.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/37/kaburgaci_selim_amca.html</link>
		  </item><item>
			<title>KUAFÖR MALİ</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">20 sene Nişantaşında m&uuml;şterilerine hizmet verdikten sonra 2001 yılında Yeşilk&ouml;yde Mali Hair Designı kurmuş Mehmet Ali Keleş. Mali aslında Mehmet Alinin kısaltması olarak bilinir ancak yunancada sa&ccedil; anlamına geldiği i&ccedil;in bu ismi se&ccedil;tiğini s&ouml;yl&uuml;yor Mehmet Ali Keleş.<br /><br />Mali aslında bir bayan kuaf&ouml;r&uuml; ancak &ouml;zel istekte bulunulduğunda erkeklere de hizmet verebiliyor. Sa&ccedil; kesimi , sa&ccedil; bakımı, manik&uuml;r, pedik&uuml;r, makyaj hizmetlerini m&uuml;şterilerine sunan MALI, kadınları baştan yarattığını s&ouml;yl&uuml;yor.<br /><br />M&uuml;şterilerine hizmet verirken bayanların yakından tanıdığı &uuml;nl&uuml; markaları kullanmayı tercih ediyor. M&uuml;şterilerinin yeni sa&ccedil; stillerini belirlemeden &ouml;nce onlarla uzun s&uuml;re sohbet etmenin yaşamlarını anlamak ve ona g&ouml;re imajlarını belirlemek a&ccedil;ısından &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu vurgulayan Mali, yılda 20.000 civarında m&uuml;şteriye hizmet verdiğini belirtiyor.<br /><br />Mali zaman zaman mankenlerin sa&ccedil;larını yaparak onları defilelere hazırlıyor.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/26/kuafor_mali.html" target="_blank" title="KUAFÖR MALİ"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/111.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/26/kuafor_mali.html</link>
		  </item><item>
			<title>HOTEL PARK İNEGÖL</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Bursa&#39;nın en yeni otellerinden biri olan &#39;HOTEL PARK İNEG&Ouml;L&#39; tarihi İpek Yolu g&uuml;zergah&#39;ının ilk duraklarından İneg&ouml;l&#39;de hizmete girmiştir. Modern mimarisi ve koşulsuz misafir memnuniyeti ile 20 yıllık otelcilik tecr&uuml;besini birleştiren &quot;Hotel Park İneg&ouml;l&quot; ile kaliteli yaşam tarzlarını b&uuml;nyesinde barındıracak şekilde sizlere MERHABA diyoruz. <br /></font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/19/hotel_park_inegol.html" target="_blank" title="HOTEL PARK İNEGÖL"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/109.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/19/hotel_park_inegol.html</link>
		  </item><item>
			<title>ASPENDOS</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kuruluşumuzun &ouml;yk&uuml;s&uuml; sıradan değil sıradışı olmanın b&uuml;t&uuml;n alternatiflerini bulmak ve onu beğenilerin odağına yerleştirmekti&hellip; <br /><br />&Ouml;nce bilinen standartları sağladık, ardından m&uuml;kemmel iş&ccedil;ilik ve &uuml;retim &ouml;rnekleri ile detaylara yoğunlaştık, kalitenin bu detayların arkasında olduğunu, farkı da bu detayların yaratacağından emindik&hellip;<br /><br />Kuruluşumuzun ana felsefesini ihtiya&ccedil;ları karşılamanın &ouml;tesinde, zevkleri &ouml;n plana alan, estetik, bulundugu mek&acirc;na sıcaklık ve kişilik kazandıran &uuml;r&uuml;nler olduğunu, tercih edilen bir marka olmanın yolunun da bu mecradan ge&ccedil;tiğini zaten biliyorduk.<br /><br />Renklerin harmonisini kalitenin vazge&ccedil;ilmezliği ile ta&ccedil;landırarak uzun bir yolculuğa &ccedil;ıktık. her zaman se&ccedil;ici olduk ve her zaman farklı&hellip;<br /><br />İstedik ki ASPENDOS imzasını taşıyan her &uuml;r&uuml;n bizi gururlandırsın ve geleceğe taşısın&hellip;<br /><br />ASPENDOS AİLESİ</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/2/aspendos.html" target="_blank" title="ASPENDOS"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/112.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/2/aspendos.html</link>
		  </item><item>
			<title>ATAN KARDEŞLER RESTAURANT</title>
			<description><![CDATA[İneg&ouml;l Atan Kardeşler Restaurant<br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/1/atan_kardesler_restaurant.html" target="_blank" title="ATAN KARDEŞLER RESTAURANT"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/113.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/1/atan_kardesler_restaurant.html</link>
		  </item><item>
			<title>KAYSERİYA MANTI SALONU</title>
			<description><![CDATA[<p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Kayserili olduğumuzdan hem de mantı işini iyi bildiğimizden; kiloyla k&ouml;fte işine değilde 40 tanesi bir kaşığı , tahminen 340 tanesi bir tepsiyi dolduran mantı işine soyunduk...<br /></font></p><p><font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2"><strong>Misyon</strong><br /><br />&Uuml;r&uuml;n ve hizmet kalitemiz ile alternatifi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmeyen, sekt&ouml;r&uuml;nde &ouml;rnek g&ouml;sterilen, &ccedil;alışanların kariyerinde son halka olabilen, m&uuml;şteri taleplerine g&ouml;re yeni yatırımlar ger&ccedil;ekleştiren, insana ve &ccedil;evreye saygıyı, m&uuml;şteri memnuniyeti ile birlikte temel ilke edinmiş, aile sıcaklığında lider bir kuruluş olmak misyonumuzdur.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; D&uuml;r&uuml;stl&uuml;k<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&uuml;venilirlik<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şeffaflık<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; M&uuml;kemmeliyet<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Verimlilik<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; M&uuml;şteri ve &Ccedil;alışanların Mutluluğu<br /><br /><strong>Vizyon</strong><br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dengeli ve sağlıklı beslenme ilkesi doğrultusunda ;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Proje mutfaklarında yerinde &uuml;retim, merkez mutfağımızda taşıma yemek ;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Restaurant ve otel hizmetleri sunan , her t&uuml;rl&uuml; &ouml;zel yemek ve organizasyonlarınızda yanınızda olan ;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hizmet verdiği t&uuml;m sekt&ouml;rlerde m&uuml;şteri odaklı, işine saygılı , &ccedil;alışanı ile b&uuml;y&uuml;yen bir kuruluşuz.<br /><br /></font></p><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/4/kayseriya_manti_salonu.html" target="_blank" title="KAYSERİYA MANTI SALONU"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/114.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/4/kayseriya_manti_salonu.html</link>
		  </item><item>
			<title>YILDIRIM DÜĞÜN SARAYI</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Her insanın sabırsızlıkla beklediği ve kusursuz zaman ge&ccedil;irmeyi umduğu &ouml;zel gece ya da g&uuml;nleri vardır.<br /><br />&nbsp; B&uuml;t&uuml;n&uuml;nde uygar, saygılı, d&uuml;zeyli, yalın ve teknik a&ccedil;ıdan doğru &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri sanatla sentezleyerek kişisel k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;z&uuml;, beğeni d&uuml;zeyinizi azami d&uuml;zeyde yansıtmaya muktedir sizlere layık mekanlar yaptığımız inancındayız.<br /><br />&nbsp; Salonlarımızda d&uuml;ğ&uuml;n, nişan, s&uuml;nnet, doğum g&uuml;n&uuml; partileri, okul mezuniyet baloları, yemekli yemeksiz iş toplantıları ve kısacası t&uuml;m t&ouml;renleriniz i&ccedil;in profesyonel, i&ccedil;ten ve samimi ekibimizle sizleri ağırlamaktan kıvan&ccedil; duyarız.</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/5/yildirim_dugun_sarayi.html" target="_blank" title="YILDIRIM DÜĞÜN SARAYI"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/115.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/5/yildirim_dugun_sarayi.html</link>
		  </item><item>
			<title>GEMLİK</title>
			<description><![CDATA[<font face="arial,helvetica,sans-serif" size="2">Gemlik Bursa iline bağlı bir il&ccedil;e. Gemlik K&ouml;rfezi kıyısında bulunan Gemlik, Bursa&rsquo;ya 30 Km. uzaklıktadır.<br /><br />İl&ccedil;e Orhangazi- Yalova ve Mudanya arasındadır. Gemlik&rsquo;in orta&ccedil;ağdaki adı Kius=Cius&rsquo;tur. Bursa civarında kurulan en eski kent olup, kuruluşu İ. &Ouml;. XII. y&uuml;zyılda Argonotlara kadar gider. Herodot&rsquo;un &uuml;nl&uuml; Tarih&rsquo;inde b&ouml;lgemizden s&ouml;z edilen tek kent budur. Gemlik,<br /><br />1333 yılında Kara Timurtaş Paşa&rsquo;nın gayretiyle feth edilmiştir. Gemlik s&ouml;zc&uuml;g&uuml;n&uuml;n, Gemilik, yani gemilerin yanaştığı ve gemi &uuml;retildiği bir yer anlamından gelmiştir.<br /><br />1087 yılında Ebulkasım, Gemlik&rsquo;i ele ge&ccedil;irip burada donanma yaptırdığı i&ccedil;in bu adı aldığı s&ouml;ylenir. Ancak bu konuda başka savlar da vardır. Texier, Bursa&rsquo;nın g&ouml;mlekleri Gemlik limanından ihra&ccedil; edildiği i&ccedil;in, bu adın &ldquo;G&ouml;mlek&rsquo;ten geldiğini savunur. Bilge Umar ise bu s&ouml;zl&uuml;ğ&uuml;n, Luwi dilindeki &ldquo;Kama=Gama&rdquo;s&ouml;zc&uuml;g&uuml;nden geldiğini savunur. Kamila(Kam-İla), yani&rdquo;Kama Yurdunun K&ouml;rfezi&rdquo;, Gemili&rsquo;ye d&ouml;n&uuml;şebileceğini Savunur. Bu savın bence tek savunulacak yanının Gemlik&rsquo;in eski bir kent olması ve hemen hemen t&uuml;m eski kentler gibi bu kentin de adı T&uuml;rklerden &ouml;nceki devirde kullanılmasıdır. Nitekim Gemlik feth edildiğinde de bu adı taşıyordu. Ancak bu yakıştırmanın yani Kam İla&rsquo;nın fonetik yapısı Kumla&rsquo;ya daha &ccedil;ok uymaktadır. Olasılıkla kumla s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; buradan gelmiştir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu k&ouml;yler de eski k&ouml;ylerdir. Gemlik,<br /><br />T&uuml;rklerin ilk tersanesidir. İneg&ouml;lden gelen keresteler bu limandan İstanbul&rsquo;a taşınmıştır. Bozburun ise K&uuml;rek i&ccedil;in kesim alanıdır.<br /><br />Kasaba&rsquo;da Solaksubaşı Mehmet Ağa Camii, han ve hamam yaptırmıştır. (B. O. A. Cevdet Evkaf no. 18718) Demirtaş Paşa da bir mescid yaptırmış. 1888 yılında Gemlik&rsquo;te 32 cami ve mescid ile, 18 kilise vardı. Ayrıca 2 tekke 9 han 565 d&uuml;kkan 48 Okul 33 hamam 1 kaplıca ile 65 oda vardı.<br /><br />Cuinet&rsquo;in 1894 yılında yayınladığı kitapta;kent merkezinde 242 m&uuml;sl&uuml;mana karşılık 4620 rum, 107 ermeni ve 178 yabancı olmak &uuml;zere toplam 5147 kişinin yaşadığını yazar. Bu tarihte Gemlik merkezde ise &uuml;&ccedil; kilise varmış. Gemlik Bursa&rsquo;daki Yıldırım Camii ve medresesine vakıf edilmiştir. Kasabanın geliri bu vakıflara yollanırdı. İl&ccedil;eye bağlı bir&ccedil;ok k&ouml;y, her yıl beş bin k&uuml;rek verirmiş. Gemlik-Bursa karayolu 1856 yılında yapılmıştır. Bu yolun yapılması ile Gemlik canlanmıştır. Gemlik uzun yıllar Kite&rsquo;ye bağlı bir k&ouml;y idi. Bu il&ccedil;ede şarap mukatası varmış ki, kadı sicillerinde bu mukattanın 2 y&uuml;k ak&ccedil;e ettiği yazılır. Bu il&ccedil;e sınırlarında XIX. Y&uuml;zyılda 650 Karake&ccedil;eli aşireti &uuml;yesi varmış. Bursa Yıllıkla&rsquo;rına g&ouml;re Gemlik&rsquo;teki Belediye &ouml;rg&uuml;t&uuml; kurulduktan sonra zaman zaman başkanlığı Rumlar almıştır. &Ouml;rneğin 1886 yılında Gemlik Belediye Başkanı, Lugonidi Efendi adlı bir Rum&rsquo;dur. 5 kişilik Belediye Meclisinde ise Todorani ve Ohannes Efendiler yer alır. İki yıl sonra Belediye Başkanlığına Mehmet R&uuml;şti se&ccedil;ilmiş, Bir yıl sonra da Nuri Bey, 1892 yılında Dimitrus, 1895 Andiriko, 1890 yılında Coci, 1906 yılında Armut Yanot efendi 1908 yılında ise Andriko adlı bir Rum Başkan olmuştur. Bir yıl sonra yine Andriko adlı bir başka Rum, Belediye Başkanı olmuştur. Bu tarihte ise 5 kişilik Belediye Meclisinde Hacıoğlu Duyumidi, Hiristo &Ccedil;aku, Petraki, Snodi Efendi, Papazoğlu İspro Ağa adlı azınlıklar yer alır.<br /><br />1908 Yıllığına g&ouml;re Gemlik&rsquo;te 1. 077 hane vardı. Bug&uuml;n Gemlik&rsquo;te &Ccedil;arşı Alipaşa ve Demirsubaşı adı ile anılan eski bir cami vardır. Bu cami 1858 yılında kapudan Ali Paşa tarafından yenilenmiştir. Balıkpazarı(Yeni Cami) Camii ise aslında Panagia Pazariotissa Kilisesi&rsquo;dir. Ematullah(K&uuml;&ccedil;&uuml;k)Camiide eski bir yapıdır. Gemlik&rsquo;te ayrıca;Koimesis, H. Taxiarches, Panagia Theoskepatos, Panagia Gorgoepikoss, H. Ignatios, H. Georgios tes kırizou, Christos kiliseleri ile kentin Theotokos Hodegetria, Herakleion manastırları varmış. H. Georgios Manastırı ise kentin g&uuml;neyindeymiş. Armutlu&rsquo;nun Yalova iline bağlanmasından sonra Gemlik&rsquo;e bug&uuml;n 3&rsquo;&uuml; belde olan 21 k&ouml;y bağlıdır.<br /><strong><br />İL&Ccedil;ENİN KONUMU:</strong><br />Gemlik Bursa&rsquo;nın 30 Km. kuzey batısında Marmara denizinin sakin bir kıyısında kurulmuştur. Bursa iline bağlı olan il&ccedil;e yerk&uuml;renin 29 derece 13 dakika doğu meridiyeni ile 40 derece 12 dakika kuzey pareleli &uuml;zerinde bulunur. Doğusu katırlı dağlarıyla Orhangazi arazisi, batısı marmaranın il&ccedil;eye ad olan k&ouml;rfezi, kuzeyi samanlı dağları ve g&uuml;neyinde Bursa&rsquo;nın dalgalı yereyi ile &ccedil;evrilidir.<br /><br /><strong>COĞRAFİ DURUMU:</strong><br />Gemlik&rsquo;in &uuml;&ccedil; tarafı ihtiyarlamış tek ve sıra dağlarla kuşatılmış olup batısı Marmaranın daima sakin olan mavi sularına doğru a&ccedil;ıktır.<br /><br />Kıyıdan başlayarak doğu istikametinde uzanan 3-4 km. uzunluğunda ve 2-3 km. genişliğinde olan ova Gemlik&rsquo;in yeğane d&uuml;zl&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r. İznik g&ouml;l&uuml;nden gelen karsak deresi bu d&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; ikiye b&ouml;lm&uuml;ş vaziyettedir. Ova Karsak boğazına doğru hem derenin kıvrıntılarıyla hafif bir y&uuml;kselme g&ouml;sterir, hemde yavaş yavaş daralır.<br /><br />Kuzeyden samanlı dağlarıyla, g&uuml;neyden katırlı dağlarının batıya doğru uzantıları Gemlik K&ouml;rfezini kapalı bir havza haline sokmuştur. Dağların arasında suların oyduğu derin vadilerle &ccedil;&ouml;kme neticesinde meydana gelen &ccedil;ukurlar pek &ccedil;oktur.<br /><br />Volkanik k&uuml;tlelerin mevcudiyeti vaktiyle bu arazinin bir indifa sahası olduğunu g&ouml;stermektedir. Yer kabuğunun yerleşmediği şimdi bile bol yağmurlardan sonra meydana gelen kaymalardan g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.<br /><br />Samanlı dağlarının Gemlik k&ouml;rfezine bakan yama&ccedil;ları tatlı eğimlerle birplatformu teşkil eden sıra dağlardan ayrılan bu kollar ise kıyıya kadar dik bir şekilde inerek kıyının d&uuml;zg&uuml;n manzarasını sivri burunlar halinde bozmuştur. (Bunlardan, G&ouml;ztepe burnu, Kapaklı Burnu, Sarı Burun, Manastır Burnu en &ouml;nemlileridir. )Armutlu bucağı batısına kadar devamlı bir al&ccedil;alma ile inen samanlı dağları Bozburnunun dik kayalıklarını teşkil ederek denize kadar 6 millerde tekrar denizin y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkarak imralı adasını meydana getirir.<br /><br />Gemlik&rsquo;in kurulduğu nokta denize dikey inen az y&uuml;kseklikte bir sırtla bunun yama&ccedil;ları ve denizin &ccedil;ekilmesinden meydana gelen dar kıyı d&uuml;zl&uuml;klerinden ibarettir. il&ccedil;enin kıyıları eski kayıkhane Burnundaki kayalık &ccedil;ıkıntılar bir tarafa bırakılacak olursa tamamiyle d&uuml;zd&uuml;r. Pek derin olmayan kıyılar derelerin taşıdığı molozlarla devamlı sığlaşmaktadır.<br /><br />Gemlik k&ouml;rfezi umumiyetle sakin ve dalgasızdır. Doğudan batıya uzunluğu 35 Km. G&uuml;neyden kuzeye en geniş yeri 10-15 km. olan k&ouml;rfez daima sakin olmasını sağlayan karşılıklı iki burundur. (Tuzla ve Kapaklı burunları)her iki sahilde birbirine cephe alan bu burunlar k&ouml;rfezi bir kıska&ccedil; i&ccedil;ine almış gibidir. K&ouml;rfez bu kıska&ccedil;lar arasında adete bir havuza benzer. K&ouml;rfez sularının sığ 1-10 m. derin kısımları ise 100-150 m. arasındadır. İl&ccedil;enin eski adı kilyos olduğu i&ccedil;in k&ouml;rfeze eskiden kilyos denirdi. K&ouml;rfezin bir adıda incir limanıydı.<br /><br />Asırlarca bir&ccedil;ok ulusların gemilerine sığınak olan bu şirin k&ouml;rfez bu g&uuml;nde sessiz isuları ile bakanların g&ouml;zlerini okşamaktan geri kalmamaktadır.<br /><br /><strong>TARIM:</strong><br />Ekonomik yapıyı oluşturan ana yapı tarımdır. Bu sekt&ouml;r i&ccedil;inde yer alan &ouml;nemli ekonomik dilim zeytinciliktir. Gemlik zeytini &Uuml;lkemizin en iyi, en kaliteli siyah sofralık zeytinlerin elde edildiği Gemlik &ccedil;eşididir. Yıllık zeytin &uuml;retimimiz 35 Bin ton civarında olup zeytin ağa&ccedil; sayımız 2. 300. 000. &rsquo;dir.<br /><br /><strong>SANAYİ:</strong><br />İl&ccedil;emizda Sanayi 1935 yılında Celal Bayar&rsquo;ın temelini attağı ve 1938 yılında Atat&uuml;rk tarafından a&ccedil;ılışı yapılıp &uuml;retime ge&ccedil;en Sungipek ve Viskon mam&uuml;lleri Sanayi fabrikasıdır. Bunu Zeytinyağı ve Sabun fabrikalarının a&ccedil;ılışları izlemiştir. İl&ccedil;emizde T&uuml;rkiye genelinde 5 B&uuml;y&uuml;k Sanayi tesisinin yanında 100&rsquo;e yakın&rsquo;da Sanayi tesisi bulunmaktadır.<br /><br /><strong>TURİZM:</strong><br />Gemlik 1. derecede turistik h&uuml;viyete haiz bir il&ccedil;edir. Gemlik k&ouml;rfezi Marmaranın bir plaj, yaz eğlenceleri ve dinlenme sitesi olmaktadır. K&uuml;&ccedil;&uuml;kkumla, B&uuml;y&uuml;kkumla, Karacaali k&ouml;ylerindeki dinlenme evlerinde Turistik otel, kamplar ve pansiyonlara gelen turistleri ağırlamaktadır. Bu k&ouml;ylere kara ve deniz yolu ile gidilebilir. Gemlik Bursa&rsquo;ya 30 Km. Yalova&rsquo;ya 40 Km</font><br><br><a href="http://www.3dpanoramik.com/panoramik/7/gemlik.html" target="_blank" title="GEMLİK"><img src="http://www.3dpanoramik.com/UserFiles/Fotograflar/116.jpg" border="0"></a><br>]]></description>
			<link>http://www.3dpanoramik.com/panoramik/7/gemlik.html</link>
		  </item></channel>
	  </rss>
